dawn - Turkish English Dictionary
History

dawn

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "dawn" in Turkish English Dictionary : 30 result(s)

English Turkish
Common Usage
dawn n. şafak
General
dawn v. ışımak
dawn v. şafak sökmek
dawn v. tan ağarmak
dawn v. görünmeye başlamak
dawn v. gün ağarmak
dawn v. gün doğmak
dawn v. aydınlanmak
dawn v. ağarmak
dawn v. doğmak (gün)
dawn v. (gün) ağarmak
dawn v. doğmak
dawn v. belirmek
dawn n. fecir
dawn n. tanyeri
dawn n. sabah
dawn n. uyanma
dawn n. tan vakti
dawn n. gün doğması
dawn n. ortaya çıkma
dawn n. tan
dawn n. başlangıç
dawn n. şafak vakti
dawn n. seher
dawn n. gün ağarması
dawn n. zuhur
dawn n. şafak
dawn n. alaca karanlık
dawn n. seher vakti
Meteorology
dawn şafak

Meanings of "dawn" with other terms in English Turkish Dictionary : 59 result(s)

English Turkish
General
dawn on v. kavramak
dawn on v. anlaşılmak
dawn on somebody v. kafasına dank etmek
dawn on v. sezilmek
dawn on v. anlamak
dawn on somebody v. şafak atmak
dawn on v. dank etmek
(the dawn) break v. tan ağarmak
(the dawn) break v. tan yeri ağarmak
(the dawn) break v. tanyeri ağarmak
meal before dawn during ramadan n. sahur
the crack of dawn n. sabahın körü
dawn breeze n. tanyeli
dawn prayer n. sabah namazı
pre-dawn meal of suhur n. sahur
red dawn n. kızıl şafak
rosy dawn n. kızıl şafak
the dawn of modern science n. modern bilimin doğuşu
dawn of civilization n. uygarlığın doguşu
dawn light n. şafak ışığı
pre-dawn adj. şafak öncesi
at dawn adv. şafak vakti
from dawn adv. -den başlayarak
at the break of dawn adv. şafak sökümünde
at the crack of dawn adv. şafak sökümünde
at the dawn of adv. -in şafağında
at dawn adv. gün ağarırken
at the dawn of adv. (tarihte yeni bir dönemin) başlarında/ortaya çıkarken
before dawn adv. şafak öncesi
from dusk till dawn adv. gün batımından şafağa kadar
until dawn adv. şafağa kadar
Phrasals
be dawn on kavramaya başlamak
be dawn on anlamaya başlamak
Proverb
darkest hour is just before the dawn gecenin en karanlık anı sabaha en yakın olduğu andır
it's always darkest just before the dawn gecenin en karanlık anı sabaha en yakın olduğu andır
darkest hour is just before the dawn her şey bitti desen de bir umut vardır
it's always darkest just before the dawn her şey bitti desen de bir umut vardır
darkest hour is just before the dawn gecenin en karanlık anı şafağa en yakın anıdır
it's always darkest just before the dawn gecenin en karanlık anı şafağa en yakın anıdır
Colloquial
at the crack of dawn sabahın ilk ışığında
at the crack of dawn sabahın köründe
from dawn to dusk bütün gün
from dawn to dusk tüm gün
from dawn to dusk gün doğumundan batımına kadar
a false dawn başta umut veren ama sonra hayal kırıklığı yaratan bir şey/durum
Idioms
at the crack of dawn sabahın köründe
at the crack of dawn sabah sabah
at the crack of dawn karga bokunu yemeden
at the break of dawn şafakta
dawn upon somebody kafasına dank etmek
at the break of dawn sabahın köründe
Slang
ass crack of dawn karga bokunu yemeden
Trade/Economic
dawn raid borsa açılır açılmaz bir yatırımcının bir şirkete ait çok sayıda hisse senedini alması
dawn raid şafak baskını
Politics
golden dawn altın şafak
Gastronomy
pre-dawn meal in ramadan imsak
Military
dawn and dusk combat air patrol şafak ve akşam karanlığı muharebe hava devriyesi
Music
piper at the gates of dawn pink floyd albümü
Ottoman Turkish
false dawn fecrikazip