deadlocks - Turco Inglés Diccionario

deadlocks

deadlocks — Definition

Significado:
kilitlenme, çıkmaz, tıkanma
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈdɛdˌlɑːk/ – BrE /ˈdɛdˌlɒk/)
Categoría gramatical:
İsim: deadlock (deadlocks)
Sinónimo:
stalemate, impasse
Antónimos:
resolution, progress

Significados de "deadlocks" en diccionario turco inglés : 26 resultado(s)

Inglés Turco
General
deadlock n. çıkmaz
The situation turned into a deadlock with his disappearance.
Adamın ortadan kaybolmasıyla durum çıkmaza girdi.

More Sentences
deadlock n. çözümsüzlük
Sami's first trial ended in a deadlock.
Sami'nin ilk duruşması çözümsüzlükle bitti.

More Sentences
deadlock n. sürmeli kilit
The deadlock can't be operated properly because of the rust.
Paslanma nedeniyle sürmeli kilit düzgün çalışmıyor.

More Sentences
deadlock n. kilitlenme
Given the deadlock at the political level, the Association Council has not been able to hold a meeting since April 1997.
Politik düzeydeki kilitlenme nedeniyle, Ortaklık Konseyi Nisan 1997'den beri toplanamamıştır.

More Sentences
Telecom
deadlock n. kilitlenme
Given the deadlock at the political level, the Association Council has not been able to hold a meeting since April 1997.
Politik düzeydeki kilitlenme nedeniyle, Ortaklık Konseyi Nisan 1997'den beri toplanamamıştır.

More Sentences
Military
deadlock n. kilitlenme
Given the deadlock at the political level, the Association Council has not been able to hold a meeting since April 1997.
Politik düzeydeki kilitlenme nedeniyle, Ortaklık Konseyi Nisan 1997'den beri toplanamamıştır.

More Sentences
General
deadlock n. tıkanıklık
deadlock n. hareketin tamamen durması
deadlock n. kördüğüm
deadlock n. durgunluk
deadlock n. karşılıklı kilitlenme
deadlock n. açmaz
deadlock n. sürme dilli kilit
deadlock n. sürgü kilit
deadlock n. çözümlenemeyen anlaşmazlık
deadlock n. hücre hapsinde kullanılan maksimum güvenlikli oda
deadlock v. yerinde saymak
deadlock v. çıkmaza sokmak
deadlock v. tıkanmak
deadlock v. çıkmaza girmek
deadlock N. tıkanma
Idioms
deadlock v. çıkmaza girmek
deadlock v. tamamen durmak
Technical
deadlock n. kaynak bekleme
Computer
deadlock n. ölükilit
Railway
deadlock n. demiryolu makasında ray kilitleme aygıtı

Significados de "deadlocks" con otros términos en diccionario inglés turco: 19 resultado(s)

Inglés Turco
General
deadlock [us] n. (müsabakada) beraberlik puanı
come to a deadlock v. çıkmaza girmek
come to a deadlock v. tıkanmak
come to a deadlock v. olduğu yerde saymak
reach deadlock v. çıkmaza düşmek
come to deadlock v. açmaza girmek
drag something into a deadlock v. açmaza sürüklemek
bring to a deadlock v. çıkmaza sokmak
reach a deadlock v. çözümsüzlüğe ulaşmak
come to a deadlock v. yerinde saymak
reach deadlock v. çözümsüzlüğe ulaşmak
break the deadlock v. çıkmazdan kurtarmak
deadlock [us] v. berabere kalmak
Idioms
reach deadlock v. kördüğüm olmak
end in deadlock v. kördüğüm olmak
Politics
protracted political deadlock n. uzun süren politik çözümsüzlük
Technical
deadlock condition n. kaynak bekleme durumu
Computer
deadlock condition n. kilitlenme durumu
Slang
come to a total deadlock v. boka batmak