clear of - Turco Inglés Diccionario

clear of

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "clear of" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
clear of v. arındırmak
clear of adj. -den uzak
Technical
clear of adj. temizlenmiş
Aeronautic
clear of expr. -den uzak

Significados de "clear of" con otros términos en diccionario inglés turco: 119 resultado(s)

Inglés Turco
General
keep clear of v. kaçınmak
clear out of v. toz olmak
stand clear of v. birinden uzak kalmak
keep clear of v. sakınmak
keep clear of v. çekinmek
get clear of v. el çekmek
stand clear of v. uzak durmak
stand clear of v. ile temas etmemeye çalışmak
stand clear of v. sakınmak
get clear of v. ayrılmak
stand clear of v. bir şeyden zarar görmeyecek kadar bir mesafede durmak
stand clear of v. bir şeyi kullanmamak
clear a piece of land (in order to grow crops) v. tarla açmak
be in the clear of v. faili olmadığını göstermek (bir suçun)
clear of something v. -den uzak durmak
start calling someone out of the clear blue v. birini birdenbire (telefonla) aramaya başlamak
have a clear view of v. net bir şekilde görmek
clear (of) adj. (bir şeyden) arınmış
clear (of) adj. (bir şey) içermeyen
out of clear sky adv. birdenbire
out of a clear sky adv. birdenbire
out of a clear sky adv. tepeden inme
out of clear sky adv. aniden
Phrasals
clear out of v. sıvışmak
clear out of v. kaçmak
clear out of v. kirişi kırmak
clear out of v. tüymek
clear someone of something v. (suçlamalardan) aklanmak
clear someone of something v. adını aklamak/temizlemek
clear someone out of some place v. birilerini dışarı çıkarmak
clear off (of some place) v. (bir yeri) terk etmek
clear (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) dışarı çıkmaya zorlamak
clear (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) zorla dışarı sevk etmek
clear (something) out of (some place) v. (bir yeri bir şeyden) temizlemek
clear (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) çıkarmak
clear off (of some place) v. (bir yerden) çıkmak
clear off (of some place) v. (bir yerden) ayrılmak
clear of (something) v. kendini (bir şeyden) aklamak/temizlemek
clear (something) out of (some place) v. (bir şeyi bir şeyden) çıkarmak/atmak
clear of (something) v. (bir şeyden) aklanmak/temizlenmek
clear out (of some place) v. (bir yerden) gitmek
clear out (of some place) v. (bir yerden) çıkıp gitmek
clear out (of some place) v. (bir yeri) terk etmek
clear out (of some place) v. (bir yerden) ayrılmak
clear out (of some place) v. (bir yerden) çıkmak
clear out (of some place) v. (bir yerden) defolmak
clear (of) v. beraat ettirmek
clear (of) v. (birinin) masumiyetini kanıtlamak
clear (of) v. suçtan aklamak
Idioms
keep clear of v. temizlemek
keep clear of v. kurtulmak
keep clear of v. ortadan kaldırmak
keep clear of v. bertaraf etmek
clear one's mind of v. kafasından atmaya çalışmak
come out of the clear blue sky v. aniden ortaya çıkmak
come out of a clear blue sky v. aniden ortaya çıkmak
come out of a clear blue sky v. haber vermeden çıkagelmek
come out of a clear blue sky v. çat kapı gelmek
come out of the clear blue sky v. haber vermeden çıkagelmek
come out of the clear blue sky v. çat kapı gelmek
steer clear of somebody v. birinden çekinmek
steer clear of somebody v. birisinden sakınmak
jump clear of something v. son anda atlamak/zıplamak/çekilmek
stay clear of something v. bir şeyden uzak durmak
stay well clear of v. -den uzak durmak
jump clear of something v. (kamyon/otobüsün) bir şeyin önünden çekilmek
steer clear of someone v. birinden uzak durmak
steer clear of someone v. birine bulaşmamak
clear the augean stables of (something) v. (bir şeyin) çirkefliğini ortadan kaldırmak
clear the augean stables of (something) v. (bir şeyin) pisliğini temizlemek
clear the augean stables of (something) v. (bir şeyin) rezaletini temizlemek
come out of a clear blue sky v. aniden ortaya çıkmak
come out of a clear blue sky v. beklenmedik olmak
come out of a clear blue sky v. çat kapı gelmek
come out of a clear blue sky v. haber vermeden çıkagelmek
come out of a clear blue sky v. ani olmak
come out of a clear blue sky v. bir anda olmak/ortaya çıkmak
jump clear of v. son anda atlamak/zıplamak/çekilmek
jump clear of v. (kamyonun, otobüsün) önünden çekilmek
leap clear (of something) v. sıçrayıp/atlayıp (bir şeyin önünden) çekilmek
leap clear (of something) v. sekip/zıplayıp (bir şeyin önünden) çekilmek
stay clear of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) uzak durmak
stay clear of v. -den uzak durmak
stay clear of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yanına yaklaşmamak
stay clear of v. -in yanına yaklaşmamak
stay clear of (someone or something) v. (birine/bir şeye) engel oluşturmamak
stay clear of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yolu kapatmamak
stay clear of (someone or something) v. (birine/bir şeye) bulaşmamak
steer clear of (someone or something) v. (birine/bir şeye) bulaşmamak
steer clear of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) uzak durmak
steer clear of v. -den uzak durmak
steer clear of v. -e bulaşmamak
out of the clear (blue) sky adv. pat diye
out of the clear (blue) sky adv. haberdar olmaksızın
out of the clear (blue) sky adv. aniden
out of a clear (blue) sky adv. apansız
out of the clear (blue) sky adv. apansız
out of the clear (blue) sky adv. ön bilgilendirme olmadan
out of a clear (blue) sky adv. aniden
out of a clear (blue) sky adv. pat diye
out of a clear (blue) sky adv. ön bilgilendirme olmadan
out of a clear (blue) sky adv. haberdar olmaksızın
out of a clear blue sky expr. damdan düşer gibi
out of a clear blue sky expr. ummadık anda
out of a clear blue sky expr. beklenmedik bir anda
Speaking
if you pack up your stuff and clear out of here tonight we will let you off the hook expr. hemen tası tarağı toplayıp ortalardan kaybolursan peşini bırakacağız
if you pack up your stuff and clear out of here tonight we will let you off the hook expr. hemen tası tarağı toplayıp ortalardan toz olursan peşini bırakacağız
Law
free and clear of expr. ari olarak
Aeronautic
clear of the runway n. uçağın pistten tam anlamıyla kalkmış olması
clear of the runway expr. pist temiz
clear of the runway expr. pist terk edilmiş
Medical
clear cell carcinoma of the ovary n. overin oksifilik berrak hücreli karsinomu
clear cell adenocarcinoma of the cervix n. servikal berrak hücreli adenokarsinom
clear cell adenocarcinoma of the cervix n. serviksin berrak hücreli adenokarsinoması
Modern Slang
a clear bag of smashed assholes n. leş (gibi)
a clear bag of smashed assholes n. çok kötü
a clear bag of smashed assholes n. bok (gibi)
a clear bag of smashed assholes n. iğrenç
a clear bag of smashed assholes n. bok çuvalı (gibi)