her zaman - Turkish English Dictionary
History

her zaman



Meanings of "her zaman" in English Turkish Dictionary : 23 result(s)

Turkish English
Common Usage
her zaman all the time adv.
her zaman always adv.
General
her zaman forever adv.
her zaman invariably adv.
her zaman all the while adv.
her zaman ever adv.
her zaman all along adv.
her zaman routinely adv.
her zaman e'er adv.
her zaman in season and out of season adv.
her zaman at all times adv.
her zaman evermore adv.
her zaman any time adv.
her zaman each time adv.
her zaman any old time adv.
her zaman at any time adv.
her zaman every time adv.
her zaman for ever adv.
Phrases
her zaman in season and out of season
Colloquial
her zaman practically always
Idioms
her zaman for good and all
her zaman for ever and a day
Computer
her zaman always

Meanings of "her zaman" with other terms in English Turkish Dictionary : 146 result(s)

Turkish English
General
her zaman zamanı doğru göstermek (saat) keep time v.
saat her zaman zamanı doğru göstermek keep good time v.
her zaman birinin üzerinde taşınan faydalı bir şey vade mecum n.
her zaman cevap veren imdat telefonu hot line n.
her zaman hissedilme durumu pervasiveness n.
her zaman kullanıma hazır eveready adj.
her zaman güvenilebilen unfailing adj.
her yerde ve her zaman hazır omnipresent adj.
her zaman geçerli olan standing adj.
her zaman hissedilen pervasive adj.
her zaman var olan (bir nitelik) unfailing adj.
her zaman aynı seviyeyi tutmayan (iş) inconsistent adj.
her zaman söylediği (cevap/şaka) (bir kimsenin) stock adj.
her zaman her yerde var olan omnipresent adj.
her zaman aynı çıtayı yakalayamayan spotty adj.
her ne zaman olursa olsun no matter when adv.
her ne zaman anytime adv.
her zaman için in perpetuity adv.
her ne zaman de anytime adv.
her zaman olduğu gibi as usual adv.
her ne zaman olsa when then adv.
her zaman için for keeps adv.
neredeyse her zaman almost always adv.
nerdeyse her zaman almost always adv.
hemen hemen her zaman almost always adv.
hemen hemen her zaman almost invariably adv.
her ne zaman olursa whenever conj.
her ne zaman whenever conj.
Phrases
her zaman ele geçmeyecek bu fırsat münasebetiyle on this rare occasion
her zaman olduğu gibi as it always has been
her zaman olmasa da though not always
her zaman sessiz olanlardan korkacaksın always the quiet ones
her zaman olduğu gibi same as it ever was
lnternet üzerinden her zaman erişilebilir always accessible via internet
hemen hemen her zaman nearly always
yarın her zaman dünden iyidir tomorrow is always better than yesterday
yarın her zaman bugünden iyidir tomorrow is always better than today
Proverb
her zaman ikinci bir seçeneğin olsun mouse that has but one hole is quickly taken
zaman her şeyin ilacıdır time works wonders
her şey zaman içinde çözümlenir time works wonders
her zaman başarılı olamazsın you win some, you lose some
her zaman başarılı olamazsın you win a few, you lose a few
ilk adım her zaman en zor olanıdır first step is always the hardest
ilk adım her zaman en zorudur first step is always the hardest
üzgün olmayı alışkanlık edinenler bile her zaman üzgün olamaz it is a sad heart that never rejoices
üzgün olmayı alışkanlık edinenler bile her zaman üzgün olamaz it is a poor heart that never rejoices
her zaman en tepeyi hedefle hitch your wagon to a star
Colloquial
evinin kapısı misafirlerine her zaman açık olmak keep open house
her zaman gülümse always smile
tıpkı her zaman istediğimiz gibi just like we always wanted
Idioms
hemen hemen her zaman nine times out of ten
her zaman yorgun born tired
üzülmeye gerek yok kötü şeyler her zaman olur that's the way the cookie crumbles
kendi isteklerini bir kenara bırakıp her zaman başkaları için uğraşmak can't call one's soul one's own
her zaman bir sorun vardır if it ain't chickens it's feathers
kapım sana her zaman açık latch string is always out
hayat her zaman mutluluk vermez life isn't all beer and skittles
insan hak ettiğini her zaman alamaz desert and reward seldom keep company
kafanı takma (kazalar her zaman olur) accidents will happen
her zaman karşılaşılan durum just another day
her zaman karşılaşılan durum just another day's work
her zaman karşılaşılan durum just another day at the office
her zaman heyecan dolu there is never a dull moment
her zaman heyecan dolu never a dull moment
Speaking
her ne zaman isterseniz any time you want
her zaman kalbimdesin you are always in my heart
her zaman başarılı olamazsın you can't win 'em all
her zaman istediğini alamazsın you can't always get what you want
ben de her zaman öyle düşünmüşümdür i've always thought so
en kolay yol her zaman en iyisi değildir the easiest way isn't always the best
seni her zaman koruyacağım i'll always protect you
bunu her zaman yanında taşı keep that with you at all times
birinin çocuğunu kaybetmesi her zaman trajik olmuştur it's always so tragic when one loses a child
her zaman bir seçenek vardır there's always a choice
o her zaman doğruyu söylemeli he should always tell the truth
her zaman umut vardır there's always hope
her zaman yaptığı şeyleri yapıyor he's doing what he always does
her zaman yaptığı şeyleri yapıyor she's doing what she always does
her zaman açtılar they were always hungry
her zaman benimle konuşabilirsin you can always talk to me
her zaman değil not always
neden her zaman ben? why always me?
her zaman beraber olacağız we will always be together
her zaman başarılı olamazsın you can't be successful every time
sen her zaman benim kalbimde olacaksın you will be always in my heart
kapım sana/size her zaman açık my door is always open to you
yaşamak için her zaman bir neden vardır there is always a reason to live
yaşamak için her zaman bir sebep vardır there is always a reason to live
o her zaman doğruyu söyler he always tells the truth
her zaman yanında olmalı it's supposed to be with you at all times
her zaman bekleriz please visit us again
her zaman beklerim please visit us again
her zaman bekleriz you're always welcome
her zaman beklerim you're always welcome
her zaman beklerim come back anytime
her zaman bekleriz come back anytime
her zaman mutlu olamazsın you can't be happy all the time
her zaman iyi notlar alır she always gets good marks
her zaman istediğini elde edemezsin you can't always get what you want
bu her zaman işe yarar this one always works
her zaman kot giymez he doesn't usually wear jeans
tatillerde her zaman alanya'ya gideriz we always go to alanya on holidays
her zaman müzik dinlerim I always listen to music
ben her zaman insanlara ihtiyacı olduklarında yardım ederim I always help people when they need help
burası her zaman böyle soğuk mudur? is it always this cold in here?
burası her zaman böyle sıcak mıdır? is it always this hot in here?
burası her zaman böyle soğuk mu olur? is it always this cold in here?
burası her zaman böyle sıcak mı olur? is it always this hot in here?
sana her zaman açık oldum i've always been up front with you
birbirimizi her zaman seveceğiz we will always love each other
annem benim idolümdür her zaman my mother is always be my idol
her zaman iyisin you're always good
o her zaman olayların kötü tarafını düşünür he always thinks bad sides of the things
o her zaman olayların kötü tarafını düşünür she always thinks bad sides of the things
maraton her yıl ne zaman gerçekleşiyor? when does the marathon take place every year?
Slang
her zaman en yeni ve iyi ürünlere sahip olmayı istemek keep up with the joneses
Trade/Economic
vade tarihinden önce her zaman kullanılabilecek opsiyonlar american options
yapılış özelliği dolayısıyla zaman içinde her an geçerli olan bir özdeşlik accounting identity
müşteri her zaman haklıdır the customer is always right
her zaman dengede olan defter-i kebir self balancing ledger
Technical
her ne zaman whenever
Computer
her zaman çalıştır run always
her zaman ara always search
her zaman engelle always block
her zaman öner always suggest
her zaman görünsün always visible
her zaman değiştir always replace
her zaman izin ver always allow
her zaman üstte always on top
her zaman yedekle always create backup copy
her zaman kapalı always off
her zaman kapat always suspend
her zaman askıya al always suspend
her zaman görüntüle always display
her zaman gizle always hide
her zaman göster always show
her zaman sor always ask
her zaman açık always on
her zaman yedekle always create backup
işaretçiyi ve düğmeyi her zaman gizle hide pointer and button always
her zaman gizle hide always
Telecom
her zaman her yerde ubiquitous
Automotive
her zaman dört çekerli full time four-wheel drive
Marine
her zaman yüzer durumda always safely afloat
gemi her zaman olduğu gibi yüklenecek veya boşaltılacaktır ship to be loaded or discharged as customary
Botanic
her zaman yeşil kalan bitki evergreen