connected - Turkish English Dictionary

connected

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

connected — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /kəˈnɛktɪd/ – BrE /kəˈnɛktɪd/)
Part of speech:
Sıfat
Synonyms:
linked, joined
Antonyms:
disconnected, isolated

Meanings of "connected" in Turkish English Dictionary : 31 result(s)

English Turkish
Common Usage
connected adj. bağlı
All their smart home devices are connected to their smartphones.
Tüm akıllı ev cihazları, akıllı telefonlarına bağlı.

More Sentences
General
connected adj. ilgili
The society has problems connected with drug abuse.
Toplumun uyuşturucu bağımlılığı ile ilgili sorunları vardır.

More Sentences
connected adj. bağlı
All their smart home devices are connected to their smartphones.
Tüm akıllı ev cihazları, akıllı telefonlarına bağlı.

More Sentences
Law
connected adj. bağlı
All their smart home devices are connected to their smartphones.
Tüm akıllı ev cihazları, akıllı telefonlarına bağlı.

More Sentences
Computer
connected adj. bağlantılı
Transparency is connected to achieving efficient use of unused areas of the radio spectrum.
Şeffaflık, radyo spektrumunun kullanılmayan alanlarının verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamakla bağlantılıdır.

More Sentences
connected adj. bağlı olan
Make sure the phone is connected to a cellular data network.
Telefonun bir hücresel veri ağına bağlı olduğundan emin olun.

More Sentences
connected adj. bağlı
All their smart home devices are connected to their smartphones.
Tüm akıllı ev cihazları, akıllı telefonlarına bağlı.

More Sentences
General
connected adj. birleştirilmiş
connected adj. akraba
connected adj. ilişkili
connected adj. ile ilgili
connected adj. aktarmalı
connected adj. alakadar
connected adj. yakın
connected adj. birleşik
connected adj. ilintili
connected adj. bitişik
connected adj. bağlanmış
connected adj. -e ait
Law
connected adj. irtibatlı
Technical
connected n. çalıştırma
connected adj. bağlanmış
Computer
connected expr. bağlandı
connected expr. bağlanıldı
connected expr. bağlantı kuruldu
Math
connected adj. elemanlarından herhangi ikisinin kümenin içinde bulunan bir çizgiyle birleştirilebildiği (küme)
connected adj. iki veya daha fazla kapalı ayrık alt kümeye ayrılamayan (küme)
Logic
connected adj. tanım kümesinin herhangi iki elemanı arasında kendisi veya tersi bulunan (ilişki)
Linguistics
connected adj. tutarlı ve anlaşılır (konuşma)
Chess
connected adj. bitişik karelerde olan (piyonlar)
connected adj. iki taraftan desteklenen (kale)

Meanings of "connected" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
locally connected set n. yerel bağlantılı küme
locally arcwise connected space n. yerel yay bağlantılı uzay
locally connected space n. yerel bağlantılı uzay
be connected v. bağlanmak
be connected v. münasebette bulunmak
be connected to v. mensup olmak
be connected with v. ilişkili olmak
be closely connected with v. yakından ilgili olmak
be closely connected with v. biriyle sıkı fıkı dost olmak
be connected (with) v. dahili olmak
be directly connected to v. doğrudan ilişkili olmak
be directly connected to v. doğrudan bağlantılı olmak
be directly connected to v. doğrudan alakalı olmak
be connected with v. -den gelmek
be connected with v. bağlantılı olmak
get electricity service connected v. elektrik bağlatmak
get water service connected v. su bağlatmak
get a phone line connected v. telefon bağlatmak
be in no way connected to v. uzaktan yakından ilgisi olmamak
stay connected v. bağlı kalmak
connected with adj. ile alakalı
connected with adj. ile bağıntılı
socially connected adj. sosyal bağlantılı
connected with adj. ilgili
connected with adj. mensup
connected with adj. bağlı
connected with adj. -e bağlı
well-connected adj. nüfuzlu arkadaşları olan
well-connected adj. çevresi geniş
best-connected adj. en iyi bağlantılı
simply connected adj. basit bağlantılı (uzay)
conn (connected) abrev. bağlandı
conn (connected) abrev. bağlı
Colloquial
everything's connected expr. her şey birbiriyle alakalı
Idioms
connected with adj. ile ilişkili
connected with expr. üyesi olma
connected with expr. -den gelme
Speaking
we are all connected expr. hepimiz birbirimizle bağlantılıyız
we are all connected expr. hepimiz bağlantılıyız
we are all connected expr. hepimiz birbirimize bağlıyız
Trade/Economic
connected expense n. bağlantılı masraf
connected expense n. bağlı masraf
connected lending n. bağlantılı kredi
too well connected to fail expr. batamayacak kadar iyi bağlantılı
Law
connected criminal cases n. murtabıt ceza davaları
connected cases n. murtabıt davalar
connected offences n. bağlantılı suçlar
Politics
group of connected clients n. bağlantılı müşterilerden oluşan grup
intergovernmental coordination group for the tsunami early warning and mitigation system in the north-eastern atlantic, the mediterranean and connected seas n. kuzeydoğu atlantik, akdeniz ve bağlı denizlerde tsunami erken uyarı sistemi hükümetlerarası eşgüdüm komitesi
Technical
star connected n. yıldız bağlantılı
star connected device n. yıldız bağlantılı devre
compound connected transistor n. bileşik bağlantılı transistor
delta connected n. üçgen bağlantılı
bottom connected crane n. sökülebilir köprü tipi vinç
connected pin n. bağlanılan uç
connected load n. bağlanmış yük
connected pin n. bağlı uç
starter motor connected n. marşı çalıştırma
connected relation n. bağlantılı bağıntı
top connected crane n. üstten binili köprü vinç
side connected crane n. yandan bağlantılı köprü tipi vinç
connected sum n. bağlantılı toplam
connected pin n. bağlanılan iğne
connected space n. bağlantılı uzay
connected set n. bağlantılı küme
compound connected transistor n. bileşik bağlantılı transistör
connected piping n. boru bağlantısı
direct-connected turbine n. doğrudan bağlı turbin
mesh connected device n. çokgen bağlantılı devre
direct connected alternating current static watt-hour meter n. doğrudan bağlı alternatif akım aktif enerji sayacı
connected porosity n. bağlantılı gözeneklilik
secondary connecting-cables with terminals connected to water cooled lugs n. su soğutmalı kısımlara bağlanmış uçları olan sekonder bağlantı kabloları
electric appliances connected to the water mains n. su şebekelerine bağlı elektrikli cihazlar
equipment to be connected to telecommunication networks n. haberleşme ağlarına bağlanan ekipman
grid-connected wind turbine n. şebekeye bağlanan rüzgar türbini
permanently connected to a water supply n. bir su kaynağına sürekli bağlı olan
wye-connected adj. yıldız bağlı
star connected adj. yıldız bağlı
cord-connected adj. kablo ile bağlanmış
galvanically connected adj. galvanik olarak bağlı
connected to the supply network adj. besleme şebekesine bağlanan
connected in parallel adj. paralel bağlanmış
permanently connected to a water supply adj. su kaynağına sürekli bağlanan
when the device is connected expr. cihaz bağlıyken
Computer
connected to the microsoft network n. the microsoft network'a bağlı
connected users n. bağlı kullanıcılar
connected rta's n. bağlı rta
connected component n. bağlantılı bileşen
connected users n. bağlı olan kullanıcılar
connected user n. bağlı kullanıcı
connected time n. bağlı kalma süresi
connected network n. bağlantılı devre
delta connected device n. üçgen bağlantılı devre
mesh connected device n. çokgen bağlantılı devre
delta-connected device n. üçgen-bağlantılı devre
mesh-connected device n. çokgen bağlantılı devre
star-connected device n. yıldız-bağlantılı devre
connected to client adj. istemci'ye bağlı
connected to file server adj. dosya sunucusuna bağlı
not connected adj. bağlı değil
stay connected expr. bağlı kal
connected to server expr. sunucu'ya bağlı
x 25 connected expr. x 25 bağlandı
call connected expr. arama bağlandı
connected to expr. bağlanılan
connected to expr. bağlantısı yapıldı
connected to expr. bağlanılan yer
connected as expr. bağlanıldı
connected to expr. ile bağlantı kuruldu
connected to print server expr. yazdırma sunucusuna bağlı
get connected expr. bağlanın
modem connected expr. modem bağlandı
not connected expr. bağlantı yok
Informatics
fully connected network n. tam bağlantılı ağ
star-connected device n. yıldız-bağlantılı devre
Telecom
cross connected network n. karşılıklı bağlantı şebekesi
connected line identification restriction n. bağlı hat kimlik sınırlaması
connected device configuration n. cihaz kurulum bağlantısı
connected line identification restriction n. bağlanılan hattın numarasının gösterilmesinin engellenmesi
connected line identification presentation n. bağlanılan hattın numarasının gösterilmesi
full connected network n. tam bağlantılı şebeke
fully connected network n. tam bağlantılı ağ
fully connected network n. tam bağlantılı şebeke
connected line n. bağlanan hat
connected line identification presentation n. bağlanan hattın numarasının gösterimi
Electric
compound connected transistor n. bileşik bağlantılı transistor
connected network n. bağlantılı devre
pre-connected cables n. önceden bağlanmış kablolar
connected between one phase and neutral adj. bir faz ile nötr arasına bağlanan
intended to be connected to electric supply by a flexible cord and a plug adj. bükülgen bir kordon ve bir fiş ile elektrik besleme sistemine bağlanması amaçlanan
Automotive
connected car n. bağlantılı araç
automated connected electric and shared vehicle (aces) n. otonom bağlantılı elektrikli ve paylaşımlı araç
connected, automated vehicles electrified and shared (caves) n. bağlantılı-elektrikli ve paylaşımlı otonom araçlar
Medical
interoperability of patient connected medical devices n. hastaya bağlı tıbbi cihazların birlikte çalışabilirliği
Math
simply connected region n. basit bağlantılı bölge
multiply connected region n. çokbağlantılı bölge
simply connected space n. basit bağlantılı uzay
locally connected set n. yerel bağlantılı küme
connected relation n. bağlantılı bağıntı
connected sum n. bağlantılı toplam
connected set n. bağlantılı küme
connected space n. bağlantılı uzay
connected component n. bağlantılı bileşen
locally connected space n. yerel bağlantılı uzay
locally arcwise connected space n. yerel yay bağlantılı uzay
Linguistics
connected discourse n. bağıntılı söylem
connected speech n. bağlantılı konuşma
connected with subject adj. öznel
connected with lexicon adj. sözlüksel
Environment
grid-connected renewable energy n. şebekeye bağlı yenilenebilir enerji