offer - Turkish English Dictionary
History

offer

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "offer" in Turkish English Dictionary : 61 result(s)

English Turkish
Common Usage
offer v. teklif vermek
offer v. önermek
offer v. teklif etmek
offer v. sunmak
offer n. arz
offer n. öneri
offer n. takdim
offer n. teklif
General
offer v. (direniş/şiddet) göstermek
offer v. beğenisine sunmak
offer v. ortaya çıkmak
offer v. ikram etmek
offer v. adamak
offer v. bildirmek
offer v. takdim etmek
offer v. vermek
offer v. arzetmek
offer v. sağlamak
offer v. sunmak
offer v. teklif sunmak
offer v. beğeniye sunmak
offer v. teklif etmek
offer v. arz etmek
offer v. piyasaya sunmak
offer v. satışa çıkarmak
offer v. satışa sunmak
offer v. sunulan şey
offer v. takdim edilen şey
offer v. (savaş) açmak
offer v. (savaşa) girişmek/tutuşmak
offer v. (karşı) koymak
offer v. yeltenmek
offer v. (şükran/teşekkür) sunmak
offer v. (olanak/fırsat) düşmek
offer v. (olanak/fırsat) çıkmak
offer n. fiyat teklifi
offer n. sunum
offer n. sunma
offer n. satışa çıkarma
offer n. sunu
offer n. peşkeş
offer n. adak
offer n. bağış
offer n. icap
offer n. öneri
offer n. teklif
offer n. evlenme teklifi
offer n. evlilik teklifi
Trade/Economic
offer v. arz etmek
offer v. teklif etmek
offer v. teklifte bulunmak
offer n. icap
offer n. mal teklifi
offer n. oferto
offer n. piyasaya sunma
offer n. satışa arz
offer n. satış
offer n. teklif
Law
offer n. icap
Technical
offer v. önermek
offer v. teklif etmek

Meanings of "offer" with other terms in English Turkish Dictionary : 315 result(s)

English Turkish
General
offer resistance v. direnmek
offer a solution v. çözüm sunmak
give an offer v. teklif vermek
offer battle v. savaş açmak
offer a solution v. çözüm önerisinde bulunmak
offer resistance v. karşı koymak
offer an opinion v. arz etmek
offer for sale v. satılığa çıkarmak
prepare an offer v. teklif hazırlamak
offer oneself v. meydana atılmak
withdraw an offer v. teklifi geri çekmek
take someone up on his offer v. birinin teklifini kabul etmek
withdraw one's offer v. teklifi geri çekmek
offer thanks v. allah'a şükretmek
offer a solution v. çözüm önerisi getirmek
offer thanks v. allah'a şükranlarını sunmak
make an offer v. teklif götürmek
offer resistance v. dayanmak
make an offer v. teklifte bulunmak
take someone up on her offer v. birinin teklifini kabul etmek
offer oneself v. ortaya atılmak
offer an alternative v. alternatif sunmak
offer a solution v. çözüm önermek
offer to tourism v. turizme açmak
offer one's experiences v. deneyim sunmak
offer tea v. çay ikram etmek
offer (someone) tea v. çay ısmarlamak
offer somebody with an opportunity v. olanak sunmak
offer somebody with an opportunity v. olanak sağlamak
offer advantage v. avantaj sunmak
offer an employment opportunity v. iş imkanı sunmak
offer a business opportunity v. iş imkanı sunmak
offer someone health service v. sağlık hizmeti sunmak
offer someone health service v. sağlık hizmeti vermek
offer someone discount v. iskonto vermek
offer someone employment v. iş sunmak
offer service v. hizmet sunmak
offer service v. hizmet vermek
offer someone opportunity v. olanak sağlamak
offer diversity v. çeşitlilik sunmak
offer variety v. çeşitlilik sunmak
offer variety v. çeşitlilik kazandırmak
offer quality service v. kaliteli hizmet sunmak
offer somebody an opportunity v. fırsat sunmak
propose an offer v. teklif sunmak
make an offer v. teklif sunmak
offer advantage v. avantaj yaratmak
present an offer v. teklif sunmak
offer an alternative v. seçenek sunmak
offer a choice v. seçenek sunmak
offer an option v. seçenek sunmak
offer advantage v. avantaj vermek
offer consulting service v. danışmanlık hizmeti vermek
offer a suggestion v. öneri sunmak
offer a suggestion v. öneri teklif etmek
offer resignation v. istifa sunmak
accept the offer v. teklif kabul etmek
submit an offer v. teklif sunmak
offer condolence v. taziye sunmak
accept the offer v. teklifi kabul etmek
offer an insight into v. açılım sunmak
offer an insight into v. açılım yaratmak
send an offer v. teklif göndermek
offer someone an apology v. özür sunmak
offer opportunity v. imkan sunmak
offer to market v. piyasaya sunmak
offer to market v. piyasaya arzetmek
offer chance v. imkan sunmak
offer an insight into v. -e ışık tutmak
offer oneself v. kendini takdim etmek
consider an offer v. teklifi değerlendirmek
consider an offer v. teklif değerlendirmek
evaluate an offer v. teklif değerlendirmek
evaluate an offer v. teklifi değerlendirmek
offer great discounts v. büyük indirimler yapmak
offer great discounts v. büyük indirimler sunmak
offer a hand of friendship v. dostluk eli uzatmak
make use of an offer v. tekliften yararlanmak
offer assistance v. yardım talebinde bulunmak
decline an offer v. teklifi reddetmek
offer bribe v. rüşvet teklif etmek
offer a bribe v. rüşvet teklif etmek
offer a suggestion v. teklif yapmak
offer a suggestion v. teklif etmek
(an offer to be) rebuffed v. (öneri) geri çevrilmek
offer lunch v. öğle yemeği vermek
offer for consideration v. görüş almak
offer a remedy v. çare sunmak
offer a remedy v. çözüm sunmak
offer a solution v. çare sunmak
offer something for the benefit of someone v. yararına sunmak
offer someone a job v. birine bir iş teklif etmek
offer counselling services v. rehberlik/danışmanlık hizmeti vermek
offer a lifeline v. yardım eli uzatmak
offer condolence v. başsağlığı dilemek
offer a good salary v. iyi bir maaş teklif etmek
offer wine v. şarap ikram etmek
offer interest v. ilgi sunmak
offer a product v. ürün sunmak
turn down an offer v. bir öneriyi geri çekmek
turn down an offer v. bir teklifi geri çevirmek
tender offer n. ince teklif
offer and acceptance n. icap ve kabul
price offer n. fiyat teklifi
marriage offer n. evlenme teklifi
voluntary offer agreement n. gönüllü incelemeye açma anlaşması
special offer n. ucuzluk
tender offer n. aleni pay alım teklifi
job offer n. iş teklifi
counter offer n. karşı teklif
limited offer n. sınırlı teklif
official offer n. resmi teklif
pre-offer n. ön teklif
attractive offer n. cazip teklif
collaboration offer n. işbirliği teklifi
offer of collaboration n. işbirliği teklifi
dating offer n. çıkma teklifi
dating offer n. arkadaşlık teklifi
solution offer n. çözüm önerisi
a job offer n. bir iş teklifi
fair offer n. adil teklif
other things on offer n. sunulan diğer imkanlar
an offer too good to refuse n. reddedilmeyecek kadar iyi bir teklif
offer of assistance n. yardım teklifi
offer of help n. yardım teklifi
offer list n. teklif listesi
open offer n. açık teklif
generous offer n. cömert teklif
tempting offer n. cazip teklif
offer letter n. teklif mektubu
on offer adv. satılık
Phrasals
offer for (one) to (do something) v. (birine bir şey yapmasını) önermek
offer for (one) to (do something) v. (birine) (avantajlı bir şey) önerisinde bulunmak
offer for (one) to (do something) v. (birinin yararına olacak bir şey) teklif etmek
offer something up (to someone or something) v. (birine/bir şeye) bir şey sunmak
offer something up (to someone or something) v. (birine/bir şeye) bir şey vermek
offer something up (to someone or something) v. (birine/bir şeye) teşekkürlerini, şükranlarını, minnetini sunmak
offer something up (to someone or something) v. (birine/bir şeye) bir şey takdim etmek
offer up v. bir şey sunmak
offer up v. bir şey takdim etmek
offer up v. bir şey adamak
offer up v. minnetini, dualarını sunmak
offer up v. bir şey bağışlamak
offer up v. bir şey ikram etmek
Phrases
on offer expr. önerilen
below you can find our offer expr. teklifimizi aşağıda bulabilirsiniz
below you can find our offer expr. teklifimiz aşağıda yer almaktadır
we hope our offer meets your expectations expr. teklifimizin ihtiyaçlarınızı karşılayacağını ümit ederiz
Colloquial
have something to offer v. çekici bir özelliği/yeteneği olmak
have something to offer v. cazip bir özelliği/yeteneği olmak
have something to offer v. başkalarına yarar sağlayabilecek bir özelliği/yeteneği olmak
have something to offer v. sunacak bir özelliği/yeteneği olmak
have something to offer v. birinin istediği bir şeye sahip olmak
have something to offer v. birinin isteklerini karşılayacak özelliğe/özelliklere sahip olmak
have something to offer v. birinin isteklerine cevap verecek bir şeye/şeylere sahip olmak
an offer that can't be refused n. geri çevrilemeyecek bir teklif
an offer that cannot be refused n. geri çevrilemeyecek bir teklif
an offer one can't refuse n. geri çevrilemeyecek bir teklif
an interesting offer n. ilginç bir teklif
an offer that cannot be refused n. reddedilemeyecek bir teklif
an offer that can't be refused n. reddedilemeyecek bir teklif
an offer one can't refuse n. reddedilemeyecek bir teklif
a first-time last-time offer n. ya şimdi ya hiç teklifi
Idioms
offer someone a carrot v. bir ödül karşılığında kandırmaya çalışmak
offer someone a carrot v. mükafat vaat ederek bir işi yaptırmaya çalışmak
offer someone a carrot v. bir mükafatla teşvik etmek
offer someone a carrot v. bir ödülle motive etmek
offer the moon v. dünyaları teklif etmek
make someone an offer one cannot refuse v. reddedemeyeceği bir teklif yapmak
make an offer one cannot refuse v. reddedemeyeceği bir teklif sunmak
make someone an offer one cannot refuse v. reddedemeyeceği bir teklifte bulunmak
make an offer one cannot refuse v. reddedemeyeceği bir teklifte bulunmak
give someone an offer one cannot refuse v. reddedemeyeceği bir teklif yapmak
make someone an offer one cannot refuse v. reddedemeyeceği bir teklif sunmak
give someone an offer one cannot refuse v. reddedemeyeceği bir teklif sunmak
make an offer one cannot refuse v. reddedemeyeceği bir teklif yapmak
give someone an offer one cannot refuse v. reddedemeyeceği bir teklifte bulunmak
make someone an offer v. teklifte bulunmak
offer an olive branch v. zeytin dalı uzatmak
offer affordance v. olanak sağlamak
offer affordance v. zemin hazırlamak
offer affordance v. olanak vermek
offer affordances v. olanak sağlamak
offer affordances v. zemin hazırlamak
offer affordances v. olanak vermek
Speaking
you're so kind to offer this expr. bunu teklif etmen büyük incelik
what do you offer me? expr. bana ne sunuyorsunuz?
is that an offer? expr. bu bir teklif mi?
you're very kind to offer this expr. bunu teklif etmen büyük incelik
accept my job offer expr. iş teklifimi kabul et
I accept your job offer expr. iş teklifini kabul ediyorum
I'm gonna make him an offer he can't refuse expr. ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım
my offer still stands expr. teklifim hala geçerli
if you are interested in our offer expr. teklifimizle ilgilenmeniz durumunda
if your offer still stands expr. teklifin hala geçerli ise
Trade/Economic
make an offer v. arz etmek
offer to public v. halka arz etmek
get an offer v. iş teklifi almak
tender offer v. ortaklara pay senetlerini satın almaları için doğrudan teklifte bulunmak
offer for sale v. satılığa çıkarmak
offer for sale v. satışa sunmak
make an offer v. teklif etmek
make an offer v. teklifte bulunmak
retract an offer v. teklifi geri çekmek
make an offer v. teklif yapmak
wait for an offer v. teklif beklemek
make an offer v. teklif geçmek
request an offer from v. teklif istemek
offer price n. arz fiyatı
tender offer n. aleni pay alım teklifi 
exchange offer n. alım-satım teklifi
tender offer n. artırma veya azaltma teklifi
best and final offer n. en iyi ve son teklif
divesting business offer n. elden çıkarma işi teklifi
divesting business offer period n. elden çıkarma işi teklifi süresi
soft corporate offer n. esnek kurumsal teklif
soft offer n. esnek teklif
price offer n. fiyat teklifi
standing offer n. geçerliliğini koruyan teklif
valid offer n. geçerli teklif
standing offer n. geçerli teklif
real-time offer n. gerçek zamanlı teklif
hidden offer n. gizli teklif
general cash offer n. genel arz
hidden offer n. gizli öneri
public offer n. halka arz
tender offer n. ihale yoluyla satış
employment offer n. iş teklifi
second divesting business offer n. ikinci elden çıkarma işi teklifi
tender offer n. ihale yolu ile satış
tender offer n. ihale
tender offer n. ihale teklifi
special offer n. kampanya
counter offer n. karşı teklif
firm offer n. kesin öneri
firm offer n. kesin teklif
partial offer n. kısmi teklif
firm offer n. kesin teküf
corporate offer n. kurumsal teklif
loan offer n. kredi teklifi
wage offer n. maaş/ücret teklifi
financial offer n. mali teklif
london interbank borrowing offer rate n. londra bankalararası para piyasası faiz oranı
global offer n. küresel teklif
london interbank offer rate n. londra bankalararası faiz oranı
counter offer n. mukabil icap
counter offer n. mukabil teklif
counter offer n. mukabil öneri
freight offer n. navlun teklifi
partnership offer n. ortaklık teklifi
offer for partnership n. ortaklık teklifi
special offer n. özel teklif
special offer n. özel indirim
private offer notice n. özel teklif bildirimi
special price offer n. özel fiyat teklifi
offer to pay n. ödeme teklifi
special offer n. promosyon
sales offer n. satış teklifi
offer price n. satış fiyatı
tender offer n. satın alma teklifi
revised offer n. revize edilmiş/değiştirmiş teklif
we would like to make you the following offer n. size aşağıdaki teklifi yapmak istiyoruz
verbal offer n. sözlü teklif
stock tender offer n. şirket hisselerine yapılan alım teklifi
total product offer n. toplam ürün teklifi
offer list n. ticaret müzakerelerine katılan bir ülkenin sunduğu önlemler listesi
global offer n. toplu teklif
offer validity n. teklif geçerlilik süresi
letter of offer n. teklif mektubu
preparing an offer n. teklif hazırlama
offer price n. teklif fiyatı
offer curves n. teklif eğrileri
offer letter n. teklif yazısı
offer curve n. teklif eğrisi
offer request n. teklif isteme
offer validity time n. teklif geçerlilik süresi
general cash offer n. tüm yatırımcılara açık menkul kıymet ihracı
offer date n. teklif tarihi
offer request n. teklif isteği
or nearest offer (ono) n. veya en yakın teklif
box top offer n. ürün ambalajını iade edip ürünü satın aldığını gösteren müşteriye verilen ikramiye
mandatory tender offer n. zorunlu çağrı
mandatory tender offer n. zorunlu olarak çağrıda bulunma
Law
offer a proof v. delil sunmak
refuse an offer v. icabı reddetmek
offer bribe to v. rüşvet teklif etmek
retract an offer v. tekliften sarfınazar etmek
firm offer n. firma teklifi
offer and acceptance n. icap ve kabul
withdrawal of offer n. icabın iptali
withdraw of offer n. icabın geri alınması
counter-offer n. karşı teklif
counter-offer n. mukabil öneri
preemptive offer of shares n. payların rüçhan hakkı
Politics
avail oneself of an offer v. bir tekliften yararlanmak
Insurance
offer and acceptance n. teklif ve kabul
Advertising
hidden offer n. gizli teklif
advertisement offer n. reklam teklifi
ad offer n. reklam teklifi
Technical
offer up v. koymak
offer up v. takmak
offer up v. yerleştirmek
fixed-price offer n. sabit fiyat teklifi
Computer
offer id n. öneri no
special offer n. özel indirim
special offer n. özel teklif
free offer n. ücretsiz teklif
offer draw expr. beraberlik öner
Telecom
segmenting service offer n. bölümlü hizmet sunumu
service offer n. hizmet teklifi
bundled offer n. paket teklif/ayrıştırılmamış teklif
reference interconnection offer n. referans arabağlantı teklifi
Military
letter of offer and acceptance n. teklif ve kabul mektubu
British Slang
offer someone out v. birine meydan okumak
offer someone out v. birini kavga etmeye çağırmak