dolar - Turco Inglés Diccionario

dolar

Significados de "dolar" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dolar dollar n.
At present, just a couple of billion dollars are being invested.
Şu anda sadece birkaç milyar dolar yatırım yapılıyor.

More Sentences
General
dolar buck n.
A ticket is five bucks.
Bir bilet beş dolar.

More Sentences
dolar greenback n.
The greenback lost ground against the yen.
Dolar, yen karşısında değer kaybetti.

More Sentences
Colloquial
dolar greenback n.
The greenback lost ground against the yen.
Dolar, yen karşısında değer kaybetti.

More Sentences
Trade/Economic
dolar dollar n.
At present, just a couple of billion dollars are being invested.
Şu anda sadece birkaç milyar dolar yatırım yapılıyor.

More Sentences
Slang
dolar bucks n.
You do not have to spend a fortune to make your kitchen look like a million bucks.
Mutfağınızın bir milyon dolar gibi görünmesi için bir servet harcamanıza gerek yok.

More Sentences
General
dolar rock n.
dolar dol. (dollar) abrev.
Colloquial
dolar smacker n.
dolar bones n.
dolar beans n.
Idioms
dolar dead president n.
Trade/Economic
dolar gourde n.
Slang
dolar smackeroo n.
dolar simoleons n.
dolar lettuce n.
dolar pounds n.
dolar iron man n.
dolar plunk n.
dolar skin n.
dolar bean n.

Significados de "dolar" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
dolar primi dollar premium n.
iki dolar meselesi a matter of two dollars n.
maaşını dolar ile alan kişi dollar earner n.
çeyrek dolar quarter n.
bin dolar grand n.
dolar açığı dollar gap n.
beş dolar fiver n.
bir dolar one dollar n.
yarım dolar half-a-dollar n.
euro-dolar piyasası euro-dollar market n.
dolar hesabı dollar account n.
sadece iki yüz dolar only two hundred dollars n.
on binlerce dolar tens of thousands of dollars n.
dolar diplomasisi dollar diplomacy n.
bir dolar seksen yedi sent one dollar and eighty-seven cents n.
yüz milyonlarca dolar hundreds of millions of dollars n.
gümüş dolar silver dollar n.
milyarlarca dolar billions of dollars n.
100 dolar 100 dollars n.
yüz dolar 100 dollars n.
100 dolar hundred dollars n.
yüz dolar hundred dollars n.
yarım dolar half n.
1 dolar değerinde banknot one dollar bill n.
1 dolar değerinde banknot one n.
dolar kuru dollar exchange rate n.
bin dolar ge n.
bin dolar gee n.
dolar banknotu single [canada/us] n.
bir dolar one n.
yirmi dolar twenty n.
dolar bozmak exchange dollars v.
dolar bozdurmak exchange dollars v.
önden iki yüz dolar avans istemek want $200 up front v.
binlerce dolar harcamak spend thousands of dollars v.
1 milyon dolar karda olmak get a $1 million profit v.
ayda bin beş yüz dolar getirmek bring 1500 dollars in a month v.
birisinin harçlığını iki dolar azaltmak/düşürmek reduce one's allowance by two dollars v.
garsona yirmi dolar bahşiş vermek tip the headwaiter with twenty dollars v.
vazoya bir milyon dolar değer biçmek value the vase at one million dollars v.
beş dolar para üstü vermek give 5 dollars back in change v.
para üstü olarak beş dolar vermek give 5 dollars back in change v.
dolar harici nondollar adj.
dolar biriminden olmayan nondollar adj.
Phrases
dolar karşılığı for...dollars expr.
dolar karşılığında for...dollars expr.
Proverb
miras kalan on dolardansa kazandığın bir dolar yeğdir better a dollar earned than ten inherited
Colloquial
50 dolar'lık paketler 50-dollar bags n.
dokuz dolar nine dollars n.
50.000 dolar 50 grand n.
beş dolar five bucks n.
trilyon dolar trilly n.
kağıt 20 dolar bigface n.
yüz dolar bird n.
çeyrek dolar two bits [obsolescent] n.
kanada'da kullanılan iki dolar değerinde bir madeni para toonie n.
kanada'da kullanılan iki dolar değerinde bir madeni para twoonie n.
kanada'da kullanılan iki dolar değerinde bir madeni para twonie n.
yüz dolar değerinde olan para century note n.
bir dolar ace n.
iki onluk (dolar) double saw(buck) n.
yirmilik (dolar) double saw(buck) n.
yirmilik (dolar) double saw n.
iki onluk (dolar) double sawbuck n.
yirmilik (20 dolar banknot) dub n.
iki dolar deuce n.
bir milyon dolar buck n.
yüzlük banknot (dolar) hundred dollar bill n.
yüzlük (dolar) hundred dollar bill n.
yüz dolar hundred dollar bill n.
çeyrek dolar two-bits n.
bir çifti 500 dolar 500 bucks a pair expr.
kişi başı yemek biletlerinin fiyatı 40 dolar the tickets for the dinner were $40 a throw expr.
Idioms
pembe dolar the pink dollar (us) n.
yüz dolar değerindeki kağıt para a c-note n.
yeni banknot (dolar) big face n.
gözünde dolar işareti olması dollar signs in (one's) eyes n.
gözünde dolar işaretleri belirmesi dollar signs in (one's) eyes n.
gözünde dolar işareti olmak dollar signs in somebody's eyes v.
Speaking
yapacağına beş dolar koyarım five bucks says he does it expr.
bunu dolar bazında söyler misiniz? can you tell me that in dollars term? expr.
500'er dolar içerideyiz we're both out 500 bucks expr.
bana 100 dolar borcu var he owes me 100 dollars expr.
yüz bin dolar a hundred grand expr.
senin üzerine 50 dolar bahse girdim I got 50 dollars on you expr.
sanırım bir kaç dolar eksiğimiz var I think we're a little short on dollars expr.
beşyüz dolar içerdeyim I'm five hundred dollars in the hole expr.
toplam 18 dolar ediyor it adds up to a total of $18 expr.
50 dolar alacağım vardı I was owed 50 dollars expr.
50 dolar alacağımız vardı we were owed 50 dollars expr.
Trade/Economic
ortalama dolar maliyeti dollar cost averaging n.
dolar kambiyo sistemi dollar exchange system n.
euro dolar borç senedi çıkartma kolaylığı note issuance facility n.
değerinin dolar cinsinden verildiği varlıklar assets denominated in the dollar n.
aşırı dolar bolluğu dollar glut n.
sabit dolar fiyatı ile değer constant dollars n.
dolar kredisi dollar credit n.
euro dolar mevduat sertifikası eurodollar certificate of deposit n.
dolar oyları dollar votes n.
dolar paritesi dollar parity n.
dolar cinsinden aktifler assets denominated in dollars n.
bin dolar grand n.
dolar bakiyesi stoku stock of dollar balance n.
nominal değeri yüz dolar olan hisse senedi full stock n.
nominal değeri elli dolar olan hisse senedi half stock n.
dolar rezervi dollar reserves n.
dolar kuru exchange rate of dollar n.
avro dolar paritesi euro dollar parity n.
asya dolar piyasası asean-dollars n.
dolar sahası dollar area n.
dolar primi dollar premium n.
dolar bloku dollar bloc n.
dolar üzerinden işlem dollar exchange n.
dolar havuzu dollar pool n.
dolar standardı dollar standard n.
dolar kıtlığı dollar shortage n.
dolar tahsisi dollar allocation n.
nominal değeri 50 dolar olan hisse senedi half stock n.
dolar bloğu dollar block n.
dolar açığı dollar gap n.
dolar serbest piyasada 1 ytl'den alıcı buluyor usd is traded at 1 try in the free market n.
orta dolar değerli madde medium dollar value item n.
dolar bazında getiri oranı dollar weighted rate of return n.
dolar işareti dollar mark n.
dolar işareti dollar sign n.
dolar işareti $ n.
dolar hacmi dollar volume n.
dolar simgesi dollar sign n.
petro-dolar petro-dollar n.
euro, dolar vb. para birimlerinin yüzde biri cent n.
yüz dolar century n.
10 dolar değerinde banknot ten dollar bill n.
dolar hacmi turnover n.
hisse başına 25 dolar değeri olan hisse senedi quarter stock n.
yarım dolar half dollar n.
beş dolar değerindeki eski abd altın parası half eagle n.
yarım dolar değerinde madeni para half-dollar n.
yarım dolar half-dollar n.
toplam piyasa değeri yaklaşık 300 milyon dolar ve altında olan halka açık şirketin hisse senedi microcap n.
mühürlü gümüş dolar chop dollar n.
dolar cinsinden ifade edilme dollarship n.
bir dolar değerindeki abd doları susan b anthony dollar n.
petrol ihraç eden ülkelerin kazandığı dolar cinsinden para petrocurrency n.
petrol ihraç eden ülkelerin kazandığı dolar cinsinden para petrodollar n.
dolar ile para ikamesi yapmak dollarise [uk] v.
dolar ile para ikamesi yapmak dollarize [us] v.
dolar cinsinden dollar-denominated adj.
hisselerinin toplam piyasa değeri en az beş milyar dolar olan anonim şirketlere ait large-cap adj.
hisselerinin toplam piyasa değeri en az beş milyar dolar olan anonim şirketlere ait large-capitalisation adj.
hisselerinin toplam piyasa değeri en az beş milyar dolar olan anonim şirketlere ait large-capitalization adj.