Faul- - Turco Inglés Diccionario

Faul-

Significados de "Faul-" con otros términos en diccionario inglés turco: 1 resultado(s)

Inglés Turco
Basketball
team faul n. takım faulü

Significados de "Faul-" con otros términos en diccionario inglés turco: 129 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
faul foul n.
General
faul foul play n.
bowling faul çizgisi foul line n.
faul yapan kimse fouler n.
bireysel faul personal n.
faul yapmak foul v.
faul olmak foul v.
faul bölgesine foul adv.
faul çizgisine doğru foul adv.
faul olarak foul adv.
Phrasals
basketbolda faul alanında dışarı çıkacak olan topa havada vurup rakip oyuncunun eline geçirmek foul out v.
basketbolda faul hakkını doldurup oyundan atılmak foul out v.
Colloquial
faul vuruş foul ball n.
faul çizgisinin dışında vurulan top foul ball n.
sürekli faul yapan futbolcu clogger [uk] n.
Idioms
çok faul yaptığından dolayı oyundan atılmak foul out of something v.
Automotive
faul foul n.
Sport
faul çizgisi foul line n.
faul atışı foul shot n.
savunma alanında yapılan faul back court foul n.
faul foul n.
kasıtlı faul intentional foul n.
hücum faul offensive foul n.
kasıtlı faul major foul n.
kasti faul major foul n.
kasıtsız faul unintentional foul n.
teknik faul technique foul n.
faul kuralları foul rules n.
rakibe faul aldırmak için kendini atmayı adet haline getirmiş sporcu flopper n.
sportmenliğe aykırı faul unsportsmanlike foul n.
badmintonda bir faul türü throw n.
bowlingde topun yuvarlandığı faul çizgisinin ardında kalan alan approach n.
(rugbyde) el veya kol ile topu ileri sürerek yapılan faul knock-on n.
(rugby'de) oyuncunun topu ileri sürmesiyle yapılan faul knock-on n.
bovling faul çizgisi bowling crease n.
(pas veren oyuncu veya vurucuya karşı işlenen) faul roughing n.
faul rough stuff n.
top atan oyuncunun faul çizgisinin gerisinde sahip olduğu net boşluk run n.
oyuncunun topu attığı faul çizgisinin gerisindeki alan runway n.
savunma oyuncusunun hücum çizgisinin arkasından hücum oyuncusunu engellediği faul clipping n.
faul vuruşu in-off n.
beyaz topun bir diğer topa vurarak deliğe girmesine yol açan faul vuruşu in-off n.
topun üzerinden atlayarak rakibe tekme atılan faul over the top n.
faul çizgisi dışına giden top foul ball n.
raketin badminton topuna yandan temasıyla yapılan faul sling n.
topsuz alanda faul yapmak commit an off-the-ball foul v.
hücumdayken faul yapmak charge v.
faul veya penaltı cezası vermek assess v.
faul vermekten kaçınmak uncall v.
(rugby'de) topu ileri sürerek faul yapmak knock on v.
(futbol ve ragbide) başka bir oyuncunun bacağına vurarak faul yapmak hack down v.
(özellikle ragbide) rakip oyuncunun bacağına vurarak faul yapmak hack v.
(bowling topunu) faul çizgisinin dışına düşecek şekilde atmak loft v.
faul yapmak rough v.
golfte sopayı yere çarptırarak faul yapmak sclaff v.
(birine) faul yapmak foul v.
faul limitini doldurup oyundan atılmak foul out v.
faul yapmak fumble v.
Basketball
iterek yapılan faul pushing foul n.
iki rakip oyuncunun aynı zaman diliminde karşılıklı faul yapması double foul n.
faul limitini doldurup oyundan çıkarılan oyuncu disqualified player n.
şahsi faul personal foul n.
hücum faul offensive foul n.
çok sert faul yapan oyuncu hatchet man n.
savunmacının zıplayan hücumcunun altına girerek yaptığı faul submarining n.
teknik faul technical foul n.
faul atışı çizgisi (kolay sayı yapıldığı için) charity line n.
sportmenlik dışı faul unsportsmanlike foul n.
faul yapılanın avantajının kaybolmaması nedeniyle çalınmayan faul avantaj kuralı free foul n.
top hiçbir takımın kontrolünde değilken yapılan faul loose-ball foul n.
top oyunda değilken yapılan faul dead-ball foul n.
topsuz alanda yapılan faul off-the-ball foul n.
hücumdayken yapılan faul player-control foul n.
faul yapan oyuncu butcher n.
hücum faul charging n.
takımın bir periyotta dört faul limitini aşması penalty situation n.
takımın bir periyotta dört faul limitini aşması over the limit n.
topsuz alanda hücum faul off-the-ball offensive foul n.
diskalifiye edici faul disqualifying foul n.
sportmenlik dışı faul flagrant foul n.
basket faul basket-plus-foul n.
basket faul hoop and harm n.
basketbolda hücum faul alma denemesi take charge n.
sportmenlik dışı davranıştan veya oyunun gecikmesinden ötürü verilen, genellikle fiziksel temas içermeyen faul technical n.
teknik faul technical n.
sportmenlik dışı davranıştan veya oyunun gecikmesinden ötürü verilen, genellikle fiziksel temas içermeyen faul technical foul n.
faul atışı charity throw n.
faul atışı charity toss n.
faul atışı charity shot n.
sahanın her iki ucunda saha çizgisi ve faul çizgisi arasındaki alan key n.
faul atışı/serbest atış one and one n.
faul atışı penalty free throw n.
oyuncunun rakibiyle gereksiz veya aşırı temas kurması sebebiyle verilen faul flagrant foul n.
faul atışı foul n.
faul hakkını doldurarak oyundan alınma foul out n.
rakibin koluna vurarak faul yapmak hack v.
basketbol maçında faul yapmak foul v.
Football
rakip futbolcuya sarılmak suretiyle yapılan faul foul by holding n.
kasti faul intentional foul n.
kasti faul deliberate foul n.
kasten faul deliberate foul n.
kasten faul intentional foul n.
kasıtlı faul deliberate foul n.
kasıtlı faul intentional foul n.
faul sayısı fouls committed n.
hakem tarafından verilmemiş faul veya penaltı noncall n.
oyuncunun faul yaptığını belirtmek için gösterilen bir kart yellow-card n.
Baseball
faul topu foul ball n.
faul baulk n.
faul balk n.
atıcının yaptığı faul bauk n.
topu faul çizgisi dışına gönderme foul out n.
faul bölgesine düşen top foul n.
(beyzbolda) faul vuruşu foul n.
faul çizgisi dışına yapılan atış foul out n.
faul çizgisine gönderilen ıska atış foul strike n.
faul çizgileri foul ball lines n.
ikiden az ıska ile gerçekleştirilen faul atışı strike n.
yumuşak faul vuruşu strike n.
faul yapmak balk v.
faul yapmak baulk v.
topu faul çizgisi dışına göndermek foul out v.
topu faul çizgisi dışına atmak foul v.
(topu) faul çizgisi dışına göndermek foul v.
faul çizgileri arasında kalan (saha) fair adj.
faul çizgisinin dışında olan foul adj.
faul çizgisi dışına doğru foul adv.
Slang
(futbolda) rakibe faul yapmak clog v.
British Slang
faul bish n.