Compound - Turkish English Dictionary

Compound

Meanings of "Compound" in Turkish English Dictionary : 89 result(s)

English Turkish
Common Usage
compound n. bileşik
compound n. bileşim
compound v. şiddetlendirmek
compound v. birleştirmek
compound v. yoğunlaştırmak
General
compound n. halita
compound n. karıştırılma
compound n. mandıra
compound n. alaşım
compound n. birleşik
compound n. ağıl
compound n. bileşik kelime
compound n. içinde binalar bulunan etrafı duvarla çevrili yer
compound n. terkip
compound n. mürekkep
compound n. karıştırma
compound n. bileşik sözcük
compound n. bölme
compound n. toplu yerleşme alanı
compound n. yerleşke
compound n. (tutsakların tutulduğu) etrafı çitlerle çevrili kapalı alan
compound n. site
compound n. genellikle aynı ailenin üyelerinin sahip olduğu ayrı ev topluluğu
compound v. takipten vazgeçmek
compound v. bileştirmek
compound v. taksitle ödemek
compound v. uzlaşmak
compound v. çözmek
compound v. örtbas etmek
compound v. anlaşmak
compound v. terkip etmek
compound v. artırmak
compound v. halletmek
compound v. karıştırmak
compound v. (duruma eklenerek) daha da kötüleştirmek
compound v. iyice zorlaştırmak
compound v. (parçaları, faktörleri) birleştirerek oluşturmak
compound v. başka bir şeyle birleştirerek modifiye etmek
compound v. başka bir şeyle karıştırmak
compound adj. karışık
compound adj. birkaç hareketi olan
compound adj. birkaç işlevi olan
compound N. birleşik yapı
Trade/Economic
compound n. anlaşma
compound n. mürekkep
compound v. bileşik faiz hesaplamak
compound v. uzlaşmak
compound v. borçlu olduğundan daha azını ödemek
compound v. ederinden az ödemek
compound v. makul fiyatta uzlaşmak
compound adj. birleşik
Law
compound v. davadan vazgeçmek
Technical
compound n. bileşim
compound v. arttırmak
compound adj. bileşik
compound adj. iki sargılı (elektrikli makine)
Mechanic
compound n. alıştırma macunu
compound n. bileşik motor
compound n. bileşik lokomotif
compound n. büküm ve eğirme tezgahlarında sargının çevresi arttıkça iplik hızını sabit tutan dişli sistemi
Textile
compound adj. birden çok çözgü veya argaç içeren (kumaş)
Construction
compound n. zımpara macunu
compound n. kumun daha sonra iş sırasında eklendiği sıva altlığı
Railway
compound n. kompaund
Psychology
compound n. farklı bileşenlerin ayırt edilebildiği zihinsel süreç (karışım, örüntü)
Printing
compound n. tire içeren terim
compound n. tire içeren kelime
Food Engineering
compound n. bileşik
Logic
compound adj. birçok unsurdan oluşan
compound adj. birçok öğeden oluşan
compound adj. birden çok önerme içeren
Physics
compound v. tek bileşke haline getirmek
Chemistry
compound n. bileşik
Zoology
compound adj. bütün oluşturmak için bir araya gelmiş birçok farklı bireyden oluşan (organizma, canlı)
compound adj. koloni oluşturmak için bir araya gelmiş birçok farklı bireyden oluşan (organizma, canlı)
Botanic
compound adj. birden fazla parçadan oluşan
Social Sciences
compound n. sınırlarla ayrılmış kapalı yer
compound n. (eskiden güney afrika'da) siyahi işçiler için yaşam alanları bulunduran etrafı çevrili alan
compound n. kulübelerden oluşan küçük malay köyü
Linguistics
compound n. bileşik sözcük
compound adj. birleşik
compound adj. birleşik (cümle)
compound adj. birleşik (fiil)
Military
compound n. açık esir kampı
Music
compound adj. ölçü başına vuruşun üçün katı olduğu (zaman)
compound adj. bir oktavdan büyük (perde farkı)
Engineering
compound v. (motor veya jeneratör) indüktör sargısı üzerine makinenin kendi kendine çalışması için biri paralel diğeri seri bağlanmış dubleks sargı yerleştirmek
compound adj. bir kattaki buhar veya akışkanın sonraki bir katta kullanıldığı (birkaç katlı makine)
compound adj. egzoz akıntısında türbinle çalışan bir turboşarj bulunduran (pistonlu motor)

Meanings of "Compound" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
compound word n. bileşik sözcük
casking compound n. macun
chemical compound n. kimyasal bileşim
compound eye n. petekgöz
compound verb n. birleşik eylem
compound sentence n. bileşik tümce
labelled compound n. etiketli bileşik
diazo compound n. diazo bileşiği
diazo compound n. diyazo bileşiği
compound noun n. birleşik ad
compound fruit n. bileşik meyve
compound bending n. birleşik eğilme
compound base n. bileşik baz
prison compound n. cezaevi kompleksi
compound data type n. bileşik veri tipi
compound fracture n. bileşik kırık
explosive compound n. patlayıcı bileşik
compound householder [uk] n. vergileri kiraya dahil olan ev sahibi
compound by v. artmak
compound the felony v. bir suçu hafifletmek
compound [obsolete] v. oluşturmak
compound [obsolete] v. yaratmak
cpd. (compound) abrev. bileşik
Phrasals
compound something with something v. birbirine karıştırmak
compound something with something v. bileştirmek
compound something with something v. bir şeyi başka bir şeye eklemek
compound something with something v. bileşik haline getirmek
compound (something) with (something else) v. (bir şeyi başka bir şeyle) birleştirmek
compound (something) with (something else) v. (bir şeyi başka bir şeye) eklemek
compound (something) with (something else) v. (bir şeyi başka bir şeyle) karıştırmak
compound something with something v. bir şeyi başka bir şeyle birleştirmek
compound something with something v. bir şeyi başka bir şeyle karıştırmak
compound with v. ile karıştırmak
compound with v. ile birleştirmek
compound with v. -e eklemek
Trade/Economic
compound discount n. bileşik ıskonto
compound tariff n. karma ya da bileşik gümrük tarifesi
compound financial instruments n. bileşik finansal araçlar
compound financial instruments n. ortaklık ve alacaklılık hakkını sağlayan finansal araçlar
compound annual growth rate n. yıllık bileşik büyüme oranı
compound journal entry n. bileşik yevmiye kaydı
cagr (compound annual growth rate) n. yıllık bileşik büyüme oranı
compound probability n. bileşik olasılık
work out compound interest n. faize faiz yürütülmesi
compound instrument n. bileşik araç
compound tariff n. karma tarife
compound option n. bileşik opsiyon
compound amount n. bileşik faiz tutarı
compound discount n. bileşik faizle hesaplanan peşin değer
compound standard n. bileşik standart
compound interest n. bileşik faiz
compound tariff n. bileşik gümrük tarifesi
compound entry n. bileşik yevmiye maddesi
compound journal n. bileşik yevmiye maddesi
compound duty n. gümrük resmi
compound tariff n. karma gümrük tarifesi
compound customs duty n. bileşik gümrük vergisi consumer cooperative tüketici kooperatifi
compound interest method of depreciation n. bileşik faiz amortisman metodu
compound interest formula n. bileşik faiz formülü
compound journal entry n. bileşik yevmiye maddesi
compound duty n. muhtelit gümrük vergisi
compound duty n. muhtelif gümrük resmi
compound entry n. mürekkep yevmiye maddesi
compound interest n. mürekkep faiz
compound journal entry n. mürekkep yevmiye maddesi
compound interest method n. bileşik faiz yöntemi
compound discount n. birleşik indirim
compound discount n. birleşik iskonto
compound entry n. bileşik madde
compound reversionary bonus n. bileşik faiz esası ile hesaplanan kar payı
realized compound yield n. gerçekleşen bileşik getiri
compound rate n. bileşik faiz haddi
compound rate of growth n. bileşik büyüme oranı
compound rate of return n. bileşik getiri oranı
compound interest rate n. bileşik faiz oranı
compound ratio n. bileşik oran
compound interest n. bileşik faiz
cnar (compound net annual rate) abrev. bileşik net yıllık oran
Law
compound interest n. bileşik faiz
compound interest n. mürekkep faiz
compound larceny n. başka suçlarla bir arada yapılan hırsızlık
compound larceny n. ev hırsızlığı
compound larceny n. ev soygunculuğu
compound larceny n. evde yapılan hırsızlık suçu
compound larceny n. bir kimsenin evinden bir şey çalmak suretiyle işlenen hırsızlık suçu
compound larceny n. bir kimsenin evine girip zor kullanmak gibi başka suçlarla birlikte yapılan hırsızlık
compound a felony v. rüşvet karşılığında kovuşturma yapmaktan vazgeçmek
compound a felony v. suçun üstünü örtmek
compound a crime v. suçu ihbar etmemek için para almak
compound a crime v. suçu ihbar etmemek için rüşvet almak
Politics
compound offenses n. birleşik suçlar
Tourism
hotel compound n. otel kompleksi
Technical
assembly compound n. montaj grubu
compound angle n. bileşik açı
compound proposition n. bileşik önerme
compound number n. bileşik sayı
compound winding n. karma sargı
aromatic compound n. aromatik bileşik
compound sentence n. bileşik cümle
compound girder n. bileşik kiriş (köprü)
antiknock compound n. vuruntu önleyici bileşik
compound function n. bileşik fonksiyon
compound curves n. birleşik virajlar
polar compound n. kutupsal bileşik
rubbing compound n. rubidyum
compound motor n. bileşik motor
binary compound n. ikili bileşik
compound generator n. kompaund jeneratör
compound curves n. birleşik kurplar
cold compound n. soğuk alaşım
compound fraction n. bileşik kesir
locking compound n. stoplama macunu
compound motor n. kompaund motor
coordination compound n. koordinasyon bileşiği
compound wound generator n. bileşik jeneratör
compound curve n. sepetkulpu eğrisi
ring compound n. çember bileşik
cyclic compound n. halkalı bileşik
compound coil n. bileşik bobin
foam compound n. köpük bileşiği
chemical compound n. kimyasal bileşik
azoxy compound n. azoksi bileşiği
double compound engine n. çift bileşenli makine
compound compressor n. kompaund kompresör
compound connected transistor n. bileşik bağlantılı transistor
damping compound n. süspansiyon terkibi
sealing compound n. derz dolgu maddesi
compound winding n. sargı
compound wound n. karma sargılı
compound lens n. bileşik mercek
turbo compound unit n. türbinli kompaund ünite
chemical compound n. kimyasal terkip
sandwich compound n. sandviç bileşik
compound target n. bileşik hedef
stepped piston compound compressor n. kademeli pistonlu kompresör
compound winding n. karma
saturated compound n. doymuş bileşik
compound generator n. şönt sarımlı jeneratör
jointing compound n. conta kütlesi
phenolic moulding compound n. fenolik kalıplama karışım
stable compound n. dayanıklı bileşik
sealing compound n. sızdırmazlık ürünü
ternary compound n. üçlü bileşik
compound dynamo n. bileşik dinamo
turbo compound engine n. egzoz gazları ile çalışan gaz
sealing compound n. salmastra
compound compression n. çok kademeli sıkıştırma
sealing compound n. sızdırmazlık macunu
compound nucleus n. bileşik çekirdek
leuco compound n. lökotürev