mesafe - Turco Inglés Diccionario

mesafe

Significados de "mesafe" en diccionario inglés turco : 33 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
mesafe distance n.
The distance from my house to the office is about 15 km.
Evimle ofisim arasındaki mesafe yaklaşık 15 km.

More Sentences
General
mesafe space n.
I need space.
Mesafeye ihtiyacım var.

More Sentences
mesafe length n.
This refusal is part of a much broader pattern, one of keeping the United Nations at arm's length.
Bu reddediş çok daha geniş bir kalıbın, Birleşmiş Milletler'i kol mesafesinde tutmanın bir parçasıdır.

More Sentences
mesafe proximity n.
My house is in close proximity to the office.
Evim ofise yakın bir mesafede.

More Sentences
Technical
mesafe length n.
This refusal is part of a much broader pattern, one of keeping the United Nations at arm's length.
Bu reddediş çok daha geniş bir kalıbın, Birleşmiş Milletler'i kol mesafesinde tutmanın bir parçasıdır.

More Sentences
Sport
mesafe distance n.
The distance from my house to the office is about 15 km.
Evimle ofisim arasındaki mesafe yaklaşık 15 km.

More Sentences
General
mesafe interval n.
mesafe margin n.
mesafe fetch n.
mesafe ground n.
mesafe breadth n.
mesafe journey n.
mesafe remove n.
mesafe extent n.
mesafe cast n.
mesafe shoot n.
mesafe mileage n.
mesafe way n.
mesafe bread [obsolete] n.
mesafe distancy [obsolete] n.
mesafe distent n.
mesafe intermedium [obsolete] n.
mesafe gate [scotland] n.
mesafe separation n.
mesafe span n.
mesafe stitch [dialect] [uk] n.
mesafe stretch n.
Technical
mesafe spacing n.
mesafe span n.
mesafe pitch n.
mesafe ways n.
Aeronautic
mesafe clearance n.
mesafe chainage n.

Significados de "mesafe" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
mesafe (görüş/atış) range n.
mesafe kaydetmek progress v.
General
yürünecek mesafe walk n.
kısa mesafe spell n.
uzun bir mesafe a good distance n.
mesafe koyma aloofness n.
araya mesafe koyma aloofness n.
kıl kadar mesafe hairbreadth n.
mesafe taşı milestone n.
elin yetişeceği mesafe arm's reach n.
kiralayanın süre esasına dayalı ödeme yaptığı ve kat edilen mesafe ne olursa olsun hiçbir ilave para unlimited mileage n.
derin mesafe deep space n.
kısa mesafe piece n.
kısa mesafe koşusu dash n.
uzun mesafe uçuşu long distance flight n.
eşit mesafe equidistance n.
iki nokta arasındaki eğik mesafe slant range n.
uzun mesafe hedefi (okçuluk) rover n.
uzun mesafe koşucusu long distance runner n.
kayakçının aşağı kayabileceği dikey mesafe skiable vertical n.
kısa mesafe koşucusu sprinter n.
araya mesafe koyma distance n.
1609 metrelik mesafe statute mile n.
çok kısa bir mesafe step n.
açısal mesafe angular distance n.
araçlar arası mesafe vehicle distance n.
kuzeye doğru katedilen mesafe northing n.
sütunlar arasındaki mesafe intercolumniation n.
sandalye ayakları arasındaki mesafe rance n.
gözün göreceği mesafe eyereach n.
araya mesafe koyma distantiation n.
mesafe oranı clearance fraction n.
yürünen mesafe march n.
hayli mesafe a good way n.
uzun mesafe long distance n.
en uzun mesafe longest distance n.
mahrem mesafe intimate distance n.
uzun mesafe long haul n.
uzak mesafe ilişkisi long distance relationship n.
mesafe saati cyclometer n.
eşit mesafe equal distance n.
ara mesafe intermediate distance n.
uzak mesafe long distance n.
kat edilen mesafe travelled distance n.
dik mesafe vertical distance n.
dikey mesafe vertical distance n.
katedilen mesafe distance covered n.
ateş edilen yer ile hedef arasındaki normal mesafe a butt's length n.
6 cubit (dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan mesafe) uzunluğa eşdeğer ibrani uzunluk ölçüsü caneh n.
büyük miktar, sayı veya mesafe chance [dialect] n.
karşılıklı mesafe mutual distance n.
araya mesafe koyma remoteness n.
mesafe koyma remoteness n.
merdiven basamakları arası mesafe tread n.
en kısa mesafe amesace n.
fiziksel mesafe social distance n.
kısa mesafe telsiz operatörü yeterlik belgesi certificate of competence for short range radio operators n.
yarda boyu ile ölçülen bir mesafe yardage n.
seyahat edilen mesafe journey n.
kıl kadar mesafe eyelash n.
zıplayarak kat edilen mesafe jump n.
hüküm giymiş kimsenin hücresinden idam edileceği yere kadar yürüdüğü mesafe last mile n.
uzak mesafe ilişkisi ldr (long distance relationship) n.
belirli bir mesafe length [scotland] n.
kısa mesafe hair n.
uzak mesafe blue n.
kısa mesafe handsbreadth n.
iki cisim veya nokta arasındaki kesin mesafe measure n.
aralığın orta noktası (mesafe veya zaman) midrange n.
nispeten fazla mesafe mile n.
silindir şeklindeki mesafe kayıt cihazı harpoon log n.
rüzgar yönünde kat edilen mesafe headreach n.
bir dakika içinde alınabilecek mesafe minute n.
bir derecenin altmışta birine eşit olan açısal mesafe birimi minute n.
kısa mesafe hop n.
kısa mesafe hop, step, and jump n.
çok uzak bir mesafe galaxy n.
çift kanatlı uçağın üst ve alt kanat düzlemleri arasındaki en kısa mesafe gap n.
orta mesafe koşusu demi-fond n.
araya mesafe koyma iciness n.
uzun mesafe longinquity n.
düzensiz arazinin alanını hesaplamak için ölçümde ana hatta dik ölçülen kısa mesafe offset n.
hattan dik açılarla ölçülen kısa mesafe offset n.
kat edilen mesafe overshoot n.
kat edilen mesafe run n.
işe giderken alınan mesafe commute n.
kat edilen mesafe distance n.
çok kısa mesafe inch n.
sonsuz mesafe infinity n.
yakın mesafe efekti vermek için yükseltilmiş ses close-up n.
arşını temel alan mesafe birimi pace n.
adım arası mesafe pace n.
ormancı veya kızakçıların mola vermeden yürüdükleri mesafe pipe n.
(eskiden new york'ta) bir pipoluk tütün içilecek mesafe pipe n.
(hipodromun iç korkuluklarında sekizde birlik mil aralıklarla) mesafe işareti pole n.
(marangozluk) iki uç arasındaki mesafe clear n.
duvarlar arasındaki mesafe clear n.
iki nesnenin en yakın yüzeyleri arasındaki mesafe clear n.
uzun mesafe country mile n.
yakın mesafe takip insecution [obsolete] n.
birleşik donanmalardaki bitişik birim kılavuzlarının pruva direkleri arasındaki mesafe interval n.
dingilde teker çifti arasındaki mesafe gauge n.
(tekstil üretiminde) dantel işleme tezgahındaki bitişik iki makine arasındaki mesafe gate n.
fay oluşumu sonucu normalde kesintiye uğramayan bir yüzeyde oluşan iki ayrık parçanın arasındaki mesafe separation n.
mesafe ölçümü shot n.
kısa mesafe slimness n.
kat edilen mesafe distance traveled n.
iki nokta arası mesafe span n.
mesafe koyma stand-off n.
katedilen mesafe stitch [dialect] [uk] n.
bir bacaklık mesafe stride n.
hayvanın adımı ile katettiği mesafe stride n.
uzak mesafe distance n.
(kişiler arası) mesafe distance n.
Direk ile omurga arasındaki mesafe distance between mast to the keel n.
(okçulukta) kısa mesafe hedefi olarak kullanılan doğal obje hoyle n.
kısa mesafe spit n.
iki adımlık mesafe stoneshot n.
iki adımlık mesafe stone's cast n.
iki adımlık mesafe stonecast n.
(ayrık oturuşta) ayaklar arası mesafe straddle n.
bir adımlık mesafe spit n.
kısa mesafe step n.
çok yakın mesafe stoneshot n.
çok yakın mesafe stone's cast n.
çok yakın mesafe stonecast n.
kısa mesafe stoneshot n.
bir saatlik mesafe hour n.
hatırı sayılır mesafe far piece n.
uzak mesafe farness n.
mesafe koyma propulsation [obsolete] n.
uzak mesafe faraway n.
arada mesafe bırakmak hold at bay v.
araya mesafe koymak keep one's distance v.
ile arasına mesafe koymak keep one's distance from v.
belirli bir mesafe katetmek log v.
katetmek (belirli bir mesafe) do v.
biriyle arasında mesafe bırakmak keep somebody at arm’s length v.
mesafe almak cover a ground v.
mesafe almak make headway v.
mesafe katetmek cover a ground v.
mesafe almak cover a distance v.
mesafe katetmek cover a distance v.
mesafe katetmek make headway v.
mesafe katetmek progress v.
mesafe katetmek gain ground v.
mesafe almak pull ahead v.
mesafe katetmek pull ahead v.
mesafe almak gain ground v.
mesafe almak gain ground v.