bildiren - Turco Inglés Diccionario

bildiren

Significados de "bildiren" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
General
bildiren enunciator n.
bildiren notifier n.
bildiren declerative adj.
bildiren declarative adj.
bildiren enunciative adj.
bildiren enunciatory adj.
bildiren prophoric adj.
Politics
bildiren declarant adj.

Significados de "bildiren" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
trafik cezası verilen kimseye cezasının mahiyetini bildiren resmi kağıt ticket n.
bildiren taraf notifying party n.
mutabakat bildiren banka confirming bank n.
görevi siyasi doktrinin uygulanmasını sağlamak olan ve bu amaçla doktrinden ayrılanları belirleyip ilgili makamlara bildiren görevli commissar n.
belirli bir gruba aidiyet bildiren şifre sözü nayword n.
evlilik durumunu bildiren armalı kalkan escutcheon of pretense n.
koşul bildiren bağlaçla kurulan bileşik cümle material implication n.
sahiplik, üretim yeri veya kalite bildiren isim, logo veya herhangi bir işaret mark n.
karşı çıkma bildiren gerekçe objection n.
karşı çıkma bildiren ifade objection n.
durum bildiren kimse informer n.
olumlu görüş bildiren mesaj commendation n.
mektubun imzadan önce saygı, sevgi bildiren kısmı complimentary close n.
mektubun imzadan önce saygı, sevgi bildiren kısmı complimentary closing n.
görüş bildiren kimse councilist n.
önceden bildiren kimse foreshower n.
pagan tanrısının gizli bilgisini veya ilahi amacını bildiren aracı oracle n.
yaklaşanı önceden bildiren şey outrider n.
önceden bildiren kimse previsor n.
istek bildiren jest beck n.
kayak tesislerindeki kar miktarını ve hava koşullarını bildiren hava durumu raporu snow report n.
durum bildiren kimse stag [uk] n.
davete gidemeyeceğini bildiren mesaj yollamak send one's regrets v.
kararlılık, niyet, plan bildiren gelecek zaman yardımcı fiili shall v.
(talep-rica bildiren) ar/er will v.
aksi düşünce bildiren adversative adj.
ölüm bildiren necrological adj.
ölüm bildiren necrologic adj.
inkar veya ret bildiren negational adj.
mazeret bildiren excusatory adj.
fikir bildiren declarative [obsolete] adj.
güvenilir görüş bildiren inspired adj.
karar bildiren doomful [obsolete] adj.
kamuya bildiren posted adj.
hoşnutsuzluk bildiren dirty adj.
aciliyet bildiren peremptory adj.
istek/dilek bildiren eylem formuna ait precative adj.
istek/dilek bildiren eylem formu ile ilgili precative adj.
istek bildiren precative adj.
istek/dilek bildiren eylem formunu oluşturan precative adj.
niyet bildiren precative adj.
talep bildiren solicitant adj.
protokol bildiren protocolar adj.
itiraz bildiren protestant adj.
protokol bildiren protocolary adj.
protokol bildiren protocolic adj.
rica bildiren solicitant adj.
ısrar bildiren solicitant adj.
hatalı yargı bildiren subreptitious adj.
(sıfat, zarf) üstünlük bildiren superlative adj.
denklik (bildiren) correlative adj.
talep bildiren requisitive adj.
ölüm bildiren funest adj.
vaat bildiren promissive adj.
sonlanma bildiren farewell adj.
bildiren bir şekilde evidentally adv.
şaşkınlık, hayal kırıklığı bildiren ünlemelerin başında kullanılan bir bağlaç if conj.
şaşkınlık bildiren ifadelerde kullanılan bir kelime lands interj.
şaşkınlık bildiren ifadelerde kullanılan bir kelime land interj.
şaşırma bildiren bir ünlem gawblimy [uk] interj.
kraliyet veya krallık bildiren ön ek kine [obsolete] pref.
durum veya nitelik bildiren son ek -ness suf.
eylem bildiren son ek tion suf.
koşul bildiren son ek tion suf.
süreç bildiren son ek tion suf.
sonuç bildiren son ek tion suf.
durum bildiren son ek tion suf.
durum, hal, hareket bildiren son ek -ancy suf.
durum, hal, hareket bildiren son ek -ance suf.
eylem, durum, koşul veya nitelik bildiren son ek -ance suf.
eylem, aksiyon bildiren son ek -ence suf.
hal, durum veya koşul bildiren son ek -ence suf.
eylem, durum, koşul veya nitelik bildiren son ek -ency suf.
hal veya durum bildiren bir son ek -ment suf.
durum veya nitelik bildiren bir son ek -ia suf.
faaliyet bildiren son ek -our suf.
Colloquial
suçluları polise bildiren kişi finger n.
belirsizlik bildiren yanıt maybe n.
karşılıklı anlaşma bildiren ünlem check interj.
şaşırma ve kızgınlık bildiren bir kalıp what the (blue) blazes interj.
hell yerine blaze kullanılan şaşırma ve kızgınlık bildiren bir kalıp what/where/who the ˈblazes...? interj.
şaşkınlık/kızgınlık veya tiksinti bildiren bir kalıp what the (blue) blazes expr.
iki kişi arasında romantik bir ilişkinin kurulup kurulmayacağı sorusunu bildiren ifade will-they-won't-they expr.
Formal
soyluluk bildiren unvan lady n.
önemli bir durum bildiren not veya hatırlatma notandum n.
Speaking
şaşırma bildiren ünlem caramba interj.
Trade/Economic
şartlı görüş bildiren denetim raporu qualified certificate n.
şartlı görüş bildiren denetleme raporu qualified report n.
şartlı görüş bildiren denetim raporu qualified report n.
mutabakat bildiren banka confirming bank n.
zıt görüş bildiren denetim raporu adverse opinion n.
mutabakat bildiren banka advising bank n.
ulaştığını bildiren mektup acknowledgement the receipt of a letter n.
borçların ödenebileceğini bildiren beyanname declaration of solvency n.
ticari senetlerin ayrıntılarını bildiren cetvel bordereau n.
birim maliyetin hesabını bildiren beyan functional statement n.
bir hizmetin müşteriye ne kadara mal olacağını önceden bildiren fiyat gösterimi sales quote n.
satışta verilen ve ödemenin vadesini bildiren muhtıra prompt-note n.
Law
hukuki bir belgenin yer ve makamı bildiren kısmı caption n.
davanın dayanaklarını ve kapsamını ayrıntılı olarak bildiren belge bill of particulars n.
bazı geçici meselelerle ilgili iskoç mahkemesine gönderilen yazılı beyannameye karşılık mahkemenin emir ve gerekçelerini bildiren cevap minute n.
yargıçlar için kullanılan ve saygı bildiren bir hitap lordship [uk] n.
davalının davacıdan şikayetini bildiren dilekçe cross-bill n.
patent sahibinin yanlışlıkla patent kapsamına dahil ettiği parçalardan feragat ettiğini bildiren bir yazı disclaimer n.
şartlı tahliyeyi bildiren resmi belge parole n.
yargı bildiren açıklamalar pronouncings n.
Politics
muhalefet veya şikayet bildiren resmi belge remonstrance n.
(siyasi seçimde) kazananı bildiren beyanı geri almak uncall v.
Media
gazetelere yazı yazarak görüşlerini bildiren op-ed adj.
Technical
sapma raporu (yolunda gitmeyen/zamanında yetişmeyen/yetişmeyecek sıkıntılı/problemli/sorunlu durumları bildiren rapor) exception report n.
rüzgarlarla ilgili bilgileri bildiren sinyal wind signal n.
sonucu önceden bildiren prognostic adj.
Computer
son bildiren last reporter n.
değişkenin özelliklerini bildiren ifade declarer n.
yapı bildiren declarative adj.
Furniture
içinde biri kötü hava koşulları diğeri ise iyi hava koşullarını bildiren iki insan olan bir maket ev weather house n.
Marine
yarım saatte bir çalıp her seferinde bir vuruş artarak sekiz vuruşa kadar çıkan ve dört saatlik zaman diliminin dolduğunu bildiren saat ship's clock n.
(gemiye) sahiplik ve yükü bildiren evrakları vermek document v.
Medical
arkasına eklenen sayı ile kadının kaçıncı hamileliğini olduğunu bildiren ibare gravida n.
Psychology
pasif direniş bildiren passive-aggressive adj.
Logic
negatif önerme bildiren sembol o n.
özne, yüklem ve bağdan oluşan ve tek yargı bildiren (önerme) categoric adj.
özne, yüklem ve bağdan oluşan ve tek yargı bildiren (önerme) categorial adj.
özne, yüklem ve bağdan oluşan ve tek yargı bildiren (önerme) categorical adj.
(terim veya önermeye eklenen işaret) nicelik bildiren predesignatory adj.
Botanic
günün farklı saatlerinde açıp kapanarak zamanı bildiren çiçek kümesi flower clock n.
Linguistics
durum bildiren fiil stative verb n.
durum bildiren fiil state verb n.
kesinlik bildiren zarflar adverbs of certainty n.
sahiplik/iyelik bildiren indicating possession n.
sahiplik bildiren isimler possessive nouns n.
yineleme bildiren söz reduplicative n.
şart cümlesinin sonuç bildiren tümcesi then-clause n.
eylem bildiren ifade performative n.
eylem bildiren ifade performatory n.
fince, macarca ve estonya dilinde değişim veya oluş bildiren ismin hallerinden biri translative n.
ismin hareket bildiren hali allative n.
ismin hareket bildiren halinde çekimli sözcük allative n.
koşullu cümlede karar bildiren son kısım apodosis n.
öznitelik bildiren sıfat attribute n.
emir bildiren kelime, kip veya biçim jussive n.
seçme, adlandırma, düşünme bildiren fiil ve dolaysız nesne objective complement n.
gereklilik veya hazırlık bildiren, edilgen yapıda gelecek zaman ortacı görevi gören latince sıfat gerundive n.
durum bildiren sözcük inessive n.
yer bildiren sözcük inessive n.
fincede ismin bir eylemi gerçekleştirmek için kullanılan araç veya gereçleri bildiren bir hali instructive n.
eylemin alışkanlık bildiren formu customary n.
başlangıç bildiren fiil ingressive n.
olasılık bildiren kip potential n.
olasılık bildiren çekim potential n.