cash - Turco Inglés Diccionario

cash

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cash — Definition

Significado:
nakit
Pronunciación (IPA):
(AmE /kæʃ/ – BrE /kæʃ/)
Categoría gramatical:
İsim: cash (uncountable); Fiil: cash (cashes – cashed – cashing)

Significados de "cash" en diccionario turco inglés : 29 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
cash n. nakit
Would you like to pay in cash?
Nakit ödemek ister misiniz?

More Sentences
cash n. peşin para
cash adj. peşin
General
cash n. para
Many businesses are in trouble due to a lack of cash.
Birçok işletme para sıkıntısı nedeniyle sorun yaşıyor.

More Sentences
cash n. nakit
Would you like to pay in cash?
Nakit ödemek ister misiniz?

More Sentences
cash n. nakit para
It applies to all citizens of euroland who travel abroad and who wish to obtain their cash from a cash dispenser.
Yurt dışına seyahat eden ve nakit paralarını bir bankamatikten almak isteyen tüm Avrupa vatandaşları için geçerlidir.

More Sentences
cash v. bozmak
Would you cash these travelers checks, please?
Bu seyahat çeklerini bozar mısınız, lütfen?

More Sentences
cash v. bozdurmak (çek)
Hugo decided to cash the check and decided to spend the money.
Hugo çeki bozdurup harcamaya karar verdi.

More Sentences
cash v. paraya çevirmek
Cash this paycheck at the bank.
Bu maaş çekini bankada paraya çevir.

More Sentences
Trade/Economic
cash n. nakit
Would you like to pay in cash?
Nakit ödemek ister misiniz?

More Sentences
cash n. nakit para
It applies to all citizens of euroland who travel abroad and who wish to obtain their cash from a cash dispenser.
Yurt dışına seyahat eden ve nakit paralarını bir bankamatikten almak isteyen tüm Avrupa vatandaşları için geçerlidir.

More Sentences
cash n. para
Many businesses are in trouble due to a lack of cash.
Birçok işletme para sıkıntısı nedeniyle sorun yaşıyor.

More Sentences
General
cash n. peşin ödeme
cash n. kasa
cash n. peşin para
cash v. tahsil etmek
cash v. bozdurmak
cash adj. efektif
cash adj. ödemeli
Trade/Economic
cash n. hemen paraya çevrilebilecek banka mevduatı, menkul kıymet vs.
cash n. düşük değerli çin, endonezya, hindistan ve batı hint adaları madeni paraları
cash n. efektif para
cash n. kasa
cash n. kasa mevcudu
cash n. nakit akçe
cash n. peşin para
cash n. vezne
cash v. bozdurmak
cash adj. nakdi

Significados de "cash" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
in cash adv. peşin
General
ready cash n. nakit
cash book n. kasa defteri
ready cash n. peşin para
cash register n. yazar kasa makinası
petty cash n. küçük masraf
cash audit n. kasa kontrolü
hard cash n. trinko para
ready cash n. kasa mevcudu
cash balance sheet n. kasa bilançosu
cash point n. para çekme makinası
cash point n. kasa
petty cash n. küçük kasa
cash account n. nakit hesabı
cash point n. büyük bir satış yerinde kasa yeri
cash price n. peşin fiyatı
cash remittance n. para havalesi
cash register n. kasa
hard cash n. peşin para
cash on hand n. kasa bakiyesi
cash dispenser n. bankamatik
cash basis n. peşin para esası
cash-in advance n. peşin ödeme
allowance for cash n. indirim
cash box n. kasa
cash balance n. ankes
cash balance n. kasa mevcudu
hard cash n. nakit
hard cash n. nakit para
cash value n. nakdi kıymet
cash flow table n. nakit akım tablosu
loose cash n. bozuk para
cash register n. yazarkasa
cash desk n. vezne
cash cover n. karşılık
petty cash n. masraf kasası
cash flow n. nakit akışı
immediate cash n. acil nakit
cash sale price n. peşin satış fiyatı
cash register n. otomatik yazar kasa
business cash advance n. nakit iş avansı
cash advance n. nakit iş avansı
cash toll n. nakit geçiş
electronic cash register n. elektronik yazarkasa
cash flow n. nakit hareketi
cash movement n. nakit hareketi
cash-desk n. gişe
solidarity cash-box n. işsizlik yardım sandığı
hard cash n. madeni para
available cash credit line n. kullanılabilir nakit kredi
available cash n. kullanılabilir nakit kredi
cash withdrawal from an atm machine while abroad n. yurtdışı atm'den nakit çekim
cash till n. yazar kasa
one-half cash n. yarısı peşin
first-half cash n. yarısı peşin
cash package n. nakit paketi
cash package n. nakit paket
cash money n. nakit para
cash money n. peşin para
cash flow problem n. nakit problemi/sorunu
cash withdrawal n. nakit çekimi
cash withdrawal n. nakit çekim
cash card n. bankamatik kartı
travel cash and airline ticket n. yolculuk parası ve uçak bileti
cash register (us) n. yazar kasa
a wads of cash n. bir tomar para
shortfall of cash n. nakit yetersizliği
cash prize n. para ödülü
cash safe n. nakit kasası
cash on delivery n. kapıda ödeme
cash discount n. nakit indirim
cash register receipt n. kasa fişi
cash mob n. bir işletmeye destek olmak için organize olup o işletmede para harcayan insanlar
cash bar n. partide parayla içki satışı yapılan özel bar
cash bar n. parti ya da etkinlikte cam bardakta içecek satılan bar/tezgah
cash railway n. küçük bir taşıyıcının bir hat üzerinde hareket ettiği nakit para taşıma şekli
the cash [canadian] n. ödeme kasası
cash-strapped administration n. nakit sıkıntısı çeken yönetim
armored cash transport car n. zırhlı para taşıma aracı
cash in v. ölmek
turn into cash v. paraya çevirmek
pay cash v. nakit ödemek
buy for cash v. peşin almak
cash a check v. paraya çevirmek
turn into cash v. bozdurmak
cash in v. nalları dikmek
pay cash in hand v. avucuna saymak
pay in hard cash v. peşin ödemek
pay cash v. peşin ödemek
turn into cash v. nakde çevirmek
cash in on v. faydalanmak
change the cheque into cash v. çek bozdurmak
work cash in hand v. peşin çalışmak
convert into cash v. nakde çevirmek
convert into cash v. nakite çevirmek
cash a cheque in the bank v. çeki bankada bozdurmak
withdraw cash v. para çekmek
cash on v. fayda sağlamak
withdraw cash v. nakit para çekmek
pay upfront in cash v. nakden ve peşinen ödemek
pay in cash and in advance v. nakden ve peşinen ödemek
cash in v. kazanç sağlamak
cash in v. yararlanmak
pay cash-in-hand v. (parayı) elden yatırmak
pay cash-in-hand v. parayı elden yatırmak
cash in on v. menfaat sağlamak
cash in on v. çıkar sağlamak
have cash in hand v. parası olmak
cash in v. paraya çevirmek
cash in v. faydalanmak
be in cash v. parası olmak
use cash v. nakit kullanmak
buy for cash v. peşin satın almak
draw cash v. nakit çekmek
need cash v. paraya sıkışmak
need cash v. nakite sıkışmak
receive payment in cash v. ödemeyi peşin almak
receive payment by cash v. ödemeyi peşin almak
stuff something full of cash v. içini parayla doldurmak
cash the letter of guarantee v. teminat mektubu kırdırmak
pocket the cash v. parayı cebe atmak
carry a lot of cash v. yüklü miktarda nakit para taşımak
cash forged check v. sahte çek bozdurmak
turn into cash v. nakde dönüştürmek
cash out v. bahis bozdurmak
cash out v. kişisel hedef ve hayalleri sorgulayıp daha basit bir yaşam tarzına geçmek
payable to cash adj. hamiline
cash-strapped adj. para sıkıntısı çeken
cash-rich adj. harcayacak parası olan
cash-rich adj. kasası dolu; bol nakti olan
by cash adv. peşin para ile
by cash adv. peşinen
in cash adv. peşin olarak
cash on delivery adv. tesliminde ödenecek
for cash adv. peşinen
for cash adv. peşin para ile
for cash adv. peşin para
in cash adv. nakdi
cash on delivery adv. ödemeli
in cash adv. nakden
in cash adv. nakit olarak
cash on-delivery adv. ödemeli
the cash machine swallowed my card expr. atm kartımı yuttu
Phrasals
cash up v. ciro etmek
cash up v. gereken parayı sağlamak
cash up v. fon oluşturmak
cash up v. finanse etmek
cash out (something) v. satarak nakde çevirmek
cash in v. kumar oyunundan çekilmek
cash in v. hesapları kapatıp anlaşmadan çekilmek