weld - Turkish English Dictionary

weld

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

weld — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /wɛld/ – BrE /weld/)
Part of speech:
Fiil: weld (welds – welded – welding); İsim: weld (welds)
Synonyms:
fuse, bond
Antonyms:
separate, detach

Meanings of "weld" in Turkish English Dictionary : 19 result(s)

English Turkish
Common Usage
weld n. kaynak
Since the hedge seems strong inside, it might only need a weld on the outside.
Çitin içi sağlam göründüğünden, sadece dış tarafına kaynak yapılması gerekebilir.

More Sentences
weld v. kaynak yapmak
The newcomers didn't know how to weld.
Yeni gelenler nasıl kaynak yapılacağını bilmiyordu.

More Sentences
General
weld v. kaynatmak
Tom welded the two pipes together.
Tom iki boruyu birbirine kaynattı.

More Sentences
weld v. tek bir yapıda birleştirmek
Our job was to weld the players into a single team.
Bizim işimiz oyuncuları tek bir takım haline getirmekti.

More Sentences
Technical
weld v. kaynak yapmak
The newcomers didn't know how to weld.
Yeni gelenler nasıl kaynak yapılacağını bilmiyordu.

More Sentences
weld v. kaynaklamak
This nickel alloy has excellent weldability and is frequently used to weld AL-6XN.
Bu nikel alaşımı mükemmel kaynaklanabilirliğe sahiptir ve AL-6XN'yi kaynaklamak için sıklıkla kullanılır.

More Sentences
weld v. kaynaklamak
This nickel alloy has excellent weldability and is frequently used to weld AL-6XN.
Bu nikel alaşımı mükemmel kaynaklanabilirliğe sahiptir ve AL-6XN'yi kaynaklamak için sıklıkla kullanılır.

More Sentences
Automotive
weld n. kaynak
Since the hedge seems strong inside, it might only need a weld on the outside.
Çitin içi sağlam göründüğünden, sadece dış tarafına kaynak yapılması gerekebilir.

More Sentences
General
weld v. kaynak yaparak birleştirmek
weld v. sıkıca birleştirmek
weld v. lehimlemek
weld v. kaynamak
weld v. birleştirmek
Technical
weld n. birleştirme
weld n. kaynak yeri
weld n. kaynak dikişi
Botanic
weld n. muhabbet çiçeği
weld n. eşekçitlimi
Geography
weld n. maine eyaletinde yerleşim yeri

Meanings of "weld" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
fillet weld n. açı kaynağı
fillet weld n. dolgu kaynak
fillet weld n. bindirme kaynak
fillet weld n. dolgu kaynağı
weld up v. kaynaklamak
Phrasals
weld (someone and someone else) together v. (birbirlerine) kaynaştırmak
weld together v. birbirine kaynatmak/kaynaştırmak
weld together v. arasında bağ oluşturmak
weld together v. bir araya getirmek
weld together v. birleştirmek
weld together v. birbirine bağlamak
weld together v. birleşik hale getirmek
Technical
filled weld n. köşe kaynağı
weld nipple n. kaynak nipeli
plug weld n. çukur kaynağı
weld zone n. kaynak zonu
butt weld n. uç kaynağı
weld clamp n. kaynak kelepçesi
weld sleeve n. kaynak manşonu
shop weld n. işlik kaynağı
flange weld n. boyun kaynağı
weld with backing strip n. altlıklı kaynak dikişi
butt weld n. alın kaynağı
weld face n. dikiş yüzü
shop weld n. atölye kaynağı
site weld n. montaj kaynağı
weld screw n. kaynak vidası
fillet weld n. dolgu kaynağı
weld lock nut n. kaynak kilit somunu
axis of a weld n. kaynak ekseni
flange weld n. başlık kaynağı
continuous weld n. sürekli elektrik kaynağı
weld hinge n. kaynak menteşesi
weld flange n. kaynak flanşı
weld bolt n. kaynak cıvatası
vertical weld n. duvar kaynağı
overhaul weld n. tamir kaynağı
fillet weld n. dolgu kaynak
groove weld n. oyuk kaynağı
weld neck flange n. boyun kaynaklı flanş
tack weld n. geçici kaynak
butt weld n. küt kaynak
lap weld n. bindirme kaynak
weld washer n. kaynak rondelası
bead weld n. boncuk kaynağı
weld between members with prepared edges n. kenarları hazırlanmış alın dikişi
slot weld n. yarık kaynağı
braze weld filler metals n. sert lehim dolgu metalleri
weld zone n. kaynak bölgesi
weld collar n. kaynak bileziği
flange weld nut n. flanş kaynağı somunu
tack weld n. punto
weld nut n. kaynak somunu
tack weld n. nokta kaynağı
vertical weld n. dikey veya düşey kaynak
weld plate n. kaynak plakası
weld pin n. kaynak perçini
butt weld n. küt kaynak dikişi
intermittent weld n. aralıklı elektrik kaynağı
weld slope n. dikişin eğimi (kaynak)
electric weld n. elektrik kaynağı
seal weld n. sızdırmaz kaynak
tack weld n. punto kaynağı
automatic weld n. otomatik kaynak
backing weld n. arka kaynağı
weld profile n. kaynak yanayı
weld size n. kaynak büyüklüğü
weld defect n. kaynak kusuru
weld profile n. kaynak profili
weld steel n. kaynak çeliği
butt weld n. ucuca kaynak
butt weld n. alın bağlantısı
rivet weld n. perçin birleştirmesi
continuous weld n. dikiş kaynağı
continuous weld n. sürekli kaynak
corner weld n. köşe kaynağı
flash weld n. yakma alın kaynağı
forge weld n. dövme kaynağı
furnace weld n. ocak kaynağı
fusion weld n. ergitme kaynağı
fusion weld n. kaynaşma kaynağı
induction weld n. endüksiyon kaynağı
induction weld n. indükleme kaynağı
inside corner weld n. iç köşe kaynağı
lap weld n. bindirmeli bağlantı
edge weld n. kenar kaynağı
end lap weld n. uçuca bindirmeli kaynak
molten weld n. erimiş kaynak
weld pitch n. kaynak adımı
weld interval n. kaynak aralığı
weld interval timer n. kaynak aralığı zamanlayıcısı
projection weld n. projeksiyon kaynağı
stitch weld n. aralıklı dikiş kaynağı
reinforced butt weld n. şişkin alın kaynağı
projection weld n. kabartılı kaynak
flush weld n. gömme kaynak
flat weld n. düz kaynak
argon-weld n. argon kaynağı
spot-weld n. nokta kaynağı
spot-weld n. punta kaynağı
square groove weld n. ı-dikişi
self-tapping weld nuts n. kendinden dişli kaynak yapılabilen somun
square but weld n. ı-dikişi
post-weld heat treatment n. kaynak sonrası ısıl işlem
weld-through sealant n. boydan boya kaynak dolgusu
grooved weld n. havşalı kaynak
multipass weld n. çok katlı kaynak
intermittent weld n. adım kaynağı
inverted weld n. alttan kaynak
inverted weld n. ters kaynak
intermittent weld n. kesintili kaynak
bead weld n. kordon kaynağı
tack weld n. kesik dikiş
weld failed n. kaynak kopmus
plug weld n. tıkaç kaynak
plug weld n. delik kaynağı
x-weld n. çapraz kaynak
socket weld fittings n. kaynak ağızlı bağlantı parçaları
weld line n. kaynak çizgisi
groove weld n. oluk kaynağı
weld groove n. kaynak ağzı
weld pass n. kaynak pasosu
radiographic testing of the weld seam of submerged arc-welded steel tubes n. tozaltı-ark kaynağıyla kaynak edilmiş çelik boruların kaynak dikişinin radyografik muayenesi
ultrasonic testing of the area adjacent to the weld seam of welded steel tubes n. kaynaklı çelik tüplerin kaynak dikişine bitişik alanlarının ultrasonik muayenesi
caulk weld n. kalafat kaynağı
single run weld n. tek vuruş kaynağı
single u-groove weld n. tek u-dikişi
single-j groove weld n. tek j-dikişli kaynak
single v-groove weld n. tek v-dikişi kaynak
loose weld n. tel kopması
v-weld n. v-kaynağı
tack weld n. tutturma kaynağı
thermit weld n. termit kaynağı
single-bevel groove weld n. yarım v-dikişli kaynak
coil weld n. kangal kaynağı
cold weld n. soğuk kaynak
socket weld n. soket kaynak
square groove weld n. kare alın kaynağı
saddle weld n. semer kaynak
deposited weld metal n. bırakıntı kaynak metali
bundy-weld steel tubing n. bundy-kaynaklı çelik boru
reinforced butt weld n. bindirmeli alın kaynağı
splice weld n. bindirmeli kaynak
seal weld n. sızdırmazlık kaynağı
cold pressure weld n. soğuk basınç kaynağı
continuous butt weld process n. sürekli alın kaynağı süreci
fusion weld n. erime kaynağı
weld delay time n. kaynak gecikme süreci
weld gage n. kaynak akımölçeri
weld-interval timer n. kaynak toplam süre saati