koyu - Turco Inglés Diccionario

koyu

Significados de "koyu" en diccionario inglés turco : 56 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
koyu dark adj.
She wore a beautiful dark brown dress.
Koyu kahverengi güzel bir elbise giymişti.

More Sentences
General
koyu black adj.
You see everything in black colours.
Sen her şeyi koyu renklerde görüyorsun.

More Sentences
koyu darker adj.
And the darker lipstick colors are also not quite for me.
Koyu ruj renkleri de pek bana göre değil.

More Sentences
koyu strong adj.
A strong cup of coffee helps me wake up.
Koyu bir fincan kahve uyanık kalmama yardım eder.

More Sentences
koyu sombre adj.
I can not let you in the party with that sombre shirt.
Bu koyu tişörtle partiye katılmana izin veremem.

More Sentences
koyu dark adj.
She wore a beautiful dark brown dress.
Koyu kahverengi güzel bir elbise giymişti.

More Sentences
koyu bold adj.
She only paints with bold colors; she does not like pastels.
O sadece koyu renklerle resim yapar; pastel boyaları sevmez.

More Sentences
koyu thick adj.
They offered me a cup of thick Turkish coffee.
Bana bir fincan koyu Türk kahvesi ikram ettiler.

More Sentences
koyu viscous adj.
The engine oil is more viscous than diesel.
Motor yağı dizele göre daha koyu yapıdadır.

More Sentences
Idioms
koyu dyed-in-the-wool adj.
And I heard you say in your previous speech that you are a dyed-in-the-wool liberal.
Bir önceki konuşmanızda da koyu bir liberal olduğunuzu söylediğinizi duydum.

More Sentences
Technical
koyu thick adj.
They offered me a cup of thick Turkish coffee.
Bana bir fincan koyu Türk kahvesi ikram ettiler.

More Sentences
koyu deep adj.
The soil of these lands has a deep brown colour.
Bu toprakların toprağı koyu kahverengi bir renge sahiptir.

More Sentences
Textile
koyu dark adj.
She wore a beautiful dark brown dress.
Koyu kahverengi güzel bir elbise giymişti.

More Sentences
Meteorology
koyu dark adj.
She wore a beautiful dark brown dress.
Koyu kahverengi güzel bir elbise giymişti.

More Sentences
General
koyu somber adj.
koyu fervent adj.
koyu intense adj.
koyu abysmal adj.
koyu fanatic adj.
koyu stiff adj.
koyu extreme adj.
koyu subfuse adj.
koyu darkish adj.
koyu crusted adj.
koyu tenebrous adj.
koyu sable adj.
koyu impenetrable adj.
koyu peasoupy adj.
koyu fixed adj.
koyu saturated adj.
koyu husky adj.
koyu heavy adj.
koyu condensed adj.
koyu dense adj.
koyu gross adj.
koyu soupy adj.
koyu tenebricose [obsolete] adj.
koyu tenebrific adj.
koyu tenebrose adj.
koyu thorough adj.
koyu turbid adj.
koyu meracious [obsolete] adj.
koyu hazy adj.
koyu moky [obsolete] adj.
koyu obscure adj.
koyu derk adj.
koyu grave adj.
koyu stout N.
Idioms
koyu dyed in the wool adj.
Technical
koyu concentrated adj.
koyu sad adj.
koyu full adj.
koyu dense adj.
Computer
koyu boldface adj.
Food Engineering
koyu consistent adj.
Archaic
koyu tenebrificous adj.

Significados de "koyu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
koyu mavi cyano n.
koyu renkli bir çeşit bira stout n.
koyu kırmızı renk crimson n.
koyu kırmızı puce n.
koyu yeşil bottle green n.
koyu şerbet syrup n.
koyu çorba potage n.
koyu bej beige dark n.
bej (koyu) khaki n.
kıvamı koyu iri bir damla blob n.
bej üniforma (koyu) khakis n.
uzun tırnakli büyük pençeli koyu postlu bir hayvan wolverine n.
koyu çorba bisque n.
koyu mavi navy blue n.
koyu kahverengi sienna n.
şişe yapımında kullanılan koyu yeşil cam bottle glass n.
koyu kahverengi deep brown n.
koyu kahverengi vandyke brown n.
koyu lacivert prussian blue n.
bej pantolon (koyu) khakis n.
yarı değerleri taşlarda bulunan koyu mavi maden lazurite n.
koyu şerbet sirup n.
koyu renk dark n.
koyu domates salçası tomato paste n.
çorba (koyu) pottage n.
koyu kırmızı boya lake n.
koyu kırmızı claret n.
koyu şive thick accent n.
koyu yoğurt thick yogurt n.
koyu kırmızı deep red n.
koyu renkli kaz brant n.
açık zemin üstünde koyu renk kare desenlerden oluşmuş bir çeşit kumaş tattersall n.
alçak, yoğun, koyu gri renkli ve sıklıkla yağış bırakan bulut türü nimbostratus n.
koyu sarı ochre n.
koyu mavi dark blue n.
koyu fuşya dark fuchsia n.
koyu mor dark violet n.
koyu eflatun dark magenta n.
koyu eflatun dark purple n.
koyu mor dark purple n.
koyu firuze dark turquoise n.
koyu yeşil dark green n.
koyu portakal dark orange n.
renkleri beyaz ile koyu yeşil arasında değişen silikat mineralleri nephrite n.
koyu renk ile yazılmış bold face n.
koyu yazı tonu bold face n.
koyu renk dark colour n.
koyu renk intense colour n.
koyu sohbet deep talk n.
koyu sohbet deep conversation n.
koyu sohbet intimate talk n.
koyu sohbet intimate chat n.
koyu sohbet intimate conversation n.
koyu sohbet spirited conversation n.
koyu mavi paris blue n.
aslında koyu renk saçı olup boya ile açmış kadın bottle blonde n.
koyu mavi ultramarine n.
koyu mavi ultramarine blue n.
koyu ten dark skin n.
koyu kahve dark coffee n.
koyu kahve black coffee n.
koyu karanlık dense darkness n.
koyu saç dark hair n.
siyaha yakın koyu kahverengi sepia n.
koyu renk camlı güneş gözlüğü cheaters n.
koyu arduvaz mavisi dark slate blue n.
koyu krema custard n.
koyu sarı ocher n.
koyu renkli kaz brent n.
koyu güneş gözlüğü black sunglasses n.
koyu güneş gözlüğü dark sun-glasses n.
koyu halka dark circle n.
koyu renk saçlı kadın brunette n.
koyu kestane dark maroon n.
saçın renginden daha koyu renkler ile boyanarak yapılan gölgelendirme işlemi lowlights n.
koyu sıvı karışım slutch n.
the vamps grubunun koyu hayranlarına verilen isim vampette n.
koyu kumral dark brown n.
koyu karanlık intense darkness n.
koyu patlıcan renkli yunan zeytini calamata olive n.
koyu kahverengimsi mor raisin n.
(renk) koyu aggressive n.
koyu eflatuni kırmızı raspberry n.
çivit mavisinden daha yeşil ve soluk koyu grimsi mavi night blue n.
koyu ten rengi nigrescence n.
güneş lekesinin en koyu bölgesi umbra n.
griye bakan bir koyu yeşil tonu bayberry n.
yaban mersini kırmızısı veya orta ton nar kırmızısından daha sarımsı ve daha mat olan koyu bir kırmızı marroon n.
(tekstilde) mürdüm renginden daha mat olan ve mora çalan koyu kırmızı tonu marroon n.
massachusetts koyu kolonisi massachusetts bay colony n.
koyu mavi iskoç kepi balmoral n.
geyik postundan daha koyu, zeytin ağacındansa daha sarı ve daha açık olan grimsi ve sarımsı bir kahverengi tonu meadowlark n.
koyu renkli ve buruşuk kabuğu olan büyük, tatlı ve yumuşak bir hurma medjool date n.
koyu esmer kimse melanist n.
koyu esmer kimse melano n.
koyu esmer kimse melanic n.
tenin ve saçın çok koyu renk olması melanosity n.
mikronezya adalarında yaşayan insanların dahil olduğu koyu bir ırk micronesians n.
ağızda acı tat bırakmayan zengin ve yumuşak koyu bira milk stout [uk] n.
bazı tekir kedilerin ön bacaklarındaki koyu renkli halka bracelet n.
azur mavisinden daha kırmızı ve koyu bir mavi tonu liberty n.
azur mavisinden daha kırmızı ve koyu bir mavi tonu regatta n.
at sırtının orta çizgisi boyunca uzanan koyu renkli şerit list n.
(saçta) koyu meç lowlight n.
şam gülünü andıran koyu bir kırmızı tonu damask color n.
koyu ton darkness n.
koyu güneş gözlüğü dark glasses n.
koyu geçiş dark n.
koyu ton dark n.
koyu tonlu geçiş dark n.
koyu renk darkness n.
resmi veya yarı resmi etkinliklerde koyu renk pantolon ve siyah kravatla giyilen, şal yakalı açık renk ceket dinner jacket n.
meksika körfezi ile batı hint adaları'nda ve florida sahili açıklarına özgü olup ticareti yapılan düşük kaliteli koyu kahverengi kırılgan bir sünger grass n.
koyu kırmızı ruby n.
koyu morumsu bir kırmızı tonu gooseberry n.
koyu renk karakter ionic type n.
koyu renkli harf ionic type n.
grinin koyu olmayan bir tonu dove-grey n.
koyu bir gri tonu dove n.
koyu renk dusky n.
koyu ve biçimsiz nesne inkblot n.
koyu gri pelican n.
güneş lekesinin koyu olan orta kısmını çevreleyen gölgeli bölge penumbra n.
koyu bir sarı tonu orangetawny n.
koyu turuncumsu bir sarı tonu orangetawny n.
hafif maviye çalan koyu gri pewter n.
koyu kestane rengi praline n.
(cildin daha koyu görünmesine yol açan) yeni uzayan sakal shadow n.
morumsu grinin koyu bir tonu slatch n.
koyu aksan brogue n.
koyu hristiyan fundamentalist n.
koyu kahverengi charcoal n.
(ingiltere'de) wash koyu wash n.
koyu sohbete dalmak move into deep conversation v.
(kağıt) hatalı kalenderleme nedeniyle normalden daha koyu hale gelmek blacken v.
(kürk) koyu renge boyamak blend v.
koyu kırmızı hale getirmek ruby v.
koyu esmer dusky adj.
koyu kırmızı crimson adj.
koyu (renk) deep adj.
koyu (çay) strong adj.
koyu (kahve vb) strong adj.
en koyu olanı densest adj.
koyu bir kıvamda olan stiff adj.
koyu gri dark grey adj.
koyu (kahve) strong adj.
koyu ve güzel (renk) rich adj.
koyu saçlı darkhaired adj.
koyu renk yazılmış bold adj.
koyu gri renkli leaden adj.