nakit - Turco Inglés Diccionario

nakit

Significados de "nakit" en diccionario inglés turco : 28 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
nakit cash n.
Would you like to pay in cash?
Nakit ödemek ister misiniz?

More Sentences
General
nakit cash n.
Would you like to pay in cash?
Nakit ödemek ister misiniz?

More Sentences
Trade/Economic
nakit cash n.
Would you like to pay in cash?
Nakit ödemek ister misiniz?

More Sentences
nakit money n.
I generally don't carry any money with me.
Genelde yanımda hiç nakit taşımam.

More Sentences
General
nakit specie n.
nakit hard cash n.
nakit ready money n.
nakit ready cash n.
nakit the ready n.
nakit groyne n.
nakit hard money n.
nakit bankroll n.
nakit groin n.
nakit clink [scotland] n.
nakit prompt adj.
nakit ready adj.
Colloquial
nakit beans n.
Idioms
nakit capital n.
nakit cash flow n.
nakit on the barrel/barrelhead adj.
nakit in cold cash expr.
Trade/Economic
nakit currency n.
nakit ready money n.
nakit hard cash n.
nakit dong n.
nakit effective adj.
Politics
nakit currency n.
Marine
nakit transit n.

Significados de "nakit" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
nakit toplamı effects n.
nakit para currency n.
nakit akım tablosu cash flow table n.
nakit olarak ödeme encashing n.
nakit hesabı cash account n.
nakit para hard cash n.
nakit akışı cash flow n.
acil nakit immediate cash n.
nakit para cash n.
nakit iş avansı cash advance n.
nakit iş avansı business cash advance n.
nakit geçiş cash toll n.
nakit hareketi cash flow n.
nakit hareketi cash movement n.
kullanılabilir nakit kredi available cash n.
kullanılabilir nakit kredi available cash credit line n.
yurtdışı atm'den nakit çekim cash withdrawal from an atm machine while abroad n.
nakit paketi cash package n.
nakit paket cash package n.
nakit para cash money n.
nakit problemi/sorunu cash flow problem n.
nakit çekimi cash withdrawal n.
nakit çekim cash withdrawal n.
nakit yetersizliği shortfall of cash n.
nakit kasası cash safe n.
nakit indirim cash discount n.
küçük bir taşıyıcının bir hat üzerinde hareket ettiği nakit para taşıma şekli cash railway n.
genellikle nakit harici başka ödüller veren piyango art union [australia/new zealand] n.
nakit sıkıntısı çeken yönetim cash-strapped administration n.
nakit para blunt [obsolete] n.
ikmal subayı tarafından nakit para karşılığında donanma personeline satılan yönetmelik giysileri small stores n.
nakit para ready n.
nakit ödemek pay cash v.
nakit para çekmek withdraw cash v.
nakit kullanmak use cash v.
nakit çekmek draw cash v.
yüklü miktarda nakit para taşımak carry a lot of cash v.
nakit olarak ödenmiş encashed adj.
nakit olmayan noncash adj.
nakit ödenmesi mümkün olmayan noncallable adj.
yeteri kadar araziye sahip olup nakit para sıkıntısı çeken kişi land-poor adj.
nakit ödenmesi mümkün olan callable adj.
ölümcül hastalığı olan bir poliçe sahibinin bir sigorta poliçesinin satışından elde ettiği nakit para ile ilgili viatical adj.
nakit para gerektirmeyen cashless adj.
nakit olarak in cash adv.
acil nakit olarak down adv.
nakit olarak spot adv.
Phrasals
nakit ödemek stump up v.
Colloquial
nakit para hard cash n.
nakit sıkıntısı cash burn n.
büyük bunalım sırasında sinema izleyicilerinden birine çıkan nakit para şeklindeki piyango bank night [obsolete] [us] n.
özellikle nakit para şeklinde yapılan bağış koha [new zealand] n.
özellikle nakit para şeklinde verilen hediye koha [new zealand] n.
nakit para beans n.
nakit para oscar [australia] n.
nakit çeki a cash check expr.
nakit mi kredi kartı mı? cash or charge? expr.
nakit mi kart mı? cash or credit expr.
nakit mi çekle mi? cash or check expr.
Idioms
nakit sıkıntısı cash flow problem n.
sadece nakit geçen mağaza cash only n.
sadece nakit alma cash only n.
anında nakit olarak ödeme cash on the barrel n.
nakit sıkıntısı a cash flow problem n.
nakit problemi/sorunu a cash flow problem n.
nakit ödeme cash on the nail n.
geçici tedbirlerle nakit para tedarik etmek raise the wind v.
nakit kraldır cash is king expr.
nakit (para) on the barrel expr.
Speaking
sol ön cebinden çıkardığı parayla nakit ödedi he paid cash out of his left front pocket expr.
Trade/Economic
nakit ödemeler cash payments n.
nakit esası cash basis n.
nakit olarak ödeme yapılan çalışanlara ücretlerini ödemek için gerekli olan nakit tutarı payroll n.
nakit bileşen cash component n.
nakit uzlaşma cash settlement n.
bankaya nakit ödemesi cash remittance in bank n.
diğer nakit girişleri other cash received from cash inflows n.
işletme faaliyetlerine ilişkin nakit akışlarının raporlanmasında dolaylı yöntem indirect method of reporting cash flows from operating activities n.
nakit gelirleri payments flow n.
nakit piyasalar cash markets n.
nakit karşılığı derhal yapılan satış spot selling n.
nakit yaratan birim cash generating unit n.
nakit akım tablosu cash flow statement n.
nakit bakiyesi cash balance n.
dönem içi nakit girişleri cash inflows within the period n.
nakit benzerleri cash equivalents n.
ek nakit akımları incremental cash flows n.
gelecekteki nakit akışı future cash flow n.
nakit alım tablosu cash flow table n.
dönem sonu nakit mevcudu cash at the end of period n.
nakit kazancı cash gain n.
bir işletmenin işini sürdürebilmesi için gerekli olan nakit circulating capital n.
nakit karşılığı teminat mektupları letters of guarantee for cash n.
imalatçının, ürününün reklamını yapmak veya onu sürekli sergilemek üzere perakendeciye yaptığı ödeme veya nakit ıskontosu advertisement allowance n.
giderleri karşılamak için oluşturulan nakit hesabı imprest cash n.
maliyetlerden kaynaklanan nakit çıkışları cash outflows due to costs n.
olağandışı gider ve zararlardan dolayı nakit çıkışı cash outflows due to extraordinary expenses and losses n.
nakit ıskontosu cash discount n.
nakit para ve eşdeğeri varlık sınıfı cash and equivalents asset class n.
nakit para mal piyasası cash market n.
nakit para giriş ve çıkışları cash flow n.
nakit durumu tablosu cash statement n.
satışlardan elde edilen nakit cash from sales n.
nakit bütçe cash budget n.
nakit para olarak ödenen temettü cash dividend n.
nakit artışı increase in cash n.
nakit akış analizi cash flow analysis n.
nakit akışlarının niteliği configuration of the cash flows n.
bankaların verdikleri kredilere karşılık tutmaları gereken nakit veya kolayca nakde dönüştürülebilir araçlar tutarı bank liquidity requirement n.
nakit çıkışı cash outflow n.
nakit bütçesi cash budget n.
nakit akışı cash flow n.
nakit karşılığı teminat mektubu letter of guarantee for cash n.
olağandışı gelir ve karlardan sağlanan nakit cash received from extraordinary income and profit n.
nakit para göndericisi cash sender n.
nakit alacak cash receivables n.
nakit benzerleri geçici yatırımlar cash equivalents n.
nakit yönetimi cash management n.
eldeki nakit cash on hand n.
nakit sızıntısı cash leakage n.
finansman giderlerinden dolayı nakit çıkışları cash outflows due to financial expenses n.
nakit dışı işlemler noncash transactions n.
işletme faaliyetlerine ilişkin nakit akışlarının raporlanmasında direkt yöntem direct method of reporting cash flows from operating activities n.
sermaye artışlarından sağlanan nakit cash received from share capital increase n.
nakit karşılık cash cover n.
nakit akış tablosu cash flow statement n.
nakit çıkışı gerektirmeyen giderler ve zararlar expenses and losses not requiring cash payments n.
nakit para cash n.
işletme faaliyetlerine ilişkin nakit akışlarının raporlanmasında endirekt yöntem indirect method of reporting cash flows from operating activities n.
faaliyet giderlerine ilişkin nakit çıkışları cash outflows due to operating expenses n.
nakit akışı belgeleri pay throughs n.
avrupa birliği üyelerinin ulusal paralarını sabit kurdan birbirine bağlamalarını sermayenin ve nakit akımlarının kendi aralarındaki dolaşımı üzerine konan tüm yasal engellerin kaldırılmasını ve tek para sistemine geçişi ön gören mekanizma european monetary union n.
günlük işler için kasada hazır bulundurulan nakit para till money n.
nakit sıkıntısı shortage of cash n.
nakit mevcudu cash on hand n.
teorik nakit theoretical cash n.
nakit darlığı cash insolvency n.
bir işletmenin varlıklarını nakit ya da pay senedi karşılığı değiştirerek edinme exchange of asset n.
eldeki nakit cash in hand n.
dönem başı nakit mevcudu cash at the beginning of the period n.
nakit akış riski cash flow risk n.
sınırlı nakit restricted cash n.
nakit olarak ayrılan fon cash fund n.
nakit veya kolayca nakde dönüştürülebilen kaynaklardan oluşan lun current fund n.
nakit benzeri değerler cash equivalents n.
nakit fonu cash fund n.
nakit dağıtıcılar cash distributors n.
nakit çekme ücreti cash advance fee n.
bireylerin ve işletmelerin servetlerinin bir bölümünü yanlarında nakit para olarak tutmaları demand for money n.
serbest nakit akımı free cash flow n.