-grave - Turco Inglés Diccionario

-grave

Significados de "-grave" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
-grave suf. bey veya han anlamlarını veren bir son ek

Significados de "-grave" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
grave n. kabir
grave n. mezar
General
war grave n. şehitlik
grave stone n. mezar taşı
one foot in the grave n. bir ayağı çukurda
grave accent n. aksan işareti
grave n. ölme
grave n. karayer
grave stone n. mezartaşı
grave n. sin
grave n. mezar
grave n. gömüt
grave n. makber
grave n. çukur
grave n. aksan işareti
grave robber n. mezar hırsızı
grave danger n. büyük tehlike
mass grave n. toplu mezar
grave harm n. ağır zarar
grave digger n. mezar kazıcısı
retirement in grave (law) n. mezarda emeklilik (yasası)
baby grave n. bebek mezarı
family grave n. aile mezarlığı
family grave n. aile kabristanı
a grave dilemma n. yaman çelişki
a grave contradiction n. yaman çelişki
grave matters n. önemli konular
grave matters n. ciddi konular
grave site n. mezarlık
common grave n. kimsesizler mezarlığı
grave marker n. mezar taşı
grave n. mezara benzer şey
grave [obsolete] n. kahya
grave [dialect] [uk] n. ambar
grave [obsolete] n. çiftlik kahyası
grave [dialect] [uk] n. kısmen toprağın altında yer alan ambar
grave robber n. mezar soyguncusu
grave reason n. ciddi sebep
a grave threat n. büyük bir tehdit
a grave threat n. ciddi bir tehdit
grave threat n. büyük tehdit
grave threat n. ciddi tehdit
royal grave n. kraliyet mezarı
make someone turn in his grave v. mezarında birinin kemiklerini sızlatmak
turn in one's grave v. kemikleri sızlamak
dig somebody's grave v. çukurunu kazmak
grave v. oymak
grave v. kazımak
turn over in one's grave v. kemikleri sızlamak
grave v. gömmek
rise from the grave v. hortlamak
grave v. işlemek
go into a grave crisis v. ağır krize girmek
throw into grave crisis v. ağır krize sokmak
go through a grave crisis v. ağır kriz geçirmek
dig a grave v. mezar yapmak
dig a grave v. mezar kazmak
grave v. aklına kazımak
grave v. baskı yüzeyindeki bir bölümü oyarak silmek
grave v. derinden etkilemek
grave adj. sıkıcı
grave adj. ağır
grave adj. kasvetli
grave adj. tehlikeli
grave adj. vakarlı
grave adj. ağırbaşlı
as grave as adj. kadar ciddi
grave adj. önemli
grave adj. vahim
grave adj. pes
grave adj. vakur
grave adj. ciddi
grave adj. karanlık
grave [obsolete] adj. bilgi ve kavrayışa dayanan
grave adj. mat renkli
grave [obsolete] adj. buyurucu
grave adj. koyu
grave [obsolete] adj. otoriter
grave adj. ölü (renk)
Phrases
from the cradle to the grave expr. beşikten mezara
Colloquial
say prayers upon one’s grave v. mezarı başında dua etmek
from the cradle to the grave expr. beşikten mezara kadar
from the cradle to the grave expr. doğumundan ölümüne kadar
from cradle to grave expr. doğumundan ölümüne kadar
from cradle to grave expr. beşikten mezara kadar
from cradle to grave expr. beşikten mezara
someone is walking over (one's) grave expr. (birinin) içi ürperdi
someone is walking over (one's) grave expr. (birine) bir titreme geldi
someone is walking over (one's) grave expr. (birini) şeytan dürttü
someone (has) walked over (one's) grave expr. azrail yokladı
someone (has) walked over (one's) grave expr. biri mezarımın üstünden geçti
Idioms
grave peril n. ölüm tehlikesi
grave-dancer n. başkasının ölümü ya da talihsizliğinden kazanç sağlayan kimse
early grave n. vaktinden önce ölüm
early grave n. erken ölüm
watery grave n. su mezarı
watery grave n. ölü birini suya atma
watery grave n. birine mezar olan suyun dibi
watery grave n. suyun dibi
have one foot in the grave v. ölmek üzere olmak
dig one's own grave v. kendi mezarını kazmak
have one foot in the grave v. bir ayağı çukurda olmak
have one foot in the grave v. elden ayaktan düşmek
be on the brink of the grave v. bir ayağı çukurda olmak
make someone turn in his grave v. kemiklerini sızlatmak
dig one's own grave v. kendi kuyusunu kendi kazmak
make turn in his grave v. birinin kemiklerini mezarında sızlatmak
make turn in his grave v. mezarında ters döndürmek
make turn in his grave v. mezarında ter ter tepindirmek
dig one's own grave v. kendi mezarını kendi kazmak
make turn over in his grave v. mezarında ter ter tepindirmek
make turn over in his grave v. mezarında ters döndürmek
make turn over in his grave v. birinin kemiklerini mezarında sızlatmak
have one foot in the grave v. ölüme yakın olmak
have one foot in the grave v. bir ayağı mezarda olmak
have one foot in the grave v. ölüme yaklaşmış olmak
carry a secret to the grave v. bir sırrı mezara kadar götürmek
carry a secret to one's grave v. bir sırrı mezara kadar götürmek
turn in one's grave v. mezarında kemikleri sızlamak
roll in one's grave v. mezarında kemikleri sızlamak
turn over in one's grave v. mezarında kemikleri sızlamak
roll over in one's grave v. mezarında kemikleri sızlamak
spin in one's grave v. mezarında kemikleri sızlamak
swear on one's mother's grave v. (annenin mezarı vb.) üzerine yemin etmek
swear on one's mother's grave v. annesinin mezarı üzerine yemin etmek
carry a secret to one's grave v. sırrını mezara kadar götürmek
rise from the grave v. hortlamak
take it to one's grave v. bir sırrı mezara kadar götürmek
have one foot in the grave v. gözü toprağa bakmak
have one foot in the grave v. bir gözü toprağa bakmak
dig one's own grave v. kendi ipini çekmek
spin in somebody's grave v. mezarında kemikleri sızlamak
roll over in somebody's grave v. mezarında kemikleri sızlamak
roll over in someone's grave v. mezarında kemikleri sızlamak
turn over in someone's grave v. mezarında kemikleri sızlamak
make someone turn in his grave v. mezarında ters döndürmek
turn in one's grave v. mezarında ters dönmek
be in grave peril v. ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olmak
be on the brink of the grave v. gidici olmak
be on the brink of the grave v. bir gözü toprağa bakmak
have one foot in the grave v. gidici olmak
dig (oneself) an early grave v. erken mezara girmek
dig (someone) an early grave v. (birinin) mezarını kazmak
dig (someone) an early grave v. (birini) erken mezara göndermek
dig (someone) an early grave v. (birinin) erken ölümüne sebep olmak
dig (oneself) an early grave v. kendi mezarını erken kazmak
go to (one's) grave v. toprağın altına girmek
go to (one's) grave v. ölmek
go to (one's) grave v. mezara girmek
go to (one's) grave v. toprak olmak