boon - Turkish English Dictionary

boon

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

boon — Definition

Meaning:
nimet, büyük fayda
Pronunciation (IPA):
(AmE /buːn/ – BrE /buːn/)
Part of speech:
İsim: boon (boons)

Meanings of "boon" in Turkish English Dictionary : 18 result(s)

English Turkish
General
boon n. nimet
The website is truly a boon for those who love gaming.
İnternet sitesi oyun severler için gerçek bir nimet.

More Sentences
boon n. iyilik
boon n. lütuf
boon n. rahatlık
boon n. bağış
boon n. ihsan
boon adj. neşeli
boon adj. yakın
boon adj. özel
boon N. büyük fayda
Colloquial
boon v. taşrada gezmek için arabayla yoldan ayrılmak
boon v. ana yoldan sapıp kırsalda gezmek
Botanic
boon n. keten veya kenevir sapının liflerin çıkarılması sonrası kalan odunsu kısmı
Archaic
boon n. iyilik
boon n. istek
boon adj. elverişli
boon adj. nazik
boon adj. kibar

Meanings of "boon" with other terms in English Turkish Dictionary : 23 result(s)

English Turkish
General
boon companion n. yakın arkadaş
prove a boon v. yararını/yararlı olduğunu kanıtlamak
Colloquial
a boon or a bane expr. iyi veya kötü
a boon or a bane expr. iyi ya da kötü
a boon or a bane expr. ya iyi ya kötü
a boon or a bane expr. iyi de olabilir kötü de
Idioms
ace boon-coon n. canciğer dost
ace boon-coon n. kanka
boon or bane n. iyi de olabilir kötü de
boon or bane n. ya iyi ya kötü
boon or bane n. iyi veya kötü
boon or bane n. iyi ya da kötü
a boon and a bane n. hem iyi hem kötü
a boon and a bane n. bir bakımdan/açıdan iyi bir bakımdan/açıdan kötü
a boon and a bane n. bir yandan iyi bir yandan kötü
boon companion n. birlikte çok iyi vakit geçirilen kimse
boon companion n. birlikte vakit geçirmekten hoşlanılan arkadaş
boon companion n. en yakın arkadaş
Trade/Economic
economic boon n. ekonomik rahatlık/rahatlama
Literature
rash boon n. boş söz/vaat
Slang
ace boon coon n. yakın arkadaş
ace boon coon n. en iyi arkadaş
boon [australia] n. işçi sınıfına mensup canberra'lı genç