money - Turco Inglés Diccionario

money

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

money — Definition

Significado:
para
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmʌni/ – BrE /ˈmʌni/)
Categoría gramatical:
İsim: money (uncountable)
Sinónimo:
cash, currency
Antónimos:
debt

Significados de "money" en diccionario turco inglés : 39 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
money n. para
I don't have enough money to buy that.
Onu alacak kadar param yok.

More Sentences
General
money n. para
I don't have enough money to buy that.
Onu alacak kadar param yok.

More Sentences
money n. servet
I made my money in gambling.
Servetimi kumardan kazandım.

More Sentences
Trade/Economic
money n. nakit
I generally don't carry any money with me.
Genelde yanımda hiç nakit taşımam.

More Sentences
money n. para
I don't have enough money to buy that.
Onu alacak kadar param yok.

More Sentences
money n. hesap parası
Most reputable shopping sites ensure that money is not taken from an account.
Çoğu saygın alışveriş sitesi, bir hesaptan para çekilmemesini sağlar.

More Sentences
Computer
money n. para
I don't have enough money to buy that.
Onu alacak kadar param yok.

More Sentences
General
money n. sikke
money n. mangır
money n. patpat
money n. bedel
money n. ücret
money n. yarışmada para ödülü kazanan grup
money n. para ödülü
money n. maddi kazanç
money n. para kazancı
money n. bir operasyonu finanse eden kimse
money n. değişim aracı, zenginlik göstergesi veya ödeme aracı olarak kullanılan eşya
money n. değişim aracı, zenginlik göstergesi veya ödeme aracı olarak kullanılan madde
money v. para kırmak
money v. para basmak
money v. satarak paraya çevirmek
money v. para vermek
money v. para sağlamak
money adj. kritik durumda olan
money adj. kritik durum içeren
money adj. kritik durumda güvenilir olan
Trade/Economic
money n. market para piyasası
money n. hesap birimi
money n. tanınmış bir makam tarafından yasal olarak basılan bir madeni para veya kıymetli evrak
money n. borç verilecek veya yatırım yapılacak bir meta olarak değerlendirilen sermaye
money adj. paraya ait
money adj. para ile ilgili
money adj. para koymak için kullanılan
money adj. para saklamak için kullanılan
money adj. sermaye veya finansla ilgili
money adj. sermaye veya finansa ait
Slang
money n. arpa
money n. canlı

Significados de "money" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
money order n. havale
General
money on deposit n. mevduat
being without money n. parasızlık
hard money n. peşin para
money laundering n. kara paranın aklanması
money owed to one n. alacak
money on deposit n. bankadaki para
rent money n. kira ücreti
pots of money n. yığınla para
money management n. para idaresi
money owed n. verecek
dirty money n. kara para
hush money n. susmalık
ready money n. nakit
hush money n. birine bazı gerçekleri söylememesi verilen para
money gathered up from a crowd n. parsa
money order n. posta havalesi
money doesn't grow on trees n. para kolay kazanılmıyor
money can't buy everything n. para herşeyi satın alamaz
money maker n. çok para getiren
black money n. kara para
pocket money n. harçlık
earnest money n. pey
a great deal of money n. çok para
pots of money n. dünya kadar para
metal money n. metal para
postal money n. posta havalesi
money order n. havale
blood money n. kiralık katillere verilen para
dispatch money n. dispek ücreti
spending money n. cep harçlığı
adulterated money n. sahte para
pots of money n. çok para
blood money n. adam öldürtmek için ödenen para
money grubber n. paragöz
money agency n. para kurumu
key money n. hava parası
purchase money n. bedel
a lot of money n. dünyanın parası
plastic money n. kredi kartı
money that's been honestly earned n. helal para
ransom money n. fidye
pin money n. cep harçlığı
easy money n. kolay para
token money n. itibarlı para
sum of money n. meblağ
hard money n. demir para
money lender n. tefeci
hush money n. sus payı
a wad of money n. bir tomar para
lack of money n. parasızlık
money in circulation n. emisyon hacmi
easy money n. kolay kazanılıp kolay harcanılan para
earnest money n. teminat akçesi
money changing n. sarraflık
pin money n. harçlık
silver money n. ak akçe
earning money n. para kazanma
money bag n. kese
sum of money n. tutar
earnest money n. pey akçesi
money order n. banka havalesi
money plant n. ayotu
counterfeit money n. kalp para
money belt n. para taşımaya elverişli kuşak
lodging money n. kira ücreti
remainder of money n. para üzeri
money doesn't grow on trees n. para ağaçta yetişmez
deposit money n. mevduat
subsistence money n. nafaka
ready money n. hazır para
too much money n. çok para
easy money n. kolay kazanılmış para
donation of money n. iane
ready money n. peşin para
gift or money for poor guests in ottoman empire n. diş kirası
money changer's business n. para değiştirme kurumu
remainder of money n. para üstü
hard money n. nakit
a piece of money n. ıvır zıvır
a piece of money n. ilginç antika sanat eseri
a piece of money n. ufak süs eşyaları
big money n. çok para
fractional money n. bozuk para
pocket money n. cep harçlığı
old money n. eski para
soft money n. kağıt para
paper money n. kağıt para
fresh money n. yeni para
even money n. yuvarlak para
postal money order n. postayla para havalesi
money grubbing n. paragöz
change of money n. sarraflık
neutral money n. nötr para
illicit money n. kara para
hush money n. sus payı,susmalık, hakkısükut
money band n. para lastiği
money rubber band n. para lastiği
money transfer n. para transferi
imitation money n. sahte para
forged money n. sahte para
counterfeit money n. sahte para
counterfeit money n. çürük para
a bag of money n. bir çanta para
waste of money n. para israfı
waste of money n. gereksiz harcama
waste of money n. paranın israf edilmesi
money transfer fee n. havale bedeli
prerogative (right) of coining money n. para basma yetkisi
speed money n. hız parası
dirty money n. pis ve kirli işler zammı
day-to-day money n. yevmiye
day-to-day money n. gündelik
money-changer's business n. para değiştirme kurumu
money-box n. kumbara
value-for-money audit n. paranın karşılığı denetimi
money-grubber n. paragöz
money-market n. borsa
money-spinner n. çok kazanç getiren iş
money grubbing n. açgözlü
money box n. kumbara
money bill n. kağıt para
silver money n. gümüş para
telegraphic money order n. telgraf havalesi
odd money n. paranın üstü
travelling money n. yol parası
spending money n. harçlık
want of money n. para ihtiyacı
postal money order n. posta havalesi
money grip n. para tutacağı
money trap n. para tuzağı
money pit n. para tuzağı
small amount of money n. az miktarda para
beer money n. bira parası
small amount of money n. az para
prize money n. ganimet olarak verilen para
prize money n. para ödülü
prize money n. ganimet olarak alınan para
hush-money n. sus parası
pocket money n. okul harçlığı
money collector n. para koleksiyoncusu
hush money n. sus parası
money-winning n. para kazandıran
new money n. sonradan görme
key money n. kapora
hand money n. kapora
earnest money n. kapora
blood money n. kan bedeli
killing in the name of money n. para adına öldürme
saving money n. para biriktirme