bricked - Turco Inglés Diccionario

bricked

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bricked — Definition

Significado:
tuğla
Pronunciación (IPA):
(AmE /brɪk/ – BrE /brɪk/)
Categoría gramatical:
İsim: brick (bricks)

Significados de "bricked" en diccionario turco inglés : 69 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
brick n. tuğla
Governance can only be built brick by brick from the bottom, from the ground floor, from our nations and regions.
Yönetişim ancak en alttan, zeminden, uluslarımızdan ve bölgelerimizden tuğla tuğla inşa edilebilir.

More Sentences
General
brick n. tuğla (genellikle deliksiz/boşluksuz)
He bought a set of toy bricks for his son on his birthday.
Oğluna doğum gününde bir dizi oyuncak tuğla aldı.

More Sentences
brick n. tuğla
Governance can only be built brick by brick from the bottom, from the ground floor, from our nations and regions.
Yönetişim ancak en alttan, zeminden, uluslarımızdan ve bölgelerimizden tuğla tuğla inşa edilebilir.

More Sentences
brick n. iyi dost
John was a real brick during all the trouble we encountered.
John, karşılaştığımız tüm sorunlar sırasında bize gerçekten iyi bir dost oldu.

More Sentences
Construction
brick n. tuğla
Governance can only be built brick by brick from the bottom, from the ground floor, from our nations and regions.
Yönetişim ancak en alttan, zeminden, uluslarımızdan ve bölgelerimizden tuğla tuğla inşa edilebilir.

More Sentences
Food Engineering
brick n. tuğla
Governance can only be built brick by brick from the bottom, from the ground floor, from our nations and regions.
Yönetişim ancak en alttan, zeminden, uluslarımızdan ve bölgelerimizden tuğla tuğla inşa edilebilir.

More Sentences
General
brick n. mert kişi
brick n. blok
brick v. tuğla ile örmek
brick v. tuğla döşemek
brick v. tuğlayla kapatmak
brick v. tuğlayla duvar örmek
brick adj. tuğladan yapılmış
brick adj. tuğla gibi
Colloquial
brick n. potadan/çemberden dönen top/atış/şut
brick n. başarısız atış/şut
brick n. topun sert şekilde panyaya veya çembere çarpıp uzağa sekmesine yol açan dengesiz şut
brick n. tuğla atış/şut
brick n. halt yeme
brick n. çuvallama
brick n. becerememe
brick n. bir işi yatırma
brick n. toslama
brick n. beceriksizlik
brick n. başarısızlık
brick n. bir kalıp marihuana
brick n. bir kilo kokain
brick n. tuğla gibi cep telefonu
brick n. başarısızlık
brick n. hata
brick n. gaf
brick n. pot
brick n. adaptör
brick v. çuvallamak
brick v. (bir iş) yatmak
brick v. toslamak
brick v. başarısız olmak
brick v. başarısızlığa uğramak
brick v. başarısızlıkla sonuçlanmak
brick v. pataklamak
brick v. yumruklamak
brick v. dövmek
brick v. benzetmek
brick v. bir elektronik aleti bozmak/çalışmaz hale getirmek
brick v. telefonu, tableti, bilgisayarı çalışmaz hale getirmek/bozmak
brick v. birine tuğlayla/tuğlalarla saldırmak
brick v. vurmak
brick v. (elektronik eşya) bozmak
Trade/Economic
brick n. kalıp
Construction
brick n. tuğla döşe
brick n. blok tuğla
brick n. dikdörtgen tuğla parçası
brick n. (duvar) kalınlık ölçüsü olarak tuğla uzunluğu
Dyeing
brick n. koyu kahverengimsi bir kırmızı tonu
Gastronomy
brick n. kalıp peynir
Geography
brick n. new jersey eyaletinde yerleşim yeri
Hunting
brick n. yaklaşık olarak tuğla boyutlarındaki mühimmat kutusu
Basketball
brick n. topun panyaya yahut çembere çarpıp uzağa sekmesine neden olan şut
brick v. (atışı) çok kötü kaçırmak
Card
brick n. oyuncunun elini iyileştirmeyen topluluk kartı
Slang
brick n. bir karton sigara
brick n. paketlenmiş yasa dışı uyuşturucu
brick n. (pokerde) işe yaramaz kart
brick n. bozuk telefon, tablet, bilgisayar
brick n. çalışmayan telefon, tablet, bilgisayar
brick n. çalışmayan elektronik alet
brick n. takoz (büyük ve eski mobil telefon)
brick v. tuğlayla saldırmak
British Slang
brick n. yardımsever ve güvenilir kimse

Significados de "bricked" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
furnace brick n. fırın tuğlası
brick structure n. tuğla yapı
hollow brick n. delikli tuğla
wood brick n. ağaç takoz
brick masonry n. tuğla yığma
paving brick n. kaldırım tuğlası
arch brick n. kemer tuğlası
gold brick n. tembel
graphite brick n. grafit tuğlası
brick kiln n. tuğla ocağı
fireclay brick n. şamot tuğlası
gold brick n. taklit
gold brick n. uydurma
dropping a brick n. pot kırma
brick maker n. tuğlacı
machine made brick n. makine tuğlası
sleeve brick n. menfez tuğlası
brick slip n. tuğla
gold brick n. değersiz şey
red brick n. kırmızı tuğla
common brick n. adi tuğla
brick-and-half wall n. bir buçuk tuğla duvar
adobe brick n. kerpiç
brick and mortar n. tuğla ve harç
jumbo brick n. büyük tuğla
brick game n. tuğla oyunu
mud-brick n. kerpiç
brick layer n. tuğla döşeyici
brick oven n. taş fırın
brick-and-half wall n. kalın bir tuğla duvar
traditional brick and mortar businesses n. geleneksel fiziki mağaza/dükkan işletmeleri
brick [uk] n. oyun tuğlası
mud brick n. pişmiş topraktan yapılan tuğla
mud brick n. kerpiç
brick-red n. kiremit kırmızısı
brick-red n. kiremit rengi
drop a brick v. pot kurmak
lay up brick v. tuğla örmek
gold brick v. dolandırmak
drop a brick v. pot kırmak
sell somebody a gold brick v. dolandırmak
drop a brick v. çam devirmek
brick up v. tuğla örerek kapatmak
swim like a brick v. batmak
drop a brick v. baltayı taşa vurmak
lay brick v. tuğla örmek
lay brick v. tuğla döşemek
brick up v. tuğlayla örmek
brick in v. tuğlayla kapatmak
brick over v. tuğla örerek kapatmak
brick in v. tuğlayla örmek
brick over v. tuğlayla kapatmak
brick up v. tuğlayla kapatmak
brick over v. tuğlayla örmek
brick in v. tuğla örerek kapatmak
break a brick v. tuğla kırmak
brick red adj. kiremit rengi
brick-coloured adj. angudi
brick colored adj. kiremit rengi
brick color adj. kiremit rengi
brick-shaped adj. tuğla şeklinde
brick-red adj. kiremit rengi
brick-red adj. kiremit kırmızısı
Phrasals
brick up v. tuğla ile çevrelemek
brick up v. tuğla dizmek
brick something up v. bir boşluğu, açıklığı tuğlayla örmek/kapatmak
brick something up v. bir boşluğu, açıklığı tuğla örerek kapatmak/doldurmak
Phrases
brick by brick adv. az az
brick by brick expr. ufak ufak
brick by brick expr. adım adım
Colloquial
brick house n. balık etli/taş gibi kadın
make brick without straw v. yeterince malzeme vb olmadan işe kalkışmak
brick in (one's) hat adj. zom
brick in (one's) hat adj. sarhoş
brick in (one's) hat adj. kafası dumanlı
brick in (one's) hat adj. küfelik
brick in (one's) hat adj. körkütük
Idioms
one brick shy of a load n. aptal
brick wall n. mani
brick wall n. engel
yellow brick road n. kariyer/başarı basamağı
yellow brick road n. macera yolu/yolculuğu
yellow brick road n. başarıya giden yol
yellow brick road n. sonu başarıya/maceraya çıkan yol
yellow brick road n. sarı tuğlalı/taşlı yol
one brick short of a load n. bir tahtası eksik
a brick short of a load n. tahtası noksan
one brick short of a load n. deli
a brick short of a load n. akılsız
a brick short of a load n. deli
one brick short of a load n. tahtası noksan
a brick short of a load n. bir tahtası eksik
one brick short of a load n. çıldırmış
one brick short of a load n. aklı noksan
a brick short of a load n. çıldırmış
one brick short of a load n. akılsız
a brick short of a load n. tahtası eksik
one brick short of a load n. tahtası eksik
a brick short of a load n. aklı noksan
brick-and-mortar n. kurumun fiziksel konumu/adresi
brick-and-mortar n. fiziksel satış yeri
brick-and-mortar n. fiziksel iş yeri
brick-and-mortar n. iş yeri
brick-and-mortar n. bir kurumun fiziksel adresi/konumu
regular brick n. iyi huylu adam
regular brick n. güvenilir adam
drop a brick v. çam devirmek
drop a brick v. pot kırmak
bang one's head against a brick wall v. akıntıya kürek çekmek
drop a brick v. baltayı taşa vurmak
drop a brick v. gaf yapmak
run one's head against a brick wall v. iğneyle kuyu kazmak
hit one's head against a brick wall v. deveye hendek atlatmak
bang one's head against a brick wall v. deveye hendek atlatmak
knock one's head against a brick wall v. boşa kürek çekmek
run one's head against a brick wall v. boşa kürek çekmek
bash one's head against a brick wall v. deveye hendek atlatmak
bash one's head against a brick wall v. iğneyle kuyu kazmak
bash one's head against a brick wall v. boşa kürek çekmek
run one's head against a brick wall v. deveye hendek atlatmak
knock one's head against a brick wall v. iğneyle kuyu kazmak
bang one's head against a brick wall v. iğneyle kuyu kazmak
knock one's head against a brick wall v. deveye hendek atlatmak
hit one's head against a brick wall v. boşa kürek çekmek
bang one's head against a brick wall v. boşa kürek çekmek
hit one's head against a brick wall v. iğneyle kuyu kazmak
bang one's head against a brick wall v. boş yere çabalamak
run one's head against a brick wall v. boşuna uğraşmak
run one's head against or into a brick wall v. boş yere çabalamak
bang one's head against a brick wall v. boşuna uğraşmak
run one's head against a brick wall v. boş yere çabalamak
run one's head against or into a brick wall v. boşuna uğraşmak
be like talking to a brick wall v. duvara konuşuyormuş gibi olmak
be like talking to a brick wall v. duvarla konuşuyor gibi olmak
be banging one's head against a brick wall v. havanda su dövmek
be banging one's head against a brick wall v. boşa kürek sallamak
be banging one's head against a brick wall v. boşa kürek çekmek
hit one's head against a brick wall v. boşa kürek sallamak
bang one's head against a brick wall v. havanda su dövmek
be hitting one's head against a brick wall v. havanda su dövmek
hit one's head against a brick wall v. havanda su dövmek
bang one's head against a brick wall v. boşa kürek sallamak
be hitting one's head against a brick wall v. boşa kürek sallamak
be hitting one's head against a brick wall v. boşa kürek çekmek
drop a brick v. bombayı patlatmak
drop something like a hot brick v. (artık sevmediği bir kişiyle) derhal ilişkiyi kesmek
drop something like a hot brick v. hemen rafa kaldırmak
hit the brick wall v. duvara toslamak
hit a brick wall v. duvara toslamak
knock one's head against a brick wall v. boşa yorulmak