gerilim - Turco Inglés Diccionario

gerilim

Significados de "gerilim" en diccionario inglés turco : 31 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
gerilim voltage n.
It is an over-voltage protection relay.
Bu bir aşırı gerilim koruma rölesidir.

More Sentences
gerilim tension n.
The upcoming election is causing political tension.
Yaklaşan seçimler siyasi gerilime neden oluyor.

More Sentences
General
gerilim tension n.
The upcoming election is causing political tension.
Yaklaşan seçimler siyasi gerilime neden oluyor.

More Sentences
Technical
gerilim strain n.
The incident led to deep strains in diplomatic relations with the United States.
Olay, ABD ile diplomatik ilişkilerde derin gerilime neden oldu.

More Sentences
gerilim tension n.
The upcoming election is causing political tension.
Yaklaşan seçimler siyasi gerilime neden oluyor.

More Sentences
gerilim voltage n.
It is an over-voltage protection relay.
Bu bir aşırı gerilim koruma rölesidir.

More Sentences
Electric
gerilim voltage n.
It is an over-voltage protection relay.
Bu bir aşırı gerilim koruma rölesidir.

More Sentences
Automotive
gerilim tension n.
The upcoming election is causing political tension.
Yaklaşan seçimler siyasi gerilime neden oluyor.

More Sentences
Food Engineering
gerilim tension n.
The upcoming election is causing political tension.
Yaklaşan seçimler siyasi gerilime neden oluyor.

More Sentences
General
gerilim regression n.
gerilim frustration n.
gerilim pull n.
gerilim intensity n.
gerilim stress n.
gerilim potential n.
gerilim tensity n.
gerilim tensure [obsolete] n.
gerilim fantad n.
gerilim fantod n.
gerilim shoot n.
gerilim thriller n.
gerilim suspense n.
gerilim standoff N.
Technical
gerilim tensile n.
gerilim stress n.
Construction
gerilim potential n.
Medical
gerilim stress test n.
Food Engineering
gerilim stress n.
Literature
gerilim thrill n.
Cinema
gerilim suspense thriller n.
Slang
gerilim tug and pull n.

Significados de "gerilim" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
gerilim filmi thriller n.
General
gerilme ve gerilim strains and stresses n.
alçak gerilim kablosu low voltage cable n.
iç gerilim internal stress n.
gerilim sonrası posttension n.
ortalama gerilim mean stress n.
alçak gerilim redresörü low voltage rectifier n.
yüzeye dik gerilim normal stress n.
tehlikeli gerilim dangerous voltage n.
normal gerilim normal stress n.
alçak gerilim yönergesi low voltage directive n.
ortalama gerilim average voltage n.
gerilim giderme stress relieving n.
gerilim sonrası post-tension n.
siyasi gerilim political tension n.
gerilim darbesi surge n.
kaynaktan yüke gelen gerilim dalgası incident wave n.
düşük gerilim undervoltage n.
gerilim romanı thriller novel n.
gerilim filmi suspense movie n.
gerilim filmi suspense film n.
iç gerilim internal tension n.
aşırı gerilim straint n.
kültürel gerilim cultural tension n.
(insanlar arasındaki) duygusal gerilim electricity n.
aşırı gerilim overintensity n.
aşırı gerilim overstrain n.
azalan gerilim impulse n.
uyarılan kas, sinir lifi ve dokular arasında oluşan elektriksel gerilim impulse n.
uyarılan kas, sinir lifi ve dokular arasında oluşan elektriksel gerilim impulsion n.
etkileşimde olan iki güç veya unsur arasındaki diyalektik gerilim dialectic n.
organizmayı harekete zorlayan fizyolojik gerilim drive n.
aynı gerilim farkının iki veya daha fazla rezistansa uygulandığı elektrik cihazı devresi parallel n.
ek diyagonal gerilim elemanı counter n.
(gerilim veya akım) çevrimdeki maksimum değer peak n.
(gerilim veya akım) pik değer peak n.
gerilim dalgalanması pulsation n.
kağıt üzerinde eşit gerilim sağlayan küçük merdane spreader n.
ani gerilim düşmesi surge n.
ani gerilim yükselmesi surge n.
gerilim filmi spine-chiller n.
korku ve gerilim kitabı spine-chiller n.
gerilim yükselten transformatör step-up transformer n.
gerilim sonucu kırılmak burst v.
(lamba veya motoru aşırı gerilim, basınç veya güç ile) çalıştırmak overrun v.
gerilim nedeniyle kırılmış burst adj.
gerilim nedeniyle kırılmış bursted adj.
parçaları arasında dinamik bir iç gerilim, çatışma ve bağlılığa sahip olan dialectical adj.
(dönüştürücü) gerilim yükselten step-up adj.
(dönüştürücü) gerilim yükselten step-up adj.
gerilim eseri thriller N.
Phrasals
(gerilim vb) yatışmak pass off v.
Colloquial
aşırı heyecan yaratan gerilim filmi superthriller n.
çok gerilim yaratan high-pressure adj.
Idioms
yükselen gerilim tension running high n.
cinsel gerilim sexual tension n.
gerilim yaratmak make the fur fly v.
gerilim yaratmak cause a scene or disturbance v.
gerilim yaratmak make a fuss of v.
gerilim yaratmak kick up a dust v.
gerilim yükselmek (tension) run high v.
(heyecan, gerilim) son ana kadar sürmek come (right) down to the wire v.
(heyecan, gerilim) son dakikaya kadar devam etmek go down to the wire v.
(heyecan, gerilim) son ana kadar sürmek go down to the wire v.
(heyecan, gerilim) son dakikaya kadar devam etmek come (right) down to the wire v.
(heyecan, gerilim) son ana kadar sürmek go (right) down to the wire v.
(heyecan, gerilim) son dakikaya kadar devam etmek go (right) down to the wire v.
aşırı gerilim içinde olmak hold one's breath v.
gerilim yaratmak cause a scene v.
gerilim yaratmak make the sparks fly v.
(kovboy, aksiyon, gerilim) filmlerinden fırlamış gibi (straight) out of central casting adv.
(kovboy, aksiyon, gerilim) filmlerinden fırlamış gibi (straight) from central casting adv.
tipik bir (kovboy, aksiyon, gerilim) gibi (straight) from central casting adv.
tipik bir (kovboy, aksiyon, gerilim) gibi (straight) out of central casting adv.
(kovboy, aksiyon, gerilim) kılıklı (straight) from central casting adv.
tam da (kovboy, aksiyon, gerilim) rolünde oynayabilecek kişi (straight) out of central casting adv.
(kovboy, aksiyon, gerilim) kılıklı (straight) out of central casting adv.
tam da (kovboy, aksiyon, gerilim) rolünde oynayabilecek kişi (straight) from central casting adv.
gerilim dolu white-knuckle expr.
gerilim yükseliyor gathering clouds expr.
Speaking
gerilim artıyor tension is rising expr.
Trade/Economic
gerilim görüşmesi stress interview n.
belirli gerilim sınırları dahilinde kullanılmak üzere tasarlanmış elektrikli teçhizat electrical equipment designed for use within certain voltage limits n.
akım ve gerilim referans ölçüm transformatörleri measurement transformers of current and voltage n.
Politics
şiddetlenen gerilim escalated tension n.
bölgesel gerilim regional tension n.
uluslararası gerilim international tension n.
alçak gerilim yönergeleri low voltage directives n.
gerilim tırmandırma politikası brinkmanship n.
gerilim testleri stress tests n.
gerilim siyaseti brinksmanship n.
Technical
katot gerilim düşüşü cathode drop n.
aşırı gerilim overvoltage n.
aktif gerilim active potential n.
gerilim düşümü voltage drop n.
indüklenen gerilim induced voltage n.
anı gerilim instantaneous voltage n.
ters gerilim reverse voltage n.
otomatik gerilim ayarlayıcısı automatic voltage regulator n.
uygulanan gerilim applied voltage n.
gerilim katlayıcı voltage doubler n.
elektronik gerilim regülatörü electronic voltage regulator n.
harici gerilim external voltage n.
akım gerilim eğrisi current potential curve n.
bir tüpün katotu ve elektrotu arasına uygulanan düzgün gerilim grid bias n.
gerilim gradyanı voltage gradient n.
optimum gerilim optimum voltage n.
iç gerilim internal voltage n.
gerilim düzengeci voltage regulator n.
aşırı gerilim koruma adaptörü surge protection adapter n.
aşırı gerilim rölesi overvoltage relay n.
gerilim kazancı voltage gain n.
yüksek gerilim hattı jeolojisi geology of hv line n.
gerilim izleyici voltage follower n.
gerilim testi stress test n.
aktif gerilim active voltage n.
gerilim yükselteci voltage amplifier n.
gerilim dengeleyici voltage stabilizer n.
elektrik gerilim birimi volt n.
gerilim yükseltimi voltage amplification n.
kritik gerilim critical voltage n.
ileri gerilim forward voltage n.
artık gerilim residual voltage n.
gerilim üretmek için bir elektrolit içinde etki yapan benzer olmayan iki metal levha veya elektrot voltaic couple n.
gerilim düzeyi voltage level n.
otomatik gerilim düzenleyicisi automatic voltage regulator n.
aşırı gerilim over voltage n.
gerilim azaltma esnekliği strain relief flexibility n.
gerilim denetimli salıngaç voltage controlled oscillator n.
alçak gerilim low tension n.
ön gerilim verme tertibatı pretensioner n.
dış gerilim external voltage n.
alçak gerilim bataryası low tension battery n.
yüksek gerilim iletkeni power line carrier n.
kapiler gerilim capillary tension n.
evreler arası gerilim voltage between phases n.
ortalama gerilim average voltage n.
hat gerilim kaybı line drop n.
sürekli ters gerilim continuous reverse voltage n.
yüksek gerilim devre kesici high tension circuit breaker n.
paralel gerilim ayarlama shunt voltage regulation n.
gerilim düşüşü voltage dip n.
gerilim sınırı voltage limit n.
etkin gerilim active voltage n.
sabit gerilim constant voltage n.
yüksek gerilim super voltage n.
referans gerilim reference voltage n.
gerilim bobini voltage coil n.
ortak mod gerilim kazancı common mode voltage gain n.
primer gerilim primary voltage n.