kutu - Turco Inglés Diccionario

kutu

Significados de "kutu" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Linguistics
kutu n. tanzanya'da konuşulan bir bantu dili

Significados de "kutu" en diccionario inglés turco : 45 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kutu box n.
Plastic storage boxes on Ikea's website are on sale.
Ikea'nın web sitesinde plastik saklama kutuları indirimde.

More Sentences
kutu case n.
She put her necklace in a jewelry case.
Kolyesini mücevher kutusuna koydu.

More Sentences
General
kutu carton n.
He drank a whole carton of milk.
Adam bir kutu sütün tamamını içti.

More Sentences
kutu case n.
She put her necklace in a jewelry case.
Kolyesini mücevher kutusuna koydu.

More Sentences
kutu box n.
Plastic storage boxes on Ikea's website are on sale.
Ikea'nın web sitesinde plastik saklama kutuları indirimde.

More Sentences
kutu can n.
He handed Lenny a can of deodorant.
Lenny'ye bir deodorant kutusu uzattı.

More Sentences
kutu bin n.
Please put your waste in the bins outside.
Lütfen çöplerinizi dışarıdaki kutulara atın.

More Sentences
Trade/Economic
kutu case n.
She put her necklace in a jewelry case.
Kolyesini mücevher kutusuna koydu.

More Sentences
kutu box n.
Plastic storage boxes on Ikea's website are on sale.
Ikea'nın web sitesinde plastik saklama kutuları indirimde.

More Sentences
Technical
kutu can n.
He handed Lenny a can of deodorant.
Lenny'ye bir deodorant kutusu uzattı.

More Sentences
kutu case n.
She put her necklace in a jewelry case.
Kolyesini mücevher kutusuna koydu.

More Sentences
kutu bin n.
Please put your waste in the bins outside.
Lütfen çöplerinizi dışarıdaki kutulara atın.

More Sentences
Computer
kutu bin n.
Please put your waste in the bins outside.
Lütfen çöplerinizi dışarıdaki kutulara atın.

More Sentences
Automotive
kutu can n.
He handed Lenny a can of deodorant.
Lenny'ye bir deodorant kutusu uzattı.

More Sentences
General
kutu pyxis n.
kutu enclosure n.
kutu ark n.
kutu junction n.
kutu cassette n.
kutu cartridge n.
kutu etui n.
kutu chest n.
kutu tin n.
kutu repository n.
kutu coffer n.
kutu casket n.
kutu casquet n.
kutu boist n.
kutu bx. (box) n.
kutu pot [dialect] [uk] n.
kutu scryne n.
kutu shrine n.
kutu pyx n.
kutu canned adj.
kutu ctn (carton) abrev.
kutu ctg. (cartridge) abrev.
Technical
kutu container n.
kutu junction box n.
Computer
kutu boxes n.
Mechanic
kutu housing n.
Marine
kutu caisson n.
Medical
kutu outer carton n.
Anatomy
kutu pyx n.
Archaic
kutu scrine n.
Slang
kutu growler n.

Significados de "kutu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kutu gibi olma boxiness n.
kutu sementasyonu pack cementing n.
köpüklü kutu foam case n.
metal kutu metal box n.
mukavva kutu carton n.
tahta taşımak için kullanılan kutu woodbox n.
teneke kutu (çay/kahve vb konulan) canister n.
kapalı kutu closed book n.
kapalı kutu secretive n.
kutu kola'nın çekilerek açılan kapağı ring pull n.
mukavva kutu cardboard box n.
teneke kutu canister n.
teneke kutu tin can n.
kutu dolusu canful n.
karton kutu carton n.
kutu veya sandık dolusu box n.
özellikle tahta bir kutu içinde çapa yerine denize atılan büyükçe taş killick n.
kara kutu flight recorder n.
seramik işleminde narin seramik parçalarının yerleştirildiği ateşe dayanıklı tuğladan yapılmış kutu sagger n.
karton kutu box n.
teneke kutu can n.
mukavva kutu bandbox n.
kapalı kutu a dark horse n.
kap (kutu/şişe vb) container n.
küçük kutu casket n.
teneke kutu tin n.
kilitli kutu lockbox n.
tuz muhafaza etmek için olan bir kutu saltbox n.
evrak üzerinde bulunan resmi ya da şahsi mühür koruyan küçük yuvarlak kutu skippet n.
teneke (kutu) tin n.
hasır kutu hanaper n.
kağıt kutu makinesi paper box machinery n.
kutu kaplumbağası box turtle n.
kutu kaplumbağası box tortoise n.
kapalı kutu close-lipped n.
kapalı kutu close-tongued n.
kalem kutu pencil case n.
yastık kutu pillow pack n.
japonya'da özellikle çocukların beslenme çantalarına konulacak şekilde yapılan kutu yemek obento n.
bir kutu boya a tin of paint n.
kutu bira can beer n.
bir kutu puro a box of cigars n.
kutu sanatı box art n.
bir kutu kibrit a box of matches n.
sprey teneke kutu spray can n.
teneke kutu kapağı pop-top n.
kutu biçiminde kızak pung n.
karton kutu cardboard box n.
(bir paket veya kutu içindeki) adet ya da tane Count n.
kutu harf box letter n.
renkli kutu color bin n.
kutu mendil facial tissue n.
kalp şeklinde kutu heart shaped box n.
karton kutu cardboard box n.
içine çikolata koyulan özel dekoratif kutu ballotin n.
küçük teneke kutu canakin n.
bir kutu dolusu (miktar) can n.
teneke kutu cannister n.
küçük teneke kutu veya kupa canakin n.
küçük teneke kutu veya kupa canikin n.
bir kutlama ya da yıldönümü için içinde not olan bir kutu dolusu şeker veya çikolata candygram n.
küçük teneke kutu veya kupa cannikin n.
bir kutu, kitap ya da paketi açmak için çekip atılan bant tear strip n.
balık ve ıstakoz saklanan kutu car n.
karton kutu card basket n.
mukavvadan yapılmış kutu card basket n.
filipinlere özgü iki tekerlekli kutu şeklinde kabini olan at arabası carromata n.
seyahat edenler için tasarlanmış, üstten saplı kutu biçiminde portatif saat carriage clock n.
bir karton kutu dolusu miktar cartonful n.
kutu ile satılan gıda ürünleri case goods n.
kutu dolusu caseful n.
kutu oyunu board game n.
şişe koymaya yarayan kutu cellar [obsolete] n.
kül, kömür veya tuz gibi maddeleri taşımak için kullanılan, fazla derin olmayan kutu backet [scottish] n.
kutsal emanetlerin saklandığı kutu reliquary n.
ufak tefek nesnelerin konduğu kutu tidy n.
kavın saklandığı kutu tinder box n.
içinde kibrit yakmaya yarayan kav olan kutu touch-box n.
içinde kibrit yakmaya yarayan kav olan kutu touchbox n.
makyaj malzemelerinin konduğu ufak kutu train case n.
ufak kutu trousse n.
(iran'da) yük hayvanı üzerinde buz taşımak için kullanılan kutu yakhdan n.
(iran'da) yük hayvanı üzerinde buz taşımak için kullanılan kutu yakhdan n.
seramik işleminde narin seramik parçalarının yerleştirildiği ateşe dayanıklı tuğladan yapılmış kutu saggar n.
kutu gibi yapı bandbox n.
tuz kurutulan hasır kutu barrow n.
içinden yaylı palyaço fırlayan kutu oyuncak jack-in-the-box n.
içinden yaylı palyaço fırlayan kutu oyuncak jack-in-a-box n.
inka yapımı ahşap kutu kero n.
küçük dekoratif kutu etwee n.
küçük dekoratif kutu etui n.
kıyafet gibi eşyaları taşımaya yarayan sandık, kutu veya çanta mail n.
kutu dolusu binful n.
sert malzemeden yapılmış kutu hardcase n.
bir bardak, kutu inek sütü milk n.
cankurtaranlıkta kullanılan uzun ip sarılı kutu faking box n.
kozmetik ve mücevher gibi küçük eşyaları taşımaya yarayan ufak dekoratif kutu minaudière n.
kutu içinde duran para box [uk] n.
kutu şeklinde kapak boxing n.
kutu malzemesi boxing n.
kutu gibi ofis box n.
kutu gibi ev box n.
kutu ceket box jacket n.
boynuzdan yapılan kutu horn n.
içindekileri sabit bir nemde tutmak için tasarlanmış kutu humidor n.
yiyecek koyulan kutu mocock n.
yiyecek koyulan kutu mocuck n.
su canlılarını canlı tutmak için suya yerleştirilen kutu live box n.
kutu rafı rick n.
(kutu kapağı veya çıngırak gibi) ses çıkaran dilenci eşyası clapper n.
kapalı kutu olan kimse dark horse n.
obje veya malzemelerin döndürülerek cilalama, kaplama, yumuşama, kuruma gibi işlemlere tabi tutulduğu döner varil veya kutu rumble n.
kutu boyutları box sizes n.
kutu boyutları box dimensions n.
kutu ebatları box dimensions n.
kutu ebatları box sizes n.
özellikle 1930'lu yıllarda kullanılan kutu şekilli bir araba modeli coach n.
kutu içerisindekileri serpmek için deliklerin bulunduğu kısım dredge n.
kutu içerisindekileri serpmek için deliklerin bulunduğu kısım dredger n.
nesnenin içine bırakıldığı kutu drop n.
küçük kutu pack [obsolete] n.
koruyucu kutu packer n.
(kutu, tepsi, süs yapımında kullanılan) kağıt, un ve su karışımı paper mache n.
(kutu, tepsi, süs yapımında kullanılan) kağıt, un ve su karışımı paper n.
deriyi yıkayıp yumuşatmak için kullanılan silindir kutu pinwheel n.
teneke kutu pop-top n.
kutu kartonu containerboard n.
kimono kuşağına takılan ufak işlemeli kutu inro n.
(plaser madenciliğinde) metal ayrıştırmada kullanılan yuvarlak sığ kutu pan n.
kutu yüzü panel n.
(askeri ambulansta) cerrahi alet ve ilaçların koyulduğu kapaklı kutu pannier n.
(askeri ambulansta) cerrahi alet ve ilaçların konduğu kapaklı kutu panier n.
kutu üzerindeki işaretsiz alan panel n.
kutu üzerindeki düz alan panel n.
kutu üzerindeki pürüzsüz alan panel n.
(kutu oyunlarında) taşları yerleştirme pebbling n.
parfüm yayan kapağı delikli kutu pouchet box n.
tütün taşımak veya geçici olarak saklamak için kullanılan kutu saratoga n.
tevrat'tan parça taşıyan küçük deri kutu phylactery n.
prince albert tütünü konan metal kutu prince albert can n.
fırında pişirilen çömleğin pişirme esnasında saklandığı kutu seggar n.
kutsal eşyaların saklandığı kutu shrine n.
altı konservelik kutu sixpack n.
altı şişelik kutu sixpack n.
altı konservelik kutu six pack n.
altı şişelik kutu six pack n.
bir kutu gazoz a can of soda n.
kutu piramidi pyramid n.
mağaracıların dar alanlarda sürünme alıştırması yaparken kullandığı ayarlanabilir kutu squeeze box n.
genellikle insan şekli verilerek imal edilen kutu oyunu piyonu meeple n.