Marine... - Turco Inglés Diccionario

Marine...

Significados de "Marine..." con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
marine erosion n. deniz aşındırması
marine insurance policy n. deniz sigortası
marine algae n. deniz yosunları
marine screw propeller n. gemi uskuru
inland marine insurance n. içsular sigortası
the marine n. bahriye
marine ecotourism n. deniz ekoturizmi
marine n. deniz askeri
marine resources conservation n. deniz kaynaklarını koruma
marine climate n. deniz iklimi
marine chronometer n. deniz kronometresi
marine hospital n. gemici hastanesi
marine n. denizci
marine engine n. deniz motoru
marine life n. deniz hayatı
marine transgression n. deniz ilerlemesi
merchant marine n. bir ülkenin ticari gemilerden oluşan filosu
marine transport n. deniz nakliyatı
marine museum n. denizcilik müzesi
marine department n. denizcilik dairesi
liability for marine accidents n. deniz kazalarında sorumluluk
marine invertebrates n. deniz omurgasızları
marine engineering n. gemi mühendisliği
merchant marine n. ticaret gemisi
marine recreation base n. denizle ilgili dinlenme alanları
marine animal n. deniz hayvanı
marine n. denizcilik
marine sciences and fishery research grant committee n. deniz bilimleri ve balıkçılık araştırma komitesi
mercantile marine n. ticaret filosu
marine insurance n. deniz sigortası
marine sciences institute n. deniz bilimleri enstitüsü
marine recreation site n. deniz kenarı dinlenme alanı
marine law n. deniz hukuku
marine n. deniz
marine telephone n. deniz telefonu
marine radar n. deniz radarı
marine resources n. deniz kaynakları
marine towing n. romörkaj
marine pollution n. deniz kirlenmesi
merchant marine n. ticaret filosu
marine engineer n. gemi mühendisi
marine vessel n. deniz aracı
marine shelf n. deniz sahanlığı
marine accident n. deniz kazası
marine mechanical engineering n. gemi makine mühendisliği
marine propulsion engines n. deniz motorları
brackish-marine n. acı su
marine scientist n. deniz bilimci
marine bird n. deniz kuşu
a former marine n. eski bir deniz piyadesi
marine products n. deniz ürünleri
marine n. deniz piyadesi
marine league n. üç deniz mili
marine store n. hurda olarak satılan eski bir gemiye ait malzemeler
marine store n. gemi levazımı
marine museum n. balık ve diğer su altı hayvanlarını canlı olarak tutmak için su ile doldurulmuş tekne, havuz veya hazne
marine soap n. hindistancevizi yağı sabunu
marine store n. gemi levazımının satıldığı dükkan
marine league n. fersah
prevent marine pollution v. deniz kirliliğini önlemek
prevent marine pollution v. deniz kirliliğini engellemek
marine adj. bahriyeli
marine adj. denizciliğe ait
marine adj. denize ait
marine adj. bahri
marine adj. denizsel
marine adj. denizle ilgili
marine adj. deniz kuvvetlerine ait
marine adj. deniz
imare (institute of marine engineers) abrev. deniz mühendisleri enstitüsü
Colloquial
horse marine n. doğal ortamının dışında bulunan kimse
horse marine n. ortamda eğreti duran kimse
horse marine n. ortama yabancı kimse
Speaking
tell that to the marine expr. sen onu benim sakalıma anlat
tell that to the marine expr. sen onu külahıma anlat
Trade/Economic
marine transportation n. deniz taşımacılığı
inland marine insurance n. iç deniz taşımacılık sigortası
marine insurance n. deniz taşımacılığı sigortası
marine insurance policy n. deniz sigortası poliçesi
ocean marine insurance n. deniz sigortası
merchant marine n. ticaret filosu
marine contract n. deniz sözleşmesi
marine loss n. deniz kaybı
contract of marine insurance n. deniz sigortası sözleşmesi
marine transport n. deniz ulaştırması
marine loan n. deniz ödüncü
list of marine casualties n. deniz zayiatı listesi
marine peril n. deniz tehlikesi
marine loan n. deniz ikrazı
mercantile marine n. ticaret filosu
marine insurance broker n. deniz sigortası simsarı
marine registry n. deniz sicili
merchant marine n. deniz ticaret filosu
marine accident n. deniz kazası
marine policy n. deniz sigorta poliçesi
marine insurance company n. deniz sigorta şirketi
marine insurance n. deniz sigortası
marine risk n. deniz rizikosu
marine insurance account n. deniz sigortası hesabı
marine underwriter n. deniz sigorta simsarı
marine transport n. deniz nakliyatı
marine bill of lading n. deniz konşimentosu
marine trade n. deniz ticareti
marine loss n. deniz zararı
marine engineering n. gemi mühendisliği
marine stores n. gemi levazımı
mercantile marine n. deniz ticaret filosu
marine interest n. deniz ödüncü ve gemi borç senetleri üzerine verilen borcun faizi
merchant marine n. ticaret gemisi personeli
marine adj. denize ya da denizciliğe ait
Law
marine court n. deniz mahkemesi
marine court n. denizcilik mahkemesi
Politics
convention for the protection from marine pollution of the mediterranean n. akdenizin korunması sözleşmesi
committee for the implementation of the directive on sulphur content in marine fuels n. deniz yakıtlarının kükürt içeriği direktifinin uygulanması komitesi
regional marine pollution emergency response centre for the mediterranean sea n. akdeniz bölgesel deniz kirliliği acil müdahale merkezi
baltic marine environment protection commission n. baltık denizi çevre koruma komisyonu (helsinki komisyonu)
g20 global marine environment protection (gmep) initiative n. g20 küresel deniz çevresinin korunması girişimi
Institutes
marine action in science and technology n. deniz bilimleri ve teknolojisi
turkish marine environment protection association (turmepa) n. deniz temiz derneği
the chamber of turkish naval architects & marine engineers n. türkiye gemi mühendisleri odası
department of marine tourism n. deniz turizmi dairesi başkanlığı
section of marine tourism establishments n. deniz turizmi tesisleri şube müdürlüğü
section of marine tourism vehicles n. deniz turizmi araçları şube müdürlüğü
national marine fisheries service n. ulusal deniz ve balıkçılık hizmetleri
marine n. (fransa'da) denizcilikten sorumlu yürütme dairesi
Insurance
inland marine insurance n. iç sularda ve karada nakliyat sigortası
marine insurance policy n. deniz sigorta poliçesi
marine pollution n. deniz kirliliği
marine hull insurance n. nakliyat tekne sigortası
marine insurance n. deniz nakliyat sigortası
marine underwriter n. deniz sigorta komisyoncusu
marine underwriter n. deniz sigortacısı
marine cargo insurance n. deniz taşıma sigortası
marine insurance n. taşıma sigortası
marine insurance n. nakliye sigortası
marine insurance n. nakliyat sigortası
Tourism
marine tourism n. denizaltı turizmi
marine cure n. deniz kürü
Technical
merchant marine vessel n. ticaret gemisi
marine air conditioning n. gemi klima sistemi
marine clay n. deniz kili
marine chief engineer n. gemi baş mühendisi
marine deposit n. deniz tortusu
marine chief engineer n. baş makinist
marine boiler n. gemi kazanı
marine strew propeller n. gemi uskuru
marine gear n. deniz motoru şanzımanı
marine gear housing n. şanzıman kutusu
marine railway n. raylı çekek yeri
marine railway n. raylı kızak

Significados de "Marine..." con otros términos en diccionario inglés turco: 16 resultado(s)

Turco Inglés
General
marine edilmiş marinated adj.
Gastronomy
mangalda pişirilen marine edilmiş domuz eti char siu n.
mangalda pişirilen marine edilmiş domuz eti char sui n.
ızgarada pişirilmiş et veya deniz mahsullerinden yapılan japon yemeğini marine etmede kullanılan sos teriyaki n.
yoğurt ve baharatlarla marine edilmiş, şişte pişirilmiş tavuk veya diğer etlerden oluşan bir güney asya yemeği tikka n.
kızartılıp ardından zeytinyağı, sirke ve baharatlarla marine edilen beyaz et escabeche n.
zeytinyağı, sirke, baharatlar gibi malzemelerle marine etme işlemi escabeche n.
yiyeceğin marine edildiği, pişirildiği veya içinde sunulduğu sıvı bath n.
marine edilmiş ringa balığı bismarck herring n.
marine edilmiş sığır etiyle yapılan bir kore yemeği bulgogi n.
domuzun üst yan kısmından alınan, genellikle marine edilip kurutulmuş yağ şeridi fatback n.
tuzla marine edilmiş domuz salt pork n.
soya sosu ve susam yağında marine edilmiş küp şeklinde çiğ balıktan oluşan hawaii'ye özgü bir salata/aperitif poke n.
marine etmek marinate v.
marine edilmek marinate v.
(yeşillikleri) kızgın yağda marine ederek yumuşatmak wilt v.