sole - Turkish English Dictionary
History

sole

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "sole" in Turkish English Dictionary : 28 result(s)

English Turkish
Common Usage
sole n. ayak tabanı
sole n. taban
sole adj. yegane
sole adj. tek
General
sole v. ayakkabıyı pençelemek
sole v. ayakkabıya taban koymak
sole v. pençe vurmak (ayakkabıya)
sole v. ayakkabıya pençe vurmak
sole v. pençe vurmak
sole v. taban koymak
sole v. pençelemek (ayakkabıyı)
sole n. pençe
sole n. taban
sole n. dilbalığı
sole n. kaide
sole n. ayakkabıya ait taban
sole n. pençe (ayakkabı)
sole n. ayak tabanı
sole n. taban (ayakkabıya ait)
sole n. ayakkabı tabanı
sole adj. özel
sole adj. bekar
sole adj. yalnız
sole adj. sadece
sole adj. biricik
sole adv. ancak
Anatomy
sole ayak tabanı
Gastronomy
sole dil balığı

Meanings of "sole" with other terms in English Turkish Dictionary : 152 result(s)

English Turkish
General
sole a shoe v. pençe vurmak
half-sole v. ayakkabıya yarım pençe vurmak
half-sole v. yarım pençe vurmak
half-sole v. yarım pençe vurmak (ayakkabıya)
be the sole judge of v. tek yargılayıcısı olmak
gray sole n. gri dilbalığı
outer sole n. dış taban
half sole n. yarım pençe
sole corporation n. tek kişi firması
half sole n. gizli pençe
shoe sole n. ayakkabı pençesi
outer sole n. ayakkabı tabanının en dış bölümü
lemon sole n. kızıldil
sole plate n. tabanlık
sole agent n. tek yetkili mümessil
sole risk n. tek risk
sole discretion n. sorumluluğu tamamen kendisinde olma
sole discretion n. yegane takdir yetkisi
sole responsible n. tek sorumlu
sole responsibility n. tek sorumluluk
sole responsible n. yegane sorumlu
sole agent n. tek temsilci
sole representative n. tek temsilci
outer-sole n. ayakkabı tabanının en dış bölümü
sole responsibility n. yegane sorumluluk
inner sole n. ayakkabı keçesi
sole perpetrator n. tek fail
sole remedy n. tek çıkar yol
sole remedy n. tek çare
shoe with soft sole n. yumuşak tabanlı ayakkabı
sole benefit n. yegane fayda/yarar
sole factor n. tek faktör
sole source n. tek kaynak
sole source n. yegane kaynak
sole purpose n. yegane amaç
sole purpose n. tek amaç
one's sole wish n. yegane isteği
one's sole wish n. tek arzusu
sole survivor n. tek kurtulan
sole survivor n. tek kazazede
sole survivor n. bir kazadan veya felaketten sağ kurtulan tek kişi
sole participant n. yegane iştirakçi
at one’s sole discretion adv. kendi takdirine bağlı olarak
at one’s sole discretion adv. uygun göreceği biçimde
at one’s sole discretion adv. tamamen kendi takdirinde
under our sole responsibility adv. sadece bizim sorumluluğumuzda
under our sole responsibility adv. tek sorumlusu biz olarak
under our sole responsibility adv. bizim yegane sorumluluğumuzda
at its sole discretion adv. kendi karar yetkisi dahilinde
at its sole discretion adv. kendi takdirinde
at its sole discretion adv. sırf kendi keyfiyetine göre
at its sole discretion adv. kendi takdirine bağlı
at its sole discretion adv. kendi inisiyatifine göre
at its sole discretion adv. kendi takdirine göre
at its sole discretion adv. sadece kendi keyfiyetine göre
Phrases
at its sole cost and expense masrafı kendisine ait olmak üzere
at its sole discretion tamamen kendi takdirine bağlı olarak
from sole to crown tepeden tırnağa
under our sole responsibility tek sorumluluk sahibi taraf olarak
under our sole responsibility tüm sorumluluğu üstlenerek
Speaking
you are my sole heir sen benim tek mirasçımsın
Trade/Economic
sole agency tek acente
sole heir tek mirasçı
sole stockholder yegane hissedar
sole proprietor tek başına işletme kuran kişi
sole proprietorship şahıs şirketi
sole proprietorship tek kişilik şahıs işletmesi
sole agency genel acentelik
sole agent genel acente
sole trustee tek yediemin
sole proprietorship tek sahiplik
sole corporation tek kişilik şirket
sole right tek hak
sole proprietor tek mal sahibi
sole owner tek sahip
sole director tek yönetici
sole bill tek nüsha düzenlenen bono
sole proprietor tek malik
sole trade tekel
corporation sole tek kişili tüzel kişi
sole bargaining agent toplu sözleşme yapmaya yetkili tek sendika
corporation sole tek kişili tüzelkişi
sole trader kendi hesabına çalışan girişimci
sole trader bağımsız tüccar
sole distributor genel dağıtıcı
sole distributor tek dağıtıcı
sole distributor umumi müvezzi
sole agent yegane temsilci
sole agent umumi acente
sole distributor yegane dağıtıcı
sole representative tek temsilci
sole signing authority tek imza yetkisi
sole proprietorship şahıs işletmesi
sole stockholder tek hissedar
sole shareholder tek hissedar
sole and exclusive liability tek ve yegane sorumluluk
Law
sole proprietorship tek sahipli şirket
in its sole discretion tamamen kendi takdirine bağlı olarak
sole arbitrator tek hakem
sole proprietorship tek mülkiyet
sole custody boşanmalarda çocuğun velayetinin mahkeme kararıyla ebeveynlerinden (annesine veya babasına) birine verilmesi
sole bargaining agent işçiler ve işverenler adına toplu sözleşme yapmaya yetkili tek sendika
sole ownership tek mülkiyet
sole heir tek mirasçı
sole heir umumi mirasçı
sole heir yegane mirasçı
sole property right yegane mülkiyet hakkı
sole property owner yegane malik
sole right imtiyaz
sole proprietor tek malik
sole proprietor tek sahip
sole proprietorship tek sahiplik
sole proprietorship tek maliklik
sole and exclusive owner of tek ve yegane sahibi
sole and exclusive remedy tek ve yeğane çare/çözüm
Politics
sole article tek madde
Technical
soft molded rubber sole yumuşak kalıplanmış lastik taban
moulded rubber sole kalıplanmış lastik ayakkabı tabanı
neolith sole sheet neolit taban levha
bogie sole bar beşik boy kirişi
bogie sole bar boji kirişi
full-sole yekpare taban
lower sole bar member alt bağlantı
top sole bar member üst bağlantı
sole plate selet
oven sole-brick fırın taban tuğlası
test sole deney tabanı
sole plate taban plakası
Textile
half-sole yarı taban
plastic sole lastik tabanlı
upper sole adhesion üst taban yapışması
Construction
sole-piece dayak yastığı
sole-flue taban kanalı
sole leather taban köselesi
sole plate taban plakası
Automotive
sole proprietorship şahıs şirketi
Gastronomy
fried sole dil balığı tavası
fillets of sole dil balığı filetosu
sole fish dil balığı
smoked sole dil balığı füme
Marine Biology
whiskered sole tekyüzgeçli dilbalığı
adriatic sole dil balığı
whiskered sole dil balığı
klein's sole dil balığı
common sole dil balığı
foureyed sole dil balığı
sand sole dil balığı
thickback sole lekeli dil balığı
thickback sole dil balığı
foureyed sole benekli dilbalığı
wedge sole dil balığı
Military
sole storage and issue responsibility depolama ve dağıtma esas sorumluluğu