-gate - Turco Inglés Diccionario

-gate

Significados de "-gate" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
-gate suf. genellikle görevi kötüye kullanma içeren siyasi skandal anlamı katan son ek

Significados de "-gate" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
gate n. kapı
gate n. geçit
security gate n. nizamiye kapısı
General
masscuite emptying gate n. lapa boşaltma kapısı
gate leg table n. açılır kapanır masa
gate n. vana
logic gate n. mantık geçiti
gate n. kovma
golden gate bridge n. golden gate köprüsü
sluice gate n. bent kapağı
gate n. hasılat (maç/konser/sirk vb'nde bilet satışından sağlanan)
gate crashing n. davetsiz
threshold gate n. giriş kapısı
gate n. valf
departure gate n. çıkış kapısı
gate n. kapı (kapı aralığını kapayan kanat)
gate n. boğaz
nand gate n. ve değil geçidi
some gate n. bazı yer
gate keeper n. kapıcı
gate n. kapıyı gösterme
gate post n. kapı babası
gate n. kanal kapağı
gate n. çit
sluice gate n. savak kapağı
sluice gate n. set kapısı
water gate n. su bendi kapısı
gate n. gişe hasılatı
enemy at the gate n. kapıdaki düşman
toll gate n. turnike
gate n. patika
field programmable gate arrays n. programlanabilir sıralı giriş alanları
negation gate n. değilleme geçiti
gate n. bilet hasılatı
gate crasher n. kaçak seyirci
or gate n. veya geçidi
or gate n. ya geçidi
head gate n. set
water gate n. set
water gate n. bent kapağı
head gate n. bent kapağı
drainage gate n. drenaj kapağı
gate house n. kapak yuvası
gate tower n. kapı yanı kulesi
gate tower n. kapı kulesi
gate latch n. bahçe kapısı mandalı
gate n. kapak
gate leaf n. sürgü
gate leaf n. vana kapağı
gate n. sürgü
gate n. döküm yolu
gate n. giriş
gate n. giriş yeri
gate n. büyük kapı
gate n. giriş kapısı
gate n. döküm ağzı
gate-crash n. davetsiz misafir
toll-gate n. geçiş parası alınan yer
gate crasher n. çağrılmadan gelen
gate crasher n. kapıya dayanan
gate crasher n. biletsiz seyirci
water gate n. kapak
lion gate n. aslanlı kapı
gate n. bahçe kapısı
garage gate n. garaj kapısı
garage gate n. garaj girişi
gate seal n. kapı arması/amblemi
park gate n. park kapısı
entrance gate n. giriş kapısı
garden entrance gate n. bahçe giriş kapısı
garden gate n. bahçe kapısı
coach gate n. araba girişi/kapısı
dam gate n. baraj kapağı
gate keeper n. önleyici önlem
slide gate n. sürgülü kapı
fence gate n. tahta (çit) kapı
village gate n. köy kapısı
gate night n. yaramazlık gecesi
baffle gate n. turnike
floating gate n. yüzer kapı
gate n. onaylamama
gate n. ret
barrier gate n. bariyer kapı
hell gate n. cehennemin kapısı
lock gate n. kilitlenebilir kapı
lock-gate n. kilitlenebilir kapı
lodge gate n. kulübe yanındaki giriş kapısı
lodge gate n. kulübenin yanındaki bahçe kapısı
stair gate n. merdiven çiti
saw gate n. testere çerçevesi
flood gate n. bariyer
flood gate n. akıntı
flood gate n. taşmayı önleyen şey
gate-crasher n. gösteri veya etkinliğe davetsiz veya biletsiz katılan kimse
gate [dialect] n. (ingiltere'de) mera
gate n. hareketli açıp kapama çerçevesi olan geçiş açıklığı
gate n. yolluk sisteminde kullanılan gereç
gate-crasher n. biletsiz seyirci
gate n. içeri alınan seyirci sayısı
gate [scotland] n. yolculuk
gate hook n. kapıyı kapatmaya yarayan kanca biçimli parça
gate n. garda bekleme alanı
gate money n. spor ve eğlence etkinliklerinden elde edilen gelir
gate [dialect] n. alışılagelmiş tarz
gate n. elektronik devreyi kısa süre boyunca çalıştıran sinyal
gate n. geçidi kapatan hareketli bariyer
gate n. kilit tamburunda sürgü çalışırken içinden metalin geçtiği açıklık
gate n. döküm ağzında kalan atık metal parçası
gate n. belirtilen girdi koşulları sağlandığında sinyal şeklinde çıktı veren cihaz
gate n. değişik hızlı otomobillerin vites kolunda bulunan oluklu yatak
gate [dialect] n. teknik
gate-crasher n. kaçak seyirci
gate [dialect] n. (ingiltere'de) hayvan otlatılan umumi arazi
gate n. babafingo çubuğunun alt ucunu sabit tutmak için kullanılan mafsallı demir kelepçe
gate [scotland] n. seyahat rotası
gate n. (tekstil üretiminde) dantel işleme tezgahındaki bitişik iki makine arasındaki mesafe
gate n. çıktısı sadece belirli şartlarda harekete geçecek şekilde düzenlenmiş çok girdili elektronik devre
gate [dialect] n. yol
gate [scotland] n. gezi
gate n. şahmerdanda dövme kalıplarında bağlantı kanalı
gate n. alan etkili transistördeki akımı uygulanan voltaja göre modüle eden elektrot
gate money n. gişe hasılatı
gate n. film kamerasının önünde yer alan ve filmin ışık almasını sağlayan dikdörtgen açıklık
gate [dialect] n. cadde
gate n. eski tip toplu tabancalarda silindirin arkasında yer alan metal bir aksam
gate [dialect] n. yöntem
gate tender n. (demiryolu) geçidin başında duran kimse
gate n. kamera, yazıcı veya projektörün mat örtü kağıdı, diyafram açıklığı ve filmin konumlanmasına yardımcı olan yol ve yüzeyleri içeren bölümü
gate [dialect] n. sokak
gate n. testerenin monte edildiği tezgah
gate [uk] n. (yün dokumada) kumaş boyunca tek bir motifin tekrar etmesi
gate n. (slalom yarışında) kara sabitlenmiş iki direkten oluşan bir engel
gate n. atım yatağından doldurulan tüfeğin fişek haznesi kapağı
gate n. mantık kapısı
gate [scotland] n. mesafe
sea-gate n. deniz kabarması
sluice gate n. duyguların gemi
sluice gate n. bir hacmi tutan veya bırakan mekanizma
sluice gate n. faaliyeti serbest bırakan şey
gate n. hasılat
crash the gate v. ücret vermeden girmek
get the gate v. kovulmak
give somebody the gate v. işten çıkarmak
give somebody the gate v. kovmak
proceed to the gate for boarding v. uçağa binmek için çıkış kapısına gitmek
gate-crash v. düzenlelen bir etkinliğe biletsiz gelmek
gate-crash v. basmak
go to gate v. kapıya gitmek
gate v. birine yol göstermek
gate v. kapalı vana sayesinde bir şeyi içeride tutmak