Arrest - Turco Inglés Diccionario

Arrest

Significados de "Arrest" en diccionario turco inglés : 50 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
arrest v. tutuklamak
General
arrest n. hapis
arrest n. tevkif
arrest n. durdurma
arrest n. kesme
arrest n. tutuklama
arrest n. yakalama
arrest n. mevkuf
arrest n. önleme
arrest n. zorla alıkonma
arrest n. yavaşlatma
arrest n. zorla alıkoyma
arrest v. önlemek
arrest v. tevkif etmek
arrest v. götürmek
arrest v. yakalamak
arrest v. el koymak
arrest v. bloke etmek
arrest v. kesmek
arrest v. çekmek
arrest v. tutuklamak
arrest v. durdurmak
arrest v. duraklatmak
arrest v. dikkatini çekmek
arrest v. derdest etmek
arrest v. gözaltına almak
Trade/Economic
arrest v. el koymak
Law
arrest n. durum
arrest n. el koyma
arrest n. geminin alıkonulması
arrest n. müsadere
arrest n. tutuklama
arrest n. tutuklama ve tutuklama yerine geçen koruma tedbirleri
arrest n. tutuklanma
arrest n. tevkif
arrest n. tutuklama
arrest n. tutukluluk
arrest n. yakalama
arrest n. geminin ihtiyati haczi
arrest v. haciz koymak
arrest v. tevkif etmek
arrest v. tutuklamak
Technical
arrest v. durdurmak
arrest v. tutmak
Mechanic
arrest n. makine durdurma düzeneği
Marine
arrest v. (gemiyi) yetkili makamlarca alıkoymak
Medical
arrest n. arest
arrest v. (kalp) durmak
arrest v. (hastalık vb.) ilerlemesini engellemek
Psychology
arrest n. durma

Significados de "Arrest" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
arrest point n. duraksama noktası
epiphysial arrest n. epifiz aresti
freedom from arrest n. yasama dokunulmazlığı
provisional arrest n. geçici tutuklama
house arrest n. gözaltı
arrest of ships n. seferden men
deep transverse arrest n. derinde transvers duruş
warrant of arrest n. tutuklama emri
house arrest n. evde göz hapsi
citizen's arrest n. vatandaş tutuklaması
citizen's arrest n. bir kişinin vatandaşlık hakkına dayanarak yaptığı tutuklama
arrest someone's attention v. birinin dikkatini çekmek
be under house arrest v. göz hapsi altında olmak
be under arrest v. tutuklu olmak
put someone under arrest v. birini tutuklamak
place someone under arrest v. birini tutuklamak
put somebody under house arrest v. birine ev hapsi vermek
arrest for v. tutuklanmak
put (somebody) under house arrest v. birine ev hapsi vermek
be put under house arrest v. ev hapsine alınmak
place someone under arrest v. gözaltına almak
arrest the suspects v. şüphelileri tutuklamak
arrest the alleged offenders v. sorumluları yakalamak
arrest the suspects v. sorumluları yakalamak
arrest the suspects v. sorumluları tutuklamak
arrest the alleged offenders v. şüphelileri tutuklamak
arrest the suspects v. şüphelileri yakalamak
arrest the alleged offenders v. şüphelileri yakalamak
arrest the suspect v. şüpheliyi tutuklamak
arrest the alleged offenders v. sorumluları tutuklamak
issue an arrest warrant for v. hakkında tutuklama kararı vermek
have the police arrest someone v. birini polise tutuklattırmak
arrest a suspect v. şüpheliyi/zanlıyı tutuklamak
send someone to the court for arrest v. tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk etmek
be sent to the court for arrest v. tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmek
arrest someone for something v. birini -den dolayı tutuklamak
issue a warrant for the arrest of someone v. tutuklama emri çıkartmak
issue a warrant for the arrest of someone v. yakalama emri çıkartmak
arrest criminals v. Suçları yakalamak
under arrest adj. tutuklu
Colloquial
an arrest warrant was issued expr. bir yakalama emri çıkarıldı
arrest these men expr. bu adamları tutuklayın
am I under arrest? expr. beni tutuklayacak mısınız?
am I under arrest? expr. tutuklanacak mıyım?
am I under arrest? expr. tutuklu muyum?
am I under arrest? expr. tutuklu muyum?
am I under arrest? expr. beni tutuklayacak mısınız?
am I under arrest? expr. tutuklanacak mıyım?
Speaking
six hours after his arrest expr. tutuklanmasından altı saat sonra
after his arrest expr. tutuklandıktan sonra
we have a warrant for your arrest expr. hakkınızda tutuklama emri var
you're under arrest expr. tutuklusunuz
is this man under arrest? expr. bu adam gözaltında mı?
you are under arrest! expr. tutuklusun!
we will arrest you expr. seni tutuklayacağız
I'm placing you under arrest expr. sizi gözaltına alıyorum
I'm placing you under arrest expr. seni gözaltına alıyorum
Trade/Economic
arrest of ship cargo n. gemiye ya da yüke el koyma
arrest of ship cargo n. gemiyi tutuklama
Law
reason for arrest n. tutuklanma nedeni
arrest warrant n. tutuklama emri
mass arrest n. toplu gözaltı
arrest clause n. tutuklanma hükmü
arrest warrant in default n. gıyabında tutuklama kararı
warrant for arrest n. tutuklama müzekkeresi
arrest warrant n. tutuklanma emri
arrest warrant n. tutuklama kararı
arrest in absentia n. gıyabi tevkif
arrest warrant in default n. gıyabi tutuklama kararı
arrest convention n. tutuklama konvansiyonu
arrest of judgment n. kararın sonraya bırakılması
withdrawal of warrant of arrest n. tutuklama müzekkeresinin geri alınması
warrant of arrest n. tutuklama müzekkeresi
being under arrest n. tutuklu olma
attachment where warrant of arrest is needed n. tutuklama müzekkeresini mucip halde haciz
arrest warrant n. tutuklama müzekkeresi
arrest of suspect n. sanığın tutuklanması
expiration of warrant of arrest n. tutuklama müzekkeresinin hükmünün son bulması
notice of arrest n. tutuklamanın bildirilmesi
warrant of arrest n. tevkif müzekkeresi
arrest of judgment n. hükmün tecili
arrest warrant n. mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir
arrest warrant n. ihzar müzekkeresi
order of arrest n. tutuklama emri
arrest under legal process n. adli işlemle tutuklama
warrant of arrest n. yakalama emri
house arrest n. evde göz hapsi
privilege from arrest n. tutuklanma dokunulmazlığı
privilege from arrest n. tutuklanmama imtiyazı
malicious arrest n. kötü niyetle tutuklama
spiteful arrest n. kötü niyetle tutuklama
spiteful arrest n. haksız tevkif
malicious arrest n. haksız tevkif
preventive arrest n. önleyici tutuklama
arrest of judgment n. kararın tecili
arrest of judgment n. kararın ertelenmesi
questioning without arrest n. tutuksuz sorgulama
house arrest n. ev hapsi
reason of arrest n. tutuklama nedeni
reason of arrest n. tutuklanma gerekçesi
reason of arrest n. tutuklama gerekçesi
reason of arrest n. tutuklanma nedeni
the highest arrest rate n. en yüksek tutuklama oranı
domiciliary arrest n. evde gözaltı
resisting arrest n. tutuklanmaya mukavemet
resisting arrest n. tutuklanmaya direnme
arrest of suspect n. şüphelinin tutuklanması
arrest order n. tutuklama emri
arrest warrant n. tutuklama müzekkeresi
request for provisional arrest n. geçici tutuklama talebi
wholesale arrest n. toptan tutuklama
parol arrest n. yazılı bir şikayet olmaksızın sulh hakiminin sözlü emri doğrultusunda yapılan tutuklama
be released on conditions of trial without arrest v. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak
issue an arrest warrant in absentia v. gıyabında tutuklama kararı vermek
arrest judgement v. kararı ertelemek
arrest judgement v. hükmü tecil etmek
resistance to arrest v. tutuklamaya mukavemet göstermek
make an arrest v. tutuklama yapmak
make an arrest v. tevkif etmek
make an arrest v. tutuklamak
arrest judgment v. (mevcut veya muhtemel hata nedeniyle) yargıyı durdurmak
a warrant has been issued for one's arrest expr. hakkında tutuklama kararı çıktı
under arrest expr. tutuklu olarak
without arrest expr. tutuksuz olarak
under arrest expr. göz hapsinde
under arrest expr. mevkuf
under arrest expr. nezaret altında
Politics
arbitrary arrest n. keyfi tutuklama
european arrest warrant n. avrupa tutuklama emri
open arrest n. göz hapsi
Technical
arrest point n. duraksama noktası
arrest point n. kesilme noktası
fall arrest system n. düşmeyi önleme sistemi
growth arrest n. büyümenin gecikmesi/durması/durdurulması/engellenmesi
thermal arrest n. ısıl duraksama
eutectic arrest n. ötektik duraksama
arrest lines n. duraksama çizgileri
arrest temperature n. duraksama sıcaklığı
crack arrest n. çatlak durdurma
arrest or propagation of a crack initiated in a thermoplastics pipe n. termoplastik bir boruda başlatılan çatlağın durdurulması veya ilerlemesi
fall arrest equipment n. düşme önleyici donanım
fall arrest equipment n. düşme önleyici ekipman
fall arrest harness n. düşmeyi önleyici emniyet kemeri sistemi
fall arrest harness n. düşmeyi önleyici emniyet kemeri
fall-arrest lanyard n. düşmeyi önleyici halat
Construction
fall arrest system n. düşme önleyici sistem
fall arrest system n. düşmeyi önleyici sistem
personal fall arrest system n. düşmeyi durduran kilit sistemi
Medical
cardiac arrest n. kalp durması
cardiac arrest n. kardiyak arest