-bodied - Turco Inglés Diccionario

-bodied

Significados de "-bodied" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
-bodied adj. (belirtilen şekilde) vücutlu

Significados de "-bodied" con otros términos en diccionario inglés turco: 83 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
able-bodied adj. sağlam
General
be close-bodied v. vücuda tam oturmak
be able-bodied v. eli ayağı tutmak
bodied adj. vücutlu
full bodied adj. dolgun yapılı
bodied adj. bedenli
able-bodied adj. güçlü
able-bodied adj. sıhhatli
able-bodied adj. güçlü kuvvetli
big-bodied adj. cüsseli
able-bodied adj. sağlam
able-bodied adj. sağlıklı
full-bodied adj. güçlü
close-bodied adj. sıkı
full-bodied adj. kuvvetli
close-bodied adj. dar
narrow-bodied adj. dar gövdeli
close-bodied adj. vücuda tam oturmuş
light-bodied adj. hafif yapılı
light-bodied adj. hafif gövdeli
able-bodied adj. askerliğe uygun
able-bodied adj. eli ayağı tutan
bodied adj. cüsseli
bodied adj. yapılı
slim-bodied adj. zayıf vücutlu
slender-bodied adj. zayıf vücutlu
thin-bodied adj. zayıf
lithe-bodied adj. esnek vücutlu
lithe-bodied adj. kıvrak vücutlu
long-bodied adj. uzun vücutlu
long-bodied adj. uzun gövdeli
feat-bodied adj. fit yapılı
feat-bodied adj. bedeni formda olan
oval-bodied adj. oval bir gövdeye sahip olan
short-bodied adj. kısa gövdeli
short-bodied adj. kısa vücutlu
silvery-bodied adj. gümüş rengi gövdesi olan
silver-bodied adj. gövdesi gümüş grisi olan
non-able-bodied adj. çürük
non-able-bodied adj. sakat
non-able-bodied adj. eli ayağı tutmayan
non-able-bodied adj. kötürüm
smooth-bodied adj. yumuşak gövdeli
smooth-bodied adj. pürüzsüz gövdeli
smooth-bodied adj. pürüzsüz vücutlu
full-bodied adj. zengin
full-bodied adj. kıvamlı
full-bodied adj. yoğun
full-bodied adj. zengin içerikli
full-bodied adj. tonlaması kuvvetli
full-bodied adj. dokulu
full-bodied adj. anlamlı
full-bodied adj. önemli
full-bodied adj. esaslı
Idioms
all able-bodied people n. gücü kuvveti yerinde herkes
all able-bodied people n. eli ayağı tutan herkes
all able-bodied people n. güçlü kuvvetli herkes
Trade/Economic
full-bodied money n. tam karşılıklı para
Tourism
able-bodied passenger n. bedenen güçlü yolcu
Technical
bodied linseed oil n. kalınlaştırılmış bezir yağı
bodied oil n. kalınlaştırılmış yağ
bodied adj. (genellikle ısıtarak) koyulaştırılmış
Dyeing
heavy-bodied paint n. koyu boya
Aeronautic
wide-bodied aircraft n. geniş gövdeli uçak
wide-bodied aircraft n. geleneksel tipteki uçaklardan daha fazla sayıda yolcu taşıyabilen ve iki ya da daha çok koridoru olan uçak
narrow-bodied adj. tek merkezi koridorlu geleneksel tasarımlı
Marine
able bodied seaman n. usta gemici
able-bodied seaman n. yetenekli denizci
able-bodied seaman n. eğitilmiş denizci
shallow-bodied adj. güverte altındaki kısmı orta yükseklikte olan (gemi)
Gastronomy
full bodied adj. gövdeli
full bodied adj. dolu
full-bodied adj. aromatik
full-bodied adj. gövdeli (şarap)
full-bodied adj. lezzetli
full-bodied adj. gövdeli
full-bodied adj. keskin tat veren
Biology
thick-bodied adj. kalın gövdesi olan
Zoology
broad-bodied chaser n. yusufçuk
Tobacco
rother strong bodied n. kuvvetli nesic
fine bodied adj. zayıf bünyeli
Sport
able-bodied adj. vücudu sağlam
able-bodied adj. güçlü