Mine - Turco Inglés Diccionario

Mine

Significados de "Mine" en diccionario turco inglés : 44 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
mine n. maden
mine n. mayın
mine pron. benimki
General
mine n. ocak
mine n. kaynak
mine n. memba
mine n. hazine
mine n. lağım
mine n. torpil
mine n. yüksek patlama sesi ile havaya saçılan çeşitli küçük havai fişeklerden oluşan piroteknik parça
mine n. böceğin yaprak yüzeyinde yaptığı tünel
mine v. maden işletmek
mine v. kazmak
mine v. tünel kazmak
mine v. çıkarmak (maden)
mine v. araştırıp bulmak
mine v. mayın döşemek
mine v. maden çıkarmak
mine v. yeraltında kazmak
mine v. sinsice bozmak
mine v. zengin bir kaynaktan elde etmek
mine v. çukur açmak
mine v. (bir şeyin) yüzeyinin altında oyuk açmak
mine v. yenilenmesine izin vermeden tüketmek
mine v. yağmalarcasına tüketmek
mine v. kullanmak (doğal kaynağı)
mine adj. mayınlı
mine pron. bana ait
mine pron. benimki
mine pron. benim olan
mine pron. benim
Trade/Economic
mine n. maden ocağı
Technical
mine n. maden ocağı
mine v. doğal bir unsuru elde etmek için işlemek
Mining
mine n. maden ocağı
mine n. maden
mine v. kazıp çıkarmak
mine v. maden çıkarmak
mine v. maden ocağından maden çıkarmak
mine v. maden olarak çıkarmak
Chemistry
mine n. maden
Agriculture
mine v. (tarlayı) gübre kullanmaksızın aralıksız ekmek
Military
mine v. mayın dökmek
mine v. mayınlamak

Significados de "Mine" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
mine enamel n.
General
mine verbena n.
mine porcelain enamel n.
mine amel [obsolete] n.
Technical
mine glaze n.
Dentistry
mine dentine n.
mine dentin n.
Botanic
mine sweet alyssum n.
mine mina n.
mine sweet alison n.
mine verbena n.

Significados de "Mine" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
magnetic mine n. manyetik mayın
salt mine n. kayatuzu çıkarılan tuzla
land mine n. kara mayını
mine crater n. mayın çukuru
mine dragging n. mayın tarama
mine shaft n. maden kuyusu
ottoman coal mine regulations n. dilaver paşa nizamnamesi
mine locomotive n. maden lokomotifi
mine expert n. madenci
opencast mine n. açık hava ocağı
mine foreman n. başmadenci
mine disposal n. mayını zararsız hale getirme
mine owner n. madenci
mine car n. ocak arabası
mine dedector n. mayın dedektörü
mine warfare n. lağım savaşı
floating mine n. serseri mayın
coal mine n. kömür ocağı
mine detector n. mayın dedektörü
mine ventilation n. maden havalandırma
mine pole n. maden direği
mine fire n. ocak yangını
mine detector n. mayın detektörü
gold mine n. maden
silver mine n. gümüş madeni
mine hoist n. ocak vinci
salt mine n. tuz madeni
mine sweeping n. mayın tarama
strip mine n. açık kömür ocağı
mine site n. maden sahası
mine search n. maden araştırması
mine of information n. ayaklı kütüphane
gold mine n. altın madeni
mine-sweeper n. mayın tarama gemisi
coal mine reserve n. kömür rezervi
canary in the mine n. madendeki kanarya
buried mine n. gömülü mayın
buried mine n. toprak altına gömülü mayın
mine accident n. mayın kazası
mine disaster n. maden faciası
mine disaster n. maden felaketi
a friend of mine n. bir arkadaşım
mine field n. aşırı dikkat gerektiren alan
mine field n. mayın tarlasına benzer şey
mine field n. tehlike içeren durum
a colleague of mine n. bir meslektaşım
a colleague of mine n. benim bir meslektaşım
extract mine from the ground v. maden çıkarmak
lay mine v. mayın döşemek
extract from mine v. madenden çıkarmak
plant mine v. mayın döşemek
clear the mine v. mayın temizlemek
remove the mine v. mayın temizlemek
search for mine v. mayın aramak
dispose of the mine v. mayın temizlemek
plant a mine v. mayın döşemek
mine-free adj. mayınsız
mine-run adj. hiçbir özelliği bulunmayan
me and mine pron. bana ve bizimkilere
me and mine pron. bana ve aileme
just like mine expr. tıpkı benimki gibi
Phrasals
mine for something v. (maden) aramak/kazmak
mine out v. yağmalar gibi tüketmek
mine out v. yenilenmesine izin vermeden tüketmek
mine for v. (bir maden) çıkarmak
mine for v. (bir maden) çıkarmak/aramak için kazmak
mine for v. (bir maden) aramak
mine for v. -in derinliklerine inmek
mine for v. (bir maden) çıkarmak/aramak için oymak
mine for v. hakkında detaylı bilgi almak
Phrases
run-of-the-mine adj. işlem görmeyen
run-of-mine adj. inceliksiz
run-of-the-mine adj. derecelendirilmeyen
run-of-mine adj. yavan
run-of-mine adj. derecelendirilmeyen
run-of-the-mine adj. ilkel
run-of-mine adj. ham
run-of-the-mine adj. basit
run-of-mine adj. alelade
run-of-mine adj. işlem görmeyen
run-of-the-mine adj. inceliksiz
run-of-the-mine adj. alelade
run-of-the-mine adj. yavan
run-of-the-mine adj. sıradan
run-of-mine adj. sıradan
run-of-mine adj. düzenlenmeyen
run-of-the-mine adj. vasat
run-of-mine adj. vasat
run-of-mine adj. basit
run-of-the-mine adj. ham
run-of-the-mine adj. düzenlenmeyen
run-of-mine adj. ilkel
as a friend of mine expr. bir arkadaşım olarak
Proverb
what's yours is mine her şey benim
what's mine is mine her şey benim
what's mine is yours benim malım senin malın
Colloquial
a close friend of mine n. yakın bir dostum
a close friend of mine n. yakın bir arkadaşım
mine-run n. orta kalite ürün
your guess is as good as mine expr. senden fazlasını bilmiyorum
from a friend of mine expr. bir arkadaşımdan
from a friend of mine expr. arkadaşımın birinden
what's mine is yours, and what's yours is mine expr. benim malım senin malın, senin malın benim malım
what's mine is yours, and what's yours is mine expr. benim olan aynı zamanda senin, senin olan aynı zamanda benim
what's mine is yours, and what's yours is mine expr. benim neyim varsa senin, senin neyin varsa benim
the pleasure is all mine expr. o zevk bana ait
Idioms
mine of information n. ayaklı kütüphane
a gold mine of information n. tam bir bilgi deposu
a gold mine of information n. tam bir bilgi hazinesi
a mine of information n. bilgi hazinesi
mine of information n. bilgi hazinesi
canary in the mine n. felaket habercisi
canary in a coal mine n. felaket habercisi
a mine of information n. ayaklı kütüphane
gold mine n. altın madeni
gold mine n. çok karlı bir fırsat/girişim/iş
gold mine n. hazine
a gold mine n. çok karlı iş/faaliyet
a gold mine n. iyi gelir/kar getiren iş/faaliyet
a gold mine n. çok kazançlı iş/faaliyet
a gold mine n. altın madeni
a mine of information (on somebody/something) n. (biri/bir şey üzerine) bir bilgi hazinesi
a mine of information (about somebody/something) n. (biri/bir şey üzerine) bir bilgi hazinesi
a mine of information (on somebody/something) n. (biri/bir şey hakkında) ayaklı kütüphane
a mine of information (about somebody/something) n. (biriyle/bir şeyle) ilgili bilgi madeni
a mine of information (about somebody/something) n. (biri/bir şey hakkında) ayaklı kütüphane
a mine of information (on somebody/something) n. (biriyle/bir şeyle ilgili) çok bilgi barındıran kimse, kitap
a mine of information (on somebody/something) n. (biriyle/bir şeyle) ilgili bilgi madeni
a mine of information (about somebody/something) n. (biriyle/bir şeyle ilgili) çok bilgi barındıran kimse, kitap
canary in the coal mine n. felaket tellalı
canary in a coal mine n. felaket tellalı
gold mine of information n. tam bir bilgi kaynağı
gold mine of information n. tam bir bilgi deposu
gold mine of information n. tam bir bilgi hazinesi
be sitting on a gold mine v. çok değerli bir şeyin sahibi olmak
be sitting on a gold mine v. bir hazineye sahip olmak
try to find a black cat in a coal mine v. samanlıkta iğne aramak
salt the mine v. bir şeyin değerini, cazibesini, potansiyelini sahtekarlıkla artırmak için yanlış bilgi sunmak/vermek
salt the mine v. göz boyamak
be sitting on a gold mine v. bir hazinenin üstünde oturmak
be sitting on a gold mine v. farkında olmadığı/henüz değerlendirmediği bir hazineye sahip olmak
sit on a gold mine of (something) v. (bir şey) hazinesinin üzerinde oturmak
sit on a gold mine v. farkında olmadığı/henüz değerlendirmediği bir hazineye sahip olmak
sit on a gold mine v. bir hazinenin üzerinde oturmak
sit on a gold mine v. altın madeninin üzerinde oturmak
sit on a gold mine v. çok değerli bir şeyin sahibi olmak
sit on a gold mine of (something) v. farkında olmadığı/henüz değerlendirmediği (bir şey) hazinesine sahip olmak
sit on a gold mine of (something) v. (bir şey) zenginliğine sahip olmak
sit on a gold mine v. bir hazineye sahip olmak
sitting on a gold mine adj. bir hazinenin üzerinde oturan