mile - Turco Inglés Diccionario

mile

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mile — Definition

Significado:
mil
Pronunciación (IPA):
(AmE /maɪl/ – BrE /maɪl/)
Categoría gramatical:
İsim: mile (miles)

Significados de "mile" en diccionario turco inglés : 7 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
mile n. mil
We are miles away from home.
Evden millerce uzaktayız.

More Sentences
Automotive
mile n. mil
We are miles away from home.
Evden millerce uzaktayız.

More Sentences
General
mile n. mil uzaklık ölçü birimi 1609 m
mile n. bir millik yarış
mile n. nispeten fazla mesafe
mile n. (çeşitli ülkelere göre değişebilen) mil uzunluk birimi
Marine
mile n. deniz mili

Significados de "mile" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
statute mile n. mil
nautical mile n. deniz mili 1852 metre
passenger mile n. yolcu mili
statute mile n. 1609 metrelik mesafe
geographical mile n. deniz mili
square mile n. milkare
land mile n. kara mili
ton mile n. ton mil
a mile and a half n. bir buçuk mil
air mile n. deniz mili 1852 metre
last mile n. hüküm giymiş kimsenin hücresinden idam edileceği yere kadar yürüdüğü mesafe
half-mile n. yarım mil
half-mile n. 800 metre
half mile n. yarım millik yarış
half-mile n. yarım millik yarış
swedish mile n. (isveç'te) 10 km'ye eşit uzunluk
swedish mile n. isveç mili
country mile n. uzun mesafe
international mile n. bir uzaklık ölçüsü
international mile n. uluslararası mil
survey mile n. abd'ye özgü 1609,347 metreye denk bir ölçü birimi
have a criminal record a mile long v. sabıkası kabarık olmak
get a mile v. seyahat ederken yol kat etmek
3-mile-long adj. 3 mil uzunluğunda
half mile adj. yarım millik
half-mile adj. yarım millik
Phrasals
spot (something) a mile off v. (bir şeyi) yüz metreden fark etmek
spot (something) a mile off v. (bir şey) geliyorum demek
Phrases
from a mile away expr. çok uzaktan
from a mile away expr. önceden
from a mile away expr. bir kilometre öteden
from a mile away expr. bayağı önceden
Proverb
give someone an inch and he'll take a mile yüz verirsen astarını isterler
give someone an inch and he'll take a mile yüz verince astarını istemek
a miss is as good as a mile başarının kıl payıyla ya da büyük bir farkla kaçırılmasının önemi yoktur
a miss is as good as a mile kaybetme kaybetmedir
a miss is as good as a mile önemli olan hatice değil neticedir
a miss is as good as a mile kaybetmenin az farkla veya çok farkla olması fark etmez
don't judge a man until you have walked (a mile) in his shoes yaşamadan yargılama
don't judge a man until you have walked (a mile) in his shoes birini anlayıp dinlemeden yargılama
don't judge a man until you have walked (a mile) in his shoes kendini birinin yerine koymadan yargılama
give (someone) an inch and they'll take a mile (birine) elini veren kolunu alamaz/kaptırır
give (someone) an inch and (someone) (will) take a mile (birine) elini veren kolunu alamaz/kaptırır
give (someone) an inch and they'll take a mile (birine) selam verir borçlu çıkarsın
give (someone) an inch and they'll take a mile (birine) yüz verirsen astarını ister
give (someone) an inch and (someone) (will) take a mile (birine) yüz verirsen astarını ister
give (someone) an inch and (someone) (will) take a mile (birine) selam verir borçlu çıkarsın
Colloquial
mile-high city n. bir mil rakımlı şehir
mile-high city n. colorado'da bir şehir
mile-high city n. denver
country mile expr. çok uzun mesafe
country mile expr. çok uzağa
by a mile expr. büyük farkla
Idioms
a country mile n. çok uzun bir mesafe
a country mile n. çok uzak
a country mile n. çok uzun bir yol
talk a mile a minute v. çan çan etmek
go the extra mile v. elinden gelenin fazlasını yapmak
walk the extra mile v. biraz daha uğraşmak/çabalamak
go the extra mile v. biraz daha uğraşmak/çabalamak
go the extra mile v. (bir şeyi elde etmek için) gerekenden fazlasını yapmak
walk the extra mile v. [bir şeyi elde etmek] gerekenden fazlasını yapmak
tell it a mile off v. kolayca ayırt etmek
tell it a mile off v. kolaylıkla fark etmek
miss something by a mile v. (hedefin) yanına bile yaklaşamamak
miss something by a mile v. dağlara taşlara atmak
stand out a mile v. çok uzaktan belli olmak
stick out a mile v. çok uzaktan belli olmak
run a mile v. bir mil öteye kaçmak
run a mile v. köşe bucak kaçmak
move mile a minute v. hızla gitmek
go mile a minute v. hızla gitmek
have a mile long criminal record v. sabıkası kabarık olmak
talk a mile a minute v. motor gibi konuşmak
talk a mile a minute v. hızlı konuşmak
go the extra mile v. bir adım daha ileri gitmek
can see (from) a mile off v. çok uzaktan görebilmek
can see (from) a mile off v. bir kilometre öteden görebilmek
can see (from) a mile off v. çok önceden anlamak
can see (from) a mile off v. çok önceden görebilmek
see (something) a mile off v. (bir şeyin) yaklaştığını önceden hissetmek
spot something a mile off v. bir şeyi kolayca tanımak/ayırt etmek
tell something a mile off v. bir şeyi kolayca fark etmek
see (something) a mile off v. (bir şeyin) yaklaştığını tahmin etmek
see something a mile off v. bir şeyi kolayca tanımak/ayırt etmek
see something a mile off v. bir şeyi kolayca fark etmek
see (something) a mile off v. (bir şeyi) önceden görmek/tahmin etmek
tell something a mile off v. bir şeyi kolayca tanımak/ayırt etmek
see (something) a mile off v. (bir şeyin) yaklaştığını önceden görmek
spot something a mile off v. bir şeyi kolayca fark etmek
walk a mile in (someone's) shoes v. kendini (başka birinin) yerine koymak
speak a mile a minute v. hızlı hızlı konuşmak
speak a mile a minute v. motor gibi konuşmak
speak a mile a minute v. hızlı konuşmak
speak a mile a minute v. bıdı bıdı konuşmak
speak a mile a minute v. çan çan etmek
speak a mile a minute v. acele acele konuşmak
go the extra mile (for somebody/something) v. (biri/bir şey için) fazlasıyla uğraşmak/çabalamak
go the extra mile (for somebody/something) v. (biri/bir şey için) elinden gelenin fazlasını yapmak
go the extra mile (for somebody/something) v. (biri/bir şey için) gerekenden fazlasını yapmak
miss by a mile v. (hedefin) yanına bile yaklaşamamak
miss by a mile v. (hedefin) yanından bile geçmemek
miss by a mile v. dağlara taşlara atmak
miss by a mile v. büyük farkla kaçırmak/ıskalamak
give them an inch and they'll take a mile v. elini verip kolunu kaptırmak
give them an inch and they'll take a mile v. yüz verince astarını istemek
see, spot, smell something a mile off v. bir şeyi kolayca fark etmek
see, spot, smell something a mile off v. bir şeyi kolayca tanımak/ayırt etmek
see, spot, smell something a mile off v. bir şeyin yaklaştığını tahmin etmek
see, spot, smell something a mile off v. bir şeyin yaklaştığını önceden hissetmek
see, spot, smell something a mile off v. bir şeyin yüz metreden kokusunu almak
give them an inch and they'll take a mile. expr. elini veren kolunu kaptırır
a miss is as good as a mile expr. fırsat kaçtıktan sonra iyi veya kötü olması bir şeyi değiştirmez
a mile away expr. kolayca
a mile away expr. kolaylıkla
a mile away expr. bir kilometre öteden (ne yaptığını vb. anlamak)
mile a minute expr. hızla
give them an inch and they'll take a mile expr. selam verdik borçlu çıktık
give them an inch and they'll take a mile expr. elimizi verdik kolumuzu kaptırdık
a mile off expr. kolaylıkla
a mile a minute expr. motor gibi
a mile off expr. yüz metreden
a mile a minute expr. çabuk çabuk
a mile off expr. çok önceden
a mile off expr. çok uzaktan
a mile a minute expr. hızla
a mile off expr. bir kilometre öteden
a mile off expr. kolayca
a mile a minute expr. çok hızlı
a mile a minute expr. acele acele
by a mile expr. açık ara
by a mile expr. uzak bir mesafeyle
by a mile expr. uzak ara
give an inch and they'll take a mile expr. elini veren kolunu alamaz/kaptırır
give an inch and he'll take a mile expr. yüz verirsen astarını ister
give an inch and they'll take a mile expr. yüz verirsen astarını isterler
give an inch and he'll take a mile expr. selam verir borçlu çıkarsın
give an inch and he'll take a mile expr. elini veren kolunu alamaz/kaptırır
give an inch and they'll take a mile expr. selam verir borçlu çıkarsın
give someone an inch and they'll take a mile expr. birine selam verir borçlu çıkarsın
give someone an inch and they'll take a mile expr. birine elini veren kolunu alamaz/kaptırır
give someone an inch and they'll take a mile expr. birine yüz verirsen astarını ister
Speaking
he will take a mile expr. yüz bulunca astar ister
you'd never get within a mile of him expr. bir mil yakınına bile yaklaşamazsın
Trade/Economic
statute mile n. kara mili
international geographical mile n. coğrafi mil
sea mile n. deniz mili
nautical mile n. deniz mili
statute mile n. nizami mil
geographical mile n. deniz mili