Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
yacio
Hierodule
phaeospore
the net
Very light
Gepids
viento franco
Psychatrien
wheelless
clonospasm
condemnations
cooed
que paga
Munroe effect
Size:
beam ceiling
Laying test
oak leaf
enter harbor
stroke of work
lineout
mieloespasmo
Knochenmark
dk grid
mind!
Size:
Geçmiş
Cümleler
"Size:"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
size
i.
büyüklük
2
Yaygın Kullanım
size
i.
ölçü
3
Yaygın Kullanım
size
i.
boyut
4
Yaygın Kullanım
grain size analysis
i.
tane büyüklüğü analizi
5
Yaygın Kullanım
serving size
i.
porsiyon
Genel
6
Genel
lot size
i.
öbek büyüklüğü
7
Genel
market size
i.
piyasa ebadı
8
Genel
size
i.
beden (elbise için)
9
Genel
size constancy
i.
boyut sabitliği
10
Genel
unit size
i.
tane
11
Genel
size
i.
çap
12
Genel
sample size
i.
numune büyüklük
13
Genel
size
i.
durum
14
Genel
size
i.
uzam
15
Genel
size
i.
apre
16
Genel
grand size
i.
büyük boy
17
Genel
body size
i.
vücut ölçüsü
18
Genel
size
i.
çiriş
19
Genel
type size
i.
punto
20
Genel
book size
i.
kitap ebadı
21
Genel
grain size analysis
i.
tane büyüklüğü analizi
22
Genel
family size
i.
geniş aile
23
Genel
size
i.
tutkal
24
Genel
shoe size
i.
ayakkabı numarası
25
Genel
standard size
i.
normal boy
26
Genel
size
i.
boy (şişe/kutu için)
27
Genel
unit size
i.
birim büyüklüğü
28
Genel
size
i.
numara (ayakkabı için)
29
Genel
size of assets
i.
aktif hacmi
30
Genel
size
i.
ahar
31
Genel
newspaper size
i.
gazete firması
32
Genel
maximum size
i.
en büyük boy
33
Genel
size
i.
önemli miktar
34
Genel
nominal size
i.
nominal büyüklük
35
Genel
grand size
i.
büyük beden
36
Genel
size
i.
beden
37
Genel
size
i.
boy
38
Genel
size
i.
hacim
39
Genel
sample size
i.
örnek boyutu
40
Genel
size
i.
oylum
41
Genel
size
i.
numara
42
Genel
shoe size
i.
ayak numarası
43
Genel
huge size
i.
battal boy
44
Genel
king size
i.
battal boy
45
Genel
medium size
i.
orta boy
46
Genel
step size
i.
adım boyu
47
Genel
company size
i.
şirket büyüklüğü
48
Genel
class size
i.
sınıf mevcudu
49
Genel
average size
i.
ortalama büyüklük
50
Genel
austenite grain size
i.
ostenit tane büyüklüğü
51
Genel
sample size
i.
örnek hacmi
52
Genel
sample size
i.
numune ölçüsü
53
Genel
word size
i.
sözcük uzunluğu
54
Genel
size 0
i.
sıfır beden
55
Genel
size zero
i.
sıfır beden
56
Genel
ring size
i.
yüzük ölçüsü
57
Genel
dispenser size bottled water
i.
damacana su
58
Genel
dispenser size water
i.
damacana su
59
Genel
5 gallon dispenser size bottled water
i.
damacana su
60
Genel
picture size
i.
resim ölçüsü
61
Genel
picture size
i.
resim boyutu
62
Genel
shoe size
i.
ayakkabı ölçüsü
63
Genel
king-size bed
i.
198 x 203 cm boyutlarında iki kişilik yatak
64
Genel
queen-size bed
i.
153 x 203 cm boyutlarında iki kişilik yatak
65
Genel
foot size
i.
ayak numarası
66
Genel
bite size chocolate
i.
tek/bir ısırımlık çikolata
67
Genel
bite size chocolate
i.
tek/bir lokmalık çikolata
68
Genel
right size
i.
doğru boyut
69
Genel
correct size
i.
doğru boyut
70
Genel
ticket size
i.
bilet boyutu
71
Genel
body size
i.
vücut büyüklüğü
72
Genel
life-size dummy
i.
gerçek boyutlu manken/model/maket
73
Genel
national size
i.
ulusal boyut
74
Genel
real size
i.
gerçek boyut
75
Genel
leg size
i.
bacak boyu
76
Genel
leg size
i.
bacak boyutu
77
Genel
bigger size
i.
daha büyük beden
78
Genel
sheer size
i.
büyük beden
79
Genel
economy size
i.
ekonomik boy
80
Genel
regular size
i.
orta boyut
81
Genel
plus-size
i.
büyük beden kıyafet
82
Genel
plus-size
i.
büyük beden giyen kimse
83
Genel
plus-size
i.
giyimde büyük beden kategorisi
84
Genel
size
i.
esas kimlik
85
Genel
size
i.
gerçek önem
86
Genel
size [obsolete]
i.
sabit standart
87
Genel
size roll
i.
rulo parşömeni
88
Genel
size
i.
yetkinlik
89
Genel
size
i.
gerçek durum
90
Genel
size
i.
nüfuzlu olma
91
Genel
size [obsolete]
i.
değişmez özellik
92
Genel
size
i.
gerçek karakter
93
Genel
size [obsolete]
i.
varsayılan durum
94
Genel
size
i.
güvenilirlik
95
Genel
size roll
i.
ruloya ait kağıt parçası
96
Genel
size
i.
kıdemli olma
97
Genel
size
i.
mevcut vaziyet
98
Genel
sheer size
i.
müthiş büyüklük
99
Genel
size comparison
i.
boyut karşılaştırması
100
Genel
sheer size
i.
muazzam büyüklük
101
Genel
size comparison
i.
boyut kıyaslaması
102
Genel
size
f.
çirişlemek
103
Genel
size up
f.
tartmak
104
Genel
size up
f.
ölçüp biçmek
105
Genel
size up
f.
anlamaya çalışmak
106
Genel
size up
f.
not vermek
107
Genel
change size
f.
büyüklüğü değiştirmek
108
Genel
size up
f.
eşit olmak
109
Genel
size up
f.
değer biçmek
110
Genel
size
f.
büyüklüğüne göre ayırmak
111
Genel
size
f.
tutkallamak
112
Genel
size somebody up
f.
numarasını vermek
113
Genel
size
f.
boyutlandırmak
114
Genel
size-up
f.
tartmak
115
Genel
size up
f.
-in nasıl bir biri olduğunu anlamak
116
Genel
size up
f.
-in nasıl bir şey olduğunu anlamak
117
Genel
cut down to size
f.
küçültüp gerçek boyutlarına döndürmek
118
Genel
reach a certain size
f.
(şirket vb.) belli bir büyüklüğe ulaşmak
119
Genel
reach a certain size
f.
(şirket vb.) belli bir büyüklüğe gelmek
120
Genel
reach a certain size
f.
(şirket vb.) belirli bir büyüklüğe ulaşmak
121
Genel
reach a certain size
f.
(şirket vb.) belirli bir büyüklüğe gelmek
122
Genel
enlarge the size of
f.
boyutunu büyütmek
123
Genel
try something on for size
f.
(üzerine olup olmadığını görmek için) giysi denemek
124
Genel
measure the size
f.
ölçü almak
125
Genel
measure the size of
f.
ölçüsünü almak
126
Genel
size
f.
(askerleri) hizaya dizmek
127
Genel
size
f.
çoğalmak
128
Genel
size
f.
(keçeyi) kompakt hale getirmek
129
Genel
size
f.
denk olmak
130
Genel
size
f.
ölçüp biçmek
131
Genel
size
f.
değerlendirmek
132
Genel
size
f.
aprelemek
133
Genel
size
f.
eşit olmak
134
Genel
size
f.
kıyas götürmek
135
Genel
size
f.
(kumaşı) haşıllamak
136
Genel
size
f.
(insanları) konuşlandırmak
137
Genel
size
f.
(kağıdı) suya dayanıklı hale getiren maddeyle işlemek
138
Genel
size
f.
artmak
139
Genel
size
f.
büyümek
140
Genel
size
f.
apre uygulamak
141
Genel
size
f.
(keçeyi) sertleştirmek
142
Genel
size
f.
(belirli) bedende üretmek
143
Genel
a size too big
s.
bir numara büyük
144
Genel
all of a size
s.
hepsi aynı büyüklükte
145
Genel
middle size
s.
orta boy
146
Genel
life size
s.
doğal boyutlarında
147
Genel
life size
s.
doğal ölçüsünde
148
Genel
king-size
s.
büyük boy
149
Genel
half size
s.
yarı ölçekli
150
Genel
half size
s.
yarım boy
"Size:"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Genel
1
Genel
tehlike sorumluluğu size ait olmak üzere
at your risk
zf.
2
Genel
riski size ait olmak üzere
at your own risk
zf.
3
Genel
size
you
zm.
4
Genel
bu ihbarnamenin size tebliğ edilmesinden (tebliğ edildiği tarihten) 30 gün sonra
30 days after service of this notice on you
expr.
Öbek Fiiller
5
Öbek Fiiller
başkalarına bilgilerinin ya da statülerinin daha yüksek olmalarından ötürü (fikirlerine katılmasanız bile) sizinle ilgili karar almalarına ya da size bir şey yaptırmalarına müsaade etmek
defer to someone
f.
İfadeler
6
İfadeler
size uygun bir zamanda
at your convenience
expr.
7
İfadeler
size uygun gelen bir zamanda
at your convenience
expr.
8
İfadeler
size saygım sonsuz ancak
with all due respect
expr.
9
İfadeler
size kalmış
at your decision
expr.
10
İfadeler
umarım bu e-posta size ulaştığında sağlık ve esenlik içindesinizdir
I hope this email finds you well
expr.
11
İfadeler
size ve ailenize mutlu yıllar
happy new year to you and your family
expr.
12
İfadeler
size de mutlu yıllar
happy new year to you too
expr.
13
İfadeler
size doğru
towards you
expr.
14
İfadeler
size yardımcı olabilmemiz için bize yardım edin
help us help you
expr.
15
İfadeler
riskin size ait olduğunu bilerek girin
enter at your own risk
expr.
16
İfadeler
gerisi size kalmış
the rest is up to you
expr.
17
İfadeler
size söylüyorum (uyarmak amacıyla)
(and) no messing
expr.
18
İfadeler
size kolaylık olması için
for your convenience
expr.
19
İfadeler
bu size bir hediye
this is a gift for you
expr.
20
İfadeler
size kalmış
(just) as you wish [uk]
expr.
21
İfadeler
ben size uyarım
(just) as you wish [uk]
expr.
Konuşma Dili
22
Konuşma Dili
size göre değil
not your cup of tea
expr.
23
Konuşma Dili
yazıklar olsun size!
shame on you!
expr.
24
Konuşma Dili
size başka nasıl yardımcı olabilirim?
anything else can I do for you?
expr.
25
Konuşma Dili
size yardımcı olabileceğim başka bir şey var mı?
anything else can I do for you?
expr.
26
Konuşma Dili
size içecek/içki olarak ne vereyim?
(could I) get you something (to drink)?
expr.
27
Konuşma Dili
size içecek bir şeyler getireyim mi?
(could I) get you something (to drink)?
expr.
28
Konuşma Dili
size içki alabilir miyim?
(could I) buy you a drink?
expr.
29
Konuşma Dili
size dönsün mü?
could I have call you?
expr.
30
Konuşma Dili
ne yapsam size yaranamıyorum
no matter what I do I can't please you
expr.
Deyim
31
Deyim
(bir şeyi yapmak için) (alın size) bir sebep
all the more reason
expr.
32
Deyim
size kalsa
if you had your druthers
expr.
Resmi
33
Resmi
size rica ediyorum
I entreat you
expr.
Konuşma
34
Konuşma
size yardım edebilir miyim?
can I help you?
expr.
35
Konuşma
size telefon var
there is a call for you
expr.
36
Konuşma
size açıkça söylüyorum
I tell you straight
expr.
37
Konuşma
size güvenebilir miyim
may I count on you
expr.
38
Konuşma
size
to you
expr.
39
Konuşma
size daha fazla yardımcı olmak isterdim
I wish I could be of more help to you
expr.
40
Konuşma
size
for you
expr.
41
Konuşma
bir iki satırla size bildiriyorum
just a line to tell you
expr.
42
Konuşma
kusura bakmayın size yardımcı olamayacağım
sorry I can't help you
expr.
43
Konuşma
özür dilerim size yardımcı olamayacağım
sorry I can't help you
expr.
44
Konuşma
size yardım etmeye hazırım
I remain at your disposal
expr.
45
Konuşma
size de
same to you
expr.
46
Konuşma
size bırakıyorum
I leave it to you
expr.
47
Konuşma
size zahmet verdiğim için üzgünüm
sorry to trouble you
expr.
48
Konuşma
size minnettarım
I am grateful to you
expr.
49
Konuşma
size nasıl yardım edebilirim
how can I help you
expr.
50
Konuşma
inanamıyorum size
I can't believe you
expr.
51
Konuşma
size nasıl yardımcı olabilirim
how can I help you
expr.
52
Konuşma
size örnek olması için
to set an example for you
expr.
53
Konuşma
size zahmet olacak
if it isn't too much trouble
expr.
54
Konuşma
helal size
well done
expr.
55
Konuşma
helal size
you rock
expr.
56
Konuşma
size kalmış
it is up to you
expr.
57
Konuşma
size bağlı
it is up to you
expr.
58
Konuşma
size değer veriyorum
I care about you
expr.
59
Konuşma
size değer veriyorum
I value you
expr.
60
Konuşma
size dürüst olacağım
I will be honest with you
expr.
61
Konuşma
size özel
special for you
expr.
62
Konuşma
size daha önce yazmıştım
I wrote to you before
expr.
63
Konuşma
size daha önce yazmıştım
I wrote to you earlier
expr.
64
Konuşma
size söz verdim
I promised you
expr.
65
Konuşma
size söz verdim
I gave you my word
expr.
66
Konuşma
size söz verdim
you have my word
expr.
67
Konuşma
size söz verdim
you have my word (on it)
expr.
68
Konuşma
size büyük başarılar dilerim
I wish you great success
expr.
69
Konuşma
hoş geldiniz size nasıl yardımcı olabilirim?
welcome how can I help you?
expr.
70
Konuşma
size katılabilir miyim?
do you mind if I join you?
expr.
71
Konuşma
size katılmamda bir sakınca var mı?
do you mind if I join you?
expr.
72
Konuşma
size katılabilir miyim?
could I join you?
expr.
73
Konuşma
size katılabilir miyim?
do you care if I join you?
expr.
74
Konuşma
size yardım edebilir miyim?
may I help you?
expr.
75
Konuşma
size katılmamda bir sakınca var mı?
do you care if I join you?
expr.
76
Konuşma
size yardım edebilir miyim?
can I help you?
expr.
77
Konuşma
size yardım edebilir miyim?
could I help you?
expr.
78
Konuşma
size katılmamda bir sakınca var mı?
could I join you?
expr.
79
Konuşma
bu yaptıklarınız için size gerçekten minnettarım
I really appreciate what you are doing
expr.
80
Konuşma
size söylüyorum
I'm telling you
expr.
81
Konuşma
size nasıl yardımcı olabilirim?
how may I help you?
expr.
82
Konuşma
size bir fıkra anlatayım
let me tell a joke
expr.
83
Konuşma
size bir soru sormak istiyorum
I want to ask you a question
expr.
84
Konuşma
size uyar değil mi?
are you with this?
expr.
85
Konuşma
bunu size kim verdi?
who gave you this?
expr.
86
Konuşma
bu size bir şeyler hatırlatıyor mu?
does that ring a bell?
expr.
87
Konuşma
size sormak istediğim bir şey var
there is something I wanted to ask you
expr.
88
Konuşma
size iyi geceler
good night to you
expr.
89
Konuşma
bunu size yazılı halde göndersem daha mı kolay olur?
would it be easier if I sent this in writing?
expr.
90
Konuşma
size yardımcı olamayacağım
I'm afraid I can't help you
expr.
91
Konuşma
size bu yüzden geldim
that's why I came to you
expr.
92
Konuşma
size teşekkür etmek isterim
I want to thank you
expr.
93
Konuşma
istediğiniz her şeyi size vereceğiz
we'll give you anything you want
expr.
94
Konuşma
size hediyem olsun
my gift to you
expr.
95
Konuşma
kusura bakmayın size yardım edemeyiz
I'm sorry we can't help you
expr.
96
Konuşma
üzgünüm size yardımcı olamayız
I'm sorry we can't help you
expr.
97
Konuşma
size zarar vermek niyetinde değiliz
we don't mean you any harm
expr.
98
Konuşma
size yalvarıyorum
I'm begging you
expr.
99
Konuşma
size bir şey söylemem lazım
I have to tell you something
expr.
100
Konuşma
size nasıl yardım edebiliriz?
how can we help you?
expr.
101
Konuşma
size küçük bir ipucu vereyim
let me give you one little tip
expr.
102
Konuşma
size içecek olarak ne getirebilirim?
what can I get you to drink?
expr.
103
Konuşma
size karşı dürüst olacağım
I'm going to be honest with you
expr.
104
Konuşma
size bir şey göstermek istiyorum
I want to show you something
expr.
105
Konuşma
size anlatsam herhalde inanmazdınız
you wouldn't believe it if I told you
expr.
106
Konuşma
size kendimi ve ailemi tanıtmak istiyorum
I want to introduce me and my family to you
expr.
107
Konuşma
izninizle size kendimi tanıtayım
let me introduce myself to you
expr.
108
Konuşma
size kendimi tanıtayım
let me introduce myself to you
expr.
109
Konuşma
size çok güzel olduğunuzu söyleyen oldu mu hiç?
did anyone ever tell you’re so beautiful?
expr.
110
Konuşma
size böyle hitap edebilir miyim?
do you mind if I call you?
expr.
111
Konuşma
bu size bir şey ifade ediyor mu?
does this mean anything to you?
expr.
112
Konuşma
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim?
how may i help you?
expr.
113
Konuşma
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim?
may I help you?
expr.
114
Konuşma
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim?
how can I help you?
expr.
115
Konuşma
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim?
what can i do for you?
expr.
116
Konuşma
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim?
how can I serve you?
expr.
117
Konuşma
size ne kadar teşekkür etsek azdır
thank so very much
expr.
118
Konuşma
size ne kadar teşekkür etsek azdır
thank you very much
expr.
119
Konuşma
size hayatımı borçluyum
I owe you my life
expr.
120
Konuşma
size nasıl yardımcı olabilirim?
how can I be of service to you?
expr.
121
Konuşma
size dikkat etmenizi söylemiştim
I told you to be careful
expr.
122
Konuşma
size dikkat edin demiştim
I told you to be careful
expr.
123
Konuşma
size dikkatli olmanızı söylemiştim
I told you to be careful
expr.
124
Konuşma
size dikkatli olun demiştim
I told you to be careful
expr.
125
Konuşma
bu bagaj size mi ait?
is this luggage yours?
expr.
126
Konuşma
bu bagaj size mi ait?
does this luggage belong to you?
expr.
127
Konuşma
ben söyleyeyim size ne olduklarını
I'll tell you what they are
expr.
128
Konuşma
ben size ne olduklarını söyleyeyim
I'll tell you what they are
expr.
129
Konuşma
ben size ne olduklarını söyleyeyim
let me tell you what they are
expr.
130
Konuşma
ben söyleyeyim size ne olduklarını
let me tell you what they are
expr.
131
Konuşma
size bunu söylemek hiç hoşuma gitmiyor
I hate to tell you this
expr.
132
Konuşma
size şöyle anlatayım
I'll put it to you this way
expr.
133
Konuşma
size minnettarım
I'm indebted to you
expr.
134
Konuşma
size türkiye'den yazıyorum
I'm writing to you from turkey
expr.
135
Konuşma
o zevki size tattırmayacağım
I won't give you the satisfaction
expr.
136
Konuşma
size bir şey sorabilir miyim?
can I ask you something?
expr.
137
Konuşma
burada size ihtiyacımız var
we need you here
expr.
138
Konuşma
size katılabilir miyim?
mind if I join you
expr.
139
Konuşma
size katılabilir miyim?
could I join you?
expr.
140
Konuşma
size katılabilir miyim?
do you mind if I join you?
expr.
141
Konuşma
size katılabilir miyim?
do you care if I join you?
expr.
142
Konuşma
size biraz kendimden bahsedeyim
let me tell you about myself a little bit
expr.
143
Konuşma
size katılıyorum
I agree with you
expr.
144
Konuşma
size zarar vermeye gelmedim
I am not here to hurt you
expr.
145
Konuşma
size ne kadar teşekkür etsem azdır
I can't thank you enough
expr.
146
Konuşma
size kesinlikle katılıyorum
I absolutely agree with you
expr.
147
Konuşma
size bir örnek vereyim
let me give you an example
expr.
148
Konuşma
size nasıl hitap etmemi istersiniz?
what do you want me to call you?
expr.
149
Konuşma
size söz veriyorum!
I promise you!
expr.
150
Konuşma
bakın size ne getirdim
look what I've brought you
expr.
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of Size:
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy