key - Turkish English Dictionary

key

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

key — Definition

Meaning:
anahtar, kilit nokta
Pronunciation (IPA):
(AmE /kiː/ – BrE /kiː/)
Part of speech:
İsim; Sıfat
Synonyms:
crucial element
Antonyms:
triviality

Meanings of "key" in Turkish English Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
key n. anahtar
Look at the scale in the key to calculate the distance by using a map.
Harita kullanarak mesafeyi hesaplamak için anahtar üzerindeki ölçeğe bakın.

More Sentences
key n. tuş
I dismantled the keys from the keyboard to clean it.
Temizlemek için klavyenin tuşlarını söktüm.

More Sentences
General
key n. cevap anahtarı
Please don't look at the key before you finish the test.
Lütfen testi bitirmeden cevap anahtarına bakmayın.

More Sentences
key n. kilit nokta
The key, of course, is decent State pensions, and funding them is a political choice.
Kilit nokta elbette ki makul devlet emeklilik maaşlarıdır ve bunların finansmanı siyasi bir tercihtir.

More Sentences
key n. kilit
Physiotherapists are key members of the health care team working in a challenging and rewarding profession.
Fizyoterapistler, zorlu ve ödüllendirici bir meslekte çalışan sağlık ekibinin kilit üyeleridir.

More Sentences
key n. perde
I can't sing this song in that key.
Bu şarkıyı o perdede söyleyemem.

More Sentences
key n. anahtar
Look at the scale in the key to calculate the distance by using a map.
Harita kullanarak mesafeyi hesaplamak için anahtar üzerindeki ölçeğe bakın.

More Sentences
key v. tuşlamak
You cannot key in numbers because the NumLock LED is off.
NumLock LED'i kapalı olduğu için rakamları tuşlayamazsın.

More Sentences
key adj. ana
A key focus of its activities is developing small and medium-sized businesses.
Faaliyetlerinin ana odak noktalarından biri küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesidir.

More Sentences
key adj. en önemli
That is the key difference compared with the current states in Europe.
Avrupa'daki mevcut devletlerle karşılaştırıldığında en önemli fark budur.

More Sentences
key adj. temel
Such a Europe must make the United States change its attitude on one key issue.
Böyle bir Avrupa, ABD'nin temel bir konudaki tutumunu değiştirmesini sağlamalıdır.

More Sentences
key adj. önemli
Confidence is always a key factor in any situation.
Güven her zaman her durumda önemli bir faktördür.

More Sentences
key adj. kilit
We should not minimise the ongoing debate in the United States on those key issues or leave them isolated.
Bu kilit konularda ABD'de devam eden tartışmaları küçümsememeli veya izole bırakmamalıyız.

More Sentences
Technical
key n. anahtar
Look at the scale in the key to calculate the distance by using a map.
Harita kullanarak mesafeyi hesaplamak için anahtar üzerindeki ölçeğe bakın.

More Sentences
key n. tuş
I dismantled the keys from the keyboard to clean it.
Temizlemek için klavyenin tuşlarını söktüm.

More Sentences
Computer
key n. klavye
His fingers ran swiftly over the keys.
Parmakları klavyenin üzerinde hızla hareket etti.

More Sentences
Telecom
key n. anahtar
Look at the scale in the key to calculate the distance by using a map.
Harita kullanarak mesafeyi hesaplamak için anahtar üzerindeki ölçeğe bakın.

More Sentences
key n. tuş
I dismantled the keys from the keyboard to clean it.
Temizlemek için klavyenin tuşlarını söktüm.

More Sentences
Automotive
key n. anahtar
Look at the scale in the key to calculate the distance by using a map.
Harita kullanarak mesafeyi hesaplamak için anahtar üzerindeki ölçeğe bakın.

More Sentences
Linguistics
key n. anahtar
Look at the scale in the key to calculate the distance by using a map.
Harita kullanarak mesafeyi hesaplamak için anahtar üzerindeki ölçeğe bakın.

More Sentences
Geography
key n. (ufak ve düz) ada
The famous actor bought an island from the Florida keys.
Ünlü aktör Florida adalarından bir ada satın aldı.

More Sentences
Music
key n. (ana) ton
The piece is composed with a tune in the key of E major.
Parça Mi majör tonunda bir melodi ile bestelenmiştir.

More Sentences
General
key n. şifre cetveli
key n. tuş (klavyede)
key n. zemberek kurgusu
key n. kurma sapı
key n. maniple
key n. çözüm yolu
key n. açar
key n. kurgu
key n. rumuz
key n. dil
key n. ses perdesi
key n. çözüm
key n. etiket
key n. açıklayıcı ve basitleştirilmiş tablo
key n. çeşitli sembollerin anlamlarını gösteren liste
key n. düşünce tarzı
key n. ses perdesi
key n. tasnif
key n. anahtar kart
key n. kart anahtar
key n. konuşmada benimsenen üslup
key n. hitabet tarzı
key n. istenen sonuca ulaşmak için kullanılan araç
key n. erişim için gerekli araç
key n. kontrol etmek için gerekli araç
key n. ruh hali
key n. ayırt edici tarz
key n. yorumlamaya yarayan şey
key n. tanımlamaya yarayan şey
key n. ipucu
key v. uydurmak
key v. akort etmek
key v. coşturmak
key v. anahtarlamak
key v. sıkıştırmak
key v. kilitlemek
key v. tuşlara basmak
key v. tutturmak
key v. tespit etmek
key v. (bilgisayara) girmek
key v. anahtar yapmak
key v. kitabı okurken notlar almak
key v. çözmek
key v. çözüm bulmak
key v. (canlı türü) sınıflandırmak
key v. tuşa basmak
key v. uyumlu hale getirmek
key v. ayarlamak
key v. uyarlamak
key v. dikkatini vermek
key v. önemsemek
key v. çeşitli sembollerin anlamlarını gösteren bir liste vermek
key v. anahtarla çizerek zarar vermek
key v. anahtarla çizerek şeklini bozmak
key v. renk anahtarıyla üretmek
key v. renk anahtarına göre düzenlemek
key v. renk anahtarı kullanmak
key v. dikkat kesilmek
key v. odaklanmak
key v. çok büyük önem arz etmek
key v. en önemli unsur olmak
key adj. asli
key adj. baş
key adj. esas
Colloquial
key n. kilo
key n. kilogram
Trade/Economic
key n. ana sanayi
key n. temel sanayi
key n. temel para
Law
key v. anahtarla (arabanın) boyasını çizmek
Technical
key n. açkı
key n. anahtarı
key n. açar
key n. derz dişi
key n. dil
key n. kama
key n. kontak anahtarı
key n. maniple
key n. somun anahtarı
key n. tesbit kaması
key n. vida anahtarı
key v. devreye sokmak
key v. kilitlemek
key v. kiplemek
key v. vericiyi çalıştırmak
Computer
key n. şifre
Informatics
key n. veri tabanında veya başka bilgisayar dosyalarında yer alan kayıtları tanımlayan karakter grubu
Architecture
key n. kemerin en yüksek noktasında bulunan kilit taşı
key n. yüzeyde oluklar açarak ya da yüzeyi kazıyarak daha iyi yapışma sağlama
key n. yüzeye kaba bir sıva uygulayarak daha iyi yapışma sağlama
key v. (kemerde) kilit taşı kullanmak
key v. (kemere) kilit taşı koymak
Automotive
key n. allen anahtarı
key n. kama
key n. zımparalı yüzey
key v. çizmek
Railway
key n. rayın sabit durması için ray ve ray yatağı arasına konulan ahşap bir takoz
Printing
key v. simgeler kullanarak nüsha veya eserin mizanpajını yapmak
Biology
key n. bir grup canlının sınıflandırma sırasında kullanılan ayırt edici özellikleri
key v. (biyolojik numuneyi) tanımlamak
key v. (biyolojik numunenin) ne olduğunu belirlemek
Botanic
key n. akçaağaç tohumu
key n. samara
key n. kanatlı meyve
key n. dişbudak ağacının yemişi
Education
key n. edebiyat, sanat veya müzik eserlerini açıklayan metin
Linguistics
key n. biçem düzlemi
key n. davranca
Geography
key n. açık denizde düz kayalık
key n. açık denizde düz ada
Sport
key v. etkinliğini kısıtlamak için karşı takım oyuncusunu yakın takibe almak
key v. diğer oyuncunun hareketlerine bakarak kendi sırasını kontrol etmek
Basketball
key n. serbest atış bölgesi
key n. üç saniye koridoru
key n. sahanın her iki ucunda saha çizgisi ve faul çizgisi arasındaki alan
Music
key n. tonalite
key n. majör veya minör gamın esas notası
Painting
key n. hakim renk
key n. ana renk
key v. renkleri ayarlamak
key v. renkleri uyumlu kılmak
Photography
key n. video ve fotoğraflarda belirli kısımların renk anahtarı yardımıyla başka görüntü ile değiştirilmesi
key v. (video veya fotoğraf) belirli kısımları renk anahtarı yardımıyla başka görüntü ile değiştirmek
Engineering
key n. lejant
key n. harita üzerindeki açıklayıcı bilgiler
Slang
key n. sigara paketi
key n. 1 kilo uyuşturucu madde
key n. bir kilo kenevir/esrar

Meanings of "key" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
skeleton key n. maymuncuk
General
key idea n. kilit fikir
key position n. önemli yer
ignition key n. ateşleme anahtarı
sending key n. maniple
master key n. ana anahtar
key word n. madde başı sözcük
break key n. kesme tuşu
key position n. kilit noktası
key sending n. tuşla gönderme
key criterion n. temel ölçüt
key official n. anahtar yetkili
winding key n. kurgu
car key n. araba anahtarı
minor key n. minör anahtarı
major key n. majör perdesi
key position n. kilit yeri
church key n. kilise anahtarı
master key n. maymuncuk
key fob n. anahtarlık
key industry n. ana sanayi
key person n. kilit noktası
key position n. anahtar konum
clock key n. kurgu
pass key n. maymuncuk
key position n. yetkili mevki
skeleton key n. kilit açmak için maymuncuk
key maker n. açkıcı
latch key n. kapı anahtarı
key combination n. tuş dizisi
key ring n. anahtarlık
key bounce n. tuş tutukluğu
key fossil n. kılavuz fosil
key resistance n. ana direnç
key word n. anahtar kelime
key word n. şifre
soft key n. yumuşak anahtar
key point n. kilit noktası
key holder n. anahtarlık
key plug n. anahtar deliği
key staff n. anahtar personel
allocation key n. dağıtım anahtarı
key criterion n. ana kriter
key card n. anahtar kartı
key money n. hava parası
key advisor n. başdanışman
key position n. çok önemli durum
key man n. üstün adam
key depot n. özel depo
key item n. temel madde
key point n. kilit nokta
key activities n. ana faaliyetler
key area n. kilit bölge
key phrase n. anahtar cümle
key post n. kilit kadro
key witness n. en önemli tanık
cipher key n. şifre anahtarı
key man n. kilit adam
key law n. kilit yasa
key people n. kilit kişiler
key point (about something) n. bir işin püf noktası
key point (about something) n. işin püf noktası
key feature n. ana özellik
key feature n. temel özellik
key features n. kilit özellikler
key feature n. kilit özellik
key actor n. önemli aktör
key actor n. kilit aktör
the key part (of a matter) n. püf nokta
key message n. kilit mesaj
alternate key n. seçenek anahtar
key figure n. anahtar figür
key figure n. en önemli figür
option key n. seçme tuşu
key importance n. kilit önem
key technical personnel n. anahtar teknik personel
key skills n. anahtar beceriler
key lock n. tuş kilidi
duplicate key n. yedek anahtar
spare key n. yedek anahtar
spare room key n. yedek anahtar
enter key n. gir tuşu
key-maker n. anahtarcı
key-hole n. anahtar deliği
gib-headed key n. burunlu kama
car-key n. araç anahtarı
gib-headed key n. başlı kama
turn-key basis n. anahtar teslimi
turn-key cost n. teslim fiyatı
telegraph key n. mors alfabesi
key stage n. ingiltere'de milli eğitim programının dört basamağından her biri
key concern n. asıl merak konusu
key concern n. asıl endişe konusu
key concern n. asıl iştigal alanı
public key n. kamusal anahtar
key technology n. anahtar teknoloji
safety interlock key n. güvenlik kilidi anahtarı
key difference n. esas farklılık
key differences n. anahtar farklılıklar
key differences n. esas farklılıklar
key differences n. temel farklılıklar
key difference n. anahtar farklılık
key difference n. temel farklılık
key consideration n. kilit faktör
key issue n. temel mesele
key element n. ana unsur
key issue n. ana mesele
key element n. temel öğe
key element n. temel eleman
key element n. temel unsur
key issue n. anahtar mesele
key aspect n. kilit nokta
key aspect n. kilit durum
key aspect n. kilit unsur
key aspect n. anahtar nokta
key money n. kapora
key study n. anahtar çalışma
key tone n. tuş tonu
key factor n. kilit unsur
a key role n. önemli bir rol
a key role n. büyük bir rol
key plan n. anahtar plan
key and door n. anahtar ve kapı
church key n. şişe açacağı
church key n. (şişe) açacak
key parameters n. anahtar parametreler
key parameters n. önemli parametreler
key term n. anahtar terim
key to the success n. başarının anahtarı
key card n. bankamatik kartı
key participant n. temel/anahtar katılımcı
key competence n. kilit beceri
key competence n. anahtar beceri
a low-key ceremony n. sade bir tören
key determinant n. temel belirleyici
key location n. kilit nokta
key facts n. önemli gerçekler
the key slipping into a lock n. kilide giren anahtar
the key entering a lock n. kilide giren anahtar
hash key n. kare tuşu
church key n. teneke açacağı
key groove n. anahtar oluğu
key chain n. anahtarlık
key findings n. temel bulgular
hash key # n. kare tuşu
hash key # n. kare işareti
key concept n. ana kavram
key person n. kilit isim
key issues n. ana sorunlar
key issues n. önemli sorunlar