TiN - Turco Inglés Diccionario

TiN

Significados de "TiN" en diccionario turco inglés : 39 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
tin n. teneke
tin n. kalay
General
tin n. konserve kutusu
tin n. para
tin n. mangiz
tin n. kutu
tin n. teneke kutu
tin n. teneke (kutu)
tin n. bir teneke (dolusu) miktar
tin n. sac
tin n. tava
tin v. kalay tabakasıyla kaplamak
tin v. teneke kutuya koymak
tin v. kutulamak
tin v. konservelemek
tin v. kalaylamak
tin v. teneke kutu içine koymak
tin adj. tenekeden yapılmış
tin adj. yanlış
tin adj. değersiz
tin adj. dandik malzemeden yapılmış
tin adj. dayanıksız
tin adj. adi
tin adj. onuncu (yıl dönümü)
tin adj. teneke
Technical
tin n. kalay
tin n. teneke
tin n. teneke kutu
tin v. konservelemek
tin v. kalay kaplamak
tin v. kalaylamak (simgesi sn)
Automotive
tin n. kalay
Food Engineering
tin n. konserve
tin adj. konserveden
tin adj. tenekeden
tin adj. tenekeyle ilgili
tin adj. tenekeden yapılmış
Gastronomy
tin n. tava ekmeği
Social Sciences
tin n. kuzeydoğu tayland'ın alt bölgesindeki dağlarda yaşayan kimse

Significados de "TiN" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
General
tin nous n.
tin psyche n.
tin soul n.
tın loam n.
tin spirit n.
tın loamy soil n.
tin spt (spirit) abrev.
Philosophy
tin spirit n.
tin hypostasis n.
Archaic
tin sowl n.
tin sprite n.

Significados de "TiN" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
tin foil n. ince levha
tin plating n. kalay kaplama
tin glaze n. tin oksit içeren opak seramik perdahı
tin opener n. konserve açacağı
sheet tin n. teneke levha
tin fish n. torpido
tin whistle n. oyuncak düdük
tin god n. put
tin hat n. miğfer
tin hat n. teneke şapka
lacquered tin plate n. laklı teneke
tin can n. teneke kutu
tin-opener n. konserve açacağı
mess-tin n. karavana
tin drum n. teneke trampet
tin can n. konserve kutusu
cigarette tin n. sigara tabakası
tin mug n. teneke bardak
cocoa tin n. kakao tenekesi
tin soldiers n. oyuncak askerler
a tin of paint n. bir kutu boya
cake tin n. kek kalıbı
cake tin n. kek kabı
tin opener n. teneke açacağı
tin hat n. çelik savaş miğferi
tin hat n. çelik savaş başlığı
tin soldier n. kurşun asker
tin soldiers n. kurşun askerler
oil tin n. yağ tenekesi
tin-opener n. teneke açacağı
tin cup n. teneke kap
tin ear n. duygusuzluk
tin ear n. hissizlik
tin-kettling n. yeni evlilere tencere ve tavalarla ritim tutularak yapılan alaycı serenat
tin-coat v. kalaylamak
containing tin adj. kalaylı
tin-pot adj. minör
tin-pot adj. önemsiz
tin-pot adj. değersiz
tin-panny adj. gürültücü
tin-pan adj. kaba
tin-pan adj. gürültücü
tin-panny adj. kaba
tin-panny adj. beş para etmez
tin-pan adj. beş para etmez
Colloquial
tin can n. teneke kutu
tin can n. torpido ve denizaltı muhribi
tin can n. destroyer
tin ear n. müzik kulağının olmaması
tin ear n. zayıf müzik kulağı
tin ear n. şakadan anlamama
tin ear n. iğneleyici sözleri/ince esprileri ayırt edememe
tin ear n. umursamazlık
tin ear n. kıt anlayış
tin ear n. duyarsızlık
tin dog n. motorlu kızak
tin dog n. kar arabası
tin hat n. bir komplo teorisiyle, asılsız iddialarla ilgili saplantı/paranoya
tin hat n. paranoyak düşünce
tin hat n. paranoya
tin hat n. saplantı
tin hat n. saplantılı düşünce
tin hat n. kuruntu
tin hat n. kuruntulu düşünce
Idioms
a little tin god n. kendisini dev aynasında gören
a little tin god n. küçük dağları ben yarattım havalarında
a little tin god n. küçük dağları ben yarattım diyen kimse
a tin ear n. müzikten anlamayan
a tin ear n. müzik kulağı olmayan
tin cup n. dilenme (teneke kutu tutarak)
tin god n. kendini beğenmiş amirane kimse
tin grin n. diş teliyle gülümseme
a cat on a hot tin roof n. yerinde duramayan kimse
a cat on a hot tin roof n. telaşlı kimse
a cat on a hot tin roof n. hop oturup hop kalkan kimse
a cat on a hot tin roof n. huzursuz kimse
a cat on a hot tin roof n. endişeli kimse
a little tin god n. küçük dağları ben yarattım diyen kimse
a tin god n. kendini dev aynasında gören kimse
a tin god n. kendini tanrı sanan kimse
a little tin god n. kendini tanrı sanan kimse
a little tin god n. küçük dağları ben yarattım havalarında kimse
a tin god n. küçük dağları ben yarattım diyen kimse
a tin god n. küçük dağları ben yarattım havalarında kimse
a little tin god n. kendini dev aynasında gören kimse
cat on a hot tin roof n. yerinde duramayan kimse
cat on a hot tin roof n. hop oturup hop kalkan kimse
cat on a hot tin roof n. telaşlı kimse
cat on a hot tin roof n. burnundan soluyan kimse
cat on a hot tin roof n. sinirden köpürmüş kimse
cat on a hot tin roof n. huzursuz kimse
cat on a hot tin roof n. endişeli kimse
be like a cat on tin roof v. diken üstünde olmak
be like a cat on tin roof v. burnundan solumak
be like a cat on a hot tin roof v. burnundan solumak
be like a cat on a hot tin roof v. sakinleşemeyecek kadar sinirli olmak
be like a cat on a hot tin roof v. sinirden köpürmek
kick the tin [australia] v. ödemeyi üstlenmek
kick the tin [australia] v. bir amaca yönelik maddi katkı sağlamak
kick the tin [australia] v. mali destekte bulunmak
kick the tin v. işi yokuşa sürmek
kick the tin [australia] v. bir şeyin ödenmesine katkı sağlamak
kick the tin [australia] v. elini taşın altına koymak
kick the tin v. bin dereden su getirmek
kick the tin [australia] v. finansal katkıda bulunmak
kick the tin [australia] v. katkıda bulunmak (para)
have a tin ear v. zayıf bir müzik kulağına sahip olmak
have a tin ear v. bir konuyu tam anlamamış olmak
have a tin ear v. iğneleyici sözleri/ince esprileri ayırt edememek
have a tin ear v. anlayışı kıt olmak
have a tin ear v. müzik kulağı olmamak
have a tin ear v. bir konuda zayıf olmak
have a tin ear v. şakadan anlamamak
have a tin ear v. kulağı zayıf olmak (müzik kulağı)
have a tin ear v. bir konuda zayıf/eksik/kötü olmak
put the tin hat on (something) v. (bir şeyi) bitirmek
put the tin hat on (something) v. (bir şeye) noktayı koymak
put the tin hat on (something) v. (bir şeyi) sona erdirmek
put the tin hat on (something) v. (bir şeye) son noktayı koymak
put the tin hat on (something) v. (bir şeyin) bittiği/sonlandığı işaretini vermek
have a tin ear (for something) v. zayıf bir (müzik) kulağına sahip olmak
have a tin ear (for something) v. (müzik) kulağı zayıf olmak
have a tin ear (for something) v. kulağı (müziğe) yatkın olmamak
put the tin lid on (something) [uk] v. (bir şeye) son noktayı koymak
put the tin lid on (something) [uk] v. (bir şeyin) üzerine tuz biber olmak
put the tin lid on (something) [uk] v. (bir şeye) noktayı koymak
like a cat on a hot tin roof (or on hot bricks) adj. endişeli
like a cat on a hot tin roof (or on hot bricks) adj. huzursuz
like a cat on a hot tin roof (or on hot bricks) adj. burnundan soluyan
like a cat on a hot tin roof (or on hot bricks) adj. sinirden köpürmüş
like a cat on a hot tin roof adj. yerinde duramayan
like a cat on a hot tin roof (or on hot bricks) adj. telaşlı
like a cat on a hot tin roof adj. hop oturup hop kalkan
like a cat on a hot tin roof adj. sinirden köpürmüş
like a cat on a hot tin roof adj. burnundan soluyan
like a cat on a hot tin roof adj. telaşlı
like a cat on a hot tin roof adj. endişeli
like a cat on a hot tin roof adj. huzursuz
like a cat on a hot tin roof (or on hot bricks) adj. yerinde duramayan
like a cat on a hot tin roof (or on hot bricks) adj. hop oturup hop kalkan
busy as a cat on a hot tin roof expr. çok yoğun
busy as a cat on a hot tin roof expr. çok meşgul
busy as a cat on a hot tin roof expr. aşırı yoğun
busy as a cat on a hot tin roof expr. aşırı meşgul
as busy as a cat on a hot tin roof expr. aşırı yoğun
as busy as a cat on a hot tin roof expr. arı gibi meşgul/yoğun
as busy as a cat on a hot tin roof expr. aşırı meşgul
as busy as a cat on a hot tin roof expr. çok meşgul
as busy as a cat on a hot tin roof expr. arı gibi
as busy as a cat on a hot tin roof expr. çok yoğun