boylu - Turco Inglés Diccionario

boylu

Significados de "boylu" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
boylu tall adj.
Tom is about as tall as Mary.
Tom'un boyu Mary'ninki kadar.

More Sentences
boylu statured adj.
boylu lank adj.
boylu long adj.

Significados de "boylu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
uzun boylu tall adj.
General
uzun boylu ve zayıf olma ranginess n.
kısa boylu olma dwarfness n.
orta boylu adam a man of middle height n.
kısa boylu adam chunk n.
son derece kısa boylu insanlar little people n.
uzun boylu ve kıvrak kimse corn stalk n.
Kısa boylu erkek manlet n.
belirgin şekilde kısa boylu olan kimse nanus n.
boylu boyunca geçme trajection n.
kısa boylu adam mannikin n.
orta boylu olup çayırlarda görülen ve yem olarak kullanılan çeşitli otlar midgrass n.
avcılık ve toplayıcılıkla yaşayan, kısa boylu bir güney afrika halkına mensup kimse bosjesman n.
avcılık ve toplayıcılıkla yaşayan, kısa boylu bir güney afrika halkına mensup kimse bushman n.
uzun boylu kaslı erkek lunk n.
çok uzun boylu kimse giant n.
kısa boylu kimse shortie n.
kısa boylu kimse shorty n.
akçaağaca benzeyen uzun boylu bir asya ağacı pyingado n.
akçaağaca benzeyen uzun boylu bir asya ağacı pyinkado n.
akçaağaca benzeyen uzun boylu bir asya ağacı pyengadu n.
akçaağaca benzeyen uzun boylu bir asya ağacı xylia dolabriformis n.
boylu boyunca uzanmak recline v.
boylu boyunca geçmek traject v.
boylu boyunca uzanmak bestride v.
sınır oluşturacak şekilde boylu boyunca uzanmak margin v.
boylu boyunca dalgalanmak break v.
boylu boyunca uzatmak distribute v.
odun veya kütükten boylu boyunca köprü yapmak corduroy v.
(naaşı) boylu boyunca uzatmak streek v.
boylu boyunca uzanmış recumbent adj.
boylu poslu ve iri yapılı heavyset adj.
boylu boslu tall adj.
boylu poslu tall adj.
uzun boylu ve ince lank adj.
boylu poslu well rounded adj.
boylu poslu shapely adj.
uzun boylu lanky adj.
kısa boylu ve gürbüz stocky adj.
boylu boslu of a slender and graceful build adj.
uzun boylu ve zayıf gangling adj.
kısa boylu ve tombul pudgy adj.
servi boylu tall adj.
kısa boylu low adj.
fidan boylu (kadın) willowy adj.
kısa boylu short adj.
orta boylu medium-sized adj.
uzun boylu ve zayıf lanky adj.
orta boylu middle-sized adj.
orta boylu medium height adj.
uzun boylu ve yakışıklı tall and handsome adj.
orta boylu average-sized adj.
kısa boylu vertically challenged adj.
orta boylu of medium height adj.
iskandinav halkına benzer şekilde sarışın, uzun boylu ve mavi gözlü fenotipi olan nordic adj.
kısa boylu base [obsolete] adj.
kısa boylu, kalın yapılı ve kısa geniş yüzlü olan lateral adj.
orta boylu midsize adj.
orta boylu midsized adj.
küçük boylu hip-pocket adj.
orta boylu moderate adj.
küçük boylu monkey adj.
boylu poslu heavy-set adj.
… boylu -statured adj.
boylu boyunca en nihayet at length adv.
boylu boyunca at full length adv.
boylu boyunca lengthwise adv.
boylu boyunca at length adv.
boylu boyunca from end to end adv.
boylu boyunca lengthways adv.
boylu boyunca along the whole length of adv.
boylu boyunca along [obsolete] adv.
boylu boyunca flatling adv.
kısa boylu kişi shorty N.
Phrasals
boylu boyunca yatmak lie down v.
boylu boyunca uzanmak stretch out v.
boylu boyunca uzanmak lie down v.
(boylu boyunca) uzanmak stretch away v.
(boylu boyunca) kesmek cut through something v.
boylu boyunca uzatmak lay out v.
(bir durumda) boylu boyunca yatmak/uzanmak repose in (something) v.
(bir şeyin) içine boylu boyunca yatırmak/uzatmak repose in (something) v.
boylu boyunca düşmek drop across (someone or something) v.
boylu boyunca akmak flow across (something) v.
boylu boyunca sermek drop something across something v.
boylu boyunca yerleştirmek drop across someone or something v.
boylu boyunca düşmek drop across someone or something v.
boylu boyunca akmak flow across something v.
bir yeri boylu boyunca yürümek trek across something v.
boylu boyunca yerleştirmek drop something across something v.
(bir şeyi bir şeye ya da bir yere) boylu boyunca serpmek spread across (something or some place) v.
boylu boyunca yerleştirmek drop across (someone or something) v.
(bir şeyi/yeri) boylu boyunca kesmek cut across (something) v.
boylu boyunca akmak flow across v.
Colloquial
kısa boylu ve agresif kimse banty n.
uzun boylu kimse tall one n.
iri yarı ve uzun boylu adam man-mountain n.
boylu boyunca uzanmak measure one's length v.
boylu boyunca yatmak measure one's length v.
uzun boylu tall, dark, and handsome adj.
uzun boylu lang adj.
(kadın) boylu poslu pneumatic adj.
o kadar da uzun boylu değil not that long expr.
o kadar uzun boylu değil not that long expr.
o kadar uzun boylu değil not that much expr.
o kadar da uzun boylu değil not that much expr.
Idioms
boylu poslu kibar kimse a gentle giant n.
ortalamanın çok üzerinde boylu olan kimse tall enough to hunt geese with a rake n.
uzun boylu zayıf kimse long drink of water n.
uzun boylu kadın/genç kız long-tall-sally n.
boylu poslu kibar kimse gentle giant n.
boylu boyunca yere serilmek measure out one's length v.
boylu poslu olmak be a fine figure of a woman v.
boylu poslu olmak be a fine figure of a man v.
içinde boylu boyunca uzanmak lie in v.
boylu poslu bir (kadın/adam) olmak be a fine figure of a (man or woman) v.
boylu boyunca yatmak measure your length [obsolete] v.
boylu boyunca uzanmak measure your length [obsolete] v.
boylu boyunca yere serilmek measure your length [obsolete] v.
boylu poslu built like a tank adj.
boylu boyunca at full length expr.
Trade/Economic
uzun boylu mülakat detailed interview n.
Technical
değişken boylu kayıt variable size record n.
değişken boylu tutanak variable size record n.
Computer
değişken boylu kayıt variable size record n.
değişken boylu tutanak variable size record n.
değişmez boylu karakter fixed-height character n.
değişken-boylu karakter variable-height character n.
Informatics
değişken boylu tutanak variable size record n.
Telecom
yoğun dalga boylu bölmeli çoklama dense wavelength division multiplex n.
Construction
tek boylu monosized adj.
Furniture
18.yy sonlarında tabak ve çatal-kaşık takımlarının konulduğu alçak boylu tekerlekli mobilya canterbury n.
Marine
(gemi bordasındaki cıvata) bağladığı tüm tabakalardan boylu boyunca geçen in and out adv.
Medical
yandan boylu boyunca laterally recumbent adj.
Anatomy
kısa boylu adam manakin n.
Pathology
genetik bozukluklardan dolayı kısa boylu olup organları ile zihinsel ve cinsel gelişimi normal olan akondroplastik cüce normal dwarf n.
genetik bozukluklardan dolayı kısa boylu olup organları ile zihinsel ve cinsel gelişimi normal olan akondroplastik cüce true dwarf n.
genetik bozukluklardan dolayı kısa boylu olup organları ile zihinsel ve cinsel gelişimi normal olan akondroplastik cüce hypoplastic dwarf n.
genetik bozukluklardan dolayı kısa boylu olup organları ile zihinsel ve cinsel gelişimi normal olan akondroplastik cüce primordial dwarf n.
Physics
radyo dalgalarından kısa görünür ışıktan uzun dalga boylu elektromanyetik radyasyon infrared emission n.
kısa dalga boylu elektromanyetik dalga shortwave n.
Chemistry
boylu mazıdan elde edilen aromatik yağ cedrene n.
Biology
uzun boylu bitki giant n.
uzun boylu hayvan giant n.
Marine Biology
kaliforniya sahilleri boyunca görülen orta boylu mavi-mor renkli bir balık alfione (rhacochilus toxotes) n.
kaliforniya sahilleri boyunca görülen orta boylu mavi-mor renkli bir balık rubberlip perch n.
kaliforniya sahilleri boyunca görülen orta boylu mavi-mor renkli bir balık alfiona n.
kaliforniya sahilleri boyunca görülen orta boylu mavi-mor renkli bir balık rubberlip sea-perch n.
avustralya'da görülen orta boylu bir nehir balığı blackfish n.
avustralya'da görülen orta boylu bir nehir balığı river blackfish n.