bacak - Turco Inglés Diccionario

bacak

Significados de "bacak" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bacak leg n.
His muscular legs were the result of a lot of exercises.
Kaslı bacakları çok fazla egzersizin sonucuydu.

More Sentences
General
bacak shin n.
Tom kicked Mary in the shin.
Tom Mary'nin bacağına tekme attı.

More Sentences
bacak limb n.
She was a very tall girl with long limbs.
Çok uzun boylu ve uzun bacaklı bir kızdı.

More Sentences
bacak leg n.
His muscular legs were the result of a lot of exercises.
Kaslı bacakları çok fazla egzersizin sonucuydu.

More Sentences
Technical
bacak leg n.
His muscular legs were the result of a lot of exercises.
Kaslı bacakları çok fazla egzersizin sonucuydu.

More Sentences
Anatomy
bacak leg n.
His muscular legs were the result of a lot of exercises.
Kaslı bacakları çok fazla egzersizin sonucuydu.

More Sentences
General
bacak shank n.
bacak jack n.
bacak stump n.
bacak pin n.
bacak crus n.
bacak tram [scottish] n.
bacak lith [dialect] [scotland] n.
bacak gammon [dialect] n.
bacak stick n.
bacak crural adj.
Anatomy
bacak peg n.
Card
bacak knave n.
Slang
bacak timber n.
British Slang
bacak pin n.
Star Wars
bacak the shank n.

Significados de "bacak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yeşil bacak greenshank n.
General
bacak kemiği leg bone n.
kol ve bacak gibi vücuda eklemle bağlı organ limb n.
arka bacak hind leg n.
tahta bacak stump n.
çarpık bacak bandy legs n.
bacak egzersizi leg exercise n.
çarpık bacak genu valgum n.
tahta bacak pegleg n.
bacak (pantolonda) leg n.
iskambilde bacak jack n.
tahta bacak wooden leg n.
sporcuların alt bacak kısmını korumak için yapılmış sert koruyucu shinguard n.
bacak arası perineum n.
takma bacak artificial leg n.
çalışmayan bacak dead leg n.
kol-bacak kası extensor muscle n.
bacak yapağısı skirting n.
tahta bacak peg-leg n.
bacak zinciri leg iron n.
bacak (iskambil) jack n.
kırık bacak broken leg n.
parantez bacak genu valgum n.
çarpık bacak knock knees n.
parantez bacak knock knees n.
kol ve/veya bacak kaybı dismemberment n.
arka bacak hindlimb n.
sağ bacak geri çekilerek yapılan abartılı bir reverans making a leg n.
bacak baldırı calf n.
bacak boyutu leg size n.
bacak boyu leg size n.
bacak damarı leg vein n.
kalın bacak thick leg n.
zayıf bacak thin leg n.
tahta bacak timber toe n.
bacak zırhı greave n.
bacak takısı leglet n.
bacak aksesuarı leglet n.
bacak zırhı boot [obsolete] n.
bazı kümes hayvanlarının bacak ve ayak parmaklarındaki tüyler boot n.
üst bacak ve kalçaların en geniş olduğu kısım hip n.
bacak kısalığı nedeniyle ayaktaki yüksekliği oturma yüksekliğine göre daha kısa olan kimse hypomorph n.
bacak veya ayak sakatlığından kaynaklanan yürüme güçlüğü gameness n.
(krikette) topun yönünü bacak tarafına doğru değiştirmek için eğik sopa ile yapılan vuruş glance n.
bacak kilidi hobbler n.
çok ince bacak pipestem n.
ayaklı nesnede ön bacak foreleg n.
(terzilikte) kol veya bacak oyuntusu scye n.
hayvanın bacak postu shank n.
tahta bacak cambazı stilter n.
tahta bacak ile yürüyebilen kimse stilter n.
tahta bacak stilts n.
çırpı bacak stilt n.
uzun ince bacak stilt n.
bacak protezi blade n.
uzun ince yapılı bacak spindlelegs n.
çırpı bacak spindlelegs n.
bacak mesafesi straddle n.
bacak görünümlü uzantı pseudopod n.
bacak görünümlü uzantı pseudopode n.
tek bacak üstünde zıplamak hop v.
bacak bacak üstüne atmak cross one's legs v.
kopmak (kol bacak) chop v.
bacak bacak üstüne atmak cross your legs v.
(ceza olarak) bacak arasından direk geçecek şekilde omuzlarda taşınmak ride the stang v.
(krikette) eğik sopa ile vurarak topun yönünü bacak tarafına doğru değiştirerek oynamak glance v.
ayağı bacak hizasında açmak point v.
(bacak veya kollarını) gelişigüzel ayırmak sprawl v.
(kol, bacak) düz tutmak straighten v.
bacak kadar tiny adj.
kılıç bacak bandylegged adj.
uzun ve zayıf (bacak) spindly adj.
bacak kadar very short adj.
bacak bacak üstüne atmış cross legged adj.
sakat (bacak) gammy adj.
bacak kadar squat adj.
bacak gibi leglike adj.
bacak benzeri leglike adj.
alçılı (kol, bacak) in a cast adj.
kol veya bacak vücuda çaprazlama durarak yapılan crossbody adj.
bacak bacak üstüne atılmış halde crosslegged adj.
kol veya bacak vücuda çaprazlama bir halde crossbody adv.
arka bacak kası hamstring N.
bacak arası crotch N.
bacak kemiği shank N.
Phrasals
(kol, bacak) kırmak crunch up v.
Colloquial
tahta bacak peg n.
sakat bacak bum leg n.
Idioms
bacak kadar knee-high to a grasshopper n.
kalın/küt bacak beef to (the) heel [ireland] n.
kalın/küt bacak beef to (the) heel like a mullingar heifer [ireland] n.
kalın/küt bacak beef to the hoof [ireland] n.
tahta bacak timber-toe [obsolete] n.
bacak kadar olmak be knee-high to a grasshopper v.
bacak kadar knee-high to a duck adj.
dört bacak üstünde/üstüne on (one's) hands and knees expr.
Speaking
ona bacak arası yapamazsın you can't nutmeg him expr.
Technical
sığırların bacak ve incik kemiklerinden elde edilen yağ neat's foot oil n.
bacak yapağısı foot locks n.
bacak koruyucu leg protector n.
Informatics
bacak uyumlu pin compatible adj.
Telecom
sıkma bacak crimp pin n.
Textile
bacak uzunluğu leg length n.
iç bacak inside leg n.
bacak yapağısı foot locks n.
çarpık bacak knock-kneed legs n.
bacak bölümü kesilmiş pantolon cutoffs n.
bacak bölümü kesilmiş pantolon cut-offs n.
bacak yapağısı skirtings n.
bacak yapağısı skirt n.
Automotive
bacak mesafesi legroom n.
bacak koruyucu love cover n.
Aeronautic
esas bacak base leg n.
Medical
kronik bacak ülseri chronic leg ulcer n.
tekrarlayan bacak ülserleri repeating leg ulcers n.
bacak yaralanmaları leg injuries n.
hayali kol bacak phantom extremities n.
bacak ağrısı leg pain n.
alt bacak ekstremite lower leg extremity n.
huzursuz bacak sendromu restless leg syndrome n.
kol bacak ve bedenin toptan felç olması durumu quadriplegia n.
kol bacak ve bedenin toptan felç olması durumu tetraplegia n.
alt bacak ağrısı lower leg pain n.
çarpık bacak genu valgum n.
çarpık bacak tibia valga n.
çarpık bacak knock-knee n.
tahta bacak peg leg n.
yapay bacak stump n.
çarpık bacak bowleg n.
kol bacak kısalığı phocomely n.
kırık bacak broken leg n.
bacak absesi thigh abscess n.
huzursuz bacak sendromu wittmaack-ekbom's syndrome n.
ayak ve bacak koruyucuları foot and leg protectors n.
iskemik bacak ağrısı ischemic leg pain n.
iskemik bacak ağrısı ischemic lower extremity pain n.
huzursuz bacak sendromu restless legs syndrome n.
orta şiddetli bel ve bacak ağrısı mild low-back and leg pain n.
huzursuz bacak sendromu restless legs n.
huzursuz bacak sendromu ekbom syndrome n.
bacak lokalizasyonlu malin ekrin poroma malignant eccrine poroma on the leg n.
bacak ülseri leg ulcer n.
çift kol çift bacak nakli quadruple limb transplant n.
protez bacak prosthetic leg n.
bacak uzunluğunda eşitsizlik leg length discrepancy n.
bacak uyuşması leg numbing n.
bacak uzunluğu eşitsizliği limb length inequality n.
romatoid artrit ile birlikte olan bacak ülseri leg ulcer associated with rheumatoid arthritis n.
egzersize bağlı alt bacak ağrısı exercise-induced lower leg pain n.
alt bacak lower leg n.