antrenman - Turco Inglés Diccionario

antrenman

Significados de "antrenman" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
General
antrenman workout n.
A hot shower is an effective way to warm up before a morning workout.
Sıcak bir duş, sabah antrenmanından önce ısınmanın etkili bir yoludur.

More Sentences
antrenman practice n.
I learn a lot during every practice.
Her antrenmanda çok şey öğreniyorum.

More Sentences
antrenman training n.
Your team needs more training to perform better.
Takımınızın daha iyi performans göstermesi için daha fazla antrenmana ihtiyacı var.

More Sentences
Trade/Economic
antrenman training n.
Your team needs more training to perform better.
Takımınızın daha iyi performans göstermesi için daha fazla antrenmana ihtiyacı var.

More Sentences
Sport
antrenman training n.
Your team needs more training to perform better.
Takımınızın daha iyi performans göstermesi için daha fazla antrenmana ihtiyacı var.

More Sentences
Volleyball
antrenman training n.
Your team needs more training to perform better.
Takımınızın daha iyi performans göstermesi için daha fazla antrenmana ihtiyacı var.

More Sentences
General
antrenman exercise n.
Abbreviation
antrenman tng n.

Significados de "antrenman" con otros términos en diccionario inglés turco: 101 resultado(s)

Turco Inglés
General
fiziksel eğitim ve antrenman physical education and training n.
antrenman el kitapları training manuals n.
antrenman el kitabı training manuals n.
sporcuların sezon/yarışma öncesi yoğun antrenman yaptıkları yer camp n.
antrenman maçının tersine rekabetin ön planda olduğu oyun matchplay n.
antrenman sırasında kılıcın daire şeklinde sallanması mouline n.
antrenman hunisi speed pulley n.
antrenman yapmak practice v.
antrenman yaptırmak coach v.
antrenman yapmak practise v.
antrenman yapmak train v.
antrenman yapmak work out v.
antrenman yapmak exercise v.
sorunu antrenman eksikliğine bağlamak lay the problem to the inadequacy of training v.
fazla antrenman yaptırmak overcoach v.
fazla antrenman yapmak overexercise v.
çapraz antrenman yapmak cross-train v.
farklı sporlarda antrenman yapmak cross-train v.
çapraz antrenman yaptırmak cross-train v.
yüksek yoğunluklu antrenman hit abrev.
yüksek yoğunluklu aralıklı antrenman hit abrev.
Phrasals
(bir şeyle) antrenman yapmak train on (something) v.
spor salonunda başkasının çalıştığı aleti kullanarak o kişinin setleri arasında antrenman yapmak work in v.
Speaking
antrenman yapıyorum I'm training expr.
Technical
sabit antrenman donanımı stationary training equipment n.
antrenman sırasında atları pistteki çamurdan uzak tutmak için tırabzanlara yerleştirilen tahta engellerden her biri dog n.
Automotive
serbest antrenman free practice n.
zamanlı antrenman timed practice n.
antrenman turları practice n.
antrenman otomobili t car n.
antrenman turları practice session n.
Medical
beden eğitimi ve antrenman physical education and training n.
normobarik antrenman normobaric training n.
Military
antrenman uçuşu proficiency flying n.
antrenman uçuş durumu proficiency flying status n.
antrenman uçuşu combat readiness proficiency flying n.
Sport
beden eğitimi ve antrenman physical education and training n.
hafif antrenman gentle exercise n.
antrenman maçı practice match n.
antrenman arkadaşı training partner n.
antrenman yüklenmesi training load n.
sıkı bir antrenman tough training n.
antrenman pisti training track n.
antrenman salonu training hall n.
antrenman sahası training ground n.
antrenman metodu training method n.
antrenman kampı training camp n.
antrenman topu training ball n.
günlük antrenman programı daily training program n.
dairesel antrenman circuit training n.
sabit antrenman donanımı stationary training equipment n.
güç arttırıcı antrenman strength training n.
pedallı antrenman donanımı pedal crank training equipment n.
antrenman haftası week of practice n.
(golf) antrenman sahası driving range n.
antrenman alanı field house n.
antrenman alanı fieldhouse n.
bir takımla antrenman yapan ama maçta oynamayan oyuncular taxi squad n.
yarışma öncesinde egzersiz ve antrenman yoğunluğunun azaltıldığı zaman dilimi taper n.
profesyonel koşucu olarak antrenman yapmayan sporcu nonrunner n.
antrenman yapan sporcular için planlanan yemekler training table n.
antrenman veya hazırlık yarışında şampiyonun karşısına çıkarılan at trial horse n.
yüksek irtifada yapılan antrenman altitude training n.
antrenman maçının tersine rekabetin ön planda olduğu oyun match play n.
takım oyuncularının antrenman yapmak veya potansiyel yeni oyuncuları değerlendirmek için kısa süre bir araya geldikleri yer minicamp n.
yorucu antrenman strenuous training n.
sporcunun antrenman yapmadığı veya yarışmadığı süre off season n.
sporcunun antrenman yapmadığı veya yarışmadığı süre off-season n.
çapraz antrenman cross training n.
çapraz antrenman ayakkabısı cross-trainer n.
değişen tempolarda sürekli koşuyla yapılan antrenman fartlek n.
aralıklı antrenman interval training n.
bir tür fiziksel antrenman egzersizi salmon ladder n.
belli bir süre içerisinde yapabildiği kadar tekrar yapmaya dayalı bir antrenman türü amrap (as many rounds/repetitions as possible) n.
strateji ve taktiklerin planlandığı bir antrenman tekniği skull practice n.
strateji ve taktiklerin planlandığı bir antrenman tekniği skull session n.
teknik antrenman technical training n.
antrenman yapmak train v.
yeni sezondaki antrenmanlara hazırlık yapması için sezon dışında sporcunun antrenman yoğunluğunu azaltmak detrain v.
aşırı antrenman yapmak overtrain v.
aşırı antrenman yaptırmak overtrain v.
Basketball
antrenman maçı pickup game n.
antrenman maçları pickup games n.
Tennis
maçtan önce yapılan kısa antrenman knock-up n.
Volleyball
optik antrenman optic training n.
akustik antrenman acoustic training n.
Weight Lifting
kademeli antrenman periodisation n.
kademeli antrenman periodisation n.
periyodik antrenman periodisation n.
periyodik antrenman periodisation n.
(antrenman programını) kademelere ayırmak periodise v.
(antrenman programını) kademelere ayırmak periodize v.
(antrenman programını) haftalara/aylara bölmek periodise v.
(antrenman programını) haftalara/aylara bölmek periodize v.
Boxing
antrenman torbası punching ball n.
antrenman torbası punch bag n.
antrenman torbası punchball n.
antrenman torbası punching bag n.
önemli bir maça hazırlanan boksörle antrenman yapan boksör sparring mate n.
Star Wars
jedi tapınağı antrenman sahası jedi temple training ground n.
tatooine antrenman sahaları tatooine training grounds n.