at- - Turco Inglés Diccionario

at-

Significados de "at-" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Linguistics
at- pref. doğrultusunda veya -ya doğru anlamı katan ön ek

Significados de "at-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
shout at each other v. bağrışmak
snarl at v. hırlamak
wink at v. göz kırpmak
aim at v. hedeflemek
look at v. bakmak
call the meeting at short notice v. acil toplantıya çağırmak
call the meeting at short notice v. acil toplantıyı çağırmak
snap at v. çemkirmek
at the same time adv. aynı zamanda
at the moment adv. şu anda
at night adv. geceleyin
at once adv. hemen
at least adv. en az
at least adv. en azından
at once adv. derhal
at night adv. geceleri
at the beginning prep. başında
at the drop of a hat expr. hemen
General
at home in n. kendini rahat hisseden (bir yerde)
object at issue n. anlaşmazlık konusu
object at issue n. iddia olunan şey
criminal still at large n. hapishane kaçkını
heir at law n. yasal mirasçı
accident at sea n. deniz kazası
glance at n. ima
nursing of old persons at home n. evde yaşlı bakım
friend at court n. arka
at full capacity n. tam kapasitede
enemy at the gate n. kapıdaki düşman
love at first sight n. ilk görüşte aşk
looking at n. seyir
deduction at source n. stopaj
collisions at sea n. denizde çarpışmalar
friend at court n. dayı
gentleman at arms n. kral muhafızı
course for nursing at home n. evde yaşlı bakım kursu
at the first opportunity n. ilk fırsatta
lunge at n. üzerine saldırı
looking at n. seyretme
sergeant at arms n. parlamentoda güvenlik görevlisi
health and safety at work n. işçi sağlığı ve iş güvenliği
corruption starts at the top n. balık baştan kokar
nursing at home n. evde bakım
bara'at night n. berat kandili
lunge at n. üzerine hücum
the turf at n. yarışçılığı
cheating at games n. mızıkçılık
dive time at current depth n. dipte kalma süresi
counselor at law n. avukat
name given at birth n. göbek adı
a cure at a spa n. kaplıca kürü
sergeant at arms n. komiser
repeating a year at school n. çift dikiş
prayer performed at a funeral n. cenaze namazı
friend at court n. tanıdık
playing at families n. evcilik
friend at court n. torpil
stoppage at source n. vergilerin kaynağında kesilmesi
accomplished at n. bir şeyde usta
a course of treatment at a spa n. kaplıca tedavisi
age at last birthday n. son doğum günündeki yaş
age at entry n. giriş yaşı
ticket at full fare n. tam bilet
object at issue n. tartışma konusu
forty at a time n. kırkar
at the earliest opportunity n. ilk fırsatta
name at birth n. doğum ismi
name at birth n. doğum adı
at the earliest possible opportunity n. vakit geçirmeden
passage of (or at) arms n. ağız dalaşı
love at first sight n. yıldırım aşkı
barrister-at-law n. dava vekili
gentleman-at-arms n. kral muhafızı
counsellor-at-law n. avukat
counsellor-at-law n. dava vekili
man-at-arms n. asker
counselor-at-law n. dava vekili
man-at-arms n. silahşor
deal at arm's length with someone n. bir işlemin tarafların birbirleriyle ilişkisi yokmuş gibi yürütülmesi
the train leaves at four o'clock n. tren saat dörtte kalkar
ship at sea n. denizdeki gemi
life expectancy at birth n. umulan yaşam süresi (doğum anında)
a statement made at a police station n. karakol ifadesi
one's arrival at work n. işe geliş (saati)
an advantage gained at the beginning n. başlangıçta elde edilen avantaj
carpet at low price n. düşük fiyata halı
first day at school n. okuldaki ilk gün
at any time of day n. günün herhangi bir zamanı
a bullet fired at democracy n. demokrasiye atılan kurşun
death at a young age n. genç yaşta ölüm
dying at a young age n. gençt yaşta ölme
suspect at large n. kaçak zanlı
companion at home n. adreste/evde refakat
the point arrived at n. gelinen nokta
ma'at n. eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri
ma'at n. mısır'ın doğruluk ve adalet tanrıçası
the credits at the end of a movie n. film sonunda çıkan yazılar
barrister at law n. dava vekili
counsellor at law n. dava vekili
counselor at law n. dava vekili
counsellor at law n. avukat
counselor-at-law n. avukat
stay-at-home dad n. eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca
stay at home father n. eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca
point at issue n. tartışma konusu/söz konusu mesele/konu
stay-at-home mom n. ev hanımı anne
people at the base of the pyramid n. piramidin tabanındakiler
at-homeness n. kendini iyi ve güvende hissetme
at-homeness n. evde olma/bulunma
a day at school n. okulda bir gün
paying at the door n. kapıda ödeme
delivery at the door n. kapıda teslim
prime minister at the time/during that time n. zamanın başbakanı
contents at a glance n. bir bakışta içindekiler
name at birth n. doğum adı
life at a glance n. bir bakışta hayat
my new friend at school n. okuldaki yeni arkadaşım
activities at work n. iş yerinde gerçekleştirilen aktiviteler
everything at once n. bir kerede her şey
win-at-all-costs attitude n. ne olursa olsun kazanmaya değer yaklaşımı
action at law n. kanuni işlem
action at law n. yasal işlem
action at law n. yasal girişim
action at law n. hukuk davası
bachelor-at-arms n. en alt rütbeli şövalye
bachelor-at-arms n. en düşük rütbeli şövalye
aftergame at irish n. tavlaya benzer eski bir oyun
at-home n. ev oturması
at-home n. ev ziyareti
jack-at-a-pinch n. acil durum yedeği
jack-at-all-trades n. elinden her iş gelen kimse
jack-at-a-pinch n. ücret karşılığı hizmet veren gezgin papaz
jack-at-all-trades n. her işten anlayan kimse
jack-at-a-pinch n. acil durumda birinin yerini alan kimse
man-at-arms n. ağır silahla donanmış asker
man-at-arms n. ağır silahla donanmış orta çağ süvarisi
(at) worst n. en kötü nitelik veya durum
(at) worst n. en hoş olmayan nitelik veya durum
(at) worst n. en vasıfsız nitelik veya durum
burning at the stake n. yakarak idam etme
common at large n. herhangi bir toprak mülkiyetine bağlı bulunmayıp bağımsız olan ve devredilmesi için tapu gereken arazi parçası
people at the levers n. gücü elinde bulunduran kişiler
have something at one's fingertips v. girdisini çıktısını bilmek
fly at someone's throat v. birine birdenbire sözlerle saldırmak
become a regular at v. abone olmak
be at rest v. çalışmamak
loose off at v. parlamak
plug away at v. üzerinde sebatla çalışmak
glare at v. dik dik bakmak
jump at something v. dünden razı olmak