Tread - Turco Inglés Diccionario

Tread

Significados de "Tread" en diccionario turco inglés : 62 resultado(s)

Inglés Turco
General
tread n. ayak sesi
tread n. pedallar arası açıklık
tread n. ayak basışı
tread n. basamak
tread n. merdiven basamağının döşeme tahtası
tread n. yürüyüş
tread n. ayakkabı tabanı
tread n. basış
tread n. başak
tread n. basamak yüzü
tread n. yumurtanın iç göbeği
tread n. merdiven basamağı
tread n. lastik tırtılı
tread n. ayak izi
tread n. merdiven basamakları arası mesafe
tread n. ayakla ezme
tread v. ayakla ezmek
tread v. arşınlamak
tread v. adımlamak
tread v. yürümek
tread v. ezmek
tread v. dans figürü yapmak
tread v. basmak
tread v. çiğnemek
tread v. yayan gitmek
tread v. yanlışlıkla üstüne basmak
tread v. ezmek
tread v. adım atmak
Irregular Verb
tread v. trod - trodden/trod
Technical
tread n. adım
tread n. ayak tabanı
tread n. dış lastik sırtı (lastik)
tread n. dış lastik yüzü (lastik)
tread n. diş
tread n. kaplanan kısım
tread n. lastiğin diş ve oluklardan oluşan dış kısmı
tread n. lastik tırtılı
tread n. oyuk (lastik)
tread n. tahta merdiven basamağı
tread n. vida dişi
tread v. oto lastiğine diş koymak
Construction
tread n. basar
Automotive
tread n. lastik tabanı
tread n. iki ön veya iki arka tekerlek arasındaki mesafe
tread n. lastik tırnağı
tread n. lastik sırtı
tread n. lastiğin yola temas eden kısmı
tread n. sırt
tread v. (lastiğe) yüz takmak
Traffic
tread n. lastik tırtılı
Railway
tread n. tren tekerinin tabanı
tread n. rayların demiryolu arabalarının tekerleklerini taşıyan kısmı
Marine
tread n. gemi omurgasının uzunluğu
Veterinary
tread n. at toynağının başka toynak sebebiyle yaralanması
Agriculture
tread v. (toprağı) işlenmeye hazır şekilde ezmek
tread v. (toprak) işlenmesi için ezilmek
Geology
tread n. aşamalı jeolojik yer şekillerinde basamaksı yüzeylerin her biri
Military
tread n. (tank, dozer) palet
Sport
tread v. (okçulukta) merkeze doğru bastırarak yayı germek
Archaic
tread n. erkek kuşun çiftleşmesi
Ornithology
tread n. (kuş yumurtasında) kalaza
tread v. (erkek kuş) çiftleşmek

Significados de "Tread" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
caterpillar tread n. palet
tread under foot n. çiğneme
tread mill n. ayak değirmeni
caterpillar tread n. tırtıllı palet
twisted silk tread n. put
tread mill n. pedal mili
caterpillar tread n. tırtıl
tread [scottish] n. gelenek
tread [scottish] n. adet
tread [scottish] n. alışkanlık
tread [scottish] n. düzenli iş
tread [scottish] n. meslek
tread on v. çiğnemek
tread under foot v. ayak altında çiğnemek
tread out v. ayakla ezmek
tread on somebody's corns v. incitmek
tread down v. ayak altında çiğnemek
tread on somebody's corns v. dalına basmak
tread on somebody's corns v. gücendirmek
tread in someone's footsteps v. birinin izinden yürümek
tread on one's corns v. damarına basmak
tread on somebody's toes v. incitmek
tread water v. el ve ayakların hafif hareketiyle su içinde dik durmak
tread under foot v. ezmek
tread on v. üstüne basmak
tread on v. üzerine basmak
tread in someone's footsteps v. birini örnek almak
tread on somebody's corns v. bamteline basmak
tread on someone's toes v. birinin kalbini kırmak
tread on someone's corns v. birinin bam teline basmak
tread on someone's toes v. birini gücendirmek
tread on v. -e basmak
tread on someone's toes v. birinin baş parmağına basmak
tread warily v. ihtiyatlı konuşmak/davranmak
tread carefully v. ihtiyatlı konuşmak/davranmak
re-tread v. üzerine basmak
re-tread v. yeniden ezmek
Phrasals
tread on someone v. birinin ayağına basmak
tread out v. (üzümleri, buğdayı) ayakla ezmek
tread upon v. eziyet etmek
tread on v. eziyet etmek
tread on v. zulmetmek
tread upon v. işkence etmek
tread upon v. zulmetmek
tread on v. işkence etmek
tread on (someone) v. (birine) insafsızca/haksız davranmak
tread on (someone) v. (birine) zulmetmek
tread on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) çiğnemek
tread upon (someone or something) v. (birine/bir şeye) basmak
tread upon (someone) v. (birine) insafsızca/haksız davranmak
tread upon (someone or something) v. (birini/bir şeyi) çiğnemek
tread upon (someone) v. (birine) eziyet etmek
tread upon (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstüne basmak
tread on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstüne basmak
tread upon (someone) v. (birine) zulmetmek
tread on (someone) v. (birini) mağdur etmek
tread upon (someone) v. (birini) mağdur etmek
tread on (someone) v. (birine) eziyet etmek
tread on (someone or something) v. (birine/bir şeye) basmak
tread on (someone) v. (birine) işkence etmek
tread upon (someone) v. (birine) işkence etmek
Proverb
fools rush in where angels fear to tread cesaret budalalıktır
fools rush in where angels fear to tread aptallar düşünmeden hareket eder
fools rush in where angels fear to tread ahmaklar acele eder
Colloquial
tread on air v. ayakları yerden kesilmek
tread on air v. sevinçten havalara uçmak
don't tread on me expr. bana zulmetme
don't tread on me expr. bana zarar verme
don't tread on me expr. beni ezme
Idioms
tread on someone's toes v. birinin hakkına tecavüz etmek
tread on someone's toes v. ayağını kaydırmak
tread on someone's corns v. bam teline basmak
tread the boards v. sahneye çıkmak
tread the boards v. tiyatroda oynamak
tread the boards v. tiyatroda rol almak
tread on somebody's toes v. (birinin) nasırına basmak
tread on somebody's toes v. birini rahatsız edecek şekilde davranmak
tread water v. havanda su dövmek
tread water v. sinek avlamak
tread on someone's toes v. birinin damarına basmak
tread lightly v. ayağını denk almak
tread water v. temkinli olmak
have the black ox tread on one's foot v. talihsiz olmak
tread upon the heels of v. yakından takip etmek
tread a measure v. dans figürü yapmak
tread upon one's heels v. yakından takip etmek
tread the stage v. aktörlük yapmak
tread on the neck of v. ezmek
tread the stage v. dramada oynamak
tread on the neck of v. baskı yapmak
have the black ox tread on one's foot v. keder nedir bilmek
tread on the neck of v. sıkıştırmak
tread on the neck of v. eziyet etmek
tread on the neck of v. tiranlık etmek
tread on the neck of v. zulmetmek
tread a thin line between (something) v. (iki şey) arasında denge kurmak
tread a fine line between (something) v. (iki şey) arasında denge oluşturmak
tread a fine line between (something) v. (iki şey) arasında çok ince bir çizgide olmak/yürümek
tread a fine line between (something) v. (iki şey) arasında denge sağlamak
tread a thin line between (something) v. (iki şey) arasında denge oluşturmak
tread a thin line between (something) v. (iki şey) arasında çok ince bir çizgide olmak/yürümek
tread a thin line between (something) v. (iki şey) arasında denge sağlamak
tread a fine line between (something) v. (iki şey) arasında denge kurmak
tread the steps of [obsolete] v. örnek almak
tread the steps of [obsolete] v. izinden yürümek
tread on one's toes v. (birinin) damarına basmak
tread on one's toes v. (birini) gücendirecek bir şey yapmak
tread lightly v. temkinli hareket etmek
tread a fine line between (something) v. (iki şey) arasında ince bir çizgide gidip gelmek
tread a fine line between (something) v. (iki tarafı/durumu) dengelemek
tread a fine line between (something) v. (iki şey) arasında denge kurmak
tread a fine line between (something) v. (iki durumu/yaklaşımı) dengede tutmak
tread a (type of) path v. yolunu çizmek
tread a solitary path v. yalnız bir yol seçmek
tread the (type of) path v. kendine bir yol seçmek
tread a solitary path v. yalnız bir yol çizmek
tread a solitary path v. yalnız bir yol takip etmek
tread a solitary path v. yalnız bir yoldan gitmek
tread a solitary path v. yalnız bir yola girmek
tread the (type of) path v. yolunu çizmek
tread a (type of) path v. kendine bir yol seçmek
tread the (type of) path v. kendine bir yaşam tarzı/biçimi seçmek
tread a solitary path v. yalnız bir yaşam tarzı/biçimi seçmek
tread a (type of) path v. kendine bir yol çizmek
tread the (type of) path v. kendine bir yol çizmek
tread a (type of) path v. kendine bir yaşam tarzı/biçimi seçmek
tread on somebody’s heels v. birinin hemen arkasından yürümek
tread on (one's) heels v. (birinin) ensesinde olmak
tread on (one's) heels v. (birini) yakından takip etmek
tread on (one's) heels v. (birinin) hemen arkasından yürümek
tread on somebody’s heels v. birini yakından takip etmek
tread on (one's) heels v. (birini) adım adım takip etmek
tread on somebody’s heels v. birinin ensesinde olmak
tread on somebody’s heels v. birini adım adım takip etmek
tread on someone's toes v. birinin sorumluluk alanına girerek gücendirmek
tread tackie [obsolete] v. gazlamak
tread tackie [obsolete] v. çok hızlı sürmek/gitmek
tread a difficult path v. zor bil yol seçmek
tread a difficult path v. zor bir yaşam tarzı/biçimi seçmek
tread tackie [obsolete] v. lastik yakmak
tread tackie [obsolete] v. pati çekmek
tread tackie [obsolete] v. tabanları yağlamak
tread a difficult path v. zor bir yoldan gitmek
tread a difficult path v. zor bir yol çizmek
tread a difficult path v. zor bir yola girmek
Speaking
tread lightly expr. ayağını denk al
Technical
fine tread n. ince diş
open tread splice n. lastik diş veya dişlerinin yarılması
thrown tread n. dişi atmış lastik
nonslip tread n. kaydırmaz basamak yüzü