kulak - Turco Inglés Diccionario

kulak

Significados de "kulak" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
kulak n. toprak sahibi zengin çiftçi
History
kulak n. rus çarlığında toprak sahibi zengin çiftçilere verilen isim

Significados de "kulak" en diccionario inglés turco : 20 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kulak ear n.
I wonder if the news reached the ears of my former boss.
Acaba bu haber eski patronumun kulağına gitti mi diye meraklanıyorum.

More Sentences
General
kulak ear n.
I wonder if the news reached the ears of my former boss.
Acaba bu haber eski patronumun kulağına gitti mi diye meraklanıyorum.

More Sentences
kulak lug n.
Her hat were covering her lugs.
Şapkası kulaklarını kapatıyordu.

More Sentences
Technical
kulak lug n.
Her hat were covering her lugs.
Şapkası kulaklarını kapatıyordu.

More Sentences
Anatomy
kulak ear n.
I wonder if the news reached the ears of my former boss.
Acaba bu haber eski patronumun kulağına gitti mi diye meraklanıyorum.

More Sentences
Biology
kulak ear n.
I wonder if the news reached the ears of my former boss.
Acaba bu haber eski patronumun kulağına gitti mi diye meraklanıyorum.

More Sentences
Sport
kulak ear n.
I wonder if the news reached the ears of my former boss.
Acaba bu haber eski patronumun kulağına gitti mi diye meraklanıyorum.

More Sentences
British Slang
kulak lug n.
Her hat were covering her lugs.
Şapkası kulaklarını kapatıyordu.

More Sentences
General
kulak gill n.
kulak tuning peg n.
kulak flange n.
kulak flap n.
kulak lobe n.
kulak lead tack n.
kulak aural adj.
Colloquial
kulak lughole [uk] n.
Technical
kulak flange n.
kulak pipe packing n.
Sport
kulak nose and throat (ent) n.
Slang
kulak shell-like n.

Significados de "kulak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
göz kulak olmak look after v.
General
kulak menzili earshot n.
kulak misafiri earwitness n.
kulak zarı eardrum n.
zamk kulak glue ear n.
kulak verme ear n.
kulak misafiri olma overhearing n.
kulak dolgunluğu knowledge acquired by listening n.
orta kulak middle ear n.
kulak yolu auditory canal n.
kulak misafiri eavesdropper n.
kulak tırmalayıcı ses (törpü sesine benzeyen) rasp n.
kulak burun boğaz uzmanı ear nose and throat specialist n.
kulak kepçesi earlap n.
kulak burun boğaz otorhinolaryngology n.
ağız veya kulak yarası canker n.
devede kulak a mere flea n.
kulak dolgunluğu hearsay n.
kulak davulu tympanum n.
kulak işareti earmark n.
kulak kiri wax n.
kulak tıkacı earplug n.
kulak erimi earshot n.
kulak memesi earlobe n.
kulak damlası eardrops n.
kulak ağrısı earache n.
kulak muhafazası ear protection n.
kulak salyangozu cochlea n.
kulak uzmanı aurist n.
kulak memesi lobe n.
dış kulak yolu enfeksiyonları otitis externa n.
kulak koruyucusu earplug n.
kulak tırmalayan ses strum n.
kulak zarı drum n.
kulak mikrofonu ear microphone n.
kulak misafirleri eavesdroppers n.
kulak sınavı audition n.
kulak zarı tympanum n.
kulak misafiri overheard n.
kulak kepçesi the external ear n.
kulak köşebentleri lug n.
kulak mühürü (hayvanlara yapılan) ear tag n.
devede kulak a drop in the bucket n.
kulak kapakçığı ear flap n.
kulak kepçesi auricle n.
kulak kiri cerumen n.
kulak tıkacı ear plug n.
kulak deldirme ear-piercing n.
kulak delme ear-piercing n.
kulak tırmalayıcı ses ear-splitting n.
kulak salyangozu içindeki boşluklardan biri scala n.
kulak tıkacı hearing protection n.
kulak tamponu hearing protection n.
kulak deliği ear hole n.
kulak kürdanı earpick n.
kulak temizleme çubuğu cotton swab n.
kulak temizleme çubuğu cotton buds n.
kulak temizleme çubuğu cotton swabs n.
kulak temizleme çubuğu cotton bud n.
kulak temizleyici cotton buts n.
kulak temizleyici cotton swabs n.
kulak çöpü cotton buts n.
kulak çöpü cotton swabs n.
kulak askılı mikrofon ear hook microphone n.
kulak kapatıcı earmuff n.
kulak kapatıcı ear-muff n.
çöplü kulak pamuğu cotton swabs n.
kulak pamuğu cotton swabs n.
kulak temizleme çöpü cotton swabs n.
kulak temizleme çubuğu cotton swab (us) n.
kulak temizleme çubuğu ear buds n.
kulak temizleme çubuğu cotton buds [uk] n.
kepçe kulak cauliflower ears n.
kulak kalıbı earmould n.
kulak koruyucu ear protection n.
kulak cerrahı aural surgeon n.
darbe/kaza sonrası zarar görmüş kulak cauliflower ear n.
kulak tırmalayıcı ses bray n.
kulak pamuğu q-tip n.
kulak temizleme çubuğu q-tip n.
1950 ve 60'larda popüler olmuş genelde küt saç olarak kullanılan kulak altına kadar uzanan, perçemli bir saç modeli pageboy haircut n.
kulak kepçesi pinnae (pl. pinna) n.
kulak temizleme pamuğu cotton swabs n.
kulak temizleme pamuğu cotton swab n.
kulak temizleme pamuğu cotton bud n.
kulak temizleme pamuğu cotton buds (brit) n.
kulak temizleme pamuğu q-tip n.
kulak temizleme pamuğu cotton buds n.
kulak temizleme pamuğu cotton swab (us) n.
kulak temizleme pamuğu ear buds n.
göz kulak olma caretaking n.
kulak orgazmı eargasm n.
kulak kelepçesi ear cuff n.
kocaman kulak flapping ear n.
kulak üstü kulaklık on-ear headphones n.
kulak kepçesi ear lobe n.
kulak çubuğu cotton bud n.
kulak çöpü q-tip n.
kulak yolu acoustic meatus n.
kulak içine takılan kulaklık canalphone n.
kulak tırmalayıcı ses raspiness n.
kulak tırmalayıcılık raucousness n.
kulak tırmalayıcılık raucity n.
kulak tırmalayıcı ses raucousness n.
kulak tırmalayıcı ses raucity n.
kağıt kulak paper ear n.
ani ve kulak tırmalayan ses tocsin n.
kulak zarı tympan [obsolete] n.
kulak zarı timpan [obsolete] n.
kulak delici kimse ear piercer n.
kulak delen kimse ear piercer n.
kulak koruyucu earpiece n.
kulak beresi earcap n.
bir çeşit kulak trompeti ear of dionysius n.
kulak ağrısı earsore n.
kulak koruyucu earcap n.
kulak rahatsızlığı earsore n.
kulak delme işi yapan kimse ear-piercer n.
(müzik, şiir vb.) kulak ear n.
kulak maskesi earpiece n.
kulak şahidi auricular witness n.
kulak çubuğu auriscalp n.
kulak yırtıcı ses bang n.
kulak tırmalama jarring n.
latinceye kulak dolgunluğu olan kimse latinitaster n.
anlamsız ve kulak tırmalayıcı ses blat n.
büyükbaş hayvan çalıp çalıntı olduklarını gizlemek için kulak küpelerini değiştiren hırsız blotter [dialect] n.
kulak kiri hearing n.
göz kulak olan kimse looker [obsolete] n.
kulak tırmalayan ses crank n.
kulak misafiri olunan konuşma second-hand speech n.
kulak tırmalayan ses shrill n.
(kulak deliğinin açık kalması için takılan) küçük küpe sleeper n.
kablosuz kulak içi kulaklık wireless earbuds n.
kulak (verme) attention n.
kulak delme küpesi stud n.
(hayvanlarda) kulak küpesi split n.
kulak zarının iç duvarında çıkıntı promontory n.
kulak kabartmak prick up one's ears v.
kulak tırmalamak grate on the ear v.
kulak vermek lend an ear v.
mantığa kulak vermek listen to reason v.
kulak vermek give ear v.
kulak vermek listen to v.
dikmek (kulak) prick up v.
kulak misafiri olmak listen in v.
kulak misafiri olmak overhear v.
kulak asmak listen v.
çınlamak (kulak) ring v.
kulak vermek attend v.