Size: - Turkish English Dictionary

Size:

Meanings of "Size:" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
size n. büyüklük
size n. ölçü
size n. boyut
grain size analysis n. tane büyüklüğü analizi
serving size n. porsiyon
General
lot size n. öbek büyüklüğü
market size n. piyasa ebadı
size n. beden (elbise için)
size constancy n. boyut sabitliği
unit size n. tane
size n. çap
sample size n. numune büyüklük
size n. durum
size n. uzam
size n. apre
grand size n. büyük boy
body size n. vücut ölçüsü
size n. çiriş
type size n. punto
book size n. kitap ebadı
grain size analysis n. tane büyüklüğü analizi
family size n. geniş aile
size n. tutkal
shoe size n. ayakkabı numarası
standard size n. normal boy
size n. boy (şişe/kutu için)
unit size n. birim büyüklüğü
size n. numara (ayakkabı için)
size of assets n. aktif hacmi
size n. ahar
newspaper size n. gazete firması
maximum size n. en büyük boy
size n. önemli miktar
nominal size n. nominal büyüklük
grand size n. büyük beden
size n. beden
size n. boy
size n. hacim
sample size n. örnek boyutu
size n. oylum
size n. numara
shoe size n. ayak numarası
huge size n. battal boy
king size n. battal boy
medium size n. orta boy
step size n. adım boyu
company size n. şirket büyüklüğü
class size n. sınıf mevcudu
average size n. ortalama büyüklük
austenite grain size n. ostenit tane büyüklüğü
sample size n. örnek hacmi
sample size n. numune ölçüsü
word size n. sözcük uzunluğu
size 0 n. sıfır beden
size zero n. sıfır beden
ring size n. yüzük ölçüsü
dispenser size bottled water n. damacana su
dispenser size water n. damacana su
5 gallon dispenser size bottled water n. damacana su
picture size n. resim ölçüsü
picture size n. resim boyutu
shoe size n. ayakkabı ölçüsü
king-size bed n. 198 x 203 cm boyutlarında iki kişilik yatak
queen-size bed n. 153 x 203 cm boyutlarında iki kişilik yatak
foot size n. ayak numarası
bite size chocolate n. tek/bir ısırımlık çikolata
bite size chocolate n. tek/bir lokmalık çikolata
right size n. doğru boyut
correct size n. doğru boyut
ticket size n. bilet boyutu
body size n. vücut büyüklüğü
life-size dummy n. gerçek boyutlu manken/model/maket
national size n. ulusal boyut
real size n. gerçek boyut
leg size n. bacak boyu
leg size n. bacak boyutu
bigger size n. daha büyük beden
sheer size n. büyük beden
economy size n. ekonomik boy
regular size n. orta boyut
plus-size n. büyük beden kıyafet
plus-size n. büyük beden giyen kimse
plus-size n. giyimde büyük beden kategorisi
size n. esas kimlik
size n. gerçek önem
size [obsolete] n. sabit standart
size roll n. rulo parşömeni
size n. yetkinlik
size n. gerçek durum
size n. nüfuzlu olma
size [obsolete] n. değişmez özellik
size n. gerçek karakter
size [obsolete] n. varsayılan durum
size n. güvenilirlik
size roll n. ruloya ait kağıt parçası
size n. kıdemli olma
size n. mevcut vaziyet
sheer size n. müthiş büyüklük
size comparison n. boyut karşılaştırması
sheer size n. muazzam büyüklük
size comparison n. boyut kıyaslaması
size v. çirişlemek
size up v. tartmak
size up v. ölçüp biçmek
size up v. anlamaya çalışmak
size up v. not vermek
change size v. büyüklüğü değiştirmek
size up v. eşit olmak
size up v. değer biçmek
size v. büyüklüğüne göre ayırmak
size v. tutkallamak
size somebody up v. numarasını vermek
size v. boyutlandırmak
size-up v. tartmak
size up v. -in nasıl bir biri olduğunu anlamak
size up v. -in nasıl bir şey olduğunu anlamak
cut down to size v. küçültüp gerçek boyutlarına döndürmek
reach a certain size v. (şirket vb.) belli bir büyüklüğe ulaşmak
reach a certain size v. (şirket vb.) belli bir büyüklüğe gelmek
reach a certain size v. (şirket vb.) belirli bir büyüklüğe ulaşmak
reach a certain size v. (şirket vb.) belirli bir büyüklüğe gelmek
enlarge the size of v. boyutunu büyütmek
try something on for size v. (üzerine olup olmadığını görmek için) giysi denemek
measure the size v. ölçü almak
measure the size of v. ölçüsünü almak
size v. (askerleri) hizaya dizmek
size v. çoğalmak
size v. (keçeyi) kompakt hale getirmek
size v. denk olmak
size v. ölçüp biçmek
size v. değerlendirmek
size v. aprelemek
size v. eşit olmak
size v. kıyas götürmek
size v. (kumaşı) haşıllamak
size v. (insanları) konuşlandırmak
size v. (kağıdı) suya dayanıklı hale getiren maddeyle işlemek
size v. artmak
size v. büyümek
size v. apre uygulamak
size v. (keçeyi) sertleştirmek
size v. (belirli) bedende üretmek
a size too big adj. bir numara büyük
all of a size adj. hepsi aynı büyüklükte
middle size adj. orta boy
life size adj. doğal boyutlarında
life size adj. doğal ölçüsünde
king-size adj. büyük boy
half size adj. yarı ölçekli
half size adj. yarım boy

Meanings of "Size:" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

Turkish English
General
tehlike sorumluluğu size ait olmak üzere at your risk adv.
riski size ait olmak üzere at your own risk adv.
size you pron.
bu ihbarnamenin size tebliğ edilmesinden (tebliğ edildiği tarihten) 30 gün sonra 30 days after service of this notice on you expr.
Phrasals
başkalarına bilgilerinin ya da statülerinin daha yüksek olmalarından ötürü (fikirlerine katılmasanız bile) sizinle ilgili karar almalarına ya da size bir şey yaptırmalarına müsaade etmek defer to someone v.
Phrases
size uygun bir zamanda at your convenience expr.
size uygun gelen bir zamanda at your convenience expr.
size saygım sonsuz ancak with all due respect expr.
size kalmış at your decision expr.
umarım bu e-posta size ulaştığında sağlık ve esenlik içindesinizdir I hope this email finds you well expr.
size ve ailenize mutlu yıllar happy new year to you and your family expr.
size de mutlu yıllar happy new year to you too expr.
size doğru towards you expr.
size yardımcı olabilmemiz için bize yardım edin help us help you expr.
riskin size ait olduğunu bilerek girin enter at your own risk expr.
gerisi size kalmış the rest is up to you expr.
size söylüyorum (uyarmak amacıyla) (and) no messing expr.
size kolaylık olması için for your convenience expr.
bu size bir hediye this is a gift for you expr.
size kalmış (just) as you wish [uk] expr.
ben size uyarım (just) as you wish [uk] expr.
Colloquial
size göre değil not your cup of tea expr.
yazıklar olsun size! shame on you! expr.
size başka nasıl yardımcı olabilirim? anything else can I do for you? expr.
size yardımcı olabileceğim başka bir şey var mı? anything else can I do for you? expr.
size içecek/içki olarak ne vereyim? (could I) get you something (to drink)? expr.
size içecek bir şeyler getireyim mi? (could I) get you something (to drink)? expr.
size içki alabilir miyim? (could I) buy you a drink? expr.
size dönsün mü? could I have call you? expr.
ne yapsam size yaranamıyorum no matter what I do I can't please you expr.
Idioms
(bir şeyi yapmak için) (alın size) bir sebep all the more reason expr.
size kalsa if you had your druthers expr.
Formal
size rica ediyorum I entreat you expr.
Speaking
size yardım edebilir miyim? can I help you? expr.
size telefon var there is a call for you expr.
size açıkça söylüyorum I tell you straight expr.
size güvenebilir miyim may I count on you expr.
size to you expr.
size daha fazla yardımcı olmak isterdim I wish I could be of more help to you expr.
size for you expr.
bir iki satırla size bildiriyorum just a line to tell you expr.
kusura bakmayın size yardımcı olamayacağım sorry I can't help you expr.
özür dilerim size yardımcı olamayacağım sorry I can't help you expr.
size yardım etmeye hazırım I remain at your disposal expr.
size de same to you expr.
size bırakıyorum I leave it to you expr.
size zahmet verdiğim için üzgünüm sorry to trouble you expr.
size minnettarım I am grateful to you expr.
size nasıl yardım edebilirim how can I help you expr.
inanamıyorum size I can't believe you expr.
size nasıl yardımcı olabilirim how can I help you expr.
size örnek olması için to set an example for you expr.
size zahmet olacak if it isn't too much trouble expr.
helal size well done expr.
helal size you rock expr.
size kalmış it is up to you expr.
size bağlı it is up to you expr.
size değer veriyorum I care about you expr.
size değer veriyorum I value you expr.
size dürüst olacağım I will be honest with you expr.
size özel special for you expr.
size daha önce yazmıştım I wrote to you before expr.
size daha önce yazmıştım I wrote to you earlier expr.
size söz verdim I promised you expr.
size söz verdim I gave you my word expr.
size söz verdim you have my word expr.
size söz verdim you have my word (on it) expr.
size büyük başarılar dilerim I wish you great success expr.
hoş geldiniz size nasıl yardımcı olabilirim? welcome how can I help you? expr.
size katılabilir miyim? do you mind if I join you? expr.
size katılmamda bir sakınca var mı? do you mind if I join you? expr.
size katılabilir miyim? could I join you? expr.
size katılabilir miyim? do you care if I join you? expr.
size yardım edebilir miyim? may I help you? expr.
size katılmamda bir sakınca var mı? do you care if I join you? expr.
size yardım edebilir miyim? can I help you? expr.
size yardım edebilir miyim? could I help you? expr.
size katılmamda bir sakınca var mı? could I join you? expr.
bu yaptıklarınız için size gerçekten minnettarım I really appreciate what you are doing expr.
size söylüyorum I'm telling you expr.
size nasıl yardımcı olabilirim? how may I help you? expr.
size bir fıkra anlatayım let me tell a joke expr.
size bir soru sormak istiyorum I want to ask you a question expr.
size uyar değil mi? are you with this? expr.
bunu size kim verdi? who gave you this? expr.
bu size bir şeyler hatırlatıyor mu? does that ring a bell? expr.
size sormak istediğim bir şey var there is something I wanted to ask you expr.
size iyi geceler good night to you expr.
bunu size yazılı halde göndersem daha mı kolay olur? would it be easier if I sent this in writing? expr.
size yardımcı olamayacağım I'm afraid I can't help you expr.
size bu yüzden geldim that's why I came to you expr.
size teşekkür etmek isterim I want to thank you expr.
istediğiniz her şeyi size vereceğiz we'll give you anything you want expr.
size hediyem olsun my gift to you expr.
kusura bakmayın size yardım edemeyiz I'm sorry we can't help you expr.
üzgünüm size yardımcı olamayız I'm sorry we can't help you expr.
size zarar vermek niyetinde değiliz we don't mean you any harm expr.
size yalvarıyorum I'm begging you expr.
size bir şey söylemem lazım I have to tell you something expr.
size nasıl yardım edebiliriz? how can we help you? expr.
size küçük bir ipucu vereyim let me give you one little tip expr.
size içecek olarak ne getirebilirim? what can I get you to drink? expr.
size karşı dürüst olacağım I'm going to be honest with you expr.
size bir şey göstermek istiyorum I want to show you something expr.
size anlatsam herhalde inanmazdınız you wouldn't believe it if I told you expr.
size kendimi ve ailemi tanıtmak istiyorum I want to introduce me and my family to you expr.
izninizle size kendimi tanıtayım let me introduce myself to you expr.
size kendimi tanıtayım let me introduce myself to you expr.
size çok güzel olduğunuzu söyleyen oldu mu hiç? did anyone ever tell you’re so beautiful? expr.
size böyle hitap edebilir miyim? do you mind if I call you? expr.
bu size bir şey ifade ediyor mu? does this mean anything to you? expr.
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim? how may i help you? expr.
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim? may I help you? expr.
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim? how can I help you? expr.
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim? what can i do for you? expr.
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim? how can I serve you? expr.
size ne kadar teşekkür etsek azdır thank so very much expr.
size ne kadar teşekkür etsek azdır thank you very much expr.
size hayatımı borçluyum I owe you my life expr.
size nasıl yardımcı olabilirim? how can I be of service to you? expr.
size dikkat etmenizi söylemiştim I told you to be careful expr.
size dikkat edin demiştim I told you to be careful expr.
size dikkatli olmanızı söylemiştim I told you to be careful expr.
size dikkatli olun demiştim I told you to be careful expr.
bu bagaj size mi ait? is this luggage yours? expr.
bu bagaj size mi ait? does this luggage belong to you? expr.
ben söyleyeyim size ne olduklarını I'll tell you what they are expr.
ben size ne olduklarını söyleyeyim I'll tell you what they are expr.
ben size ne olduklarını söyleyeyim let me tell you what they are expr.
ben söyleyeyim size ne olduklarını let me tell you what they are expr.
size bunu söylemek hiç hoşuma gitmiyor I hate to tell you this expr.
size şöyle anlatayım I'll put it to you this way expr.
size minnettarım I'm indebted to you expr.
size türkiye'den yazıyorum I'm writing to you from turkey expr.
o zevki size tattırmayacağım I won't give you the satisfaction expr.
size bir şey sorabilir miyim? can I ask you something? expr.
burada size ihtiyacımız var we need you here expr.
size katılabilir miyim? mind if I join you expr.
size katılabilir miyim? could I join you? expr.
size katılabilir miyim? do you mind if I join you? expr.
size katılabilir miyim? do you care if I join you? expr.
size biraz kendimden bahsedeyim let me tell you about myself a little bit expr.
size katılıyorum I agree with you expr.
size zarar vermeye gelmedim I am not here to hurt you expr.
size ne kadar teşekkür etsem azdır I can't thank you enough expr.
size kesinlikle katılıyorum I absolutely agree with you expr.
size bir örnek vereyim let me give you an example expr.
size nasıl hitap etmemi istersiniz? what do you want me to call you? expr.
size söz veriyorum! I promise you! expr.
bakın size ne getirdim look what I've brought you expr.