maden - Turco Inglés Diccionario

maden

Significados de "maden" en diccionario inglés turco : 27 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
maden mine n.
Nazis used the workforce from concentration camps in the coal mines during WW II.
Naziler İkinci Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarındaki işgücünü kömür madenlerinde kullandı.

More Sentences
maden mineral n.
The country has many mineral resources.
Ülkenin bir çok maden kaynağı var.

More Sentences
General
maden metal n.
The coins are metal.
Bozuk paralar madenidir.

More Sentences
maden mining adj.
As such, mining waste is one of our major environmental problems.
Bu nedenle maden atıkları en önemli çevre sorunlarımızdan biridir.

More Sentences
Trade/Economic
maden metal n.
The coins are metal.
Bozuk paralar madenidir.

More Sentences
Technical
maden metal n.
The coins are metal.
Bozuk paralar madenidir.

More Sentences
Mining
maden mineral n.
The country has many mineral resources.
Ülkenin bir çok maden kaynağı var.

More Sentences
maden mine n.
Nazis used the workforce from concentration camps in the coal mines during WW II.
Naziler İkinci Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarındaki işgücünü kömür madenlerinde kullandı.

More Sentences
Chemistry
maden mineral n.
The country has many mineral resources.
Ülkenin bir çok maden kaynağı var.

More Sentences
maden mine n.
Nazis used the workforce from concentration camps in the coal mines during WW II.
Naziler İkinci Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarındaki işgücünü kömür madenlerinde kullandı.

More Sentences
maden metal n.
The coins are metal.
Bozuk paralar madenidir.

More Sentences
General
maden quarry n.
maden diggings n.
maden ore n.
maden digging n.
maden gold mine n.
maden hornblende n.
maden buhl n.
maden delf [uk] [dialect] n.
maden delft n.
maden groove [dialect] [uk] n.
maden owre [obsolete] n.
maden superficial adj.
Trade/Economic
maden spring water n.
Technical
maden heading n.
maden dirt n.
Mining
maden pit n.

Significados de "maden" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
maden suyu sparkling water n.
General
maden filizi ore n.
maden kuyusu mine shaft n.
maden araştırma prospection n.
maden damarı arayan kimse prospector n.
maden bulma strike n.
maden kaynağı mineral resource n.
maden direği mine pole n.
maden değirmeni stamp mill n.
sulu maden özü pulp n.
maden damarı run n.
kıymetli maden didymium n.
maden ocağı arabası bogie n.
maden işçisi sinker n.
maden tabakası ore deposits n.
maden dövme swage n.
maden lokomotifi mine locomotive n.
maden kömürü anthracite n.
maden ocağı su kuyusu sump n.
maden cevheri mineral ore n.
maden filizi mineral n.
işletilebilecek maden yatakları exploitable deposits n.
maden yüzük collet n.
maden kömürü coal n.
maden kazma mining n.
maden kuyusu shaft n.
maden filizi mineral ore n.
maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri buff n.
altınlı maden damarı reef n.
maden sodası carbonated water n.
maden damarı belirtisi prospect n.
maden kuyusu ağzı pithead n.
maden havalandırma mine ventilation n.
maden eritme ocağı blast furnace n.
maden damarı seam n.
maden tuzu metallic salt n.
zengin maden yatağı bonanza n.
vichy maden suyu vichy water n.
maden sodası soda water n.
maden eleği jig n.
maden kuyusu pit n.
maden arama mineral exploration n.
maden ocağı arabası tram n.
maden dövme kalıbı swage n.
yumuşak maden kömürü soft coal n.
maden cürufu scum n.
maden tozu metal powder n.
maden posası dross n.
çubukla maden arama dowsing n.
meyilli maden cevheri ayırma masası tabling n.
maden suları mineral waters n.
maden uçlu golf sopası iron n.
zengin maden bonanza n.
maden matkabı metal drill n.
maden tuzu saline n.
maden endüstrisi mining industry n.
maden şirketi mining society n.
yarı değerleri taşlarda bulunan koyu mavi maden lazurite n.
maden damarı streak n.
maden dökümcüsü metal founder n.
maden para coin n.
hurda maden scrap metal n.
maden geçidi road n.
işletici (maden ocağı/demiryolu/fabrika) operator n.
maden yatağı ore bed n.
maden yatağı mineral stratum n.
maden hukuku mining law n.
maden jeolojisi mining geology n.
ince maden tabakası wash n.
pota (maden) pot n.
maden mühendisliği mining engineering n.
maden araştırma prospecting n.
çıkarma (maden vb) mining n.
maden sodası seltzer n.
maden suyu seltzer n.
maden eriyiğini karıştırmaya yarayan çubuk rabble n.
alaska'da maden arayıcısı sourdough n.
maden için mafya olarak çalışan kişi tributer n.
bu alaşım ile maden levhalar üzerinde süslemeler yapma sanatı niello n.
maden tünelinde destek kalasları crib n.
maden mühendisi mining engineer n.
maden sahası mine site n.
maden araştırması mine search n.
maden damarı streak n.
maden arama faaliyeti prospecting activity n.
maden yatağı deposit n.
maden ruhsatı mining license n.
maden kanunu mining law n.
zengin maden damarı bonanza n.
maden kömürü işçisi coalminer n.
maden potası cupel n.
maden ocağı pit n.
maden asansörü cage n.
maden arama prospecting n.
maden araştırma kuyusu prospecting shaft n.
maden ocağı arayan kimse prospector n.
maden suyu mineral water n.
maden suyu kaynağı mineral water spring n.
khazad-dum'da bulunan hafif ve çok dayanıklı bir maden mithril n.
doğal maden suyu natural mineral water n.
maden arayıcısı prospector n.
kahverengi maden kömürü brown coal n.
maden arazisi claim n.
bir tür köpürme özelliği gösteren maden suyu/ve markası perrier n.
maden faciası mine disaster n.
maden felaketi mine disaster n.
zengin mineralli maden suyu rich mineral water n.
ekşi maden suları acidulous mineral waters n.
mayhoş maden suları acidulous mineral waters n.
kazanç elde etmek, altın ve maden keşfetmek amacıyla güney amerika'ya giden, köleleştirmek için yerli halkı avlayan portekiz kaşif bandeirante n.
maden ocağı çevresine kurulan kasaba camp n.
maden müzesi mining museum n.
maden ocağı ağzı bank n.
maden ocağı girişi bank n.
ergitilip arıtılmış maden bead n.
maden damarı ledge n.
küçük maden damarı leader n.
yalnız maden arayıcısı hatter n.
toprağa kazılmış maden veya kuyu hole n.
çubuk ile yeraltı suyu veya maden arama rhabdomancy n.
çubuk ile yeraltı suyu veya maden arama dowse n.
yatay maden geçidi gallery n.
kömür madeni çatısının maden yüzeyine yakın olan alt kısmı lip n.
maden işletme ruhsatı lordship n.
kömür kesicinin kanallarda bıraktığı taş parçalarını kazıyan bir maden işçisi mucker n.
maden arayıcısı buscon n.
maden aracısı bush lawyer [new zealand] n.
zengin maden golconda n.
maden arayıcısı desert rat n.
maden işleri yapılan kaya veya oluşum ground n.
(taşıma işini yürüten) maden işçisi rustler n.
işlem alanlarına atık madde dolduran maden işçisi packer n.
maden yatağı paneli panel n.
büyük maden yatağı kolu panel n.
eskiden kullanılan bir kıymetli maden ölçüm birimi pound n.
yanabilir veya kirli maden ocağı havası dirt [dialect] [uk] n.
maden ocağı yangınlarını söndüren kimse fire fighter n.
maden ocağı yangınlarını söndüren kimse firefighter n.
maden güvenlik amiri fireman n.
kıymetli maden ore n.
maden üretimi output n.
maden ocağında yatay bölüm seat n.
maden işletmeciliğinde faydalanılan neredeyse yatay olan düz yüzey seat n.
maden eritme kabı cruset [obsolete] n.
maden avcısı forty-niner n.
yeni keşfedilen alana akın eden maden arayıcısı forty-niner n.
balçık kıvamlı maden birikintisiyle dolu çukur slime pit n.
terk edilmiş yerlerde çalışan maden avcısı sniper n.
kısmen gelişmiş maden prospect n.
maden yatağı içerdiğini belli eden yer prospect n.