Press- - Turco Inglés Diccionario

Press-

Significados de "Press-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
press n. basın
press n. baskı
press n. pres
press v. basmak
press v. bastırmak
press v. baskı yapmak
General
press n. matbaa
press pot n. kahve demleme aparatı
press n. sıkacak
press agent n. basın danışmanı
freedom of press n. basın özgürlüğü
press campaign n. basın kampanyası
press agent n. basın sözcüsü
press member n. basın mensubu
press gallery n. basın locası
press law n. basın hukuku
press n. dolap (elbise/çamaşır için)
press n. kalabalık
press association n. basın birliği
press box n. basın mensuplarına ayrılan yer
press conference n. basın toplantısı
partisan press n. yandaş medya
the press n. basın
permanent press n. ütü istemez
press n. pres ütü
press n. yığışma
the press n. baskı
press world n. basın dünyası
press n. mengene
the press n. matbuat
press cloth n. ütü bezi
press n. izdiham
press n. basın mensupları
the tabloid press n. boyalı basın
press n. medya
government and press n. devlet ve basın
press corps n. gazeteciler
fruit press n. meyve sıkacağı
press n. ütü (giyside)
freedom of the press n. basın özgürlüğü
hat press n. şapka kalıbı
french press n. kahve demleme aparatı
speech on press n. basında söylev
general staff press release n. genelkurmay basın açıklaması
press n. acele
press release n. basın bildirisi
press association n. basın kurumu
press coverage n. basında ayrılan yer
police and the press n. polis ve basın
liberty of the press n. basın ve yayın özgürlüğü
corrector of the press n. düzeltmen
press n. yayınevi
press n. yüklük (elbise/çamaşır için)
press n. baskı makinesi
press stud n. çıtçıt
press n. sıkışıklık
press n. sıkışma
tabloid press n. magazin
press n. basın
world press n. dünya basını
press room n. basın odası
disasters in the press n. basında afetler
ethnic press n. etnik basın
foreign press n. yabancı basın
national press n. ulusal basın
local press n. yerel basın
national press n. yerli basın
press n. basın yayın
press and public relations n. basın ve halkla ilişkiler
vanity press n. yazarın bütün masrafları karşılaması şartıyla kitabı yayınlayan yayınevi
press release n. basın duyurusu
press interest n. medyanın ilgisi
press interest n. basının ilgisi
printed press n. yazılı basın
press n. yazılı basın
press organ n. basın organı
digital press n. dijital basın
yellow press n. boyalı basın
yellow press n. magazin basını
international press n. uluslararası basın
freedom of press and expression n. basın ve ifade özgürlüğü
clothes press n. çamaşır dolabı
clothes press n. elbise dolabı
responsibility of press n. basının mesuliyeti
responsibility of press n. basının sorumluluğu
linen-press n. çamaşır dolabı
hot-press n. sıcak pres
non-turkish press n. türkçe dışı basın
press-stud n. çıtçıt
press-up n. şınav
press clipping n. kupür
press cutting n. kupür
press clipping n. gazete kupürü
press n. pres
press n. cendere
press n. ütü
press n. basımevi
press bulletin n. basın bülteni
press release n. basın bülteni
a full-court press n. büyük uğraş
press tour n. basın gezisi
press organs n. basın organları
press association (pa) n. basın birliği
press clippings n. gazete küpürleri
press invitation n. basın daveti
press card n. basın kartı
press credential n. basın kartı
free press n. özgür basın
press corrector n. musahhih
press office n. basın bürosu
coffee press n. kahve demleme aparatı
press kit n. basın kiti
press statement n. basın bülteni
press language n. basın dili
popular press n. popüler basın
all-court press n. büyük çaba
wine press n. içinde üzümün pistonla ezilerek suyunun çıkarıldığı tekne
wine press n. içinde üzümün ayakla basılarak suyunun çıkarıldığı tekne
garlic press n. sarımsak ezici
gauffering press n. yaprakları plili hale getirmek için kullanılan pres
press n. (kağıt yapımında) ıslak kağıt tomarının nemini alıp sıkıştırmak için arasından geçirildiği bir çift silindir
press n. el cenderesi
press n. (eskrimde) saldırılacak bir boşluk yaratmak amacıyla rakibin kılıcına baskı uygulama
press n. spor malzemelerinin kullanılmadıklarında bükülmelerini önleyen gereç
press work n. basın danışmanlığı
press n. yayıncı
press work n. basın sözcülüğü
press n. el presi
press n. haberlerde fikir birliği şeklinde yapılan eleştiriler
press n. basımcı
press n. halterin omuz yüksekliğine getirildikten sonra yavaşça yukarı kaldırıldığı hareket
press lord n. güçlü gazete sahibi kimse
press bed n. katlanıp dolaba kapatılabilen yatak
press n. orta çağ'da bir işkence ve infaz aleti
press n. jimnastikçinin sadece kaslarını kullanarak elinin üzerinde durması
press n. haberlerde yer alma miktarı
press n. baskı tesisi
press n. fermente edilmemiş katıksız üzüm suyu
press lord n. medya baronu
press money [obsolete] [uk] n. kamu hizmetine girmiş bir erkeğe ödenen para
press n. baskı yapılan yer
hot-press n. ısıtmalı çamaşır kurutma odası
press corps n. basın mensupları
press-on nail n. takma tırnak
press v. prese etmek
press down v. aşağı bastırmak
press into v. zorlamak
go to press v. gazete vb baskıya girmek
press v. sıkmak (limon)
press in upon v. sınırını zorlamak