cooking - Turco Inglés Diccionario

cooking

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cooking — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkʊkɪŋ/ – BrE /ˈkʊkɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim/Sıfat
Antónimos:
freezing, rawness

Significados de "cooking" en diccionario turco inglés : 17 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
cooking n. yemek pişirme
I am terrible at cooking.
Yemek pişirme konusunda berbatım.

More Sentences
General
cooking n. mutfak
I miss a lot of my mom’s cooking.
Annemin yemeklerini çok özlüyorum.

More Sentences
cooking n. yemek yapma
She has improved her skill in cooking recently.
Son zamanlarda yemek yapma becerisini geliştirdi.

More Sentences
Gastronomy
cooking n. aşçılık
There is every tool for basic cooking in the kitchen.
Mutfakta temel aşçılık için gereken her türlü alet mevcuttur.

More Sentences
cooking n. pişirme
This frees the oven for other cooking.
Bu, fırını diğer pişirme işlemleri için serbest bırakır.

More Sentences
General
cooking n. yemek pişirme sanatı
cooking n. yemek pişirmede kullanılan
cooking n. pişim
cooking adj. yemeklik
cooking adj. mutfakla ilgili
Colloquial
cooking adj. devam eden
cooking adj. ilerleyen
cooking adj. süren
cooking adj. meydana gelen
Gastronomy
cooking n. yemek
cooking n. öğün
cooking adj. kuliner

Significados de "cooking" con otros términos en diccionario inglés turco: 116 resultado(s)

Inglés Turco
General
cooking butter n. sağyağ
cooking pit n. toprak fırın
cooking quality n. pişme kalitesi
cooking fire n. pişirme ateşi
gas-burning domestic cooking appliances n. gaz yakan ev tipi pişirici cihazlar
cooking oil n. yemeklik yağ
cooking range n. ocak
adequate cooking n. yeterince pişirme
cooking certificate n. aşçılık sertifikası
cooking time n. pişme süresi
cooking pot n. tencere
cooking stove n. kuzine/mutfak sobası/fırınlı ocak
cooking apron n. mutfak önlüğü
glossary of cooking terms n. aşçılık terimleri sözlüğü
glossary of cooking terms n. yemek pişirme terimleri sözlüğü
cooking competition n. yemek yarışması
cooking course n. yemek kursu
cooking show n. yemek programı
cooking boiler n. yemek kazanı
cooking boiler n. pişirme kazanı
cooking cauldron n. pişirme kazanı
cooking vessel n. yemek kazanı
cooking vessel n. pişirme kazanı
cooking cauldron n. yemek kazanı
cooking contest n. yemek yarışması
cooking club n. aşçılık kulübü
cooking tools n. pişirme araçları
slow-cooking n. yavaş pişirme
spoil food by cooking it for too long v. yemeği yakmak
do the cooking v. yemeği pişirmek
for cooking adj. pişirimlik
Colloquial
now you're cooking with gas expr. işte şimdi oldu (yaptın bravo)
Idioms
be cooking with gas v. iyiye gitmek
be cooking on gas v. gelişme göstermek
be cooking with gas v. gelişme göstermek
be cooking on gas v. aşama kaydetmek
be cooking on gas v. iyiye gitmek
be cooking with gas v. aşama kaydetmek
cooking for one v. tek kişiye yemek yapmak
cooking for one v. tek kişilik yemek yapmak
cooking for one v. bir kişiye yemek yapmak
cooking for one v. bir kişilik yemek yapmak
what's cooking? expr. neler oluyor?
what's cooking? expr. neler dönüyor?
what's cooking? expr. ne dolaplar çeviriyor?
now you're cooking! expr. işte şimdi oldu (yaptın bravo)!
now (one's) cooking (with gas) expr. işte şimdi gerçekten/randımanlı olarak çalışıyor
now (one's) cooking (with gas) expr. işte şimdi oldu (yaptı bravo)
now (one's) cooking (with gas) expr. işte şimdi bir ilerleme kaydetti
Speaking
what's cooking? expr. ne var
what's cooking? expr. ne yok?
what's cooking? expr. ne var ne yok?
I'm good at cooking expr. yemek yapmaktan anlarım
I'm good at cooking expr. iyi yemek yaparım
are you cooking? expr. yemek mi yapıyorsun?
I like cooking expr. yemek pişirmeyi seviyorum
what are you cooking? expr. ne pişiriyorsun?
I am good at cooking expr. yemek pişirmede iyiyimdir
I am good at cooking expr. yemek pişirmekte iyiyimdir
I am good at cooking expr. iyi yemek pişiririm
my aunt doesn't like cooking very much expr. halam yemek yapmayı çok sevmez
my aunt doesn't like cooking very much expr. teyzem yemek yapmayı çok sevmez
do you like cooking? expr. yemek yapmaktan hoşlanır mısınız?
do you like cooking? expr. yemek yapmayı sever misiniz?
do you like cooking? expr. yemek yapmaktan hoşlanır mısın?
do you like cooking? expr. yemek yapmayı sever misin?
my mom is cooking expr. annem yemek yapıyor
I like cooking expr. ben yemek yapmayı severim
I don't like cooking expr. yemek yapmayı sevmiyorum
she likes cooking expr. yemek yapmayı sever
he likes cooking expr. yemek yapmayı sever
I don't like cooking expr. yemek yapmayı sevmem
Media
tv cooking show n. yemek programı
cooking channel n. yemek kanalı
Technical
enamelled cooking utensil n. emayelenmiş mutfak eşyası
electrical cooking table n. elektrikli pişirme ocağı
solar cooking n. güneş enerjisi ile pişirme
cooking canopy n. aspiratör
heating or cooking applications n. ısıtma ve pişirme uygulamaları
vitreous and porcelain enameled cooking utensils n. camsı ve porselen emaye kaplı mutfak eşyaları
enamelled cooking utensils n. emaye kaplı mutfak eşyaları
portable cooking appliance n. taşınabilir pişirme cihazı
Food Engineering
cooking media n. pişirme ortamı
Gastronomy
home cooking n. ev yemekleri
art of cooking n. yemek pişirme sanatı
cooking time n. pişirme süresi
cooking oil n. yemeklik yağ
cooking utensil n. mutfak takımı
a domed round iron plate for cooking n. saç
cooking pot n. derin tava
cooking utensil n. yemek pişirme malzemesi
cooking pan n. pişirme kazanı
steam cooking pan n. buharlı tencere
multi-purpose cooking pan n. çok amaçlı pişirme tavası
cooking method n. yemek pişirme metodu
cooking stove n. mutfak (ocak)
cooking range n. mutfak (ocak)
cooking canopy n. davlumbaz
cooking base n. yemek harcı
cooking arts n. kuliner
cooking cream n. krema
cooking chocolate n. yemeklerde kullanılan saf ve şekersiz çikolata
cooking apple n. yemeklerde kullanılmaya uygun elma
cooking pan n. pişirme kazanı
cooking school n. aşçılık okulu
batch cooking n. bir kısmını saklayarak daha sonra kullanmak üzere fazla miktarda yemek pişirme
cooking in bulk n. bir kısmını saklayarak daha sonra kullanmak üzere fazla miktarda yemek pişirme
fusion cooking n. füzyon mutfak
Chemistry
cooking soda n. sodyum bikarbonat
cooking soda n. karbonat
Agriculture
sugar cooking and vacuum boiler n. şeker pişirme ve vakumlama kazanı
Slang
cooking with gas adj. iyiye giden
cooking with gas adj. gelişme gösteren
cooking with gas adj. başarı kaydeden
cooking with gas adj. başarılı
it's cooking expr. hava berbat sıcak