road - Turco Inglés Diccionario
Historia

road

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "road" en diccionario turco inglés : 21 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
road n. yol
General
road n. uyulan ilke
road n. bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken yöntem
road n. uyulan tarz
road n. içinden veya üstünden bir sıvının geçtiği yer
road n. demiryolu
road n. bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık
road n. tarik
road n. uyulan sistem
road n. maden geçidi
road n. demirleme yeri
road n. cadde
road n. karayolu
road n. otoyol
road n. şose
road n. yol
road n. kara yolu
Technical
road yol
Automotive
road yol
Marine
road dış liman
Chemistry
road karayolu

Significados de "road" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
toll road n. paralı yol
main road n. anayol
toll road n. ücretli yol
General
careen down the road v. motorlu araç bir yandan bir yana hafifçe sallanarak ilerlemek
get the show on the road at last v. şeytanın bacağını kırmak
go on the road v. tiyatro topluluğu turneye çıkmak
be on the road v. yolda olmak
be on the road v. seyahat etmek
be on the right road v. doğru yolda olmak
be on the road v. yola çıkmış olmak
open a road v. yol açmak
take the road v. yola çıkmak
take the road v. yolunu tutmak
be in somebody's road v. engel olmak
get back on the road v. yola devam etmek
continue down the road v. yola devam etmek
reach the end of the road v. yolun sonuna gelmek
pass a curve (in a road) v. dönemeçten geçmek
pass a bend (in a road) v. dönemeçten geçmek
change one's road v. yol değiştirmek
follow the road v. yolu izlemek
pull off the road v. kenara çekmek
pull off the road v. arabayı kenara çekmek
walk on the road v. yolda yürümek
hug the road v. yolu kapamak
block the road v. yolu kapamak
hog the road v. yolu kapamak
go off the road v. yoldan çıkmak
(police) take control of a road v. yolu tutmak
not to know which road to take v. yolunu şaşırmak
be delayed on the road v. yollarda kalmak
be on the wrong road v. yolunu şaşırmak
build road v. yol inşaa etmek
scrape against the road v. yola sürtmek
rub against the road v. yola sürtmek
play on the road v. yolda oynamak
have a road accident v. trafik kazası yapmak
be off-road v. yolunda olmamak
be on the road to v. -e doğru ilerlemek
career off the road and hit a tree v. yoldan çıkıp ağaca çarpmak
walk along the road v. yol boyunca yürümek
determine a road map v. yol haritası belirlemek
block the road v. yolu tıkamak
light the road v. yolu aydınlatmak
illuminate the road v. yolu aydınlatmak
lose control on the icy road v. buzlu yolda kontrolünü kaybetmek
lose control on the icy road v. buzlu yolda kontrolden çıkmak
find someone by the side of the road v. birini yolun kenarında bulmak
run to the end of the road v. yolun sonuna kadar koşmak
clog the road v. yolu tıkamak
(for a road) turn to the right v. yola sağa dönmek
(for a road) turn to the left v. yol sola dönmek
cross the road v. yolun karşısına geçmek
can't see beyond the road v. yolun ötesini görememek
set up road block v. yola barikat kurmak
draw a road map v. yol haritası çizmek
evacuation road n. tahliye yolu
ancillary road n. yan yol
secondary road n. tali yol
rule of the road n. sürücülerin yolun sağını mı solunu mu kullanacakları belirten ülkesel kural
trunk road n. anayol
road building n. yol yapımı
road map n. karayolları haritası
corduroy road n. ağaç gövdelerinin bataklık vb riskli zeminlere yanyana yatırılmasıyla oluşturulan yol
post road n. posta yolu
road bridge n. yol köprüsü
road system n. yol şebekesi
stabilized road n. stabilize yol
private road n. özel yol
ring road n. yan yol
slip road n. tali yol
road maintenance n. yol bakımı
dirt road n. toprak yol
accommodation road n. yan yol
macadamized road n. şose
high road n. anayol
road house n. motel
road hog n. yolu işgal eden sürücü
side road n. yan yol
road transport n. kara taşımacılığı
arterial road n. anayol
turnpike road n. paralı yol
orbital road n. çevre yolu
straight road n. düz yol
road transport n. karayolu taşımacılığı
detour road n. servis yolu
road vehicles n. karayolu taşıtları
road sign n. trafik işareti
road junction n. yol kavşağı
road transportation n. karayolu yolcu taşımacılığı
main road n. cadde
surfaced road n. sathi yol
branch road n. yan yol
rule of the road n. yol kuralı
accommodation road n. tali yol
slip road n. otoyola katılan veya otoyoldan ayrılan yol
road warrior n. yol savaşçısı
road roller n. yol silindiri
arterial road n. arter
road haulage n. karayolu yük taşımacılığı
main road n. karayolu
ring road n. çevre yolu
road map n. bir ülke veya bölgenin karayollarını gösteren harita
road system n. yol ağı
main road n. ana yol
main road n. anayol
road making n. yol yapımı
road roller n. silindir
relief road n. trafiği sıkışık bir alanın etrafından dolaştıran yol
side road n. tali yol
well traveled road n. işlek yol
road train n. karayolu treni
road transportation n. karayolları ulaşımı
unimproved road n. toprak yol
public road n. kamu yolu
public road n. umumi yol
public road n. umum yol
relief road n. ikinci yol
road vehicle n. karayolu aracı
road map n. karayolu haritası
compulsory road n. mecburi yol
coastal road n. sahil yolu
coast road n. sahil yolu
lighting of (road) n. yolun ışıklandırılması
road lighting n. yol ışıklandırması
toll road n. yol ücreti
road toll n. yol ücreti
road condition n. yol durumu
road rage fight n. yol verdin yol vermedin kavgası
road rage n. yol verdin yol vermedin kavgası
road rage attack n. yol verdin yol vermedin kavgası
road guard n. yol bekçisi
road watchman n. yol bekçisi
road conditions n. yol şartları
road fee n. yol ücreti
orbit road n. çevre yolu
road repair n. yol tamiri
road repair n. yol yapımı
accommodation road n. bağlantı yolu
road junction n. yol ağzı
mouth of a road n. yol ağzı
fork in a road n. yol ayrımı
road tax n. yol parası
intersecting road n. kesişen yol
road traffic n. karayolu trafiği
road hog n. şeridinden gitmeyen sürücü
road hog n. saygısız ve bencil sürücü
road hog n. trafiği karıştıran sürücü
road hog n. yolun ortasından giden sürücü
road hog n. yolun ortasından giden şoför
road hog n. kötü şoför
shoulder (of a road) n. emniyet şeridi
branch road n. yan sokak
state road n. devlet karayolu
road engineer n. yol mühendisi
road trailer wheel n. karayolu tekeri
road network n. yol ağı
road map n. yol haritası
road tractor n. karayolu traktörü
road slab n. yol döşemesi
road traffic n. yol trafiği
road under construction n. yapım halinde yol
road sign n. yol işareti
country road n. kır yolu
country road n. köy yolu
primary road n. ana yol
road maintenance works n. yol bakım çalışmaları
earth road n. toprak yol
crossover road n. köprülü kavşak
crossover road n. üstten atlayan yol
relocation of road n. yolun güzergahını değiştirme
by-road n. ara yol
knowledge-information road n. bilgi karayolu
by-road n. sapa yol
side-road n. anayola çıkan veya anayoldan ayrılan yol
off-road racing n. arazi yarışı
off-road vehicle n. arazi aracı
on-road vehicles n. karayolu araçları
road-signs n. trafik levhaları
road-signs n. trafik işaretleri
relief road n. yan yol
road accident n. trafik kazası
road construction n. yol inşaatı
rules of the road n. trafik kuralları
occupational road n. özel yol
off-road n. anayolda kullanılmayan taşıt
sloping road n. eğimli yol
inclined road n. eğimli yol
undivided road n. bölünmemiş yol
tramway road n. tramvay yolu
road agent n. gaspçı
road agent n. eşkıya
road agent n. soyguncu
road agent n. haydut
public road n. genel yol
turnpike road n. ücretli yol
royal road n. en rahat gidilen yol
road assistance n. yol yardımı
village road n. köy yolu
road to success n. başarıya giden yol
road freight vehicle n. kara nakil aracı
road transport vehicle n. kara nakil aracı
road freight vehicle n. kara nakil vasıtası
slippery road n. kaygan yol
road transport vehicle n. kara nakil vasıtası
road crater n. yol hunisi
road bend n. yol kıvrımı
road capacity n. yol kapasitesi
road block n. yol kapaması
main arterial road n. ana arter
bumpy road n. kasisli yol
river road n. nehir yolu
river road n. ırmak boyunca giden yol
school road n. okul yolu
river road n. ırmak yolu
bicycle road n. bisiklet yolu
road safety n. yol güvenliği
a road of no return n. dönüşü olmayan yol
cadastral road n. kadastro yolu
dirt forest road n. toprak orman yolu
dirt forest road n. toprak orman yol
silk road n. ipek yolu
trunk road n. ana yol
frozen road n. buz tutmuş yol
frozen road n. donmuş yol
road trip n. yol gezisi
lion road n. aslanlı yol
road ambulance n. karayolu ambulansı
road and transport services n. yol ve ulaştırma hizmetleri
road transport regulations n. karayolu taşıma yönetmeliği
road sweeper n. yol süpürgesi
road ambulance n. yol ambülansı
off-road motorcycle race n. yol dışı motorsiklet yarışı
road-kill n. taşıtların çarptığı/ezdiği hayvanların ölüsü/leşi/kalıntıları
a dark road n. karanlık bir yol
icy road n. buzlu yol
the school across the road n. yolun karşısındaki okul
the road across the mountain n. dağın karşısındaki yol
long road trip n. uzun yol seyahati
caravan road n. kervan yolu
service road n. servis yolu
road journal n. gezi günlüğü
ancillary road n. tali yol
road trip n. karayolu seyahati
road trip n. karayolu yolculuğu
road slope n. yol şevi
sealed road (aus) n. asfalt yol
scenic country road n. manzaralı kır yolu
bump in the road n. yoldaki tümsek
length of road n. karayolu uzunluğu
the road ahead n. önümüzdeki yol
road worker n. yol işçisi
winding road n. dolambaçlı yol
b-road n. tali yol (brit.)
road load power n. yol yükleme gücü
road charges n. yol ücretleri
potholed road n. çukurlu yol
holed road n. çukurlu yol
road with holes n. çukurlu yol
bendy road n. virajlı yol
winding road n. virajlı yol
road with curves n. virajlı yol
lit road n. ışıklandırılmış yol
shaded road n. gölgeli yol
tourist road n. (turistik bir yere giden) muhteşem manzaralı yol
road accident n. yol kazası
road rally n. sokak yarışı
back road n. arka yol
back road n. az kullanılan, genelde kaldırımı olmayan yol
off the road adj. sapa
middle of the road adj. ikisi ortası
middle of the road adj. ikisinin ortası
middle-of-the-road adj. ılımlı
middle-of-the-road adj. ılımlı bir yol izleyen
middle-of-the-road adj. ılımlı bir politika izleyen
by road adv. arabayla
on the right side of the road adv. yolun sağ tarafında
along the road adv. yol boyunca
beside the road adv. yol boyunca
by rail road adv. demiryoluyla
at the end of the road adv. yolun sonunda
on the road adv. yolda
in the road adv. yolda
on the slippery road adv. kaygan yolda
any road adv. her neyse
Proverb
the road to hell is paved with good intentions cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir
there is no royal road to learning öğrenmenin kolay yolu yoktur
first the companion, then the road önce yoldaş, sonra yol (evvel refik badel tarik)
Colloquial
middle-of-the-road ılımlı politika besleyen
middle-of-the-road orta yollu
middle-of-the-road ılımlı politika yanlısı
keep your eyes on the road gözlerini yoldan ayırma
by the side of the road yolun kenarında
down the road gelecekte/yakında
road to fame şöhrete giden yol
a long way down the road ...konusunda katedilecek daha çok mesafe var
Idioms
take the road v. gezici tiyatro oyunları sergilemek
get the show on the road işe koyulmak
one for the road son bir kadeh
one for the road son kadeh
knight of the road yolların fatihi
the end of the road kopma noktası
the end of the road bitiş
the end of the road son
the end of the road yolun sonu
be on the road to recovery düzelme yolunda olmak
be on the road to recovery iyileşme yolunda olmak
where the rubber meets the road zurnanın zırt dediği yer
where the rubber meets the road bir sürecin en zorlu kısmı
smack the road yollara düşmek
smack the road bir yeri terk etmek
be the end of the road yolun sonuna gelmek
be the end of the road yolun sonunda olmak
come to the end of the road yolun sonuna gelmek
road hog trafik canavarı
road hog trafik magandası
a road hog trafik magandası
a road hog saygısız ve bencil sürücü
wide place in the road küçücük kasaba
keep on the right-hand side of the road yolun sağından gitmek
keep on the right side of the road yolun sağından gitmek
rocky road zor dönem
rocky road zorlu süreç
get the show on the road bir şeye başlamak/bir şeyi başlatmak
get this show on the road bir şeye başlamak/bir şeyi başlatmak
take the high road doğru olanı yapmak
bump in the road sorunlar/sıkıntılar
the low road kötü yol
the low road yanlış hayat
the low road ahlaki/etik/doğru olmayan yol/yöntem
high road doğru yol
high road ahlaki/doğru/etik yol
Speaking
let's get this show on the road! haydi başlayalım!
where does this road go? bu yol nereye çıkıyor?
it is time to hit the road yola koyulma zamanı geldi
I'd better hit the road yola koyulma zamanım geldi
I've got to hit the road gitme zamanım geldi
got to hit the road gitme zamanım geldi
better hit the road ayrılma zamanım geldi
time to hit the road yola koyulma zamanım geldi
I'd better hit the road gitme zamanım geldi
better hit the road yola koyulma zamanım geldi
I'd better hit the road ayrılma zamanım geldi
got to hit the road ayrılma zamanım geldi
I've got to hit the road ayrılma zamanım geldi
got to hit the road yola koyulma zamanım geldi
It's time to hit the road yola koyulma zamanım geldi
It's time to hit the road gitme zamanım geldi
better hit the road gitme zamanım geldi
time to hit the road gitme zamanım geldi
It's time to hit the road ayrılma zamanım geldi
time to hit the road ayrılma zamanım geldi
I've got to hit the road yola koyulma zamanım geldi
your road to damascus çok önemli bir deneyim
your road to damascus dönüm noktası niteliğinde olay
i've been on the road since 7:00 saat 7'den beri yoldayım
he took his road i took mine o kendi yoluna gitti ben kendi yoluma gittim
get off the road çekil yoldan
your fate lies on whatever road you take kaderin hangi yolu seçeceğine bağlı
please move your car out of the road lütfen arabanızı yoldan çekin
there's a town down that road bu yolun aşağısında bir kasaba var
let's not go down that road şimdi işin o tarafına hiç girmeyelim
i am on a long and narrow road uzun ince bir yoldayım
go straight up this road bu yoldan yukarı düz git
which road should we take? hangi yoldan gitmeliyiz?
which road should we take? hangi yolu kullanmalıyız?
let's hit the road hadi yola koyulalım
eye on the road gözünü yoldan ayırma
take the road you came on geldiğinden yoldan git
pull over to the side of the road yolun kenarına çek
Slang
road train büyük tır
hit the road yola düzülmek
hit the road yola koyulmak
hit the road yola çıkmak
hit the road yola düşmek
smack the road yola koyulmak
smack the road sıvışmak
road kill yolda toplanan sigara izmaritleri
road kill hoş olmadığı halde yatılan kimse
road kill yolda yatan ceset
road dogs işten çıkıp eve giderken arabada içilen bir kaç bira
up the road hapishaneden cezaevine nakledilme
that's taking the high road doğru olanı yapmış/yaptı
beer for the road kalem bira
road bully trafik magandası
road beef genelde sporculara uzun yol seyahatlerinde refakat eden kız
get/receive road dome from someone arabayla giderken birisiyle oral ilişki yaşamak
give someone road dome arabayla giderken birisiyle oral ilişki yaşamak
road dome arabada oral seks (taraba hareket halindeyken)
Trade/Economic
silk road ipek yolu
road toll otoyol ücreti
road tax yol vergisi
toll road paralı geçiş yolu
road toll yol parası
main road ana yol
access road giriş yolu
road haulage kara taşımacılığı
road haulage karayolu ulaşımı
road conditions yol koşulları
road work yol mükellefiyeti
road transport karayolu nakliyatı
river road nehir yolu
service road servis yolu
railroad road securities demiryolu tahvilleri
toll road geçiş ücretli yol
strategic road map stratejik yol haritası
road transport yol taşımacılığı
cmr convention (convention on the contract for the international carriage of goods by road) cmr konvansiyonu (uluslararası karayolu taşımacılığında koşulları standardize ederek taşıyıcının sorumluluklarını belirleyen sözleşme)
one belt, one road tek kuşak tek yol
road transport kara yolu taşımacılığı
international road transport uluslararası kara yolu taşımacılığı
Law
road traffic act karayolları trafik yasası
road crime unit sokak suçlarıyla mücadele birimi
road transport code karayolu taşıma kanunu
road rage yol verme kavgası
Politics
international road transport uluslararası karayolu taşımacılığı
road work yol yükümlülüğü
road work yolda çalışma yükümlülüğü
committee for the approximation of the laws of the member states relating to measures against the emission of gaseous and particulate pollutants from internal combustion engines to be installed in non-road mobile machinery karayolu dışında kullanılan hareketli makinelere takılan içten yanmalı motorlardan çıkan gaz ve partikül kirleticilerin emisyonuna karşı alınacak tedbirlerle ilgili üye devlet kanunlarının yakınlaştırılması komitesi
committee for the interoperability of electronic road toll systems elektronik yol ücret toplama sistemlerinin birlikte işletilebilirliği komitesi
road to serfdom köleliğe giden yol
the middle­ of-the-road approach orta yollu yaklaşım
middle-of-the-road ne sol ne de sağ bir partiyi destekleme
belt and road forum for international cooperation uluslararası i̇şbirliği i̇çin kuşak ve yol forumu
Institutes
international road transport uluslararası karayolu taşımacılığı
dedicated road infrastructure for vehicle safety in europe avrupa’da trafik emniyeti için yol altyapısı
general directorate of road, water and electricity yol, su ve elektrik genel müdürlüğü
department of road transportation kara ulaştırması genel müdürlüğü
directorate general of road transport regulation karayolu düzenleme genel müdürlüğü
european road transport research advisory council avrupa karayolu taşımacılığı araştırmaları danışma konseyi
Tourism
road map karayolu haritası
road warrior otellerde özel hizmetler ve taşınabilir bilgisayar teknolojisi talep eden iş yolcusu için kullanılan pazarlama ifadesi
Technical
minor road tali yol
major road anayol
road width yol genişliği
road railing yol korkuluğu
road speed signal hız işareti
road cross sections yol enkesitleri
road material yol malzemesi
approach road yaklaşım yolu
measuring road gradient yol meyli ölçümü
reflecting road stud ışık yansıtıcı çivi
directional road way yol kaplaması üzerindeki yön gösterin işaretler
access road bağlantı yolu
road tunnel yol tüneli
road tar yol katranı
road limit yol sınırı
frontage road toplayıcı yol
earth road toprak yol
improved road ıslah edilmiş yol
road ditching bucket yol kazma kepçesi
undivided road refüjsüz yol
haul road servis yolu
velocity road hız çubuğu
road oiling yol yağlanması
limited access road sınırlı erişimli yol
road construction yol inşaatı
road grader yol greyderi
stable road emulsion stabil yol emülsiyonları
road excavation yol hafriyatı
road foundation yol temeli
road surface yol yüzeyi
access road irtibat yolu
road network yol ağı
divided road refüjlü yol
slip road yan bağlantı yolu
road material yol gereci
gravel road çakıl yol
access road erişim yolu
road heater yol ısıtıcı
radial road radyal yol
local road yerel yol
road traffic noise reducing device trafik gürültüsünü azaltıcı cihaz
road crossing yol geçişi
road surface yol sathı
humped road dalgalı yol
bypass road yangeçit
earth graded road toprak tesfıye yol
road network yol şebekesi
road oil yol yağı
local road lokal yol
preference road tercihli yol
road accident çarpışma
belt conveyor road bant konveyör yolu
humped road ondüleli yol
road capacity yol kapasitesi
road markings yol işaretleri
major road büyük yol
trunk road ana yol
subsidiary road tali yol
road construction machinery yol yapım makinesi
road embankment yol dolgusu
road location güzergah araştırması
vibrating road roller vibrasyonlu yol silindiri
access road yaklaşım yolu
belt conveyor road kayışlı taşıyıcı yolu
bituminous road surface treatment yüzeysel yol kaplaması
bottom road taban yolu
bypass road yanyol
bypass road saptırma yol