davul - Turco Inglés Diccionario

davul

Significados de "davul" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
davul drum n.
John is playing the drum in a local band.
John yerel bir grupta davul çalıyor.

More Sentences
General
davul drum n.
John is playing the drum in a local band.
John yerel bir grupta davul çalıyor.

More Sentences
Art
davul drum n.
John is playing the drum in a local band.
John yerel bir grupta davul çalıyor.

More Sentences
General
davul timpani n.
davul atabal n.
Music
davul tambour n.
davul tympan n.
davul membranophone n.
davul timpan n.
davul tympani n.
davul tympany n.
davul timpano n.
Slang
davul hides n.
davul skin n.

Significados de "davul" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
davul sesi roll n.
davul sesi drum n.
davul sargı drum winding n.
tenor davul tenor drum n.
davul sopası drumstick n.
davul sesi tum n.
çalmak davul beat n.
sciaenidae familyasından davul sesi çıkaran bir çeşit balık drumfish n.
davul çalma drumming n.
davul sesi drumbeat n.
davul tokmağı drumstick n.
davul derisi drum head n.
davul sesi rub-a-dub n.
büyük davul bass drum n.
zurna ve davul shawm-and-drum n.
omuza takılan bant şeklinde askı (davul vb taşımak için) baldric n.
davul sesi rataplan n.
hızlı davul sesi paradiddle n.
hızlı davul sesi drum roll n.
davul zarı drumhead n.
davul zarı drum skin n.
davul sesi touk n.
davul sesini andıran ses tuck n.
davul sesi tuck n.
(davul derisi gibi) gergin deri tympan n.
davul derisi head n.
davul derisi head n.
gök gürlemesinden daha alçak davul sesi ruffle n.
çelik davul pan n.
pan davul çalışılan kapalı alan panyard [caribbean] n.
bas davul pedalı pedal n.
davul çalmak play drums v.
davul çalmak shout something from the rooftops v.
davul çalmak drum v.
çalmak (davul) beat v.
davul çalmak beat the drum v.
patırtı şeklinde çalmak (davul) ruffle v.
davul ritmiyle işaret vermek beat v.
(davul) vurmak beat v.
davul gibi bloated adj.
davul gibi şişmiş bloated adj.
davul sesi çıkaran tom-tom adj.
gergin olmayan (davul) unbraced [obsolete] adj.
gerilmemiş (davul) unbraced [obsolete] adj.
teksesli (davul) uniphonous adj.
davul biçimli drum-like adj.
davul biçimli drum-shaped adj.
davul bageti drumstick N.
Phrases
davul zurnayla with a flourish of trumpets expr.
Proverb
anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az a word to the wise is enough, and many words won't fill a bushel
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az a word to the wise is enough
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az a word is enough to the wise
anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az a word to the wise is enough
anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az a word to the wise in enough
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az a nod is as good as a wink to a blind horse
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az a word to the wise is sufficient
davul bile dengi dengine çalar birds of a feather flock together
davul bile dengi dengine vurur birds of a feather flock together
davul bile dengi dengine birds of a feather flock together
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az a nod is as good as a wink to a blind man
davul bile dengi dengine vurur birds of a feather fly together
davul bile dengi dengine çalar birds of a feather fly together
davul bile dengi dengine birds of a feather fly together
anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az a nod is as good as a wink to a blind bat
Idioms
davul zurna flourish of trumpets n.
davul zurnayla duyurmak beat a drum v.
davul gibi gergin (as) tight as a drum adj.
davul gibi gergin/gerilmiş tight as a drum adj.
Technical
davul-tampon-ip tekniği drum-buffer-rope technique n.
uzun davul tambourine n.
ufak davul tambour n.
davul derisine benzeyen tympaniform adj.
Marine Biology
davul şamandıra drum buoy n.
sciaenidae familyasına ait davul sesi çıkaran bir balık striped drum (equetus pulcher) n.
dik uzun sırt yüzgeci olan siyah-beyaz bir davul balığı jackknife-fish (equetus lanceolatus) n.
sciaenidae familyasından olup davul sesi çıkaran bir balık organ fish n.
History
(geçmişte ingiltere'de) halkın milis kuvvetlerine koşum takımı, davul, boya ve benzeri ürünleri her yıl vergi olarak vermesi trophy money n.
geçmişte her yıl ingiltere'de halkın milis kuvvetlerine koşum takımı, davul, boya ve benzeri ürünleri vergi olarak vermesi trophy tax n.
Military
askerleri toplanmaya çağıran davul sesi rappel [obsolete] n.
davul ya da trampet çalarak düşmanı barış görüşmesine davet etme chamade n.
gün batımında bayrağın indirilmesine işaret eden borazan veya davul çağrısı retreat n.
gün batımında bayrak indirme emrini veren davul sesi drumbeat n.
düşmanla müzakere etmek amacıyla sinyal olarak davul çalmak beat a parley v.
Art
çerçeveli davul frame drum n.
Music
bas davul bass drum n.
davul derisi drumhead n.
davul derisi drum head n.
davul çalınması drumbeat n.
davul veya boru sesi tuck n.
davul veya trampet çalıcısı drummer n.
kasnak vuruş (davul) rimshot n.
davul ritim bilgisayarı drumcomputer n.
davul tokmağı drumstick n.
davul sopası drumstick n.
kalın ses veren büyük davul bass-drum n.
davul çemberi drum circle n.
davul derisi drum skin n.
çelik davul steelpan n.
birbirinden farklı boyut ve sese sahip çift davul tabla n.
kuzey hindistan'da yaygın olan küçük bir tür davul tabla n.
büyüklüğü ve tonu farklılık gösteren, birlikte çalınan bir çift davul tabla n.
irlanda müziğine özgü bir tür davul bodhran n.
baskın davul ritimlerinin yer aldığı reggae müzik türü nyahbinghi n.
afrika'da bir tür davul ngoma [east african] n.
endonezya'ya özgü çerçeveli davul veya tef terbang n.
meksika'ya özgü aztek kökenli bir davul teponaxtli n.
meksika'ya özgü aztek kökenli bir davul teponaxtle n.
tenor davul tom-tom n.
monoton davul sesi tom-tom n.
bas/perküsyon davul trap drum n.
samilerin şamanizm veya büyü amaçlarıyla çaldığı davul troll-drum n.
pirinçten yapılan davul tusch n.
davul seti timbal n.
davul seti tymbalon n.
davul bageti tymp stick n.
kuzey afrika'daki mağribilerin çalınan bir davul atabal n.
kuzey afrika'da mağribi halkının çaldığı bir davul çeşidi atabal n.
kuzey afrika'da mağribi halkının çaldığı bir davul çeşidi attabal n.
1980'li yıllarda elektronik davul aletlerinin kullanıldığı rap veya hip hop müziği bass music n.
bas davul gran cassa n.
flamenko müziğinde kullanılan davul benzeri bir enstrüman zambomba n.
martinik adası'na özgü bir davul çalma tarzı belair n.
davul kordonunu gerilimini değiştirmek için kayan deri halka brace n.
hint müziğinde kullanılan bir tür davul mridang n.
çift başlı büyük bir davul türü gran casa n.
guadeloupe adası'nın davul temelli müzik tarzı gwo ka n.
ojibva yerlilerinin kullandığı bir davul türü onagon n.
davul sesi ruba-dub n.
el ile çalınan davul tipi bir müzik aleti conga drum n.
el ile çalınan davul tipi bir müzik aleti conga n.
hindistan'a özgü, özellikle pencap'ta yaygın bir tür çift taraflı davul dhol n.
belirsiz bas bir sese sahip büyük bir davul gran cassa n.
iki tarafına da vurulan büyük bir davul çeşidi double drum n.
vuruştan önce iki hızlı çarpma notasının çalındığı üçlü davul vuruşu drag n.
bas gitar ve davul sesi ağırlıklı, yüksek tempolu bir elektronik dans müziği drum-and-bass n.
kısa davul seslerinin art arda hızla sıralanması drumroll n.
davul vuruşu drumbeat n.
bas gitar ve davul sesi ağırlıklı, yüksek tempolu bir elektronik dans müziği drum 'n' bass n.
bas gitar ve davul sesi ağırlıklı, yüksek tempolu bir elektronik dans müziği drum'n'bass n.
davul vuruşu dub n.
dört temel vuruştan oluşan bir davul ritmi paradiddle n.
ilki çok hızlı çarpma notası olan iki vuruşlu davul temposu flam n.
davul tokmağı beater n.
(davul çalarken) baget kullanımı stickwork n.
davul sopası stick n.
bir davul sopası kullanma yöntemi sticking n.
(davul çalarken) sopa kullanımı stickwork n.
pan davul steel drum n.
pan davul kullanan trinidadlı bir müzik grubu steel band n.
(karayipler'e özgü) çelik davul steel pan n.