Heel! - Turco Inglés Diccionario

Heel!

Significados de "Heel!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
heel n. topuk
General
heel n. son
heel n. arka kısım
stiletto heel n. kadın ayakkabısında ince ve sivri uçlu ökçe
heel bone n. topuk kemiği
achilles' heel n. ölümcül zaaf
heel n. alçak
achilles' heel n. zayıf nokta
spike heel n. sivri ökçe
heel n. ökçe
achilles heel n. zaaf
heel n. golf sopası ucu
heel liner n. topuk astarı (ayakkabı)
heel n. kalleş
achilles' heel n. aşil'in topuğu
heel n. aşağılık kimse
heel n. art
heel n. arka
heel iron n. nalça
heel n. taban
achilles heel n. insanın zayıf tarafı
achilles heel n. zayıf nokta
heel-and-toe n. küçük adımlarla yürüme
heel n. alt arka uç
achilles’ heel n. büyük zaaf
heel n. ayakkabı ökçesi
high heel n. yüksek topuk
tar heel n. north carolina'lı veya orada yaşayan kimse
heel cup n. topukluk
heel n. ekmeğin kafası/başı
high-heel shoes n. yüksek topuklu ayakkabı
heel of foot n. ayak topuğu
tar-heel n. kuzey carolinalı
tar-heel n. kuzey carolina yerlisi ya da sakini
toe-and-heel click n. bir ayağın parmakları diğer ayağın topuğuna vurarak yapılan dans hareketi
wineglass heel n. kadın ayakkabılarında şekli şarap kadehine benzeyen bir topuk
heel n. topuğa benzeyen şey
heel n. zulüm
heel n. tekme
heel n. v şeklindeki biftek parçası
heel n. meyil
heel n. yüksek ökçeli ayakkabı
heel n. peynir kenarı
heel n.
heel n. piponun içine konulan yanmamış veya kısmen yanmış tütün
heel n. gaddarlık
heel n. merdivenin alt kısmı
heel n. keman yayının dibi
heel n. yana yatma derecesi
heel bar n. ayakkabı tamir tezgahı
heel [us] n. hamburger ekmeğinin tabanı
heel [us] n. daha sonra kullanılmak üzere kenara ayrılmış iskambil kartları
heel counter n. ayakkabıların arka kısmını oluşturan deri parçası
heel bar n. ayakkabı tamircisi
heel bar n. kundura tamircisi
heel counter n. arka fileto
iron heel n. ayağın ve bacağın kaynatıldığı veya ezildiği bir işkence aleti
cuban heel n. (kadın ayakkabılarında) orta kalınlıkta topuk
spike heel n. sivri topuklu ayakkabı
stacked heel n. (şerit görünüme sahip) deri topuk
heel n. art
heel n. arka
heel v. topuk takmak
heel v. topuğunu yere vurarak dansetmek
bring to heel v. adam etmek
heel v. ökçe takmak
heel v. dizinin dibinden ayrılmamak
heel v. topuk pası vermek
heel v. yana yatmak
take to one's heel v. tabanları yağlamak
come to heel v. çağırınca gelmek (köpek)
come to heel v. uslanmak
come to heel v. dize gelmek
come to heel v. baş eğmek
bring to heel v. dize getirmek
be under the heel of v. insafına kalmak
catch a heel v. topuğu bir yere takılmak
toe-and-heel v. dans etmek
heel v. topukla basmak
heel v. topukla vurmak
heel v. silahlanmak
heel v. (köpek) takip etmek
heel v. (okul gazetesi veya dergisinde) muhabirlik yapmak
heel v. koşmak
heel v. arka ayağından bağlamak
heel v. dansta müziğin ritmiyle topuğu yere vurmak
heel v. topuklamak
heel v. topuklarına dayanarak dinlenmek
heel v. topukla tekme atmak
heel v. boyun eğmek
toe-and-heel adj. topuk ve ayak parmakları kullanılarak yapılan
toe-and-heel adj. topuk ve ayak parmakları birbirine vurularak yapılan (dans)
heel to toe adv. topuktan başparmağa
heel interj. (köpeğe) peşimden gel
heel exclam. (köpeğe) peşimden gel
Phrasals
heel over v. yan yatmak
Phrases
under the heel of expr. boyunduruğunda
under the heel of expr. hükmünde
Colloquial
bring to heel v. dize getirmek
bring to heel v. denetimi altına almak
bring to heel v. boyunduruk altına almak
Idioms
couldn't pour water out of a boot (if there was instructions on the heel) (rur.) n. ahmak
an achilles' heel n. birinin zaafı
an achilles' heel n. birinin zayıf noktası
achilles' heel n. birinin zaafı
achilles' heel n. birinin zayıf noktası
achilles' heel n. yumuşak karın
beef to (the) heel like a mullingar heifer [ireland] n. bacakların yağlanması
beef to (the) heel like a mullingar heifer [ireland] n. bacakların kalınlaşması
beef to (the) heel [ireland] n. bacakların yağlanması
beef to (the) heel like a mullingar heifer [ireland] n. kalın/küt bacak
beef to (the) heel [ireland] n. bacakların kalınlaşması
beef to (the) heel [ireland] n. kalın/küt bacak
an achilles heel n. aşil topuğu
an achilles heel n. en zayıf nokta
an achilles heel n. zayıf nokta
an achilles heel n. hassas nokta
an achilles heel n. savunmasız nokta
an achilles heel n. zaaf
an achilles heel n. zaaf
an achilles heel n. aşil topuğu
an achilles heel n. zayıf nokta
an achilles heel n. hassas nokta
an achilles heel n. savunmasız nokta
an achilles heel n. en zayıf nokta
somebody's achilles' heel n. birinin aşil topuğu
somebody's achilles' heel n. birinin zaafı
somebody's achilles' heel n. birinin zayıf noktası
come to heel v. boyun eğmek
come to heel v. dize gelmek
be down at heel v. üstü başı dökülmek
turn on one's heel v. birden dönmek
turn on one's heel v. birdenbire dönüp gitmek
bring to heel v. dize getirmek
bring somebody to heel v. dize getirmek
bring someone to heel v. boyun eğdirmek
bring somebody to heel v. boyun eğdirmek
bring someone to heel v. dize getirmek
call somebody to heel v. boyun eğdirmek
call somebody to heel v. dize getirmek
turn on one's heel v. aniden gitmek
be down at the heel v. üstü başı yırtık pırtık olmak
lift up the heel against v. küstahça davranmak
bring a dog to heel v. köpeği eğitmek
bring a dog to heel v. köpeğe dediklerini yaptırmak
bring a dog to heel v. köpeği çağırdığında gelmesini ve ayağının dibinden ayrılmadan yanında yürümesini sağlamak
cop a heel v. yaylanmak
cop a heel v. ikilemek
cop a heel v. sıvışmak
take to one's heel v. topuklamak