crash! - Turco Inglés Diccionario

crash!

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "crash!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
crash n. kırılma
crash v. çarpışmak
crash v. çarpmak
General
crash n. şangırtı
airplane crash n. uçak kazası
crash n. batkınlık
crash n. gürültü ile düşme
air crash n. uçak kazası
crash n. hızla gelen büyük iflas
crash n. çat
crash n. gürleme
crash of thunder n. gök gürültüsü
crash n. gümbürtü
crash n. yıkılma
crash n. oto kazası
crash n. parçalanma
crash repairs n. karoser tamiratı
crash n. çözülme
crash diet n. sıkı rejim
crash helmet n. kask
crash n. iflas
crash n. tarraka
crash n. uçak kazası
crash n. top atma
crash n. borsada hisselerin birden düşmesi
crash n. şırak
crash n. cayırtı
crash n. çatırtı
crash n. batkı
crash n. seri
crash n. gürültü
crash n. kaza
crash n. araba kazası
crash n. düşüş
crash n. sukut
crash n. çökme
crash n. havluluk bez
gate-crash n. davetsiz misafir
hard crash n. örseleyen çöküm
crash n. çatırdı
car crash n. araba kazası
crash pad n. geçici olarak kalacak yer
plane crash n. uçak düşmesi
plane crash n. uçağın düşmesi
plane crash n. uçak kazası
crash diet n. şok diyet
helicopter crash n. helikopter kazası
crash n. çarpışma
crash programme n. hızlandırılmış/yoğun ders programı
crash n. yoğun kurs
crash program n. hızlandırılmış/yoğun ders programı
crash starting n. arabanın iterek çalıştırılması
crash starting n. arabayı iterek çalıştırma
train crash n. tren kazası
car crash n. araba çarpması
crash memory n. kaza belleği
crash barrier n. çarpma bariyeri
crash n. gümbürtü
crash n. tiyatroda cam kırılma sesini taklit etmek için kullanılan içi kırık parça dolu sepet
crash n. üzerinde halı serilmiş zemini kaplayan kumaş
crash n. huzursuzluk hali
crash n. (borsa) çöküş
crash v. büyük bir gürültüyle çalmak
have a crash v. kaza yapmak
crash v. iflas borusunu çalmak
crash into v. bindirmek
crash v. çatırdamak
crash v. top atmak
crash v. hızla iflas etmek (işyeri)
crash v. çarpa çarpa gürültülü bir şekilde gitmek
crash v. büyük bir gürültü yapmak
crash v. çarpa çarpa şiddetli ve gürültülü bir şekilde koşmak
crash into v. çarpmak
crash v. kırılmak
crash v. iflas bayrağını çekmek
crash v. düşmek (kaza sonucu)
crash v. iflas etmek
crash v. top atmak (işyeri)
crash v. gürültü etmek
crash v. düşmek
crash v. büyük bir gürültüyle vurmak
crash v. çarpmak
crash the gate v. ücret vermeden girmek
crash v. parçalanmak
crash v. davetsiz olarak gitmek
crash v. çarpmak (kaza sonucu)
crash v. parçalamak
crash v. paldır küldür gitmek
crash v. kırmak
crash v. atarak paramparça etmek
crash v. çökmek
crash v. sabahlamak
crash v. gürlemek
crash out v. bir başkasının evinde uyumak
crash v. batmak
crash into v. araba ile vurmak
crash v. şangırdamak
crash v. gürültüyle düşmek
crash into a truck coming from the opposite direction v. karşı yönden seyreden bir kamyona çarpmak
crash into a truck coming from the opposite direction v. karşı yönden gelen kamyona çarpmak
(computer) to crash v. bilgisayar çökmek
(one's computer) to crash v. bilgisayarı çökmek
(the wave) to crash v. dalga çarpmak
crash v. gürültüyle çarpmak
crash v. yere çakılmak
crash v. bindirmek
crash v. düşüp parçalanmak
crash v. çakılmak
crash v. çarptırmak
crash-land v. zorunlu iniş yaptırmak
gate-crash v. basmak
crash-land v. hasarlı inmek
crash-land v. mecburi iniş yapmak
crash-land v. hasarlı indirmek
gate-crash v. düzenlelen bir etkinliğe biletsiz gelmek
crash and burn v. hezimete uğramak
crash and burn v. başarısız olmak
crash and burn v. düşüp infilak etmek
crash right after takeoff v. kalkıştan hemen sonra yere çakılmak
survive the plane crash v. uçak kazasından sağ kurtulmak
crash through the waves v. dalgaları yararak aşmak
crash into the reef v. kayalıklara çarpmak
die in a plane crash v. uçak kazasında ölmek
crash a wedding v. bir düğüne davetsiz katılmak
head on crash v. (araç) kafa kafaya çarpışmak
crash a party v. partiye davetsiz gitmek
crash a party v. partiye davet edilmeden gitmek
crash a party v. partiye davetsiz katılmak
crash v. gündeme başsayfadan girmek
crash v. birdenbire aşırı popüler olmak
crash-test v. (yeni ürünü) güvenlik açısından test etmek
crash v. voliyi vurmak
crash v. köşeyi dönmek
crash [obsolete] v. dişlerini gıcırdatmak
crash v. gecelemek
crash v. davetsiz gelmek
crash v. basmak
crash v. sızmak
crash v. kalmak
crash v. gürlemek (gök)
crash v. hezimete uğramak
crash v. kafayı vurup yatmak
crash adj. hızlı
crash adj. şangır şungur
crash adj. yoğun
crash adj. maksimum kaynak kullanılarak acil durum koşullarını en kısa sürede yerine getiren
after a plane crash like this adv. böyle bir uçak kazasından sonra
there's been a crash expr. bir kaza oldu
there's been a crash expr. bir kaza olmuş
Phrasals
crash down about v. üzerine yıkılmak