zengin - Turco Inglés Diccionario

zengin

Significados de "zengin" en diccionario inglés turco : 71 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
zengin rich adj.
All of the lands in the village were bought by a rich woman.
Köydeki arazilerin tamamı zengin bir kadın tarafından satın alındı.

More Sentences
zengin wealthy adj.
James got married to a wealthy woman.
James zengin bir kadınla evlendi.

More Sentences
General
zengin rich person adj.
I am not a rich person, but I have a rich heart.
Zengin değilim ama zengin bir kalbim var.

More Sentences
zengin richer adj.
Although we are going to make the scrap merchants richer, I suppose.
Yine de hurda tüccarlarını daha da zengin edeceğiz sanırım.

More Sentences
zengin wealthy adj.
James got married to a wealthy woman.
James zengin bir kadınla evlendi.

More Sentences
zengin prosperous adj.
This country has never been so prosperous.
Bu ülke hiç bu kadar zengin olmamıştı.

More Sentences
zengin rich adj.
All of the lands in the village were bought by a rich woman.
Köydeki arazilerin tamamı zengin bir kadın tarafından satın alındı.

More Sentences
zengin opulent adj.
She comes from an opulent family.
Zengin bir aileden geliyor.

More Sentences
zengin well-endowed adj.
Mary confessed that she prefers well-endowed men.
Mary zengin erkekleri tercih ettiğini itiraf etti.

More Sentences
zengin well off adj.
Tom is well off now.
Tom şimdi zengin.

More Sentences
zengin meaty adj.
The professor's lecture was dense with meaty concepts.
Hocanın dersi zengin kavramları yoğun olarak içeriyordu.

More Sentences
zengin prosperous adj.
This country has never been so prosperous.
Bu ülke hiç bu kadar zengin olmamıştı.

More Sentences
Colloquial
zengin well off adj.
Tom is well off now.
Tom şimdi zengin.

More Sentences
Idioms
zengin in the chips expr.
The Van Horn family was in the chips.
Van Horn ailesi zengindi.

More Sentences
Slang
zengin loaded adj.
It is easy to spend money recklessly for loaded people like him.
Onun gibi zengin insanlar için pervasızca para harcamak kolaydır.

More Sentences
British Slang
zengin loaded adj.
It is easy to spend money recklessly for loaded people like him.
Onun gibi zengin insanlar için pervasızca para harcamak kolaydır.

More Sentences
General
zengin bonanza adj.
zengin propertied adj.
zengin generous adj.
zengin in the money adj.
zengin fertile adj.
zengin superb adj.
zengin substantial adj.
zengin deep pocket adj.
zengin welltodo adj.
zengin affluent adj.
zengin well-heeled adj.
zengin well-off adj.
zengin moneyed adj.
zengin nonpoor adj.
zengin easy adj.
zengin batful adj.
zengin bien [scotland] adj.
zengin wealthful adj.
zengin luxuriant adj.
zengin luxurious adj.
zengin gilded adj.
zengin daedal adj.
zengin pecunious adj.
zengin forehanded adj.
zengin plump adj.
zengin soncy adj.
zengin succulent adj.
zengin sufficient [obsolete] adj.
zengin full-bodied adj.
zengin full adj.
zengin full-blooded adj.
zengin high on the hog [us] adv.
Phrases
zengin in good circumstances expr.
Colloquial
zengin in the money adj.
zengin made of money adj.
zengin uppish adj.
zengin riche adj.
zengin fulsome adj.
Idioms
zengin culturally advantaged adj.
zengin well-fixed adj.
zengin well-to-do adj.
zengin high off the hog adj.
zengin well fixed adj.
zengin well-heeled adj.
Trade/Economic
zengin affluent adj.
zengin monied adj.
zengin moneyed adj.
Tourism
zengin affluent adj.
Gastronomy
zengin robust adj.
Archaic
zengin rhinocerical adj.
Slang
zengin a fat cat n.
zengin minted adj.
zengin fat-cat adj.
zengin dollared adj.
British Slang
zengin wadded up adj.

Significados de "zengin" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
zengin insanlar rich people n.
zengin olmak için elinden geleni yapan kimse mammonite n.
zengin gençlik jet set n.
zengin maden bonanza n.
zengin adam dives n.
zengin adam man of substance n.
zengin adam rich man n.
çok zengin işadamı baron n.
lüks ve şehre uzak zengin banliyöleri exurbia n.
birden zengin olmuş kimse arriviste n.
zengin kaynak repository n.
zengin etme enriching n.
zengin dul kadın dowager n.
zengin çocuklar children of the rich n.
zengin fakir high and low n.
çok zengin zillionaire n.
zengin kişi rich person n.
çok zengin ve lüks hayat yaşayan nabob n.
zengin cimri miser n.
zengin eden enricher n.
zengin ile fakir arasındaki uçurum gap between rich and poor n.
doğuda zengin olup ülkesine dönmüş avrupalı nabob n.
zengin iş adamı tycoon n.
evlenerek zengin olmak isteyen fortune hunter n.
çok zengin tüccar merchant prince n.
yeni zengin nouveau riche n.
toprak sahibi zengin çiftçi kulak n.
zengin kaynak treasure house n.
zengin maden yatağı bonanza n.
zengin kaynak repertory n.
zengin insanlar the wealth n.
çok zengin kişi nabob n.
zengin ve ünlü insanların arasına karışıp onlarla arkadaşlık eden kimse social climber n.
zengin kalkışı hasty departure n.
zengin kültür rich culture n.
zengin maden damarı bonanza n.
zengin koca avcısı gold-digger n.
küçük yatırımla çabuk zengin olma planı get-rich-quick scheme n.
zengin çiftçi gentleman-farmer n.
zengin içerik rich content n.
zengin yeraltı kaynakları rich underground resources n.
zengin mal çeşidi well furnished stock n.
zengin adam well-to-do man n.
zengin mal çeşitleri large assortment n.
çok revaçta (zengin) olan ünlüler glitterati n.
zengin bir kültür a rich culture n.
zengin tarih rich history n.
zengin çeşit rich variety n.
petrol yönünden zengin bölge oil field n.
petrol yönünden zengin bölge oilfield n.
zengin kelime dağarcığı wide vocabulary n.
zengin dağarcık rich vocabulary n.
zengin dağarcık wide vocabulary n.
zengin kelime dağarcığı extensive vocabulary n.
zengin kelime dağarcığı large vocabulary n.
zengin dağarcık large vocabulary n.
zengin kelime dağarcığı rich vocabulary n.
zengin dağarcık extensive vocabulary n.
zengin mahallesi rich neighbourhood n.
zengin mahallesi wealthy neighbourhood n.
zengin kaynaklar rich sources n.
zengin kaynaklar rich resources n.
içerdiği yağ yönünden zengin oil rich n.
petrol yönünden zengin oil rich n.
zengin yağ içeriğine sahip oil rich n.
zengin kulüp a wealthy/rich club n.
zengin bir adam a rich man n.
zengin muhit rich neighborhood n.
zengin muhiti rich neighborhood n.
zengin bir öğle yemeği a rich lunch n.
zengin bir öğle yemeği a big lunch n.
zengin kafiye rime riche n.
zengin kafiye rich rhyme n.
zengin geçmiş rich past n.
zengin tüccar rich merchant n.
zengin tüccar wealthy merchant n.
zengin kadro a large staff n.
zengin doku tapestry n.
hayatın zengin dokusu life's rich tapestry n.
zengin mutfak rich cuisine n.
zengin mineralli maden suyu rich mineral water n.
iskoçya'da, ortaçağda, özellikle yılbaşı gibi kutlamalarda, zengin aileleri evlerinde eğlendiren kişi abbot of unreason n.
ortaçağda, özellikle yılbaşı gibi kutlamalarda, zengin aileleri evlerinde eğlendiren kişi abbot of misrule n.
siyaset ve güncel olaylar üzerine medyada konuşan zengin ve eğitimli tabaka chattering classes n.
siyaset ve güncel olaylar üzerine medyada konuşan zengin ve eğitimli tabaka chattering class n.
ülkenin zengin kesimi nonpoor n.
dokunaçlarda bulunan, yakıcı kapsüller açısından zengin dallar tentillum n.
zengin kaynak argosy n.
zengin aileler affluent families n.
gönlü zengin olma unsparingness n.
gönlü zengin olma big-heartedness n.
gönlü zengin olma great-heartedness n.
gönlü zengin olma large-heartedness n.
şık ve zengin genç insanlar jeunesse dorée n.
orta çağ'da giysilerde kullanılan en zengin malzeme türü baudekin n.
zengin kimse larney [india] n.
zengin insanlar wealthy n.
karşıt kültürü benimseyen zengin ve başarılı kimse bobo n.
çok zengin kimse midas n.
ağızda acı tat bırakmayan zengin ve yumuşak koyu bira milk stout [uk] n.
çok zengin kimse millionaire n.
zengin ihtiyar woopie n.
kaynakları zengin olan millet have n.
çok zengin kimse millionnaire n.
kısa yoldan zengin olan kimse high-flier n.
kısa yoldan zengin olan kimse highflier n.
zengin ve güzel yemeklerle beslenme high living n.
zengin ve müsrif kimse moneybag n.
zengin adam leviathan n.
zengin ve iyi ekilmiş bölge garden n.
para kazanmaktan ziyade keyif için çiftçilik yapan zengin erkek gentleman farmer n.
para kazanmak için herhangi bir meslek icra etmeyen, zengin bir erkek gentleman n.
aşırı zengin kimse loadsamoney n.
çok zengin kimse loadsamoney n.
zengin stok lode n.
zengin kaynak lode n.
zengin arz lode n.
zengin insanlar (the) rich n.
zengin yapan şey rich n.
zengin maden golconda n.
kısa yoldan zengin ve başarılı olma çabası gold rush n.
alınan ödülün sergilenmesi için zafer sahibi zengin kimsenin inşa ettiği bina veya kolon choragic monument n.
milyarlarca dolarlık serveti bulunan çok zengin kimse multi-billionaire n.
(rusya'da) çok zengin kimse oligarch n.
zengin hale getirme ditation n.
zengin kaynak goldmine n.
av yeri bakımından zengin bölge coverside n.
zengin yemek malzemesi doodad n.
zengin ve dul bir kadın olma dowagerism n.
zengin biçimlendirme rich formatting n.
zengin köylü country gentleman n.
siyasi partilere yardım eden zengin kimse fat cat n.
zengin kimse fat cat n.
yağ bakımından zengin olma fatness n.
siyasi partilere destek veren zengin kimse fat-cat n.
kendinden daha zengin veya makamca yüksek kimselere yaltaklanmaya hazır olma durumu flunlyism n.
serveti milyonlarla ölçülemeyecek kadar zengin kimse gazillionaire n.
(at için) zengin süslemeli göğüs zırhı peytral n.
dekor açısından zengin yer show place n.
zengin kimse silk stocking n.
zengin veya lüks giyimli kimse silk-stocking n.
zengin sofralara dadanan kimse smell-feast n.
(avustralya'da) zengin koyun çiftliği sahipleri sınıfı squattocracy n.
zengin kaynak stockpot n.
çok zengin insanlar sınıfı superrich n.
protein bakımından zengin yem supplement n.
dekorlu ve kostümlü zengin piyes extravaganza n.
zengin koca rich husband n.
maden açısından zengin bölge pay n.
zengin olmak get rich v.