Buck - Turco Inglés Diccionario

Buck

Significados de "Buck" en diccionario turco inglés : 89 resultado(s)

Inglés Turco
General
buck n. erkek hayvan
buck n. sıçrayan hayvan
buck n. erkek geyik
buck n. tavşan
buck n. pokerde kağıt dağıtma sırası
buck n. erkek kızılderili
buck n. dolar
buck n. sorumluluk
buck n. antilop
buck n. papel
buck n. geyik derisi ayakkabı
buck n. güçlü adam
buck n. enerjik genç adam
buck n. (at) zıplayıp biniciyi düşürmek
buck n. züppe
buck v. sıçrayıp binicisini düşürmek
buck v. sıçramak
buck v. itaatsizlik etmek
buck v. karşı gelmek
buck v. itiraz etmek
buck v. canlandırmak
buck v. kütüklere ayırmak
buck v. boynuzlarıyla vurmak
buck v. sarsılmak
buck v. ayak diremek
buck v. darılmak
buck v. alınmak
buck v. (ağır nesneleri) mekanik aletle taşımak
buck v. (ağır nesneleri) mekanik aletle yüklemek
buck v. ellerini bağlayıp dizlerin üstünden geçirerek etkisiz hale getirmek
buck v. ellerini bağlayıp dizlerin üstünden geçirerek cezalandırmak
buck v. elden ele geçirmek
buck v. eğilmek
buck v. bükülmek
buck v. iterek çıkarmak
buck v. iterek atmak
buck v. (at) zıplayıp biniciyi düşürmek
buck v. karşı koymak
buck adj. züppe
buck adj. erkeklerle ilgili
buck adj. erkeklere özel
buck adv. tamamen
buck adv. katıksız
Colloquial
buck n. bir milyon dolar
buck n. bir avro
buck v. direnmek
buck v. karşı gelmek/koymak
buck v. kafa tutmak
buck v. sebat göstermek
buck v. görevi başkasına paslamak
buck v. neşelendirmek
buck v. cesaretlendirmek
Technical
buck n. antilop
buck n. erkek geyik/tavşan/sıçan
buck n. iskele sıpası
buck n. sehpa
buck n. tezgah
buck n. dökme cam rafı
buck n. özellikle uçak montajında kullanılan büyük bir alet
buck n. inşaatta kullanılan kaba bir kapı çerçevesi
buck n. giysi pres makinesinin dolgulu bölümü
buck v. bir elektrik potansiyeli veya alanını nötralize etmek için bir diğerine karşı tutmak
buck v. (perçinleme) titreşimi azaltıp genleşmeyi artırmak için takviye aletini perçine bastırmak
Mining
buck v. parçalamak
buck v. toz haline getirmek
Zoology
buck n. geyik derisi
Fishery
buck n. (somon veya tirsi gibi) bazı av balıklarının erkeği
Military
buck n. deniz subay salonunda ilk hizmet edilecek subayın yerini işaretlemek için kullanılan küçük bir nesne
buck v. elleri bağlayıp dizlerin üstünden geçirme cezası vermek
buck adj. belirli bir askeri kategorinin en düşük rütbesinde olan
Sport
buck n. atlama beygiri
Football
buck n. top taşıyan rakibin çizgisine yapılan hücum
buck v. top taşıyan rakibin çizgisine hücum etmek
Card
buck n. potta kazanana sırası geldiğinde yapması gereken bir şey olduğunu hatırlatan işaret
Wagering
buck v. (bir şeye karşı) bahse girmek
buck v. (bir şeye karşı) risk almak
Archaic
buck n. eskiden kızılderililerle yapılan ticarette takas birimi olarak kabul edilen geyik derisi
Slang
buck n. ev yapımı alkol
buck n. para
buck n. yüz
buck n. zenci erkek
buck n. zenci herif
buck n. zenci erkek
buck n. yüz dolar
buck n. yuvarlanmış büyük miktarda para
buck n. saatte yüz mil
buck n. yüz sterlin
buck n. yüz birim
buck v. ateş etmek

Significados de "Buck" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
buck bean n. suyoncası
buck private n. er
buck fever n. heyecan
rough buck n. körkasa
door buck n. kapı kasası/çerçevesi
buck private n. deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker
a buck of the first head n. olgunluğa ulaşmış beş yaşında geyik boynuzu
buck dance n. bir tür step dansı
buck–and–wing n. bir tür step dansı
buck's party [australia] n. erkek partisi
buck's party [australia] n. erkeklerin bekarlığa veda partisi
buck [dialect] [uk] n. değirmen gövdesi
buck fever n. beklenmedik bir durumda sergilenen aşırı gerginlik
buck party n. erkeklerin bekarlığa veda partisi
buck [uk] n. yılan balığı yakalama sepeti
buck [dialect] [uk] n. küllü veya sabunlu yıkama suyu
buck [dialect] [uk] n. küllü veya sabunlu suya basılan kıyafetler
buck [south africa] n. güney afrika randı
buck party n. erkek partisi
buck [uk] n. yılan balığı yakalama sepetlerini tutan bir çerçeve
buck basket n. çamaşır sepeti
buck-basket n. çamaşır sepeti
young buck n. ergen erkek
young buck n. genç yetişkin erkek
young buck n. delikanlı
quick buck n. kolay kazanılmış para
fast buck n. kolay para
quick buck n. hızlı kazanılmış para
quick buck n. uğraşmadan kazanılmış para
fast buck n. uğraşmadan kazanılmış para
quick buck n. kolay para
buck buck n. uzun eşek (oyunu)
buck buck n. uzun eşek
playing buck buck n. uzun eşek oynama
make the big buck v. çok para kazanmak
pass the buck v. suçu başkasının üzerine atmak
buck up v. neşelendirmek
buck up v. çabuk olmak
buck for v. elde etmeye çalışmak (zam/terfi vb'ni)
buck up v. keyiflenmek
make the big buck v. parsayı götürmek
buck up v. canlanmak
pass the buck v. sorumluluğu başkasına yüklemek
buck at v. sıçramak
buck up v. neşelenmek
pass the buck v. sorumluluğu başkasının üzerine atmak
buck up v. acele etmek
buck for v. terfi kazanmaya çalışmak
make buck v. para kazanmak
buck for v. zam almaya çalışmak
pass the buck v. suçu başkasına yüklemek
pass the buck v. bir başkasını sorumlu tutmak
pass the buck v. sorumluluğu başkasına atmak
make a fast buck v. hızlı para kazanmak
make a buck or two v. birkaç kuruş para kazanmak
make a buck v. para kazanmak
buck (up) v. çekiçleme kuvvetine direnmek için bir aleti perçine karşı tutmak
buck [india] v. gevezelik etmek
buck [dialect] [uk] v. küllü veya sabunlu suda ıslatmak veya kaynatmak
buck [dialect] [uk] v. (kıyafetleri) küllü veya sabunlu suda taşa vurarak yıkamak
buck [india] v. konuşmak
buck naked adj. tamamen çıplak
buck-naked adj. çırılçıplak
buck-toothed adj. tavşan dişli
buck-naked adj. anadan üryan
buck-naked adj. tamamen çıplak
buck-toothed adj. dişlek
buck-eyed adj. benekli gözlü
buck-eyed adj. kötü gözlü
Phrasals
buck against v. karşı gelmek
buck against v. karşı koymak
buck against v. direnmek
buck someone off v. (at) sırtından atmak
buck someone off v. sırtından atmaya çalışmak
buck for (something) v. (bir şeyi) hedeflemek
buck for (something) v. (bir şey) için gayret etmek
buck for (something) v. (bir şeye) oynamak
buck for v. -e oynamak
buck for v. için gayret etmek
buck off v. (at) sırtından atmak
buck for (something) v. (bir şeyi) kazanmaya çalışmak
buck for something v. bir şey için hırsla çalışmak/uğraşmak
buck for (something) v. (bir şeyi) elde etmeye çalışmak
buck for v. -i hedeflemek
buck for (something) v. (bir şeyi) almaya çalışmak
buck for something v. bir şeyi hırs yapmak
Phrases
the buck stops here expr. nihai sorumluluk benimdir
Colloquial
double saw(buck) n. yirmilik (dolar)
double saw(buck) n. iki onluk (dolar)
fast buck n. çabuk kazanılan para
quick buck n. kolay kazanılmış para
quick buck n. çabuk kazanılan para
fast buck n. kolay kazanılmış para
buck passer n. başkasına yükleyerek sorumluluktan kaçan kimse
buck-passing n. sorumluluğu başkasına yükleme
buck-passing n. suçu başkasına yükleme
fast-buck adj. kolay/hızlı para peşinde koşan
fast-buck adj. ahlaksızca para kazanmaya çalışan
no bucks, no buck rogers expr. para yoksa uzay yolculuğu da yok
Idioms
buck never stops n. sorumluluğu başkasına yükleme
buck passing n. sorumluluğu başkasına yükleme
passing the buck n. sorumluluğu başkasına yükleme
bang for the buck n. harcanılan paranın karşılığı
an honest buck n. dürüstçe yapılan iş
an honest buck n. alın teri dökerek/alnının akıyla yapılan iş
an honest buck n. namusuyla/alın teriyle yapılan iş
an honest buck n. helal para/iş
an honest buck n. bileğinin gücüyle/bileğinin hakkıyla kazanılan para/yapılan iş
an honest buck [us] n. yasal iş/kazanç
a bigger bang for (one's) buck n. (birinin) harcadığı/verdiği paranın fazlasıyla karşılığı
bang for the buck n. yatırımın/çabanın hakkı
bang for one's buck n. yatırımın/çabanın hakkı
bang for the buck n. yatırımın/çabanın karşılığı
bang for one's buck n. yatırımın/çabanın karşılığı
a bigger bang for the buck n. verilen/harcanan paranın karşılığının fazlası
a bigger bang for the buck n. verilen/harcanan paranın fazlasıyla karşılığı
a bigger bang for the buck n. bu fiyata/bu fiyat için çok iyi
a bigger bang for the buck n. verilen/harcanan para için çok iyi
buck fever n. acemi bir avcının ilk av denemesi esnasındaki heyecanı
buck fever n. ilk avcılık heyecanı
buck fever n. acemi bir avcının ilk kez av gördüğünde duyduğu heyecan
a fast buck n. kolay para
pass the buck v. topu başkasına atmak
pass the buck v. sorumluluğunu başkasına yüklemek
buck the tide v. ile baş etmek
buck the tide v. durdurmak
buck the tide v. engellemek
make a fast buck v. kısa yoldan (özellikle yasa dışı biçimde) zengin olmak
make a quick buck v. kısa yoldan (özellikle yasa dışı biçimde) zengin olmak
buck the trend v. genel eğilimin tersinde olmak
buck the trend v. genel gidişatın tam tersi bir özellik göstermek
more bang for your buck v. parasının karşılığını fazlasıyla vermek
a bigger bang for your buck v. parasının karşılığını fazlasıyla vermek
more bang for your buck v. verdiği paranın karşılığını fazlasıyla almak
buck the system v. sistemle mücadele etmek
bang for the buck v. paranın karşılığını almak
bang for your buck v. paranın karşılığını almak
buck one's ideas up v. aklını başına toplamak
make an honest buck v. alın teriyle/alın teri dökerek para kazanmak
earn an honest buck v. alın teriyle/alın teri dökerek para kazanmak
make an honest buck v. dürüstçe/namusuyla para kazanmak
earn an honest buck v. alın teriyle/alın teri dökerek çalışıp geçinmek
earn an honest buck v. dürüstçe/namusuyla para kazanmak
make an honest buck v. alın teriyle/alın teri dökerek çalışıp geçinmek
earn an honest buck v. dürüstçe/namusuyla ekmeğini kazanmak
make an honest buck v. dürüstçe/namusuyla ekmeğini kazanmak
earn an honest buck v. bileğinin gücüyle/bileğinin hakkıyla para kazanmak
make an honest buck v. bileğinin gücüyle/bileğinin hakkıyla para kazanmak
earn an honest buck v. meşru/yasal yollardan kazanç elde etmek
earn an honest buck v. helal para kazanmak/kazanç sağlamak