Frustration - Turco Inglés Diccionario

Frustration

Significados de "Frustration" en diccionario turco inglés : 40 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
frustration n. hüsran
General
frustration n. önleme
frustration n. hayal kırıklığı
frustration n. eziklik
frustration n. hayal inkisarı
frustration n. engellenme
frustration n. engelleme
frustration n. kösteklenme
frustration n. set çekilme
frustration n. boşa çıkma
frustration n. gerilim
frustration n. düş kırıklığı
frustration n. boşuna uğraşma
frustration n. bozma
frustration n. bastırılmışlık
frustration n. yılgınlık
frustration n. engel
frustration n. ortaya karışık öfke
frustration n. mani
frustration n. hayattan beklediğini bulamama
frustration n. ket
frustration n. kızgınlık
frustration n. köstek
frustration n. kızdıran sebep
frustration adj. hayal kırıklığı
frustration N. engellenmişlik
Trade/Economic
frustration n. beklenilmeyen durum
frustration n. bir kimseyi belli bir amaca ulaşmadan alıkoyan arzu ve istek yokluğu
frustration n. isteksizlik
Law
frustration n. beklenmeyen hal
frustration n. iptal
frustration n. (ingiliz hukukunda) sözleşmenin hükümden düşmesi
Insurance
frustration n. elde olmayan nedenler ve koşullar altında anlaşmanın yerine getirilememesi sonucu sözleşmenin iptali
Medical
frustration n. frustrasyon
Psychology
frustration n. mahrumluk
frustration n. sinirlerin gerilmesi
frustration n. hayata karşı öfke ve isteksizlik
frustration n. öfkeyle karışık stres
frustration n. amaca yönelik davranışın engellenmesi sonucu istenene ulaşamama
frustration n. engellenme

Significados de "Frustration" con otros términos en diccionario inglés turco: 20 resultado(s)

Inglés Turco
General
take one's frustration out v. hırsını almak
Idioms
throw up (one's) hands in frustration v. istemeye istemeye kabullenmek
throw up (one's) hands in frustration v. sinirlenip pes etmek
throw up (one's) hands in frustration v. sinirlenip havlu atmak
throw (one's) arms up in frustration v. sinirlenip havlu atmak
throw (one's) arms up in frustration v. sinirlenip pes etmek
throw (one's) arms up in frustration v. sinirle ellerini kaldırmak
throw (one's) arms up in frustration v. inanamaz bir şekilde kollarını havaya kaldırmak
Trade/Economic
frustration of a voyage n. seferin alıkonması
Law
frustration of an adventure n. seferin alıkonulması
Politics
frustration of the bid n. teklifin karşılıksız kalması
Aeronautic
frustration threshold n. moral bozulma noktası
Psychology
frustration tolerance n. engellenme toleransı
frustration response n. engellenme tepkisi
status frustration n. statü engellemesi
existential frustration n. varoluşsal engellenme
frustration-regression hypothesis n. engellenme-gerileme hipotezi
frustration-aggression hypothesis n. engellenme -saldırganlık hipotezi
sexual frustration n. cinsel gerginlik
Military
frustration threshold n. hüsran başlangıcı