blossom - Turco Inglés Diccionario

blossom

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

blossom — Definition

Significado:
çiçek açmak, çiçek
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈblɑːsəm/ – BrE /ˈblɒsəm/)
Categoría gramatical:
Fiil: blossom (blossoms – blossomed – blossoming); İsim: blossom (blossoms)

Significados de "blossom" en diccionario turco inglés : 27 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
blossom v. çiçek açmak
Don't lop the trees when they blossom.
Ağaçlar çiçek açtığında onları kesmeyin.

More Sentences
General
blossom n. çiçek
This tea tastes like apple blossoms.
Bu çayın tadı elma çiçeği gibi.

More Sentences
blossom v. gelişmek
Throughout the 1980s, the Oregon wine industry blossomed.
1980'ler boyunca Oregon şarap endüstrisi gelişti.

More Sentences
blossom v. açılmak
How beautiful the roses blossomed this summer.
Bu yaz güller ne kadar güzel açmış.

More Sentences
blossom v. çiçek açmak
Don't lop the trees when they blossom.
Ağaçlar çiçek açtığında onları kesmeyin.

More Sentences
blossom v. ümit verici bir aşamaya gelmek
The prototype blossomed into a popular product in half a year.
Prototip altı ay içinde ümit verici bir aşamaya gelerek popüler bir ürüne dönüştü.

More Sentences
blossom n. bahar
blossom n. ağaç çiçeği
blossom n. çiçeklenme
blossom n. çiçek açma zamanı
blossom n. azami gelişim durumu
blossom n. azami gelişim dönemi
blossom n. (tazelik, güzellik bakımından) çiçeğe benzeyen şey
blossom n. … çiçeği
blossom v. çiçek vermek
blossom v. serpilmek
blossom v. büyümek
blossom v. canlanmak
blossom v. çiçeklenmek
blossom v. bahar açmak
blossom v. çiçekleşmek
blossom v. ortaya çıkmak
blossom v. açığa çıkmak
blossom v. gelişip dönüşmek
Dyeing
blossom n. bir pembe tonu
Mining
blossom n. kömür veya cevher yatağının yüzeydeki yıpranmış bölümü
Zoology
blossom n. atlarda beyazla karışık kızıl kahverengi tüyler

Significados de "blossom" con otros términos en diccionario inglés turco: 93 resultado(s)

Inglés Turco
General
orange blossom n. portakal çiçeği
peach blossom n. şeftali baharı
lime-blossom tea n. ıhlamur
plum blossom n. erik çiçeği
lotus blossom n. lotus çiçeği
lemon blossom n. limon çiçeği
squash blossom n. navaho ve pueblo takılarında görülen dekoratif bir motif
squash blossom n. (abd yerlilerinin mücevherlerinde) kabak çiçeği motifi
blossom out v. serpilmek
blossom out v. gelişmek
blossom out v. güzelleşmek
be in blossom v. çiçeklenmek
be in blossom v. çiçek vermek
be in blossom v. tomurcuklanmak
be in blossom v. çiçek açmak
in blossom adj. çiçek açmış
in blossom adj. çiçeklenmiş
Phrasals
blossom forth v. olgunlaşmak
blossom into something v. açmak
blossom forth v. çiçek açmak (mecaz)
blossom into something v. haline gelmek
blossom into (something) v. (bitkiler için) belli bir biçime girmek
blossom into something v. vermek
blossom into something v. dönüşmek
blossom into (something) v. (bitkiler için) açmak
blossom into (something) v. dönüşmek
blossom forth v. hızla gelişmek
blossom into something v. evrilmek
blossom into (something) v. (kişi için) hızla büyümek/olgunlaşmak/gelişmek
blossom into something v. dönüşmek
blossom forth v. hızla büyümek
blossom forth v. meyve vermek (mecaz)
blossom out v. haline gelmek
blossom out v. açmak
blossom out v. gelişmek
blossom into v. serpilmek
blossom into v. açmak
blossom out v. olgunlaşmak
blossom out v. büyümek
blossom into v. haline gelmek
blossom into v. büyümek
blossom into v. olgunlaşmak
blossom out v. serpilmek
blossom into v. gelişmek
Colloquial
toddy blossom n. alkol tüketiminden kaynaklanan yüzdeki veya burundaki kızarıklık
Idioms
rum blossom [dated] n. alkolik burnu
rum blossom [dated] n. burun foliküllerin genişlemesi sonucu burnun kızarması ve cildin belirgin şekilde genişlemesi
rum blossom [dated] n. sarhoş burnu
bring into blossom v. tomurcuklanmak
bring into blossom v. çiçek açmak
bring into blossom v. çiçeklenmek
blossom forth v. çiçeklenmek
blossom out v. çiçek açmak
blossom forth v. çiçek açmak
blossom out v. çiçeklenmek
burst out into blossom v. çiçek açmak
come into blossom v. çiçeklenmek
come into blossom v. çiçek açmak
be out (in blossom) v. çiçek açmak
be out (in blossom) v. açmak
be out (in blossom) v. çiçeklenmek
be out (in blossom) v. çiçek vermek
bring (something) into blossom v. (bir şeyi) çiçek açtırmak
bring (something) into blossom v. (bir bitkiyi) çiçeklendirmek/açtırmak
Dyeing
almond blossom n. açık pembe
Pathology
rum-blossom n. alkolik burnu
rum-blossom n. sarhoş burnu
rum-blossom n. burun foliküllerin genişlemesi sonucu burnun kızarması ve cildin belirgin şekilde genişlemesi
Gastronomy
orange blossom water n. portakal çiçeği suyu
orange blossom n. cin, portakal suyu ve şeker veya bal ile hazırlanıp buzla sunulan bir kokteyl
Botanic
cherry blossom n. kiraz çiçeği
cherry blossom tree n. sakura ağacı
blossom-end rot n. çiçek burnu çürüklüğü
blossom-end rot n. çiçek burnu çürüğü
hyacinth-blossom n. sümbül çiçeği
apple blossom tree n. güneydoğu asya ve hawai'de yetişen yaprak döken bir süs ağacı
may blossom n. aluç
may blossom [uk] n. inciçiçeği
may blossom n. avrupa, kuzeybatı afrika ve batı asya'da yetişen ve yenilebilir meyveler veren çiçekli bir alıç
may blossom [uk] n. müge
may blossom [uk] n. inciçiçeğinin kalp kuvvetlendirici olarak kullanılan kurutulmuş rizom ve kökleri
may blossom n. adi alıç
may blossom n. adi akdiken
may blossom [uk] n. zambakgiller familyasına mensup, mızrağa benzer iki büyük yaprağı ve çan şeklinde beyaz çiçekleri olan çok yıllık bir ot
orange-blossom orchid n. avustralya'da yetişen beyaz çiçekli bir orkide
orange blossom n. doğumotu
orange blossom n. meksika portakal çiçeği
orange-blossom orchid (sarcochilus falcatus) n. avustralya'ya özgü mor ve turuncu benekli beyaz çiçekleri bulunan küçük bir orkide
squash blossom n. kabak çiçeği
Agriculture
blossom-end rot n. domates çiçek sonu çürüklüğü
Apiculture
blossom honey n. çiçek balı
Literature
canker blossom n. shakespeare'in 'bir yaz gecesi rüyası' eserinde 'yılan, sinsi' anlamında kullandığı ifade
British Slang
grog blossom n. aşırı alkol tüketimi sonucu oluşan yüzdeki ve özellikle burun üzerindeki kızarıklık