climb - Turco Inglés Diccionario

climb

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

climb — Definition

Significado:
tırmanmak, yükselmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /klaɪm/ – BrE /klaɪm/)
Categoría gramatical:
Fiil: climb (climbs – climbed – climbing)

Significados de "climb" en diccionario turco inglés : 39 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
climb n. tırmanış
The group decided to try the world's most dangerous climb.
Grup, dünyanın en tehlikeli tırmanışını gerçekleştirmeye karar verdi.

More Sentences
climb v. tırmanmak
Jack climbed over the fence and picked some cherries from the tree.
Jack çitin üzerinden tırmandı ve ağaçtan biraz kiraz topladı.

More Sentences
General
climb n. yokuş
We have some tough and difficult climbs to get through at the moment.
Şu anda aşmamız gereken bazı zorlu ve çetin yokuşlar var.

More Sentences
climb n. tırmanma
The reporter asked the details of her climb to the top.
Muhabir, zirveye tırmanmasıyla ilgili ayrıntıları sordu.

More Sentences
climb n. artış
The market expects a climb in food prices.
Piyasa, gıda fiyatlarında artış bekliyor.

More Sentences
climb v. çıkmak
The strong wind prevented the plane from quickly climbing up to a high altitude.
Şiddetli rüzgar uçağın hızla yüksek bir irtifaya çıkmasını engelledi.

More Sentences
climb v. tırmanmak
Jack climbed over the fence and picked some cherries from the tree.
Jack çitin üzerinden tırmandı ve ağaçtan biraz kiraz topladı.

More Sentences
climb v. yükselmek
The athlete climbed up to number three this season.
Atlet, bu sezon üçüncü sıraya kadar yükseldi.

More Sentences
climb v. yükselmek
The athlete climbed up to number three this season.
Atlet, bu sezon üçüncü sıraya kadar yükseldi.

More Sentences
climb v. zar zor gitmek
Tom climbed through the window into the bedroom.
Tom pencereden yatak odasına zar zor gitti.

More Sentences
Technical
climb n. tırmanma
The reporter asked the details of her climb to the top.
Muhabir, zirveye tırmanmasıyla ilgili ayrıntıları sordu.

More Sentences
climb n. yükselme
The team's climb from tenth to fifth in the league was expected.
Takımın ligde onunculuktan beşinciliğe yükselmesi bekleniyordu.

More Sentences
climb v. tırmanmak
Jack climbed over the fence and picked some cherries from the tree.
Jack çitin üzerinden tırmandı ve ağaçtan biraz kiraz topladı.

More Sentences
climb v. yükselmek
The athlete climbed up to number three this season.
Atlet, bu sezon üçüncü sıraya kadar yükseldi.

More Sentences
Botanic
climb v. (bitki) sarılarak büyümek
The vines are known to climb up on the rigid surfaces.
Sarmaşıkların sert yüzeylere sarılarak büyüdüğü bilinmektedir.

More Sentences
Sport
climb v. dağcılıkla uğraşmak
Climbing requires serious practice.
Dağcılıkla uğraşmak ciddi anlamda pratik gerektirir.

More Sentences
General
climb n. tırmanacak yer
climb n. çıkma
climb n. çıkma
climb v. sarılarak tırmanmak
climb v. aşama kaydetmek
climb v. güçlükle çıkmak
climb v. tutunarak zar zor hareket etmek
climb v. ilerlemek
climb v. (kendi) sosyal statüsünü yükseltmek
climb v. yükselişte olmak
climb v. yükseğe zıplamak
Colloquial
climb v. (birini) haşlamak
climb v. azarlamak
climb v. paylamak
climb v. çıkışmak
climb v. (birini) fırçalamak
climb v. üstüne giymek
climb v. içine girmek
Sport
climb v. tırmanıcı olmak
climb v. dağcı olmak
Slang
climb n. esrarlı sigara
climb n. cigaralık
climb n. cigara

Significados de "climb" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
climb over v. aşmak
General
hill climb n. tırmanma
rapid climb n. çabuk tırmanma
rapid climb n. hızlı artış
rapid climb n. ani yükseliş
climb ropes n. tırmanma halatları
climb-down n. (fikirden, konumdan) geri çekilme
climb a mountain v. dağa tırmanmak
climb down v. tutunarak inmek
climb a mountain v. dağa çıkmak
climb down v. aşağı inmek
climb down v. aşağıdan almak
climb down v. inmek
climb up stairs v. merdiven çıkmak
climb a tree v. ağaca çıkmak
climb up v. yukarı çıkmak
climb up v. tırmanmak
climb a tree v. ağaca tırmanmak
climb out of the bed v. yataktan kalkmak
climb a ladder v. merdiven çıkmak
climb a ladder v. merdivenden çıkmak
climb high v. yükseğe çıkmak
climb on the motorbike v. motosiklete binmek
climb off the motorcycle v. motosikletten inmek
climb on the motorbike v. motora binmek
climb off the motorbike v. motordan inmek
climb off the motorbike v. motosikletten inmek
climb on the motorcycle v. motora binmek
climb up the slope v. bayır yukarı çıkmak
climb on the motorcycle v. motosiklete binmek
climb off the motorcycle v. motordan inmek
(the sun) climb v. güneş doğmak
(the sun) climb v. güneş yükselmek
climb the tree v. ağaca tırmanmak
climb down the tree v. ağaçtan inmek
climb the social ladder v. sınıf atlamak
climb up the celebrity ladder v. şöhret basamaklarını hızla tırmanmak
climb the corporate ladder v. meslekte ilerlemek
climb to the top of mount everest v. everest dağının tepesine tırmanmak
climb the tree v. ağaca çıkmak
climb up the roof v. çatıya tırmanmak
climb into thousands v. binlere tırmanmak
climb into thousands v. binlere çıkmak/yükselmek
climb the steps one by one v. basamakları tek tek çıkmak
climb the stairs step by step v. basamakları tek tek çıkmak
climb a volcano v. yanardağa tırmanmak
climb down (from) v. (fikirden, konumdan) geri çekilmek
climb (along) v. güç bela ilerlemek
climb up v. kademe artışı
climb up v. statü artışı
climb (along) v. zorlukla ilerlemek
Phrasals
climb down v. bayır aşağı inmek
climb on v. üzerine tırmanmak
climb on v. üzerine binmek
climb on v. tırmanmak
climb on v. tırmanarak çıkmak
climb out of v. bir sorundan kurtulmaya çalışmak
climb out of v. tırmanarak çıkmak
climb into v. giyinmek
climb down v. kabullenmek
climb down v. fikrinden vazgeçmek
climb out (of something) v. (bir şeyden) dışarı tırmanmak
climb onto something v. bir şeye binmek
climb up (something) v. (bir şeye) çıkmak
climb down (from something) v. (bir şeyin üstünden) inmek
climb on something v. bir şeye çıkmak
climb on something v. bir şeye binmek
climb out v. tırmanıp (bir yerden) çıkmak
climb on something v. bir şeyin üstüne çıkmak/tırmanmak
climb onto (someone or something) v. birinin/bir şeyin üstüne binmek
climb on something v. bir şeye tırmanmak
climb onto (someone or something) v. (birine/bir şeye) tırmanmak
climb on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstüne çıkmak/tırmanmak
climb up (something) v. (bir şeye) tırmanmak
climb out v. tırmanarak dışarı çıkmak
climb onto something v. bir şeye tırmanmak
climb out (of something) v. tırmanarak (bir şeyden) dışarı çıkmak
climb out v. tırmanarak (bir yerden) çıkmak
climb out (of something) v. tırmanarak (bir şeyden) çıkmak
climb into (something) v. (bir şeyin) içine girmek
climb onto something v. bir şeye çıkmak
climb on (someone or something) v. (birine/bir şeye) tırmanmak
climb onto (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstüne çıkmak/tırmanmak
climb out (of something) v. tırmanıp (bir şeyden) çıkmak
climb into (something) v. (bir kıyafetin, yatağın) içine girmek
climb onto something v. bir şeyin üstüne çıkmak/tırmanmak
climb down (from something) v. (bir şeyden) aşağı inmek
climb on (someone or something) v. birinin/bir şeyin üstüne binmek
climb down yokuş aşağı inmek
Phrases
a monkey knows what tree to climb expr. herkes ne yapacağını bilir
every monkey knows what tree to climb expr. herkes ne yapacağını bilir
Proverb
he who would climb the ladder must begin at the bottom merdiven ayak ayak çıkılır
he who would climb the ladder must begin at the bottom yükselmek için mutlaka öncelikle en alttan başlamak gerekir
he who would climb the ladder must begin at the bottom bir işte çok iyi bir yere gelmek (yükselmek) istiyorsan en alttan başlayıp adım adım yükselmelisin
he that would eat the fruit must climb the tree emek olmadan yemek olmaz
he that would eat the fruit must climb the tree meyveyi yemek isteyenin ağaca tırmanması gerekir
he that would eat the fruit must climb the tree bir amaca ulaşmak için çalışmak/çaba sarf etmek gerekir
every monkey knows what tree to climb tecrübeli insanlar/tecrübeli biri ne yapıp yapmayacağını bilir
a monkey knows what tree to climb herkes ne yapacağını bilir
every monkey knows what tree to climb herkes ne yapacağını bilir
a monkey knows what tree to climb tecrübeli insanlar/tecrübeli biri ne yapıp yapmayacağını bilir
Colloquial
go climb a tree! expr. defol git ve beni rahatsız etme!
Idioms
a mountain to climb n. çetin görev
a mountain to climb n. zor iş
climb down v. alttan almak
climb the wall v. aşırı tepki göstermek
climb the wall v. aklı başından gitmek
climb on the bandwagon v. sürüye uymak
climb on the bandwagon v. çoğunluğun görüşüne uymak
climb on the bandwagon v. çoğunluğa katılmak
climb on the bandwagon v. iyi olan tarafa katılmak
climb on one's high horse v. gösteriş yapmak
climb on one's high horse v. büyüklenmek
climb the walls v. oldukça heyecanlı olmak
climb on one's high horse v. caka satmak
climb on one's high horse v. kibirlenmek
climb the walls v. yerinde duramamak
climb on one's high horse v. yüksekten bakmak
climb the walls v. heyecandan yerinde duramamak
climb to one's knees v. dizlerinin üzerinde doğrulmak
climb parnassus v. şiir yazmak
climb on the gravy train v. işi iş olmak
climb on the gravy train v. kebap gibi bir işe gelmek
climb on the gravy train v. sağlam yere kapak atmak
climb on the gravy train v. sağlam yere olta atmak
climb on the gravy train v. az emek harcanan ama çok para kazanılan iş/makam/duruma gelmek
climb on the gravy train v. turnayı gözünden vurmak
climb parnassus v. şiir yazmak
climb parnassus v. parnassos'a tırmanmak
climb off the fence v. nihayet düşüncesini belirtmek
climb off the fence v. kararsızlık durumundan kurtulmak/çıkmak
climb off the fence v. sonunda bir karar vermek
climb up the ladder v. güçlenmek
climb (up) the ladder v. başarı basamaklarını tırmanmak
climb the ladder v. daha başarılı olmak
climb (up) the ladder v. ilerlemek
climb up the ladder v. yükselmek
climb up the ladder v. daha başarılı olmak
climb the ladder v. önem kazanmak
climb (up) the ladder v. güçlenmek
climb up the ladder v. başarı basamaklarını tırmanmak
climb up the ladder v. önem kazanmak
climb the ladder v. gelişmek
climb up the ladder v. gelişmek
climb the ladder v. ilerlemek
climb (up) the ladder v. gelişmek
climb up the ladder v. ilerlemek
climb the ladder v. yükselmek
climb the ladder v. güçlenmek
climb (up) the ladder v. yükselmek